bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu32
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam25
- toplumsal çürüme6
- yol vermek4
- tuborg ice5
- gülşen in memeleri14
- galatasaraylıya sormuşlar3
- jason voorhees vs michael myers3
- kızıl saçlılar5
- mika raun vardı nerede şimdi7
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- yeşil göz4
- gençlere tavsiyeler3
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi3
- ese dezze13
- angel bhathal2
- hamas denince akla gelenler11
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- isabel mbomio2
- diziler toplumu etkiliyor2
- iyi parti2
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- caitlin worthington3
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- sosyal medya2
- sarı çıyan denince akla gelenler2
- fatma betül sayan kaya'nın 25 bin liralık gözlüğü4
- müslüman5
- hızlı ve çok okumak4
- günah şehrine giderken dinlenecek şarkılar2
- kuzey tekinoğlu2
- keçi sakallı ispanyol asilzadesini oynamak4
- örümcek adam2
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- michael myers in kız kardeşi2
- fie rose lindegaard2
- ben geldim naneler5
- ağlayarak muhallebi yemek3
- almanyada gaz çıkarmanın serbest olması2
- fon soruşturmasında fatma betül sayan kaya3
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- tuborg içen erkek2
- erlik5
- verzeihung2
- orealia thomas2
- olga lombardo2
- entschuldigung2
- tinto brass7
üniversitedeydim, sene 2008, üniversite 3. arkadaşım seni biriyle tanıştırcam dedi. ilk başta sallamadım, bakarız dedim geçiştirdim. farklı fakültelerde okumamıza rağmen kızla nerdeyse her gün karşılaşmaya başladık. kırtasiyede, yemekhanede, kampüste, otobüste... seni tanıştırıcam dedi ısrarla. o zaman facebook yeni yeni biliniyo. adını verdi eve gidince bak dedi. şimdiki gibi cepte internet, akıllı telefon yok tabi. baktım, çok beğenmesem de ''ehh işte '' dedim. neyse yine karşılaştık arkadaşlabu sefer gün verdi salı günü öğle arasında fen edebiyatın kantininde dedi. allah biliyor ya gönülsüzce gittim. sohbet, muhabbet derken zamanla sevgili olduk. 3,5 yılımız geçti dolu dolu. yalan yok çok sevdim, o da beni çok sevdi. mezuniyetten sonra onun iş karmaşası vesaire derken yollarımız ayrıldı. evlenecektik, olmadı. ayrılığımızda payım büyük inkar edemem. o, sonra evlendi; ayrılığımızdan 3 yıl sonra evlendi. ben evlenene kadar belki döner diye sessizce onu bekledim. evlendi, keşke evlenmeseydi, çok kötü olaylar yaşadı sonra, duydukça içimi parçaladı. her neyse... bi tek onu sevmiştim ömrü hayatımda, aşık oldum mu tam hatırlamıyorum ama çok sevdim ona eminim. o'ndan sonra kimseyi almadım hayatıma, kimseye ilgi duyamadım...
şimdi; bana yıllar sonra bi kalbim olduğunu ve o'nun adını andığımda, fotoğrafına baktığımda nasıl hızla çarptığını yaşatan biri oldu. hiç hesapta yokken oldu, nerden çıktı bu ''aşk''? yerle bir etti beni.
boyun, posun, kaşın, gözün, hele o gülüşün... sahi yıllar sonra ''aşk''ın böyle psikopatça bir şey olduğunu hatırlamak zorunda mıydım? aşk işte, imkansızsın, imkansız olduğun için 'aşk' adın. bilsen var ya, ben bu yaşıma kadar kimseye sana baktığım gibi bakmadım, fotoğrafına bakmaya korkuyorum kalbim yerinden çıkacak diye, beynime hükmedemiyorum seni düşündükçe. oysa ne kadar farklıyız, olurumuzun olmadığını bildiğim için mi içim bu kadar acıyor yoksa bu şehri bırakıp gidecek ve seni bir daha görmeyecek olduğum için mi bilmiyorum. karşılıksız hiçbir şeyin sonsuz olmadığını, bu hasta ruh halimin aşkın biyolojisine bağlı olduğunu ve seni görmeyince her şeyin zamanla geçecek olduğunu da biliyorum. sahi ya, tam gider ayak, nerden çıktın sen?
şimdi; bana yıllar sonra bi kalbim olduğunu ve o'nun adını andığımda, fotoğrafına baktığımda nasıl hızla çarptığını yaşatan biri oldu. hiç hesapta yokken oldu, nerden çıktı bu ''aşk''? yerle bir etti beni.
boyun, posun, kaşın, gözün, hele o gülüşün... sahi yıllar sonra ''aşk''ın böyle psikopatça bir şey olduğunu hatırlamak zorunda mıydım? aşk işte, imkansızsın, imkansız olduğun için 'aşk' adın. bilsen var ya, ben bu yaşıma kadar kimseye sana baktığım gibi bakmadım, fotoğrafına bakmaya korkuyorum kalbim yerinden çıkacak diye, beynime hükmedemiyorum seni düşündükçe. oysa ne kadar farklıyız, olurumuzun olmadığını bildiğim için mi içim bu kadar acıyor yoksa bu şehri bırakıp gidecek ve seni bir daha görmeyecek olduğum için mi bilmiyorum. karşılıksız hiçbir şeyin sonsuz olmadığını, bu hasta ruh halimin aşkın biyolojisine bağlı olduğunu ve seni görmeyince her şeyin zamanla geçecek olduğunu da biliyorum. sahi ya, tam gider ayak, nerden çıktın sen?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar