bugün
- akşamki tantana12
- terlikle döven anne8
- hesabını gizleyen erkek yazar7
- gammazların gizli hesapları görebilmesi6
- köftenin insandan çok güven vermesi5
- poğaça yiyen kız5
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması16
- cenazende kötü bilirdik denmesi4
- kokoreç10
- arap neferler3
- fatma betül sayan kaya15
- sokağın sinirli hacı amcası3
- lokum gibi3
- sözlük erkeklerinin bicepsleri36
- kargaların insanları fişlemesi3
- hayatta başarısı olmayıp güzel hapşıran insan4
- açtığınız başlığa entry girilmemesi2
- muzlu centro5
- sude sendromu3
- insanlık olarak vazgeçmek2
- yarayı ateşle dağlamak5
- özlale'nin fon krizinde gönüllü iade eleştirisi6
- sözlük yazarlarının tatlıları18
- ilişkide kıskançlık ve mülkiyet4
- kanada başbakanı'nın türkiye ziyareti4
- uzaylı kadın dünyalıdan hamile kalır mı3
- uzaylı dışkısından gübre yapılır mı2
- travesti uzaylılar var mı4
- kassız erkekler sözlükten gitsin3
- cedidacer8
- patatesli yumurta2
- fenerbahçe taraftarı2
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması7
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı19
- sözlük erkeklerinin gluteus maximusları7
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı22
- memeleri ile gündeme oturan yazar15
- kale'nin sözlük erkeklerine kötü örnek olması15
- carlsberg4
- fon vurgunu43
- tantuni3
- kolye140
- victor osimhen6
- kısa boylu olup uzun palto giyen erkek2
- fiziğiyle gündeme gelmek istemeyen yazar14
- fenerbahahahahahçe8
- from gold'un bicepsleri10
- günaydın allahın belası sözlük3
- arap kahvesi2
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
yaşadığım tüm hezeyanların varış noktası bu imiş meğer. şu anda sadece acıtıyor. kimse şüphe etmez iken ya da bunu dile getirmez iken, doğru olanın farkındalığından yıllar şüphe ettikten sonra bu noktaya gelmemeyi dilemiştim. ama neticede buradayım..
burası ile ilgili hiç tecrübem yok. ya körüm, ya burada gerçekten hiçbir şey yok. iyi-kötü yok. yalan-gerçek yok. doğru-yanlış yok. nitekim şu anda hissettiklerim, acı ve merak.
doğru olan her şeyi savundum. ya çok sevildim, ya hiç sevilmedim. dedim ya, burada hiçbir şey yok; burada doğru yok. ya da ben kör oldum. belkide marifet buraya gelip doğruyu bulabilmektir, yemin ederim ki burada bir doğru olsa, ona tutunurdum. bu yüzden buradayım derdim, acıtmazdı. ya da belkide doğrular kullanılmaktan o kadar usanmışlardı ki; bir daha dile gelmeleri çok zordu. umarım kör değilimdir.. kör değilsem mutlaka çıkış yolumu bulacağım..
(kalp birini gördü, acısını unutabilirdi. aklı kör etti. eğer akıl da o'nu kalbin gördüğü gibi görseydi, olurdu.. akıl görmedi.. akıl yola gelmedi. kalp zamanla akletmeyi öğrendi, akla görmediğini gösterdi. akıl kalbi anladı, sevdi, kabullendi, sahiplendi ama merhametinden eksiltmedi; merhametini gizlemesi şerh oldu. ama akıl o'nu sevmedi, kabullenmedi, sahiplenmedi. geride beklemedi. ikisi de hep katı idi. ne uğruna? bu karanlık için miydi erdem sahibi olmayı istemek.. belli ki tek gizlenen merhamet değildi..)
hatalarımı, yalanlarımı kabullenmemiş; telafi etmiş olmasaydım, acıtmazdı. anlaşılmak için her şeyi ortaya koymasaydım, insanların önce bunu anlamış gibi yaptıklarını ve buna inandırdıklarını anlamış olmasaydım, belkide acıtmazdı. yetmez deselerdi, o da kabulümdü, korkunç bir yalan söyledikten sonra anladım ki ben yalanı sevemem, mümkün değil bu! ben hep doğru olanı sevdim. güzel yalanlar istemedim. umarım yanılıyorumdur, başka sebeplerden farklı olmuş olayım, yeter ki canım bildiklerim beni burada sessizce izliyor olmasınlar. umarım gerçekten gitmişlerdir, umarım vuslat vardır, her şey üzerine düşen doğruluğu bulduğunda..
fedakarlık ederken karşımdakilerin fedakarlığının da farkın olmasaydım, -tevazuya lüzum yok, onların fedakarlıkları benimkilerden daha az olduğu halde bunu görmezden gelmeseydim, ''karşılık nedir?'' sorusu ve cevabı (onların anladığı dilden) bana küçük yaşlarda iken öğretilmiş olsaydı, daha az fedakarlık yapardım; belkide acıtmazdı. lakin fedakarlık insanlıkta gizliydi. gizleseler de, Kur'an'ın da dediği gibi 'gerçeğin üstünü örtseler de' bu böyle idi. mutlu insanların hikayeleri yoktu. onlar etliye sütlüye karışmadan, önlerine canı yanan birileri çıkana dek zulme kulak tıkayan, gözlerini kapayan insanlar olmuşlardı ve ben orada kalamazdım. belkide bu karanlık tertemiz bir karanlıktır. beni anlayabileceğini iddia eden yüzlerce insan tanıdıktan sonra, yalnız öleceğimi/öleceğimizi bilmenin ötesinde idrak etmek için bir hazırlıktır.. kör olmayı hem çok isteyecek hem de hiç istemeyecek kadar yaşadıktan sonra, çekip gitmenin yahut kalıp direnmenin imtihanıdır. ilmim buna yetmiyor şu anda. şu hisse kapıldığımda Allah'a inanmayanlara çok dua ediyorum. çünkü Allah olmasaydı bendeki bu iyi-faydacılık, bunları gördükten sonra direnmeye değil, muhtemelen beterin beterine evrilirdi..
kelimelere bu kadar takılı kalmasaydım, söylediğim an ben de unutsaydım, sadakat nedir bilmeseydim; acıtmazdı. ben de onlar gibi yol aldığımı düşünürdüm, aslında geriye gidiyor olurdum. batarken kendime yandaş bulurdum. sadık ve sessiz olanlar beni affetsin, gelip sahibi oldukları yerlerine geçsinler.. belki hiç tanıyamadım, belkide kestirip attım; dedim ya beni affetsinler.. doğruluk adına yapılmış bir hata olarak görsünler..
Belki aydınlanır her yer, akıl ile kalp bir olur. umarım (o kadar kederden sonra) orada kimse yoktur. büyük mutluluklar gitse de yerine huzur gelir. akıl huzura kanmaz biliyorum, ama kalp avunur.
tanım: gün itibariyle tecrübe ettirilen duygu.
burası ile ilgili hiç tecrübem yok. ya körüm, ya burada gerçekten hiçbir şey yok. iyi-kötü yok. yalan-gerçek yok. doğru-yanlış yok. nitekim şu anda hissettiklerim, acı ve merak.
doğru olan her şeyi savundum. ya çok sevildim, ya hiç sevilmedim. dedim ya, burada hiçbir şey yok; burada doğru yok. ya da ben kör oldum. belkide marifet buraya gelip doğruyu bulabilmektir, yemin ederim ki burada bir doğru olsa, ona tutunurdum. bu yüzden buradayım derdim, acıtmazdı. ya da belkide doğrular kullanılmaktan o kadar usanmışlardı ki; bir daha dile gelmeleri çok zordu. umarım kör değilimdir.. kör değilsem mutlaka çıkış yolumu bulacağım..
(kalp birini gördü, acısını unutabilirdi. aklı kör etti. eğer akıl da o'nu kalbin gördüğü gibi görseydi, olurdu.. akıl görmedi.. akıl yola gelmedi. kalp zamanla akletmeyi öğrendi, akla görmediğini gösterdi. akıl kalbi anladı, sevdi, kabullendi, sahiplendi ama merhametinden eksiltmedi; merhametini gizlemesi şerh oldu. ama akıl o'nu sevmedi, kabullenmedi, sahiplenmedi. geride beklemedi. ikisi de hep katı idi. ne uğruna? bu karanlık için miydi erdem sahibi olmayı istemek.. belli ki tek gizlenen merhamet değildi..)
hatalarımı, yalanlarımı kabullenmemiş; telafi etmiş olmasaydım, acıtmazdı. anlaşılmak için her şeyi ortaya koymasaydım, insanların önce bunu anlamış gibi yaptıklarını ve buna inandırdıklarını anlamış olmasaydım, belkide acıtmazdı. yetmez deselerdi, o da kabulümdü, korkunç bir yalan söyledikten sonra anladım ki ben yalanı sevemem, mümkün değil bu! ben hep doğru olanı sevdim. güzel yalanlar istemedim. umarım yanılıyorumdur, başka sebeplerden farklı olmuş olayım, yeter ki canım bildiklerim beni burada sessizce izliyor olmasınlar. umarım gerçekten gitmişlerdir, umarım vuslat vardır, her şey üzerine düşen doğruluğu bulduğunda..
fedakarlık ederken karşımdakilerin fedakarlığının da farkın olmasaydım, -tevazuya lüzum yok, onların fedakarlıkları benimkilerden daha az olduğu halde bunu görmezden gelmeseydim, ''karşılık nedir?'' sorusu ve cevabı (onların anladığı dilden) bana küçük yaşlarda iken öğretilmiş olsaydı, daha az fedakarlık yapardım; belkide acıtmazdı. lakin fedakarlık insanlıkta gizliydi. gizleseler de, Kur'an'ın da dediği gibi 'gerçeğin üstünü örtseler de' bu böyle idi. mutlu insanların hikayeleri yoktu. onlar etliye sütlüye karışmadan, önlerine canı yanan birileri çıkana dek zulme kulak tıkayan, gözlerini kapayan insanlar olmuşlardı ve ben orada kalamazdım. belkide bu karanlık tertemiz bir karanlıktır. beni anlayabileceğini iddia eden yüzlerce insan tanıdıktan sonra, yalnız öleceğimi/öleceğimizi bilmenin ötesinde idrak etmek için bir hazırlıktır.. kör olmayı hem çok isteyecek hem de hiç istemeyecek kadar yaşadıktan sonra, çekip gitmenin yahut kalıp direnmenin imtihanıdır. ilmim buna yetmiyor şu anda. şu hisse kapıldığımda Allah'a inanmayanlara çok dua ediyorum. çünkü Allah olmasaydı bendeki bu iyi-faydacılık, bunları gördükten sonra direnmeye değil, muhtemelen beterin beterine evrilirdi..
kelimelere bu kadar takılı kalmasaydım, söylediğim an ben de unutsaydım, sadakat nedir bilmeseydim; acıtmazdı. ben de onlar gibi yol aldığımı düşünürdüm, aslında geriye gidiyor olurdum. batarken kendime yandaş bulurdum. sadık ve sessiz olanlar beni affetsin, gelip sahibi oldukları yerlerine geçsinler.. belki hiç tanıyamadım, belkide kestirip attım; dedim ya beni affetsinler.. doğruluk adına yapılmış bir hata olarak görsünler..
Belki aydınlanır her yer, akıl ile kalp bir olur. umarım (o kadar kederden sonra) orada kimse yoktur. büyük mutluluklar gitse de yerine huzur gelir. akıl huzura kanmaz biliyorum, ama kalp avunur.
tanım: gün itibariyle tecrübe ettirilen duygu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar