bugün
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- apo'nun villası9
- diablo 55
- tom barrack7
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- erkekler neden evlenmek ister15
- hoşgeldin kocacığım6
- arwen3
- rad suresi 26 ayet4
- para yok huzur var11
- kendin hakkında bir entry bırak3
- rtük ün evlendirme programlarını yasaklaması2
- tokmakçının anlamını bilmeyen kız5
- çomartokrasi4
- dede tavsiyeleri6
- saddam hüseyin9
- hangi sözlük kızısın10
- spor yaparken tayt giymenin asıl amacı5
- sinek as'a parfüm önerileri2
- gregor samsa3
- kürdü sevin21
- yusuf suresi 39 ayet2
- rock grubu kurmak için köyden beyoğluna gelmek6
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı18
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya12
- regl olan kadına söylenmemesi gerekenler7
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez9
- günün sözü11
- seninle şöyle olabildik6
- sizi bütün milletlere üstün kıldığımı hatırlayın5
- olympique marseille4
- etiyopya2
- sözlük erkeklerini annelerine şikayet etmek3
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- erkek aşagı erkek yukarı6
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- muslettin amca ile edirne genelevine gidiyoruz3
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı2
- araba alınca yapılacak şımarıklıklar8
- borsada dönen dönerler4
- beşiktaş7
- oy kullanmak suretiyle hükümeti devirmeye çalışmak3
- güne almanca bir cümle bırak11
- husilerin artık çok olmaya başlaması3
- şansın tesadüf olduğunu zannetmek3
- hangi winx kızısın5
- bazen kazanmak için kaybetmek gerekir4
- askerde en rahat iş2
- mazotun litresi 101 lira35
- 18 eylül 20262
iki dinin doğuş tarihleri arasındaki süreyi göz önüne alalım. hristiyanlık kudüs ve çevresinde doğdu diyelim. ve genişlemesi roma imparatorluğu'na yani kuzeye doğru gerçekleşti. kudüs ve suriye'den sonra uğradığı kilit nokta kadim anadolu coğrafyası oldu. hristiyanlığın yayılmasına öncelik eden insanların, konakladığı han ve benzeri yapılar, zamanla manastır ve benzeri yapılara evrildi. ve bu yapıların bir parçası da kiliselerdi.
hristiyanlık anadolu'ya yayıldıkça manastır ve kiliselerin sayısı arttı. hristiyanlık yayıldıkça anadolu'daki bu dini kabul eden aileler çocuklarının, bu yapılarda din adamı veya kadını olarak yer alması için birbiriyle yarıştı. kaçınılmaz olarak hristiyanlık da yayıldığı her coğrafyanın kültüründen etkilendi. bu etkilenmeden mimari de nasibini aldı. bu sürecin sonunda bir ermeni icadı olan kubbe, kiliselerin vazgeçilmezi oldu.
anadolu'nun her yerine hristiyanlık zamanla yayıldı. ta ki kavimler göçü ve malazgirt savaşı'na yani biz türkler anadolu'ya gelene kadar. böylece islamiyet anadolu'ya hızla yayılmaya başladı. ama göçebe olan türkler mimari bilimine hakim değildik.
halktan insanların konaklayacağı evler ve halkı yönetenlerin konaklayacağı saraylar, daha önce o topraklarda yaşayan medeniyetlerin inşa ettiği yapıların aynısı oluyordu. tıpkı islam ibadethaneleri gibi. ama islamdaki ezan yani bir insanın diğer insanları ibadet etmeye çağırmak için çan, çalgı veya başka bir alet kullanmadan onları çağırması gerekiyordu. bu ihtiyaç da hristiyan ibadethanelerinde olmayan minareyi doğurdu.
anadolu'daki fethedilen topraklardaki kiliselerin önemlileri minare eklenerek camiye çevriliyordu. tarihten silinen roma imparatorluğu'nun, mirasçısı osmanlı imparatorluğu'nun üzerine konduğu hazinenin bir parçası da mimariydi. ve üretilen mimarinin önceki medeniyetin izlerini taşıması da gayet normaldir.
ama iki dinin ibadet ederkenki prensiblerinden doğan farklılıklar yapılara da yansıdı. bir hristiyan ayakkabılarını çıkarmadan kiliseye girer ve içerideki sandalyelere oturur. bir müslüman ise ayakkabılarını kapıya bırakarak camiye girerek yerdeki halı ve kilimlere oturur. ibadetlerdeki ortak nokta yaratıcı ile başbaşa kalmak. kiliselerde bu iş için biraz daha karanlık bir ortam oluşturulurken, camilerde tam tersi tercih edilmiştir.
bir sürü kilise ve cami var dünyada. ama en önemlileri üzerinde yaşadığımız topraklarda bulunur. insan kendi annesini, babasını, memleketini seçemez. dolayısıyla da içinde yaşayacağı kültürü de önceden seçemiyor. mantıklı olan farklılıklara gülümseyerek bakmakken, faşist veya holigan akımlara kapılmak hiç de insani değil.
hristiyanlık anadolu'ya yayıldıkça manastır ve kiliselerin sayısı arttı. hristiyanlık yayıldıkça anadolu'daki bu dini kabul eden aileler çocuklarının, bu yapılarda din adamı veya kadını olarak yer alması için birbiriyle yarıştı. kaçınılmaz olarak hristiyanlık da yayıldığı her coğrafyanın kültüründen etkilendi. bu etkilenmeden mimari de nasibini aldı. bu sürecin sonunda bir ermeni icadı olan kubbe, kiliselerin vazgeçilmezi oldu.
anadolu'nun her yerine hristiyanlık zamanla yayıldı. ta ki kavimler göçü ve malazgirt savaşı'na yani biz türkler anadolu'ya gelene kadar. böylece islamiyet anadolu'ya hızla yayılmaya başladı. ama göçebe olan türkler mimari bilimine hakim değildik.
halktan insanların konaklayacağı evler ve halkı yönetenlerin konaklayacağı saraylar, daha önce o topraklarda yaşayan medeniyetlerin inşa ettiği yapıların aynısı oluyordu. tıpkı islam ibadethaneleri gibi. ama islamdaki ezan yani bir insanın diğer insanları ibadet etmeye çağırmak için çan, çalgı veya başka bir alet kullanmadan onları çağırması gerekiyordu. bu ihtiyaç da hristiyan ibadethanelerinde olmayan minareyi doğurdu.
anadolu'daki fethedilen topraklardaki kiliselerin önemlileri minare eklenerek camiye çevriliyordu. tarihten silinen roma imparatorluğu'nun, mirasçısı osmanlı imparatorluğu'nun üzerine konduğu hazinenin bir parçası da mimariydi. ve üretilen mimarinin önceki medeniyetin izlerini taşıması da gayet normaldir.
ama iki dinin ibadet ederkenki prensiblerinden doğan farklılıklar yapılara da yansıdı. bir hristiyan ayakkabılarını çıkarmadan kiliseye girer ve içerideki sandalyelere oturur. bir müslüman ise ayakkabılarını kapıya bırakarak camiye girerek yerdeki halı ve kilimlere oturur. ibadetlerdeki ortak nokta yaratıcı ile başbaşa kalmak. kiliselerde bu iş için biraz daha karanlık bir ortam oluşturulurken, camilerde tam tersi tercih edilmiştir.
bir sürü kilise ve cami var dünyada. ama en önemlileri üzerinde yaşadığımız topraklarda bulunur. insan kendi annesini, babasını, memleketini seçemez. dolayısıyla da içinde yaşayacağı kültürü de önceden seçemiyor. mantıklı olan farklılıklara gülümseyerek bakmakken, faşist veya holigan akımlara kapılmak hiç de insani değil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar