bugün
- nervio'nun erkek olması12
- özelden muzunu atan yazar10
- tinder'ın eşleşme algoritması4
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı8
- sözlük erkeklerinin karın kası fotoğrafları4
- gece sokakta halı taşıyan iki adam görmek4
- sevgilisine zaman ayırmayan kız9
- iltica27
- dede bu saate niye aktif ki8
- sevgilinin eski sevgililerini anlatması8
- nervionun sevgili yapması8
- bana onu sormayin15
- game of thrones taki kerhaneci15
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet17
- yazarların duşta geçirdikleri süre9
- ciddi ciddi yulaf yiyen insan10
- soğuk odalar2
- etli nohut vs kuru fasulye6
- renkli gözlü insanlar7
- 2 2 milyar tl5
- bana onu sormayin tatlışlığı11
- anın görüntüsü26
- mandalinan olayım soy beni diyen kız5
- ibnelik yapmak4
- sözlükte kadın rolü yapmaktan alınan zevk6
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- 5 ekim 2026 italya türkiye maçı8
- oyun dünyasının unutulmayan kadınları10
- izmir bombası7
- türk dizileri dünyayı ele geçirdi9
- aile evinde yaşayıp 147 bin tl maaşa yetmiyo demek5
- gecenin şarkısı10
- fatma betül sayan kaya47
- bana onu sormayin'a zeytin dalı uzatmak7
- kadın cinayetleri4
- ayağıma masaj yapacak bir sözlük erkeği bulamamak8
- silvermist15
- kürt tarihi yoktur diyen kemalist6
- akp seçmeni18
- insan 3 gün yemek yemezse açlıktan ölür4
- bir daha sözlüğe gelinse alınacak nick4
- exlerini stalklayan kadın4
- yaprak sarması vs lahana sarması4
- uğurcan çakır10
- sözlük kızlarının sözlüğü adam etmesi10
- exlerini anlatan fingirfoş4
- sarapci koala hatayi6
- turşu yapabilen bir kızı üzmek5
- kemalistler iktidar olursa yapacakları ilk icraat10
- fal bakabilen dünyalar tatlısı yazarlar10
üretim ilişkisinden koparıldığında ucubeye dönüşen ve ne idüğü bir kavram olan, günümüzün dokunulmazlık kazanmış fetişsel yönetim biçimi. liberalizmin kavramları karmaşa içine soktuğu ve bu düşünce tarzının bilincimiz her yanını sardığı günümüzde, demokrasi üretim ilişkisinden kopuk basit bir ifade özgürlüğü ya da hoşgörü kavramlarına indirgenmeye çalışıyor.
reel sosyalizmin yıkılışı ile beraber toplumsal mücadele alanının daralması ve mücadelenin sermaye egemenliğinde, onun ideolojik belirlenmelerine göre yapılması demokrasiyi "özgürlükler skalası" haline getiriyor. oysa ki; işin derininde daha fazla sömürüden başka bir şey gelmiyor. demokrasi başlı başına ""sömürü" gibi bir kavramın alanını kaplamamakta. fakat demokrasi alanını işgal eden mülk sahibi sınıfların elinde bu kavram gerçekliğinden uzaklaştırılmış, içi boşaltılmıştır. sınıflardan bağımsız bir demokrasi olamaz, o nedenle bugün demokrasi; sömürü özgürlüğü ve hakim mülk sahibi sınıfların kendi meşruiyet alanlarını yaratması anlamına geliyor.
emek hareketinin düşük yoğunlukta olduğu zamanlarda, mülk sahibi sınıflar, toplumun diğer kesimlerine kendi çıkarlarını uzlaşma ile kendi hakimiyetini devam ettirecek toplumsal damarlar bulur. işte bu dönemde hoşgörü, fikirlere saygı gibi muğlaklaştırılmış, özünden koparılmış kavramlar, hakim sınıfın toplumsal algıdaki elini güçlendiren bir kavrama denk düşüyor. "halk istedi oldu" gibi oy sayısı mantığına dayalı geçersiz görüşler, yalnızca sömürü düzeninin devamını sağlayacak bir safdillikten öte bir noktaya gitmiyor. bugün "turuncu devrimler" adı altında pazarlanan renkli devrimler, demokrasi ve özgürlük sloganları altında bağımlı ülkeleri tekrardan yapılandırmaya çalışan emperyalizmin meşruluk alanını güçlendirmekten, bağımsızlık gibi çok önemli bir kavramı ise ucubeleştiriyor. o nedenle bugün bu tarz bir çıkış sermaye sınıfının toplumdaki ağırlığını güçlendirmesi demektir.
sonuçta, demokrasi sınıflar dengesinden bağımsız olarak kavranamayacağı gibi, sınıf mücadelesinin dmokrasi uğruna yadsınması, sınıf işbirlikçiliğinin dolayısıyla mülk sahibi sınıfların çürüyen düzeninin toplumsal meşruiyet kaynaklarını desteklemektedir. o nedenle bugün demokrasi gibi muğlaklaştırılmış ve aklı bulandırılmış bir kavram, ilericiliğin alanını belirleyemez. ilericiliğin alanını belirleyecek olan şey; sınıflar dengesini mülk sahibi sınıfların aleyhine, emekçilerin lehine bozacak olan toplumsal hareketlerdir yani emekçilerin hızla sosyalizm mücadelesine kazandırılmasıdır. diğer tüm yollar ise mülk sahibi sınıfların yoluna çıkmaktadır.
reel sosyalizmin yıkılışı ile beraber toplumsal mücadele alanının daralması ve mücadelenin sermaye egemenliğinde, onun ideolojik belirlenmelerine göre yapılması demokrasiyi "özgürlükler skalası" haline getiriyor. oysa ki; işin derininde daha fazla sömürüden başka bir şey gelmiyor. demokrasi başlı başına ""sömürü" gibi bir kavramın alanını kaplamamakta. fakat demokrasi alanını işgal eden mülk sahibi sınıfların elinde bu kavram gerçekliğinden uzaklaştırılmış, içi boşaltılmıştır. sınıflardan bağımsız bir demokrasi olamaz, o nedenle bugün demokrasi; sömürü özgürlüğü ve hakim mülk sahibi sınıfların kendi meşruiyet alanlarını yaratması anlamına geliyor.
emek hareketinin düşük yoğunlukta olduğu zamanlarda, mülk sahibi sınıflar, toplumun diğer kesimlerine kendi çıkarlarını uzlaşma ile kendi hakimiyetini devam ettirecek toplumsal damarlar bulur. işte bu dönemde hoşgörü, fikirlere saygı gibi muğlaklaştırılmış, özünden koparılmış kavramlar, hakim sınıfın toplumsal algıdaki elini güçlendiren bir kavrama denk düşüyor. "halk istedi oldu" gibi oy sayısı mantığına dayalı geçersiz görüşler, yalnızca sömürü düzeninin devamını sağlayacak bir safdillikten öte bir noktaya gitmiyor. bugün "turuncu devrimler" adı altında pazarlanan renkli devrimler, demokrasi ve özgürlük sloganları altında bağımlı ülkeleri tekrardan yapılandırmaya çalışan emperyalizmin meşruluk alanını güçlendirmekten, bağımsızlık gibi çok önemli bir kavramı ise ucubeleştiriyor. o nedenle bugün bu tarz bir çıkış sermaye sınıfının toplumdaki ağırlığını güçlendirmesi demektir.
sonuçta, demokrasi sınıflar dengesinden bağımsız olarak kavranamayacağı gibi, sınıf mücadelesinin dmokrasi uğruna yadsınması, sınıf işbirlikçiliğinin dolayısıyla mülk sahibi sınıfların çürüyen düzeninin toplumsal meşruiyet kaynaklarını desteklemektedir. o nedenle bugün demokrasi gibi muğlaklaştırılmış ve aklı bulandırılmış bir kavram, ilericiliğin alanını belirleyemez. ilericiliğin alanını belirleyecek olan şey; sınıflar dengesini mülk sahibi sınıfların aleyhine, emekçilerin lehine bozacak olan toplumsal hareketlerdir yani emekçilerin hızla sosyalizm mücadelesine kazandırılmasıdır. diğer tüm yollar ise mülk sahibi sınıfların yoluna çıkmaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar