bugün
- enayimiknatisi ile kavga etmek8
- zeki olmanın avantajları8
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı36
- keşke dediğiniz bir anı yazar mısınız11
- barış alper yılmaz6
- ekşi sözlük13
- osuruktan şiirler47
- menzil cemaatinde rekabet alevlendi3
- hepsi rüyaymış diye 10 yaşında uyanmak4
- evde pide yapmak7
- giysi fiyatlarının uçması12
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- online yazarlar3
- eski sevgili nerede ne yapıyor8
- kavga yok mu ya5
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- anne pizzası10
- aleksey batrakov15
- çirkin kaslı erkek vs yakışıklı cılız erkek5
- bu saatte seks yapılır mı sorunsalı4
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- vedat muriqi6
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi4
- konya da 3 4 büyüklüğünde deprem5
- dinci ve müslüman kavramları8
- bu saatte kahve içilir mi sorunsalı4
- ben geldim kerkenezler19
- putin türkmüş11
- anın görüntüsü30
- apo orospu çocuğu değildir demek5
- yenilgisiz tek şampiyon5
- fenerbahçe17
- twin peaks3
- her şeyi hatırlayan insan5
- sütyenin 2 gözü doldurulmuş heybe olması3
- seninle sevişirken ölmek istiyorum3
- çaylakların dolunayda yazara dönüşmesi3
- uludağ sözlük'ü diriltme hareketi3
- türk vatandaşları türktür9
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- trileçe7
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- claudian clouds22
- kürt kelimesi türk kelimesinden mi türedi3
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- true'nin acile kaldırılması9
- beni neden sevmedin3
- şoförün yan koltuğu4
- zorunlu eğitim9
muhteşem grup... ntv internet sitesinde David brown nın verdiği röportajla daha bir hayran kalmış bulunmaktadır Siren
--spoiler--
Müziğe ilk olarak Beck te saksafon çalarak başladınız. Alternatif rock yapan bir gruptan bossa nova yapan Brazzavile e geçiş nasıl oldu?
1997;den 2000e kadar Beckle çaldım. 90 ların başı ve ortasında sadece saksafon çalmaya ve caz dinlemeye odaklanmıştım. Açıkçası müzik dünyasında olup bitenle pek de ilgilenmedim. Gençliğimde de The Clash, The Cure, The Smiths gibi gruplar dinler ve şiir yazardım. Beckle çaldığım dönemde bu iki uç taraf birden uyandı ve Brazzavillei kurmaya karar verdim.
Klasik anlamda şöhretten hoşlanmadığınızı biliyoruz. Beckin gitgide daha da popüler olmasının bu ayrılıkta payı oldu mu?
Beckle çalmaktan çok büyük keyif aldım. Beraber bütün dünyayı gezdik ve bir aile olduk. Yaptığımız müzik çok güzeldi ve dinleyicilerimizi çok mutlu ettiğimizi düşünüyorum. Brazzavillein ilk iki albümü de Beckle çaldığım dönemlere denk geldi zaten. Bence başarı çok güzel bir şey, ama tehlikeli de olabiliyor. Popülariteniz arttıkça daha çok insana ulaşabiliyorsunuz ama şöhret sizi başka bir insan yapmaya başladığında birileri de sizden hoşlanmamaya başlıyor. Brazzaville bu açıdan çok başarılı oldu. Çünkü şu an ben 40 yaşındayım ve kim olduğumu daha iyi biliyorum. Gençken ünlü olduğunuzda ise bilincinizi yitirebiliyorsunuz.
Brazzaville in size kattığı en önemli şey ne oldu?
Bence Brazzaville en garip ve en güzel kariyere sahip gruplardan biri. Bugüne dek en ilginç yerlere gitme imkanı bulduk. Rusya, Ukrayna, Türkiye, Kazakistan a kadar her yeri gezdik. Romanya ve Moldovaya davet edildik. Bu bir rüyanın gerçekleşmesi gibi çünkü merak ettiğim yerlere gidebildim. Tabi New York, Los Angeles, Amsterdam gibi daha normal yerlerde de çaldık. Kariyerim nasıl hayal ettiysem o yönde gitti. Sanırım Tanrı ya da evrenin ya da adı her neyse, onun hepimiz için bir planı var ve mutlu olmamızın en kolay yolu bu gibi görünüyor...
Brazzaville hem albümleri hem de canlı performanslarıyla oldukça ünlü. Konserler sonrasında sizin aklınızda ne kalıyor?
Doğruyu söylemek gerekirse konserlerden aklımda pek bir şey kalmıyor. Sanırım sahneye çıktığımda garip bir bilinç alanına giriyorum. Normalde sürekli soda içtiğim için çok sık tuvalete giderim ama tuvalete gitme
ihtiyacı bile duymuyorum. Eskiden bunun çok içki içmemden kaynaklandığını düşünürdüm ama beş yıl önce içki içmeyi de bıraktım ama hala konserleri çok da hatırlamıyorum.
Amerikalısınız ancak şu an Barselona da yaşıyorsunuz. Bundan önce de sık sık ülke değiştirdiniz. Daha çok Avrupalı gibi görünüyorsunuz. Siz kendinizi nereli hissediyorsunuz?
ilginç bir soru. Sanırım ben en çok Los Angeles taki komşuluğun ürünüyüm. Şehrin tam merkezinde Meksikalı, Filipinli, Koreli göçmenlerin yaşadığı bölgede büyüdüm. Benim gibi yarı Musevi ve beyaz çocuklar çok yoktu bulunduğum yerde. Ama çok güzel bir yerdi. Küçük mafyalar, uyuşturucu ve büyük şehirlerin bütün problemleri vardı ama biz otobüsle sahile gider, amaçsızca gezer ve geç saatte eve dönebilirdik. Hayatımın o dönemiyle ilgili çok şey yazdım. Ama Los Angeles ın bugünkü haliyle eskisi arasında çok fark var. Şu an Avrupa da kendimi çok huzurlu hissediyorum. Kesinlikle Amerika ya tercih ederim.
istiklal Caddesi'nde yürürken ya da Moda sokaklarında gezinirken ona rastlamanız çok da şaşırtıcı olmaz. Ne de olsa multi-kültürel grup Brazzaville'in yakışıklı solisti sık sık ülkemizi ziyaret ediyor.
EZAN SESiNi SEViYORUM
istanbul a da sık sık geliyorsunuz. Sizi buraya bağlayan en önemli şey nedir?
istanbul da çok iyi arkadaşlarım var. Yemeği, Boğazı ve sabahın erken saatlerinde ezan sesini duymayı çok seviyorum. Bunlar istanbul da büyüyenler için son derece sıradan şeyler olabilir ama bir yabancıya göre çok büyülü şeyler.
Sizce istanbul un en özel üç şeyi nedir?
Bence Türkçe konuşan kadınların ses tonu inanılmaz. ikincisi; midye dolma. Üçüncüsü ise kesinlikle vapurla Boğaz gezintisi.
Konserler sonrasında yeni albümünüzün kayıtlarına başlayacağınızı duyduk. Üstelik Türkiye nin en önemli elektronik müzik gruplarından Portecho nun yaratıcılarından Deniz Cuylan la çalışacakmışsınız...
Bu doğru. Deniz şu an askerde ve Mayıs a kadar dönmeyecek. Ama Haziran gibi beraber bir albüm kaydetmeyi düşünüyoruz. Brazzaville in müziğini pozitif anlamda değiştireceğine inanıyorum.
--spoiler--
`
Motel room` şarkısında hangimizin içi bir başka olmaz ki?
--spoiler--
Müziğe ilk olarak Beck te saksafon çalarak başladınız. Alternatif rock yapan bir gruptan bossa nova yapan Brazzavile e geçiş nasıl oldu?
1997;den 2000e kadar Beckle çaldım. 90 ların başı ve ortasında sadece saksafon çalmaya ve caz dinlemeye odaklanmıştım. Açıkçası müzik dünyasında olup bitenle pek de ilgilenmedim. Gençliğimde de The Clash, The Cure, The Smiths gibi gruplar dinler ve şiir yazardım. Beckle çaldığım dönemde bu iki uç taraf birden uyandı ve Brazzavillei kurmaya karar verdim.
Klasik anlamda şöhretten hoşlanmadığınızı biliyoruz. Beckin gitgide daha da popüler olmasının bu ayrılıkta payı oldu mu?
Beckle çalmaktan çok büyük keyif aldım. Beraber bütün dünyayı gezdik ve bir aile olduk. Yaptığımız müzik çok güzeldi ve dinleyicilerimizi çok mutlu ettiğimizi düşünüyorum. Brazzavillein ilk iki albümü de Beckle çaldığım dönemlere denk geldi zaten. Bence başarı çok güzel bir şey, ama tehlikeli de olabiliyor. Popülariteniz arttıkça daha çok insana ulaşabiliyorsunuz ama şöhret sizi başka bir insan yapmaya başladığında birileri de sizden hoşlanmamaya başlıyor. Brazzaville bu açıdan çok başarılı oldu. Çünkü şu an ben 40 yaşındayım ve kim olduğumu daha iyi biliyorum. Gençken ünlü olduğunuzda ise bilincinizi yitirebiliyorsunuz.
Brazzaville in size kattığı en önemli şey ne oldu?
Bence Brazzaville en garip ve en güzel kariyere sahip gruplardan biri. Bugüne dek en ilginç yerlere gitme imkanı bulduk. Rusya, Ukrayna, Türkiye, Kazakistan a kadar her yeri gezdik. Romanya ve Moldovaya davet edildik. Bu bir rüyanın gerçekleşmesi gibi çünkü merak ettiğim yerlere gidebildim. Tabi New York, Los Angeles, Amsterdam gibi daha normal yerlerde de çaldık. Kariyerim nasıl hayal ettiysem o yönde gitti. Sanırım Tanrı ya da evrenin ya da adı her neyse, onun hepimiz için bir planı var ve mutlu olmamızın en kolay yolu bu gibi görünüyor...
Brazzaville hem albümleri hem de canlı performanslarıyla oldukça ünlü. Konserler sonrasında sizin aklınızda ne kalıyor?
Doğruyu söylemek gerekirse konserlerden aklımda pek bir şey kalmıyor. Sanırım sahneye çıktığımda garip bir bilinç alanına giriyorum. Normalde sürekli soda içtiğim için çok sık tuvalete giderim ama tuvalete gitme
ihtiyacı bile duymuyorum. Eskiden bunun çok içki içmemden kaynaklandığını düşünürdüm ama beş yıl önce içki içmeyi de bıraktım ama hala konserleri çok da hatırlamıyorum.
Amerikalısınız ancak şu an Barselona da yaşıyorsunuz. Bundan önce de sık sık ülke değiştirdiniz. Daha çok Avrupalı gibi görünüyorsunuz. Siz kendinizi nereli hissediyorsunuz?
ilginç bir soru. Sanırım ben en çok Los Angeles taki komşuluğun ürünüyüm. Şehrin tam merkezinde Meksikalı, Filipinli, Koreli göçmenlerin yaşadığı bölgede büyüdüm. Benim gibi yarı Musevi ve beyaz çocuklar çok yoktu bulunduğum yerde. Ama çok güzel bir yerdi. Küçük mafyalar, uyuşturucu ve büyük şehirlerin bütün problemleri vardı ama biz otobüsle sahile gider, amaçsızca gezer ve geç saatte eve dönebilirdik. Hayatımın o dönemiyle ilgili çok şey yazdım. Ama Los Angeles ın bugünkü haliyle eskisi arasında çok fark var. Şu an Avrupa da kendimi çok huzurlu hissediyorum. Kesinlikle Amerika ya tercih ederim.
istiklal Caddesi'nde yürürken ya da Moda sokaklarında gezinirken ona rastlamanız çok da şaşırtıcı olmaz. Ne de olsa multi-kültürel grup Brazzaville'in yakışıklı solisti sık sık ülkemizi ziyaret ediyor.
EZAN SESiNi SEViYORUM
istanbul a da sık sık geliyorsunuz. Sizi buraya bağlayan en önemli şey nedir?
istanbul da çok iyi arkadaşlarım var. Yemeği, Boğazı ve sabahın erken saatlerinde ezan sesini duymayı çok seviyorum. Bunlar istanbul da büyüyenler için son derece sıradan şeyler olabilir ama bir yabancıya göre çok büyülü şeyler.
Sizce istanbul un en özel üç şeyi nedir?
Bence Türkçe konuşan kadınların ses tonu inanılmaz. ikincisi; midye dolma. Üçüncüsü ise kesinlikle vapurla Boğaz gezintisi.
Konserler sonrasında yeni albümünüzün kayıtlarına başlayacağınızı duyduk. Üstelik Türkiye nin en önemli elektronik müzik gruplarından Portecho nun yaratıcılarından Deniz Cuylan la çalışacakmışsınız...
Bu doğru. Deniz şu an askerde ve Mayıs a kadar dönmeyecek. Ama Haziran gibi beraber bir albüm kaydetmeyi düşünüyoruz. Brazzaville in müziğini pozitif anlamda değiştireceğine inanıyorum.
--spoiler--
`
Motel room` şarkısında hangimizin içi bir başka olmaz ki?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar