bugün
- yunan adalarına gitmek16
- yunan aşığı tip5
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak9
- rujlu erkekle öpüşmek14
- dinci ahlaksızlığı8
- günün recep tayyip erdoğan repliği8
- fon vurgunu sonrası akepeye desteği sürdürmek4
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- bu saatte hala uluyamama sebebi5
- reis her şeye nasıl yetişsin diyen aktroll2
- tek adamın hiçbir şeyden haberi olmaması3
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması16
- 3 ayda bir duş almak4
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak6
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler10
- para için karısını tiktok ta oynatan erkek3
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- 1 ekim 2026 benzin zammı7
- ölüyorum lan ölüyorum6
- yazarların sabah kahvaltısı6
- evlenecek 35 40 yaşlarında kadın aramak2
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- fiziği güzel sözlük kızları47
- sarışın kadın vs esmer kadın2
- samara morgan önünüze çıksa yapacaklarınız5
- kaliteli entryler girip eksi oy almak2
- from gold from dust13
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- recep tayyip erdoğan27
- fred çakmaktaş2
- nervio23
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği13
- hoşlanılan kızın dörtte üçünün su olması3
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- tulumba tatlısı5
- çin'e demokrasi gelsin10
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- araba kullanırken uyumak4
- ekim2
- vajinanın iç sıcaklığı10
- truesuz sözlük8
- fatma betül sayan kaya59
- yazılımcı flörtü2
- hastalık havası8
- silikon memenin patlaması10
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- halka filmini izlerken telefonun çalması4
- 2 ekim 2026 belçika türkiye maçı3
- uzun süre ayakkabı içinde kalmış ayak6
- rujlu kadınla öpüşmek6
bu padişah için iki yönlü abartılı iddialar vardır: kemalist kesim, sultan vahdettin'in amacının salt vatanı satmak olduğunu söyler. buna tepki gösteren islamcılar ise vahdettin'in "milli mücadele'nin asıl başlatıcısı" olduğunu ve mustafa kemal'i anadolu'ya gönderenin o olduğunu söyler.
her şeyden önce "vatan hainliği" öznel bir kavramdır. o yüzden bu tartışma, tarihi olaylardan çok, kişisel olarak vatana ihanetin kişilerce nasıl değerlendirildiğine yönelik şekillenir.
kemalistlerin tezine göre vahdettin, milli mücadele'ye karşı çıktığı için ve tahtını korumak istediği için vatan hainidir. islamcılar ise vahdettin'in tarih kitabını gösterip "paşa, paşa, şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin. bunların hepsi artık bu kitaba girmiştir." ve ardından "asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden mühim olabilir. paşa paşa, devleti kurtarabilirsin!" deyip mustafa kemal'e samsun'a çıkma emri vermesini padişahın milli mücadele başlatmak gibi bir hazırlık içinde olduğunun delaleti sayar. fakat vahdettin'in bu tür sözlerinin hiçbirisinde "devleti kurtarmak"tan kastın ne olduğu açık açık yer almaz. vahdettin'in milli mücadeleciler üzerine halife ordusu'nu yollaması da onun milli mücadele'ye pek sempatiyle bakmadığını göstermiştir. zaten türkiye topraklarından kaçtıktan sonra da vahdettin, milli mücadele'yi başlattığını iddia etmemiştir. onun sözlerinde "devleti kurtarmak"tan kasıt, muhtemel provokasyonları durdurup, işgalci kuvvetlerle savaşmadan bir uzlaşma ortamı sağlamak olabilir. işgalcı kuvvetleri siyaset yoluyla durdurma düşüncesinin "vatan hainliği" olarak değerlendirip değerlendirilmeyeceği de kişilerin ideolojisine bağlıdır.
kemalistlerin "vatan haini vahdettin" tezine kanıt olarak vahdettin'in mustafa kemal'i idam etmek istemesi gösterilir. bu da sorgulanabilir bir iddiadır. zira bu idam emri, işgal kuvvetlerinin baskısı altında verilmiştir ve idam fermanında tam bir geçiştirme üslubu vardır. emirde "mustafa kemal'in yakalandığı zaman yeniden yargılanmak üzere idam cezasına çarptırıldığı" söylenmektedir. (*) yani kesin olarak idam gerektiğinden bahsedilmemektedir; işgal kuvvetlerine bir "geçiştirme politikası" uygulanmıştır.
velhasılıkelam, hayatı çeşitli sıkıntılar içinde geçmiş vahdettin gibi zavallı bir adamı vatan hainliğiyle suçlamak abestir. buna karşı abartılı tezler geliştirmek de bir o kadar abestir.
* "kuvayı milliye adı altında çıkardıkları fitne ve fesatla, anayasaya aykırı olarak halktan zorla para toplamak, asker almak, bunun aksine hareket edenlere işkence ve eziyet ederek şehirleri yakıp yıkmaya kalkışmak suretiyle iç güvenliği bozanların tertipçisi oldukları iddiasıyla haklarında dava açılan, üçüncü ordu müfettişliğinden alınarak askerlik mesleğinden çıkartılmış bulunan selanikli mustafa kemal efendi, eski yirmi yedinci fırka kumandanı miralaylıktan emekli istanbullu kara vasıf bey, eski yirminci kolordu kumandanı mirliva salacaklı fuat paşa ile eski vaşington elçisi ve ankara milletvekili midillili alfred rüstem ve sıhhiye eski müdürü istanbullu doktor adnan bey ile üniversite batı edebiyatı eski öğretmeni halide edip hanımın, ayrıntıları 11 mayıs 1336 (1920) tarihli ve 20 numaralı karar tutanağında yazılı olduğu üzre, mülkiye ceza kanunu’nun kırk beşinci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle elli beşinci maddesinin dördüncü fıkrası ve elli altıncı maddesi uyarınca, sahip oldukları askeri ve mülki rütbe ve nişanlarla, her türlü resmi ünvanlarının kaldırılmasına ve idamlarına, halen firarda bulunmaları dolayısıyla kanun hükümleri gereğince mallarının haczedilerek, usulüne göre idare ettirilmesine dair istanbul bir numaralı sıkıyönetim mahkemesi tarafından gıyaben verilen hüküm ve karar, ele geçirildiklerinde tekrar yargılanmak üzere tasdik edilmiştir.
bu padişah buyruğu’nu yürütmeye harbiye nazırı görevlidir.
24 mayıs 1336 (1920)
sadrazam ve harbiye nazırı vekili
damad ferid"
her şeyden önce "vatan hainliği" öznel bir kavramdır. o yüzden bu tartışma, tarihi olaylardan çok, kişisel olarak vatana ihanetin kişilerce nasıl değerlendirildiğine yönelik şekillenir.
kemalistlerin tezine göre vahdettin, milli mücadele'ye karşı çıktığı için ve tahtını korumak istediği için vatan hainidir. islamcılar ise vahdettin'in tarih kitabını gösterip "paşa, paşa, şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin. bunların hepsi artık bu kitaba girmiştir." ve ardından "asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden mühim olabilir. paşa paşa, devleti kurtarabilirsin!" deyip mustafa kemal'e samsun'a çıkma emri vermesini padişahın milli mücadele başlatmak gibi bir hazırlık içinde olduğunun delaleti sayar. fakat vahdettin'in bu tür sözlerinin hiçbirisinde "devleti kurtarmak"tan kastın ne olduğu açık açık yer almaz. vahdettin'in milli mücadeleciler üzerine halife ordusu'nu yollaması da onun milli mücadele'ye pek sempatiyle bakmadığını göstermiştir. zaten türkiye topraklarından kaçtıktan sonra da vahdettin, milli mücadele'yi başlattığını iddia etmemiştir. onun sözlerinde "devleti kurtarmak"tan kasıt, muhtemel provokasyonları durdurup, işgalci kuvvetlerle savaşmadan bir uzlaşma ortamı sağlamak olabilir. işgalcı kuvvetleri siyaset yoluyla durdurma düşüncesinin "vatan hainliği" olarak değerlendirip değerlendirilmeyeceği de kişilerin ideolojisine bağlıdır.
kemalistlerin "vatan haini vahdettin" tezine kanıt olarak vahdettin'in mustafa kemal'i idam etmek istemesi gösterilir. bu da sorgulanabilir bir iddiadır. zira bu idam emri, işgal kuvvetlerinin baskısı altında verilmiştir ve idam fermanında tam bir geçiştirme üslubu vardır. emirde "mustafa kemal'in yakalandığı zaman yeniden yargılanmak üzere idam cezasına çarptırıldığı" söylenmektedir. (*) yani kesin olarak idam gerektiğinden bahsedilmemektedir; işgal kuvvetlerine bir "geçiştirme politikası" uygulanmıştır.
velhasılıkelam, hayatı çeşitli sıkıntılar içinde geçmiş vahdettin gibi zavallı bir adamı vatan hainliğiyle suçlamak abestir. buna karşı abartılı tezler geliştirmek de bir o kadar abestir.
* "kuvayı milliye adı altında çıkardıkları fitne ve fesatla, anayasaya aykırı olarak halktan zorla para toplamak, asker almak, bunun aksine hareket edenlere işkence ve eziyet ederek şehirleri yakıp yıkmaya kalkışmak suretiyle iç güvenliği bozanların tertipçisi oldukları iddiasıyla haklarında dava açılan, üçüncü ordu müfettişliğinden alınarak askerlik mesleğinden çıkartılmış bulunan selanikli mustafa kemal efendi, eski yirmi yedinci fırka kumandanı miralaylıktan emekli istanbullu kara vasıf bey, eski yirminci kolordu kumandanı mirliva salacaklı fuat paşa ile eski vaşington elçisi ve ankara milletvekili midillili alfred rüstem ve sıhhiye eski müdürü istanbullu doktor adnan bey ile üniversite batı edebiyatı eski öğretmeni halide edip hanımın, ayrıntıları 11 mayıs 1336 (1920) tarihli ve 20 numaralı karar tutanağında yazılı olduğu üzre, mülkiye ceza kanunu’nun kırk beşinci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle elli beşinci maddesinin dördüncü fıkrası ve elli altıncı maddesi uyarınca, sahip oldukları askeri ve mülki rütbe ve nişanlarla, her türlü resmi ünvanlarının kaldırılmasına ve idamlarına, halen firarda bulunmaları dolayısıyla kanun hükümleri gereğince mallarının haczedilerek, usulüne göre idare ettirilmesine dair istanbul bir numaralı sıkıyönetim mahkemesi tarafından gıyaben verilen hüküm ve karar, ele geçirildiklerinde tekrar yargılanmak üzere tasdik edilmiştir.
bu padişah buyruğu’nu yürütmeye harbiye nazırı görevlidir.
24 mayıs 1336 (1920)
sadrazam ve harbiye nazırı vekili
damad ferid"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar