bugün
- manisada okul saldırısı8
- z kuşağı6
- her şeye neden diye sorma alışkanlığı3
- çıplakken buzdolabının kapağını açmak4
- true nickli yazar5
- sarı torbadan rahatsız olan kürt3
- gocu bak bi7
- atlet giymeyen insan3
- sözlükteki teroristler2
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- evliliği ayakta tutan güçler6
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra6
- mason greenwood6
- husiler ve mekke ittifakı'nın ilk sınavı3
- drew barrymore4
- orta asyadakilerin penis boyu3
- yanlış yönde yürüdüğünü fark ettiğin an2
- tavuk pilav yiyen erkek3
- türkler ile moğollar kardeştir18
- türkiye bir kedi cumhuriyetine nasıl dönüştü2
- çayı karıştırdıktan sonra kaşığı yalamak2
- kedinin yanında kediyi çekiştirmek2
- umumi tuvalette telefonundan video izleyen insan2
- 100tlnin hesabını yapan cimri3
- yumurtayı sivri tarafından kıran insan2
- foşik törklörön liginde birinci amedspor17
- motorinin 100 lirayı görmesi5
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı12
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm17
- iş arayanların aslında para araması8
- akp'li tayyar'ın erdoğan'a sıra dayağı çağrısı4
- entry girmek için entry girmek2
- musa anter10
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz16
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek7
- tulumba tatlısı6
- halk tv haberciliği2
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- ölümden korkuyor musunuz34
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- claudian clouds43
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- yapay zekaya porno aratmak4
- game of thrones taki kerhaneci17
- altı nesil boyunca köleliğin ekmeğini yemek2
- parcalandim toparlanamiyorum313
- anın görüntüsü26
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı6
- katatespizartmasi3
- 29 yaşında erkek 40 yaşında kadın evliliği7
her daim üzerime giydiğim. saçımı taradığım tarak, yüzümü yıkadığım su, işe giderken giydiğim üniformam, evden çıkarken sıkındığım parfüm; sabah kalkınca hemen yakmayı ritüel haline getirdiğim sigara gibi bir şey, yaklaşık iki senedir hayat tarzım.
salak kızların yaptığı eylem demiş birisi..
erkeğim lan ben, unutayım diye işe gidip, orada da her yerde gördüğüm birisi olmasından mütevellit karı gibi gözleri dolan benim; ben.. istanbul'da yaşasan ne fayda, sultanahmet'i ayrı kanımı yakıyor, geriye kalan avm'leri ayrı beynimi jöleleştiriyor. bir ay kala düğüne bir kere kıçıma tekmeyi yedim, kalktım akıllanmadım, bir daha üsteledim, 26 kasım 2016 denen tarihte yine düğünüm olacaktı, aynı kişi, aynı duygular bütünü; hem de bir kere olmamasının verdiği güçsüzlüğü yenip, herkese meydan okuyan aşkım(ız!)la... karı yine dayanamadı, sapladı hançeri..
ama saplayana değil, saplatana bakacaksın, ''bir kere olmadı, bir daha olmaz!'' diyenlere de inat, yapacaktık; başaracaktık. bakın nikullah ile x kişisi herkesin üzerindeki sevgisiyle başardı, birbirlerini sevdiklerini cümle aleme kanıtladı diyecektik.
ilk ayrılmada, ne tinder'ı kaldı, ne boku püsürü. ''o işi yap hiçbir şeyin kalmaz, hemen unutursun'' diyenlerin aksine bilakis, o işlerin öyle olmadığını anladım. yalnızlığımda bile yalnız bırakmıyor amına koyayım. çektiğim sigaranın dumanı gibi, ciğerlerime dolup burnumdan çıksa da, yeni yaktığım sigarayla, yeniden tenime giriyor.
istanbul'dayız da ne çare, iş güç burada, ben bursalı olsam ne çare? ne bursa'sı kaldı, ne istanbul'un girilmedik deliği, ne sapanca'sı, abant'ı; ne izmir'i, ne ankara'sı, ne assos'u, ne cunda'sı... stalklamakta ordinaryüs olmak ne çare, kendimi ajan gibi hissedip, arabayla sokaklarını arşınlamaktan, bütün mahalleleri ezberledim, güneşli'deki... ara kafe'de boş bir sayfasına göğe bakma durağı'nı yazıp, bana hediye ettiği ''le petit prince'' nam-ı diğer küçük prens kitabını, girdiğim kitapçılarda bir iki kişinin elinde gördüğümde bile hıçkırıklara boğulurken, nasıl unutayım be seni.. defalarca evlenmenin hayalini kurmuşken, yarı yolda bırakılmanın verdiği o kekremsi tat.. iki defa oldu, üçüncüsü olsa kalbim kaldırmaz herhalde.
durup dururken gözlerinizin dolduğu olmuştur, peki hiç 30 yaşında koca eşeğin, zibilyon tane insan arasında birden salya sümük ağladığını, çaresizlikten biçare yere kapaklanırcasına, kahrolduğuna çokça denk geldiniz mi? yok, pek sanmıyorum.
ha bu arada, bekara karı boşamak kolay demişler, ''ne var amk, daha bir ay ya var ya yok, unutursun, zamana bırak!'' diyorsun sevgili okur. e be aynştaynım, aşk doktorum, bir kere denedim; ikincisini de deneme yolunda devam ediyorum, bünyeme aldığım sigaranın, alkolün, o kadar kahrın yolu buradan, nepal'e duble yol olur. düşünen adam heykelinin yerine aha bu kardeşini koy, vallahi de sırıtmaz..
hülasa, toparlamak ister elbette gönül. son nefesimde şahadetim ol, cennet yerine seni cennetim belleyeyim, dediğim kadın artık yok. istediğin kadar lümpen de, ''ıyyk ne kadar arabeks!'' de, şu var; aşk kişiseldir, başkasının metafor olarak algıladığı şeye, sen dünyanı sığdırırken, kimileri ağdalı sözlere bulanmadan da, unutulmamayı hak eder. geçen zamanda, ne olacağımız belli değil, fakat o zaman bana yaramıyor! kanser olmaktan korkuyorum artık, unutamamaktan değil!
(alıntıdır)
salak kızların yaptığı eylem demiş birisi..
erkeğim lan ben, unutayım diye işe gidip, orada da her yerde gördüğüm birisi olmasından mütevellit karı gibi gözleri dolan benim; ben.. istanbul'da yaşasan ne fayda, sultanahmet'i ayrı kanımı yakıyor, geriye kalan avm'leri ayrı beynimi jöleleştiriyor. bir ay kala düğüne bir kere kıçıma tekmeyi yedim, kalktım akıllanmadım, bir daha üsteledim, 26 kasım 2016 denen tarihte yine düğünüm olacaktı, aynı kişi, aynı duygular bütünü; hem de bir kere olmamasının verdiği güçsüzlüğü yenip, herkese meydan okuyan aşkım(ız!)la... karı yine dayanamadı, sapladı hançeri..
ama saplayana değil, saplatana bakacaksın, ''bir kere olmadı, bir daha olmaz!'' diyenlere de inat, yapacaktık; başaracaktık. bakın nikullah ile x kişisi herkesin üzerindeki sevgisiyle başardı, birbirlerini sevdiklerini cümle aleme kanıtladı diyecektik.
ilk ayrılmada, ne tinder'ı kaldı, ne boku püsürü. ''o işi yap hiçbir şeyin kalmaz, hemen unutursun'' diyenlerin aksine bilakis, o işlerin öyle olmadığını anladım. yalnızlığımda bile yalnız bırakmıyor amına koyayım. çektiğim sigaranın dumanı gibi, ciğerlerime dolup burnumdan çıksa da, yeni yaktığım sigarayla, yeniden tenime giriyor.
istanbul'dayız da ne çare, iş güç burada, ben bursalı olsam ne çare? ne bursa'sı kaldı, ne istanbul'un girilmedik deliği, ne sapanca'sı, abant'ı; ne izmir'i, ne ankara'sı, ne assos'u, ne cunda'sı... stalklamakta ordinaryüs olmak ne çare, kendimi ajan gibi hissedip, arabayla sokaklarını arşınlamaktan, bütün mahalleleri ezberledim, güneşli'deki... ara kafe'de boş bir sayfasına göğe bakma durağı'nı yazıp, bana hediye ettiği ''le petit prince'' nam-ı diğer küçük prens kitabını, girdiğim kitapçılarda bir iki kişinin elinde gördüğümde bile hıçkırıklara boğulurken, nasıl unutayım be seni.. defalarca evlenmenin hayalini kurmuşken, yarı yolda bırakılmanın verdiği o kekremsi tat.. iki defa oldu, üçüncüsü olsa kalbim kaldırmaz herhalde.
durup dururken gözlerinizin dolduğu olmuştur, peki hiç 30 yaşında koca eşeğin, zibilyon tane insan arasında birden salya sümük ağladığını, çaresizlikten biçare yere kapaklanırcasına, kahrolduğuna çokça denk geldiniz mi? yok, pek sanmıyorum.
ha bu arada, bekara karı boşamak kolay demişler, ''ne var amk, daha bir ay ya var ya yok, unutursun, zamana bırak!'' diyorsun sevgili okur. e be aynştaynım, aşk doktorum, bir kere denedim; ikincisini de deneme yolunda devam ediyorum, bünyeme aldığım sigaranın, alkolün, o kadar kahrın yolu buradan, nepal'e duble yol olur. düşünen adam heykelinin yerine aha bu kardeşini koy, vallahi de sırıtmaz..
hülasa, toparlamak ister elbette gönül. son nefesimde şahadetim ol, cennet yerine seni cennetim belleyeyim, dediğim kadın artık yok. istediğin kadar lümpen de, ''ıyyk ne kadar arabeks!'' de, şu var; aşk kişiseldir, başkasının metafor olarak algıladığı şeye, sen dünyanı sığdırırken, kimileri ağdalı sözlere bulanmadan da, unutulmamayı hak eder. geçen zamanda, ne olacağımız belli değil, fakat o zaman bana yaramıyor! kanser olmaktan korkuyorum artık, unutamamaktan değil!
(alıntıdır)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar