bugün
- en lezzetli balık15
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin10
- karşı cinsteki en itici özellik12
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı11
- yeni biriyle nerede tanışılır9
- ben geldim naneler13
- sahibinin sesi ile okunan cümleler8
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum10
- online listesindeki sıralama mantığı9
- karması eksi olan yazarların adam gibi adam olması8
- size takılan lakaplar7
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek6
- yerinde olmak istenen dizi karakterleri4
- sorunlarını sevişerek çözen çiftler6
- online listesi neden kaldırıldı10
- başta hak verilen sonradan eksilenen yazılar6
- sevmediğin biriyle sevişmek4
- mansur yavaş14
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız5
- bik bik vs sarapci koala hatayi4
- jeffrey dahmer vs nuri alço2
- gocu33
- tevrat geleceği dogru tahmin etti5
- ağlamamak için kendini zor tutmak4
- gecenin geç saatlerinde entry girmek5
- chatgpt2
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması11
- inci sözlük8
- hintli kızların dayanılmaz çekiciliği7
- karması 4000'in altında olan yazarlar4
- en son neye çok üzüldünüz12
- b c d y z i4
- how'i met your mother marshall4
- whalefall2
- game of thrones taki kerhaneci21
- uludağ sözlük halısaha turnuvası3
- yazılımcıların flört edememesi7
- kurtlar vadisi pusu'nun incelenmesi2
- chp'nin ankara'yı da kaybetmesi7
- ismet kalk çay koy kanka3
- arkadaşlar5
- sevdiğin kişiyle sevişmek2
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın4
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- 0 0 713
- hristiyan düşüncesinin yönettiği dünya6
- ilk buluşmada cırcır olmuşum'ya diyen kezo3
- karton toplarken cin musallat olması5
herhangi bir şey. sevinç, üzüntü, mutluluk ya da ağlamaya neden olacak herhangi bir olay. belki de ağır bir kayıp. her gün yaşanan gelgitler. hayat kavramının içini dolduran pırlantalar.
o pırlantaları kaybetmeden değerini anlamak mümkün değildir. elinizin altında dururken öylesine parlayan ve kaybetmekten korkmadığınız değerlerdir onlar. o pırlantaları kimse çalamaz. kimse dokunamaz. derinizin altındadır çünkü onlar. onların bir gün buharlaşacağı ise aklınızın ucundan bile geçmez. bir sabah uyanırsınız ve artık pırlantalarınız yoktur. insanlarınkini görürsünüz ama sizinkiler artık ışıldamıyordur. hepsi birer çakıl taşına dönüşmüştür. o sabah hiçbir şey olmamış gibi hayatınıza devam edersiniz. her yerde onları arar gözleriniz. normal bir insanı derinden yaralayacak bir şey. belki de ağır bir kayıp. size hiçbir şey hissettiremiyordur artık. ne bir kg mutluluk ne de iki cc üzüntü. yoktur artık. siyah ve beyaz yoktur. pembe ve mavi yoktur. artık sadece gri vardır.
o pırlantalara tekrar kavuşmak için hiçbir akıl bu nevi düşünceler üretemez. hiçbir vücut bu nevi yaşamak için didinemez. delirmekten, ölmüş olmaktan bile korkar insan. artık bir hayalet gibi sadece izliyorsunuzdur. hayatın akıp gidişini... insanların nasıl yaşadığını... her şey o kadar garip bir şekilde ölüme dönmüştür ki hiçbir değer eskisi kadar değildir gözünüzde. insanları kırarsınız. sizin gibi olduklarını düşünürsünüz. üzülmezler sanırsınız. insanları üzersiniz. üzülmüyorlardır nasıl olsa... onlar da sizin gibi çünkü. hissetmek nasıl bir şeydi ki? mutsuz olmak, üzülmek falan... mutluluk demiyorum. ben çok mutlu oldum hayatım boyunca. çok güzel anılarım oldu. açgözlü değilim. daha fazlasını isteyecek değilim o yüzden. ama en azından yaşadığıma dair bir virgül, bir mürekkep lekesi... üzüntü, korku, renkli bir şeyler. koyu renk de olsa. gri dışında herhangi bir renk...
ama yok. günler, haftalar, aylar geçer. hala izliyorsunuzdur. önünüzden, yanınızdan, arkanızdan geçenleri. insanların mutluluklarını, üzüntülerini, anlık değişimlerini. "hasta mı oldum acaba" dersiniz. niye hasta olasınız ki? ne güzel yaşıyordunuz değil mi? çok değerli, ışıl ışıl pırlantalarınızdan bir şey yapmadığınız halde oldunuz işte. artık hepsi birer çakıl taşı. hayat artık eskisi gibi değerli değil.
hissetmemek değil; hissedememek. herhangi bir şey. sevinç, üzüntü, mutluluk ya da ağlamaya neden olacak herhangi bir olay. belki de ağır bir kayıp. her gün yaşanan gelgitler. hayat kavramının içini dolduran pırlantalar.
o pırlantaları kaybetmeden değerini anlamak mümkün değildir. elinizin altında dururken öylesine parlayan ve kaybetmekten korkmadığınız değerlerdir onlar. o pırlantaları kimse çalamaz. kimse dokunamaz. derinizin altındadır çünkü onlar. onların bir gün buharlaşacağı ise aklınızın ucundan bile geçmez. bir sabah uyanırsınız ve artık pırlantalarınız yoktur. insanlarınkini görürsünüz ama sizinkiler artık ışıldamıyordur. hepsi birer çakıl taşına dönüşmüştür. o sabah hiçbir şey olmamış gibi hayatınıza devam edersiniz. her yerde onları arar gözleriniz. normal bir insanı derinden yaralayacak bir şey. belki de ağır bir kayıp. size hiçbir şey hissettiremiyordur artık. ne bir kg mutluluk ne de iki cc üzüntü. yoktur artık. siyah ve beyaz yoktur. pembe ve mavi yoktur. artık sadece gri vardır.
o pırlantalara tekrar kavuşmak için hiçbir akıl bu nevi düşünceler üretemez. hiçbir vücut bu nevi yaşamak için didinemez. delirmekten, ölmüş olmaktan bile korkar insan. artık bir hayalet gibi sadece izliyorsunuzdur. hayatın akıp gidişini... insanların nasıl yaşadığını... her şey o kadar garip bir şekilde ölüme dönmüştür ki hiçbir değer eskisi kadar değildir gözünüzde. insanları kırarsınız. sizin gibi olduklarını düşünürsünüz. üzülmezler sanırsınız. insanları üzersiniz. üzülmüyorlardır nasıl olsa... onlar da sizin gibi çünkü. hissetmek nasıl bir şeydi ki? mutsuz olmak, üzülmek falan... mutluluk demiyorum. ben çok mutlu oldum hayatım boyunca. çok güzel anılarım oldu. açgözlü değilim. daha fazlasını isteyecek değilim o yüzden. ama en azından yaşadığıma dair bir virgül, bir mürekkep lekesi... üzüntü, korku, renkli bir şeyler. koyu renk de olsa. gri dışında herhangi bir renk...
ama yok. günler, haftalar, aylar geçer. hala izliyorsunuzdur. önünüzden, yanınızdan, arkanızdan geçenleri. insanların mutluluklarını, üzüntülerini, anlık değişimlerini. "hasta mı oldum acaba" dersiniz. niye hasta olasınız ki? ne güzel yaşıyordunuz değil mi? çok değerli, ışıl ışıl pırlantalarınızdan bir şey yapmadığınız halde oldunuz işte. artık hepsi birer çakıl taşı. hayat artık eskisi gibi değerli değil.
hissetmemek değil; hissedememek. herhangi bir şey. sevinç, üzüntü, mutluluk ya da ağlamaya neden olacak herhangi bir olay. belki de ağır bir kayıp. her gün yaşanan gelgitler. hayat kavramının içini dolduran pırlantalar.
Güncel Önemli Başlıklar