bugün
- aklınıza gelen şarkı sözü9
- erdal beşikçioğlu11
- isana2
- çay içen kız11
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek5
- taşaklardan birinin kayıp olması6
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri2
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum3
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- galatasaray9
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- anın fotoğrafı14
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- dönmek istenilen yıl2
- uludağ sözlük çeteleri9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
- duyulan en ilginç isim5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- oralet içen erkek5
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- çaya şeker atan erkek5
- en boktan on yıl7
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- bir şeyler söyle4
- kalem4
- mutsuz olmak3
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- yıkık yazarlar4
- latte içen erkek4
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- gocu bak bi5
- galatasaray 3 rennes 33
- patates kızartması4
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- hırvatistan14
- yunanistan29
- ona bir şey söyle13
- ayrılık8
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- yerinde dur3
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- dolma kalem3
- ölüm9
national geographic'ten üç bölümlük belgesel. henüz daha iki bölümünü seyrettim ama üstüne yazacak pek çok done verdi bile.
aşkın bilimsel olarak açıklamasının yapılması -schopenhauer bu işin miladı sayılırsa- daha o kadar geçmişi olan bi şey değil. yine de aşkın evrimsel güdülenmeler ve neslin sağlıklı devamı için beynin ona uygun elektriksel uyarımı olduğuna dair genel bi görüş şimdiden oluştu bile. hatta bu belgeselin ikinci bölümünde üç arkadaşı ve sevgilisinin fotoğrafları gösterilen bi kızın beyin mr'ı çekilerek, sevgilisinin resmini gördüğünde beyninin hangi kısımlarına daha fazla kan akışı olduğu izlenerek işin beyin kısmını çözme çalışmalarına dair güzel bi örnek var. bu deneyin sonunda beyindeki dört küçük bölgenin aktif hale geldiğini görüp senelerce insanları pençesine alan bu hissiyatın ufak tefek dört kısımdan ibaret olması ne ironik diyorlar -arka planda truvalı helen için çıkan savaş gösterilirken..
yine de belgeselin ilk bölümünde aşkın tek temelinin beyin olmadığı, kalbin de sürece dahil olduğunu iddia eden bi bilimadamı da vardı. hatta bu iddiayı temel alarak asla aşık olabilecek bi yapay zeka icat edilemeyeceğini söylüyordu. bakalım zaman gösterecek haklı olup olmadığını..
belgeselin ilk bölümünde karşılıksız aşkla ilgili yine genel bi görüşten bahsediliyordu ki bahsedenlerine iki tokat aşketme ihtiyacı hissetmemek mümkün değildi. çünkü karşılıksız aşkın hep karşılık bulan bi aşkı yaşamaya cesaret edemeyen insanların yaşadıkları olay olduğundan, bu sayede kişinin hem aşkı tecrübe edip hem de aşkın yanında getirdiği külfetlerden kaçındığından bahsediyorlardı ama karşılıklı bi aşk yaşamak istediği halde aşkı karşılık bulmayan insanlardan bahsetme gereği duymamaları bence belgeselin çok büyük bi eksikliğiydi. evet, karşılıksız aşk yaşayanlara hep "sen aslında bunu istiyorsun" denir bunu duymadık değil, ama kardeşim bunun hiç mi istisnası yok.. var ulan işte var, delirtmeyin adamı, var diyorsam vardır..
aşkın bilimsel olarak açıklamasının yapılması -schopenhauer bu işin miladı sayılırsa- daha o kadar geçmişi olan bi şey değil. yine de aşkın evrimsel güdülenmeler ve neslin sağlıklı devamı için beynin ona uygun elektriksel uyarımı olduğuna dair genel bi görüş şimdiden oluştu bile. hatta bu belgeselin ikinci bölümünde üç arkadaşı ve sevgilisinin fotoğrafları gösterilen bi kızın beyin mr'ı çekilerek, sevgilisinin resmini gördüğünde beyninin hangi kısımlarına daha fazla kan akışı olduğu izlenerek işin beyin kısmını çözme çalışmalarına dair güzel bi örnek var. bu deneyin sonunda beyindeki dört küçük bölgenin aktif hale geldiğini görüp senelerce insanları pençesine alan bu hissiyatın ufak tefek dört kısımdan ibaret olması ne ironik diyorlar -arka planda truvalı helen için çıkan savaş gösterilirken..
yine de belgeselin ilk bölümünde aşkın tek temelinin beyin olmadığı, kalbin de sürece dahil olduğunu iddia eden bi bilimadamı da vardı. hatta bu iddiayı temel alarak asla aşık olabilecek bi yapay zeka icat edilemeyeceğini söylüyordu. bakalım zaman gösterecek haklı olup olmadığını..
belgeselin ilk bölümünde karşılıksız aşkla ilgili yine genel bi görüşten bahsediliyordu ki bahsedenlerine iki tokat aşketme ihtiyacı hissetmemek mümkün değildi. çünkü karşılıksız aşkın hep karşılık bulan bi aşkı yaşamaya cesaret edemeyen insanların yaşadıkları olay olduğundan, bu sayede kişinin hem aşkı tecrübe edip hem de aşkın yanında getirdiği külfetlerden kaçındığından bahsediyorlardı ama karşılıklı bi aşk yaşamak istediği halde aşkı karşılık bulmayan insanlardan bahsetme gereği duymamaları bence belgeselin çok büyük bi eksikliğiydi. evet, karşılıksız aşk yaşayanlara hep "sen aslında bunu istiyorsun" denir bunu duymadık değil, ama kardeşim bunun hiç mi istisnası yok.. var ulan işte var, delirtmeyin adamı, var diyorsam vardır..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar