bugün
- kolye140
- bal9
- cep telefonu16
- nokia15
- rüzgar11
- kader4
- lale13
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- var olmak için ne yaptınız12
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- kuş5
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- medine2
- billie eilish'in memeleri7
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- fil9
- gece gece sinirlenmek4
- at6
- mavi4
- kaplan17
- evi ev yapan şeyler14
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- rüzgar türbini2
- aslan15
- sevgili nedir7
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- flamingo3
- brezilya7
- bileklik19
- gül7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- z kusagi4
- türk dizi tarihinin en kötü oyuncuları2
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- kötüyü alaşağı etmek4
- tabiat4
- dua6
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları2
- yogartiksen39
- öğretmenlerin kravat takma zorunluluğu2
- anın görüntüsü22
- pıtı atma4
- ankara8
- netflix asaf dizisi3
- cemil tugay6
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
Sağlam şiirlere sahip, fazla tanınmayan bir şairdir. "Lô'ya son mektup" eseri okunmaya değerdir.
"parmağımı yontup sana bu mektubu yazıyorum lo.
iyice oku ve sonra dudaklarına dokundur.
bırak yansınlar.
sarhoşum başım dönüyor.
zaten şarap şişelerinin burunları kanadı mı işleri tamamdır.
bir bardak dolusu, bir bardak dolusu daha derken
şişeler ölür yalnızlık kalır.
ama sen gülersen lô her taraf aydınlanır.
dişlerin pembe dilinin yoluna dizilmiş nurdan birer fener ki
hâlâ hatırladıkça gözlerim kamaşır.
az önce penceremi açarken,
gece uzun ipekli bir kumaş gibi dağılıyordu rüzgârda.
sen saçlarını çözünce gece olur biliyorum.
taktığın gül gökte bir ay gibi duruyordu.
fakat bir gün gelecek lô,
yavaş yavaş şafak sökecek o ipek saçlarının kıyısından.
çünkü zaman bir rüzgârdır. daima eser ve daima şişiktir yelkenlerimiz ki hep yol almaktayız ülkesine ihtiyarlığın.
hayal gerçek ayırmadan hep seni duyuyor seni yaşıyorum lô.
bir gün göğsünün mabedine yaslandım.
kalbin bir kilisenin çanı gibi atıyordu.
bütün sevdalılar eteklerine diz çökerken
ben tepeden tırnağa mum kesildim,
iri beyaz bir mum.
bir fitil gibi saçlarımı tutuşturup senin için yandım.
başım, boynum omuzlarım yavaş yavaş eriyordu.
tam alev kalbime doğru inerken birden söndüm.
çünkü kalbimde sen vardın lô,
incinmeni istemiyordum.
aradan yıllar geçti.
mevsimler ufukta cümbüşlü bir kervan gibi akıp gitti.
geriye kalan yine yalnızlığımdı,
yine bulut bulut sargıları içinde uluyan hasta bir sonbahar.
ne bileklerimi kesebilmek cesaretini bulabildim kendimde
ne yaşama gücünü lô.
ağlama.
sakın benim için ağlama.
yoksa her taraf deniz demektir.
üstelik gözlerin eski mısır gemisine benzerler,
kirpiklerin simsiyah binlerce kürek.
ki ıslanmaya görsünler
alır başlarını giderler biliyorum.
sonra büsbütün tenha kalır ellerimin limanları
kalbime akşam çöker.
elveda lô. ey sevda bahçemde boy atan keder.
"parmağımı yontup sana bu mektubu yazıyorum lo.
iyice oku ve sonra dudaklarına dokundur.
bırak yansınlar.
sarhoşum başım dönüyor.
zaten şarap şişelerinin burunları kanadı mı işleri tamamdır.
bir bardak dolusu, bir bardak dolusu daha derken
şişeler ölür yalnızlık kalır.
ama sen gülersen lô her taraf aydınlanır.
dişlerin pembe dilinin yoluna dizilmiş nurdan birer fener ki
hâlâ hatırladıkça gözlerim kamaşır.
az önce penceremi açarken,
gece uzun ipekli bir kumaş gibi dağılıyordu rüzgârda.
sen saçlarını çözünce gece olur biliyorum.
taktığın gül gökte bir ay gibi duruyordu.
fakat bir gün gelecek lô,
yavaş yavaş şafak sökecek o ipek saçlarının kıyısından.
çünkü zaman bir rüzgârdır. daima eser ve daima şişiktir yelkenlerimiz ki hep yol almaktayız ülkesine ihtiyarlığın.
hayal gerçek ayırmadan hep seni duyuyor seni yaşıyorum lô.
bir gün göğsünün mabedine yaslandım.
kalbin bir kilisenin çanı gibi atıyordu.
bütün sevdalılar eteklerine diz çökerken
ben tepeden tırnağa mum kesildim,
iri beyaz bir mum.
bir fitil gibi saçlarımı tutuşturup senin için yandım.
başım, boynum omuzlarım yavaş yavaş eriyordu.
tam alev kalbime doğru inerken birden söndüm.
çünkü kalbimde sen vardın lô,
incinmeni istemiyordum.
aradan yıllar geçti.
mevsimler ufukta cümbüşlü bir kervan gibi akıp gitti.
geriye kalan yine yalnızlığımdı,
yine bulut bulut sargıları içinde uluyan hasta bir sonbahar.
ne bileklerimi kesebilmek cesaretini bulabildim kendimde
ne yaşama gücünü lô.
ağlama.
sakın benim için ağlama.
yoksa her taraf deniz demektir.
üstelik gözlerin eski mısır gemisine benzerler,
kirpiklerin simsiyah binlerce kürek.
ki ıslanmaya görsünler
alır başlarını giderler biliyorum.
sonra büsbütün tenha kalır ellerimin limanları
kalbime akşam çöker.
elveda lô. ey sevda bahçemde boy atan keder.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar