bugün
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- ecevit denince akla gelen şeyler16
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması19
- simko39
- memduh bashgan9
- devşirme orta asya köpeği memduh4
- sözlükte ki türk düşmanları10
- sözlüğün içler acısı hali ve zavallı yazar tayfası3
- etzincan kürdü memduh4
- kürt memduh4
- bir diktatörü diktatör yapan şeyler7
- arkadaşın eski sevgilisi3
- kafayı bir yere çarpıp sonra gülmek6
- hararet yapan araca şalgam suyu koymak2
- yabancı bir şirkette mühendislik işi bulma yolları4
- s'i l v'e r m'i s t6
- betray me7
- göz flörtü3
- gürcü hamsisi4
- fon dolandırıcılığı haberlerine kısıtlama4
- arap flört2
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- arap erkeklerin yakışıklı olması2
- türkiye'deki koyun sayısı 49 milyona yükseldi3
- cuma öğlen vakti online olan erkek yazar2
- anın görüntüsü23
- ecevit masum değildi2
- husiler ve mekke ittifakı'nın ilk sınavı6
- google gemini'nin güvenlik testini aşması2
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı8
- acı gerçekler15
- rte denince akla gelen seyler4
- üniversite sınavı kaldırılmalıdır10
- devletin bekası4
- platon un mağara alegorisi2
- iltica5
- 0 0 716
- karpuzcu libos panda2
- istanbul finans merkezi2
- kale3112'deki kale hangi kale10
- alsana ulenn2
- paradox interactive4
- rambo ariel ortega3
- 1939 erzincan depreminde gönüllü olan mahkumlar2
- arda güler7
- buz gibi bira8
- nabersiniz geçler2
- güne başlarken3
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız15
- en lezzetli balık23
Edit 1: geeklere selam.
Edit 2: incideki bi deyyus intihal yapmış.
burcu esmersoy benim ilk platonik aşkımdı. deli gibi seviyordum onu. 12. sınıftık. lys'den sonra yaz tatilinde istanbul'a gezmeye gelecektim. aklıma güzel bir fikir geldi. istanbula geldiğimde maslaktaki ntvspor binasına gidip orada burcu'yu görecektim. gerekirse sabahlayacaktım orada. bu fikrimi sınıftaki arkadaşlara söyledim. hepsi güldüler, ben de hırs yapıp tümüyle iddiasına girdim. hepsini yemeğe götürecektim ya da onlar beni götürecekti. sınıfta 9 erkektik 8'iyle iddiasına girmiştim. burcu esmersoyun resmi facebook hesabı vardı o zamanlar. buna deli gibi mesaj yazıyordum. işte böyle hayranınızım, şöyle seviyorum sizi. dershaneye gidiyordum o zaman. ders esnasında bir mesaj atmıştım buna. ne yazdığımı hatırlamıyorum. o da cevap olarak "anlamadim" yazmıştı. evet aynen böyle. "anlamadim". ingilizce kullanıyor heralde telefonunu. tabi aşkıma tek kelimelik de olsa karşılık alınca dünyalar benim olmuştu. deli gibi gülmeye başlamıştım. dersteydik o zaman. hoca kızmıştı hatta, söyle de biz de gülelim diye.
neyse lys bitti. geldim istanbula. benim akrabalar sefaköyde. maslak tee sarıyer tarafında. bir de ramazan ayı. bi kaç gün istanbulu turladıktan sonra kararımı verdim. yarın gidiyordum. burcu esmersoyun programı gece 23'te başlıyordu o zaman. aklımda iftarı orda yapmak vardı. erken giderim belki başka ünlü de görürüm diyordum.
cebimde otuz lira vardı. oruç oruç oralara gittim. önce etrafı kolaçan ettim. ikinci giriş var mı, oradan girebilir mi diye. hayır, tek giriş vardı. her şey tıkırındaydı.
iftara yaklaşık 1 saat kalmıştı. orucumu açacak yer bakmak üzere ayağa kalktım. bakınacaktım. cebimdeki parayı kontrol ettim. aman ya rabbi cebimdeki 20 lira yoktu. defalarca kontrol ettim cebimi ama yoktu. 10 lira duruyordu ama. ne yapacam ne edecem derken 10 liranın 5 lirasıyla iftar yapmak geldi aklıma. kalan beş lirada dolmuş parasıydı. metrobüse ulaşana kadar dolmuşa binmek, sefaköyde inince de yine dolmuşa binmek zorundaydım.
hüzünle ayağa kalktım. fakat o da neydi. her yer buram buram lüks kokuyordu. restorantların önü porşe galerisi gibiydi. (maslak bankaların merkezi). fakat köşelerde bir yerlerde simit sarayı vardı. bu benim için güzel bir haberdi. 1 simit 1 su kâfiydi benim için.
neyse girdim içeri, bomboştu mekan. iftara da takriben yarım saat kalmıştı. simidimi suyumu aldım. 4.5 lira tutmuştu ikisi. oturdum köşelerde bir masaya. ama yüzüm felaket. orucum, yorgunum ve mahsunum. geçtim masaya, vurdum kafayı. önümde bir simit, bir su ve kafa masada. nasıl olduysa sızmışım. bi abi omzumu dürttü. uyku sersemi bir şekilde kaldırdım kafayı. bir de baktım ki bütün masalar dolmuştu. ve çoğunluk bana bakıyordu. beni uyandıran abi seni şu masadan çağırıyorlar dedi. masada neler yoktu ki. bir kuş sütü eksikti. biraz mırın kırın ettikten sonra oturdum masaya. ordaki abi sen şurdaki inşaatta mı çalışıyorsun dedi. yok dedim. beni şu binanın önünden alacaklar da dedim ntvspor binasını göstererek. şimdi burcu ile fotoğraf çekinmeye geldim desem abes kaçar. abi de üstelemedi. ama bana garip bir duygusallık gelmişti. bir kaç damla göz yaşı döktüm. onlar da anladı tabii. selpak verdi biri. neyse orucu açtık. sadece çorba ve cacık içtim. onları da zar zor. kızdılar biraz yesene diye. kâfi dedim. müsaade istedim. teşekkür ettim dua ettim onlara. kalkarken abinin biri cebime yirmi lira sıkıştırdı. delikanlı kusura bakma bozuk bu var dedi. itiraz fayda etmeyince alıp çıktım dışarı. göz yaşlarım ceyhun oldu tabii.
takdiri ilahi sonucu kaybettiğim yirmi lira artık cebimdeydi. artık burcu murcu umrumda değildi. müthiş bi anı yaşamıştım. saatler ilerledi 23'e yanaştı. ama nafile burcunun partneri emek ege geldi burcu gelmedi. saat 11'i geçti. orada bir sürü tv var. ntvspor açık. emek ege tek başına sunuyordu programı. 11 buçuğa kadar bekledim. gelmedi. dolmuşa yetişmem lazımdı. yarı mahsun yarı müsterih bir şekilde ayrıldım oradan.
birkaç gün sonra öğrendim ki burcu ntvspor'u bırakmış. artık sıkılmış spor haberi sunmaktan.
neyse bu da böyle bir anımdır...
Edit 2: incideki bi deyyus intihal yapmış.
burcu esmersoy benim ilk platonik aşkımdı. deli gibi seviyordum onu. 12. sınıftık. lys'den sonra yaz tatilinde istanbul'a gezmeye gelecektim. aklıma güzel bir fikir geldi. istanbula geldiğimde maslaktaki ntvspor binasına gidip orada burcu'yu görecektim. gerekirse sabahlayacaktım orada. bu fikrimi sınıftaki arkadaşlara söyledim. hepsi güldüler, ben de hırs yapıp tümüyle iddiasına girdim. hepsini yemeğe götürecektim ya da onlar beni götürecekti. sınıfta 9 erkektik 8'iyle iddiasına girmiştim. burcu esmersoyun resmi facebook hesabı vardı o zamanlar. buna deli gibi mesaj yazıyordum. işte böyle hayranınızım, şöyle seviyorum sizi. dershaneye gidiyordum o zaman. ders esnasında bir mesaj atmıştım buna. ne yazdığımı hatırlamıyorum. o da cevap olarak "anlamadim" yazmıştı. evet aynen böyle. "anlamadim". ingilizce kullanıyor heralde telefonunu. tabi aşkıma tek kelimelik de olsa karşılık alınca dünyalar benim olmuştu. deli gibi gülmeye başlamıştım. dersteydik o zaman. hoca kızmıştı hatta, söyle de biz de gülelim diye.
neyse lys bitti. geldim istanbula. benim akrabalar sefaköyde. maslak tee sarıyer tarafında. bir de ramazan ayı. bi kaç gün istanbulu turladıktan sonra kararımı verdim. yarın gidiyordum. burcu esmersoyun programı gece 23'te başlıyordu o zaman. aklımda iftarı orda yapmak vardı. erken giderim belki başka ünlü de görürüm diyordum.
cebimde otuz lira vardı. oruç oruç oralara gittim. önce etrafı kolaçan ettim. ikinci giriş var mı, oradan girebilir mi diye. hayır, tek giriş vardı. her şey tıkırındaydı.
iftara yaklaşık 1 saat kalmıştı. orucumu açacak yer bakmak üzere ayağa kalktım. bakınacaktım. cebimdeki parayı kontrol ettim. aman ya rabbi cebimdeki 20 lira yoktu. defalarca kontrol ettim cebimi ama yoktu. 10 lira duruyordu ama. ne yapacam ne edecem derken 10 liranın 5 lirasıyla iftar yapmak geldi aklıma. kalan beş lirada dolmuş parasıydı. metrobüse ulaşana kadar dolmuşa binmek, sefaköyde inince de yine dolmuşa binmek zorundaydım.
hüzünle ayağa kalktım. fakat o da neydi. her yer buram buram lüks kokuyordu. restorantların önü porşe galerisi gibiydi. (maslak bankaların merkezi). fakat köşelerde bir yerlerde simit sarayı vardı. bu benim için güzel bir haberdi. 1 simit 1 su kâfiydi benim için.
neyse girdim içeri, bomboştu mekan. iftara da takriben yarım saat kalmıştı. simidimi suyumu aldım. 4.5 lira tutmuştu ikisi. oturdum köşelerde bir masaya. ama yüzüm felaket. orucum, yorgunum ve mahsunum. geçtim masaya, vurdum kafayı. önümde bir simit, bir su ve kafa masada. nasıl olduysa sızmışım. bi abi omzumu dürttü. uyku sersemi bir şekilde kaldırdım kafayı. bir de baktım ki bütün masalar dolmuştu. ve çoğunluk bana bakıyordu. beni uyandıran abi seni şu masadan çağırıyorlar dedi. masada neler yoktu ki. bir kuş sütü eksikti. biraz mırın kırın ettikten sonra oturdum masaya. ordaki abi sen şurdaki inşaatta mı çalışıyorsun dedi. yok dedim. beni şu binanın önünden alacaklar da dedim ntvspor binasını göstererek. şimdi burcu ile fotoğraf çekinmeye geldim desem abes kaçar. abi de üstelemedi. ama bana garip bir duygusallık gelmişti. bir kaç damla göz yaşı döktüm. onlar da anladı tabii. selpak verdi biri. neyse orucu açtık. sadece çorba ve cacık içtim. onları da zar zor. kızdılar biraz yesene diye. kâfi dedim. müsaade istedim. teşekkür ettim dua ettim onlara. kalkarken abinin biri cebime yirmi lira sıkıştırdı. delikanlı kusura bakma bozuk bu var dedi. itiraz fayda etmeyince alıp çıktım dışarı. göz yaşlarım ceyhun oldu tabii.
takdiri ilahi sonucu kaybettiğim yirmi lira artık cebimdeydi. artık burcu murcu umrumda değildi. müthiş bi anı yaşamıştım. saatler ilerledi 23'e yanaştı. ama nafile burcunun partneri emek ege geldi burcu gelmedi. saat 11'i geçti. orada bir sürü tv var. ntvspor açık. emek ege tek başına sunuyordu programı. 11 buçuğa kadar bekledim. gelmedi. dolmuşa yetişmem lazımdı. yarı mahsun yarı müsterih bir şekilde ayrıldım oradan.
birkaç gün sonra öğrendim ki burcu ntvspor'u bırakmış. artık sıkılmış spor haberi sunmaktan.
neyse bu da böyle bir anımdır...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar