bugün
- profiline kendi resmini koyan yazarın asıl amacı6
- kadınlar neden aldatır6
- sözlükteki üstü kapalı erkek nefreti8
- spora vakit ayıramayan erkek oje sürsün7
- 23 haziran 2026 ürdün cezayir maçı3
- donald trump4
- eski sevgilinin 1 haftada yeni sevgili yapması8
- selahattin demirtaş övücüsü halk tv4
- iyi araba kullanan iyi sevişir3
- türk siyasetçiliği yapan araplar4
- orospum2
- sürekli esnemek3
- gocu yla bilek güreşi yapmak6
- chp'deki değişimciler5
- performans sanatçısı3
- karşı cinste bağımlılık yapan şeyler4
- karı hoplatmak3
- eren ali bingöl2
- modern sanatın duvara muz bantlamak olması3
- 23 haziran 2026 norveç senegal maçı2
- sözlük erkekleri aranıyor mu6
- sözlük yazarlarının bileklikleri6
- türkiye eyalet haritası2
- selahattin demirtaş cilalı apo dur3
- sedat pekmez12
- aylık 378 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması19
- yagmurcu ile revani yemek4
- 23 haziran 2026 fransa ırak maçı6
- sen benim kim oldugumu biliyo musun2
- cebinde parası olmayan fakir erkek3
- kabullenince huzur veren gerçekler5
- duşta şarkı söylemek2
- agresif süs köpeği3
- sevgili yapınca her şeyden elini ayağını çekmek3
- akp'nin cumhurbaşkanı adayının erdoğan olması8
- futbol8
- 17 haziran 2026 avrupa parlamentosu'nun raporu3
- z kuşağının metal dinlememesi2
- dut ağacı4
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi15
- muşlettin amca4
- bir kadını araba park ederken izlemek5
- kadin2
- askerlik4
- hiç ölmeyecek gibi yaşamak2
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar20
- utanmadan şort giyen erkek7
- red pill2
- kadında güzellik aramayan erkek2
Edit 1: geeklere selam.
Edit 2: incideki bi deyyus intihal yapmış.
burcu esmersoy benim ilk platonik aşkımdı. deli gibi seviyordum onu. 12. sınıftık. lys'den sonra yaz tatilinde istanbul'a gezmeye gelecektim. aklıma güzel bir fikir geldi. istanbula geldiğimde maslaktaki ntvspor binasına gidip orada burcu'yu görecektim. gerekirse sabahlayacaktım orada. bu fikrimi sınıftaki arkadaşlara söyledim. hepsi güldüler, ben de hırs yapıp tümüyle iddiasına girdim. hepsini yemeğe götürecektim ya da onlar beni götürecekti. sınıfta 9 erkektik 8'iyle iddiasına girmiştim. burcu esmersoyun resmi facebook hesabı vardı o zamanlar. buna deli gibi mesaj yazıyordum. işte böyle hayranınızım, şöyle seviyorum sizi. dershaneye gidiyordum o zaman. ders esnasında bir mesaj atmıştım buna. ne yazdığımı hatırlamıyorum. o da cevap olarak "anlamadim" yazmıştı. evet aynen böyle. "anlamadim". ingilizce kullanıyor heralde telefonunu. tabi aşkıma tek kelimelik de olsa karşılık alınca dünyalar benim olmuştu. deli gibi gülmeye başlamıştım. dersteydik o zaman. hoca kızmıştı hatta, söyle de biz de gülelim diye.
neyse lys bitti. geldim istanbula. benim akrabalar sefaköyde. maslak tee sarıyer tarafında. bir de ramazan ayı. bi kaç gün istanbulu turladıktan sonra kararımı verdim. yarın gidiyordum. burcu esmersoyun programı gece 23'te başlıyordu o zaman. aklımda iftarı orda yapmak vardı. erken giderim belki başka ünlü de görürüm diyordum.
cebimde otuz lira vardı. oruç oruç oralara gittim. önce etrafı kolaçan ettim. ikinci giriş var mı, oradan girebilir mi diye. hayır, tek giriş vardı. her şey tıkırındaydı.
iftara yaklaşık 1 saat kalmıştı. orucumu açacak yer bakmak üzere ayağa kalktım. bakınacaktım. cebimdeki parayı kontrol ettim. aman ya rabbi cebimdeki 20 lira yoktu. defalarca kontrol ettim cebimi ama yoktu. 10 lira duruyordu ama. ne yapacam ne edecem derken 10 liranın 5 lirasıyla iftar yapmak geldi aklıma. kalan beş lirada dolmuş parasıydı. metrobüse ulaşana kadar dolmuşa binmek, sefaköyde inince de yine dolmuşa binmek zorundaydım.
hüzünle ayağa kalktım. fakat o da neydi. her yer buram buram lüks kokuyordu. restorantların önü porşe galerisi gibiydi. (maslak bankaların merkezi). fakat köşelerde bir yerlerde simit sarayı vardı. bu benim için güzel bir haberdi. 1 simit 1 su kâfiydi benim için.
neyse girdim içeri, bomboştu mekan. iftara da takriben yarım saat kalmıştı. simidimi suyumu aldım. 4.5 lira tutmuştu ikisi. oturdum köşelerde bir masaya. ama yüzüm felaket. orucum, yorgunum ve mahsunum. geçtim masaya, vurdum kafayı. önümde bir simit, bir su ve kafa masada. nasıl olduysa sızmışım. bi abi omzumu dürttü. uyku sersemi bir şekilde kaldırdım kafayı. bir de baktım ki bütün masalar dolmuştu. ve çoğunluk bana bakıyordu. beni uyandıran abi seni şu masadan çağırıyorlar dedi. masada neler yoktu ki. bir kuş sütü eksikti. biraz mırın kırın ettikten sonra oturdum masaya. ordaki abi sen şurdaki inşaatta mı çalışıyorsun dedi. yok dedim. beni şu binanın önünden alacaklar da dedim ntvspor binasını göstererek. şimdi burcu ile fotoğraf çekinmeye geldim desem abes kaçar. abi de üstelemedi. ama bana garip bir duygusallık gelmişti. bir kaç damla göz yaşı döktüm. onlar da anladı tabii. selpak verdi biri. neyse orucu açtık. sadece çorba ve cacık içtim. onları da zar zor. kızdılar biraz yesene diye. kâfi dedim. müsaade istedim. teşekkür ettim dua ettim onlara. kalkarken abinin biri cebime yirmi lira sıkıştırdı. delikanlı kusura bakma bozuk bu var dedi. itiraz fayda etmeyince alıp çıktım dışarı. göz yaşlarım ceyhun oldu tabii.
takdiri ilahi sonucu kaybettiğim yirmi lira artık cebimdeydi. artık burcu murcu umrumda değildi. müthiş bi anı yaşamıştım. saatler ilerledi 23'e yanaştı. ama nafile burcunun partneri emek ege geldi burcu gelmedi. saat 11'i geçti. orada bir sürü tv var. ntvspor açık. emek ege tek başına sunuyordu programı. 11 buçuğa kadar bekledim. gelmedi. dolmuşa yetişmem lazımdı. yarı mahsun yarı müsterih bir şekilde ayrıldım oradan.
birkaç gün sonra öğrendim ki burcu ntvspor'u bırakmış. artık sıkılmış spor haberi sunmaktan.
neyse bu da böyle bir anımdır...
Edit 2: incideki bi deyyus intihal yapmış.
burcu esmersoy benim ilk platonik aşkımdı. deli gibi seviyordum onu. 12. sınıftık. lys'den sonra yaz tatilinde istanbul'a gezmeye gelecektim. aklıma güzel bir fikir geldi. istanbula geldiğimde maslaktaki ntvspor binasına gidip orada burcu'yu görecektim. gerekirse sabahlayacaktım orada. bu fikrimi sınıftaki arkadaşlara söyledim. hepsi güldüler, ben de hırs yapıp tümüyle iddiasına girdim. hepsini yemeğe götürecektim ya da onlar beni götürecekti. sınıfta 9 erkektik 8'iyle iddiasına girmiştim. burcu esmersoyun resmi facebook hesabı vardı o zamanlar. buna deli gibi mesaj yazıyordum. işte böyle hayranınızım, şöyle seviyorum sizi. dershaneye gidiyordum o zaman. ders esnasında bir mesaj atmıştım buna. ne yazdığımı hatırlamıyorum. o da cevap olarak "anlamadim" yazmıştı. evet aynen böyle. "anlamadim". ingilizce kullanıyor heralde telefonunu. tabi aşkıma tek kelimelik de olsa karşılık alınca dünyalar benim olmuştu. deli gibi gülmeye başlamıştım. dersteydik o zaman. hoca kızmıştı hatta, söyle de biz de gülelim diye.
neyse lys bitti. geldim istanbula. benim akrabalar sefaköyde. maslak tee sarıyer tarafında. bir de ramazan ayı. bi kaç gün istanbulu turladıktan sonra kararımı verdim. yarın gidiyordum. burcu esmersoyun programı gece 23'te başlıyordu o zaman. aklımda iftarı orda yapmak vardı. erken giderim belki başka ünlü de görürüm diyordum.
cebimde otuz lira vardı. oruç oruç oralara gittim. önce etrafı kolaçan ettim. ikinci giriş var mı, oradan girebilir mi diye. hayır, tek giriş vardı. her şey tıkırındaydı.
iftara yaklaşık 1 saat kalmıştı. orucumu açacak yer bakmak üzere ayağa kalktım. bakınacaktım. cebimdeki parayı kontrol ettim. aman ya rabbi cebimdeki 20 lira yoktu. defalarca kontrol ettim cebimi ama yoktu. 10 lira duruyordu ama. ne yapacam ne edecem derken 10 liranın 5 lirasıyla iftar yapmak geldi aklıma. kalan beş lirada dolmuş parasıydı. metrobüse ulaşana kadar dolmuşa binmek, sefaköyde inince de yine dolmuşa binmek zorundaydım.
hüzünle ayağa kalktım. fakat o da neydi. her yer buram buram lüks kokuyordu. restorantların önü porşe galerisi gibiydi. (maslak bankaların merkezi). fakat köşelerde bir yerlerde simit sarayı vardı. bu benim için güzel bir haberdi. 1 simit 1 su kâfiydi benim için.
neyse girdim içeri, bomboştu mekan. iftara da takriben yarım saat kalmıştı. simidimi suyumu aldım. 4.5 lira tutmuştu ikisi. oturdum köşelerde bir masaya. ama yüzüm felaket. orucum, yorgunum ve mahsunum. geçtim masaya, vurdum kafayı. önümde bir simit, bir su ve kafa masada. nasıl olduysa sızmışım. bi abi omzumu dürttü. uyku sersemi bir şekilde kaldırdım kafayı. bir de baktım ki bütün masalar dolmuştu. ve çoğunluk bana bakıyordu. beni uyandıran abi seni şu masadan çağırıyorlar dedi. masada neler yoktu ki. bir kuş sütü eksikti. biraz mırın kırın ettikten sonra oturdum masaya. ordaki abi sen şurdaki inşaatta mı çalışıyorsun dedi. yok dedim. beni şu binanın önünden alacaklar da dedim ntvspor binasını göstererek. şimdi burcu ile fotoğraf çekinmeye geldim desem abes kaçar. abi de üstelemedi. ama bana garip bir duygusallık gelmişti. bir kaç damla göz yaşı döktüm. onlar da anladı tabii. selpak verdi biri. neyse orucu açtık. sadece çorba ve cacık içtim. onları da zar zor. kızdılar biraz yesene diye. kâfi dedim. müsaade istedim. teşekkür ettim dua ettim onlara. kalkarken abinin biri cebime yirmi lira sıkıştırdı. delikanlı kusura bakma bozuk bu var dedi. itiraz fayda etmeyince alıp çıktım dışarı. göz yaşlarım ceyhun oldu tabii.
takdiri ilahi sonucu kaybettiğim yirmi lira artık cebimdeydi. artık burcu murcu umrumda değildi. müthiş bi anı yaşamıştım. saatler ilerledi 23'e yanaştı. ama nafile burcunun partneri emek ege geldi burcu gelmedi. saat 11'i geçti. orada bir sürü tv var. ntvspor açık. emek ege tek başına sunuyordu programı. 11 buçuğa kadar bekledim. gelmedi. dolmuşa yetişmem lazımdı. yarı mahsun yarı müsterih bir şekilde ayrıldım oradan.
birkaç gün sonra öğrendim ki burcu ntvspor'u bırakmış. artık sıkılmış spor haberi sunmaktan.
neyse bu da böyle bir anımdır...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar