bugün
- sözlüğün yeni tasarımı11
- yeraltı varlıkları7
- mehmet şimşek5
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- iyi menemenin sırrı13
- ucanpembekoala7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- fatma betül sayan kaya6
- muslettin amca19
- pankek8
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- sözlüğe ne oldu3
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk bir yemek olsaydı8
- michael myers2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- kendimi intihar edeceğim2
- üniversite yıllarını özlemek4
- hangi yemek nerede yenir4
- karpuzcu libos panda2
- mısır ekmeği2
- recep tayyip erdoğan2
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi2
- gece yolculuğu2
- dingiringi ringi ringi dingiringi ringi ringi3
- şaka maka 7 yıllık yazar olmak3
- hayatın anlamı ne3
- caligula'nın korkusu5
- kum dökmek4
- bira ile aspirin icmek2
- paraya önem verip tutumluluk yapan kız4
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı8
- kırkayakların ayaklanması2
- yahudiye3
- ataşehir de rastgele ateş açılması4
- 5 kasım 2026 trabzonspor freiburg maçı4
- olmayınca olmaması4
- gülşen in memeleri14
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
- futbol15
- saatin daha on olması3
- geceye bir şiir bırak3
- yeni parti6
iki usta, eastwood ve hanks olmasa çöp, bu haliyle vasat film. filmin sıkıntılarının başında ise uyarlandığı olayın süresi ile diyejetik zamanı arasındaki fark ve çatışmaların yapaylığı geliyor. bu senaryoya dair bir sorun olmakla birlikte elde çok seçenek var mıydı bilemiyorum.
basitçe, on beş dakikada olmuş bitmiş bir olayı merkeze alacaksanız ya öncesini ilk perdede anlatır, ikinci perdede flashbackler ve insan hikayeleriyle kaza anına kadar gelir ve aftermathi konu edersiniz ya da bu filmde olduğu gibi olayı flashback olarak görür, filmin çatışmasını olaydan sonra pilotun yaşadıkları, kahramanlığının sorgulanması yani insan otorite, insan toplum, insan insan çatışması üzerine kurarsınız.
buradaki sıkıntı kurulan çatışmanın yani pilot toplum çatışmasının kısırlığı. öyle ki sully'nin karısının manyakça, açgözlü tavrı sizi gerçeklikten koparıp ana karakterin üzerinde zorlama bir baskı için kullanılıyor. çatışmayı diri tutmak için kullanılan iki gerilimden biri olayın doğasına, diğeri ucuz bir senaryo oyununa kurban ediliyor. o da şöyle ki uçağın indiriliş anlarında yaratılmak istenen gerilim, kazada ölen olmadığını en başından bilmemizle sönüyor. bu dizilerde sık düşülen (hepimizin bilerek, çaresizlikten düştüğü) bir sıkıntıdır. ana karakter sezon ortasında ölecek mi kalacak mı sahnesiyle bölüm biter. tabii ki ölmeyecektir. gerilim sunidir, kolay söner. sully'nin uçağı indirişindeki tekrarlı flashbacklerde bu yüzden riskte olan hiçbir şey yoktur. ucuz numara dediğim ise sully'nin kaderini belirleyecek oturum başlamadan önce zaten sol motorla ilgili bilginin kurula verilmiş olduğu. bu bilgi alındığı andan itibaren her şey seyirciyi aldatan bir gösteriden ibaret olacağı için bilgi oturumun ortasında elde edilmiş gibi anlamsız bir buluş gerçekleştirilmiş. elbette bunların hiçbiri gerçeklerden uyarlama değil.
nasıl çözülürdü dersek... bence filmin bir anlığına dokunduğu güzel bir tema olan kahramanın kendi eylemini sorgulaması ve kendinden şüphe etmesi hali üzerine kurulsaydı (koca bir batman franchiseı böyle hayata döndü) bu düşük tempoyu daha iyi resmedecek bir iş çıkardı.
basitçe, on beş dakikada olmuş bitmiş bir olayı merkeze alacaksanız ya öncesini ilk perdede anlatır, ikinci perdede flashbackler ve insan hikayeleriyle kaza anına kadar gelir ve aftermathi konu edersiniz ya da bu filmde olduğu gibi olayı flashback olarak görür, filmin çatışmasını olaydan sonra pilotun yaşadıkları, kahramanlığının sorgulanması yani insan otorite, insan toplum, insan insan çatışması üzerine kurarsınız.
buradaki sıkıntı kurulan çatışmanın yani pilot toplum çatışmasının kısırlığı. öyle ki sully'nin karısının manyakça, açgözlü tavrı sizi gerçeklikten koparıp ana karakterin üzerinde zorlama bir baskı için kullanılıyor. çatışmayı diri tutmak için kullanılan iki gerilimden biri olayın doğasına, diğeri ucuz bir senaryo oyununa kurban ediliyor. o da şöyle ki uçağın indiriliş anlarında yaratılmak istenen gerilim, kazada ölen olmadığını en başından bilmemizle sönüyor. bu dizilerde sık düşülen (hepimizin bilerek, çaresizlikten düştüğü) bir sıkıntıdır. ana karakter sezon ortasında ölecek mi kalacak mı sahnesiyle bölüm biter. tabii ki ölmeyecektir. gerilim sunidir, kolay söner. sully'nin uçağı indirişindeki tekrarlı flashbacklerde bu yüzden riskte olan hiçbir şey yoktur. ucuz numara dediğim ise sully'nin kaderini belirleyecek oturum başlamadan önce zaten sol motorla ilgili bilginin kurula verilmiş olduğu. bu bilgi alındığı andan itibaren her şey seyirciyi aldatan bir gösteriden ibaret olacağı için bilgi oturumun ortasında elde edilmiş gibi anlamsız bir buluş gerçekleştirilmiş. elbette bunların hiçbiri gerçeklerden uyarlama değil.
nasıl çözülürdü dersek... bence filmin bir anlığına dokunduğu güzel bir tema olan kahramanın kendi eylemini sorgulaması ve kendinden şüphe etmesi hali üzerine kurulsaydı (koca bir batman franchiseı böyle hayata döndü) bu düşük tempoyu daha iyi resmedecek bir iş çıkardı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar