bugün
- hindistanlı kızlar5
- balıkesir denince akla ilk gelenler4
- mony tontana3
- gazete arşivi3
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması3
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı19
- arkadaşlar beni özlediniz mi2
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi6
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak10
- cehaletln cazibesi11
- aykolik'in ayak bastığı şehirler2
- eş değiştirme nedeniyle travma yaşayan kadın3
- buz gibi süt içmek3
- yeni insanlarla tanışmak istememek13
- allah atatürk ten razı olsun4
- ciddi ciddi uludağsözlükte aktif olmak3
- işten istifa edip yeni bir şehre taşınmak3
- kiremit rengi ruj2
- pandela4
- bütün meseleleri harikulade saptırmak2
- ismail kartal13
- cemil tugay'ın chp'den istifa etmesi3
- sekerlivanilinn4
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- kağıt toplayan çocuklar3
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması9
- komşunun çaya davet etmesi3
- hazreti musa israillileri görse ne derdi2
- memur olma umuduyla üniversite okumak2
- yunan kültürü vs türk kültürü8
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- edip cansever okumak4
- emeklilik sisteminin artık sürdürülememesi3
- saygılı olmak3
- zeytin salatası2
- devletin görev ve sorumlulukları2
- edip cansever in daktilosu3
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek16
- 18 haziran 2026 çekya güney afrika maçı3
- ona bir şey söyle17
- 18 haziran 2026 cemil tugay'ın chp den istifası3
- kilo verdiren gıda7
- 18 haziran 2026 isviçre bosna hersek maçı2
- uludede2
- yalnızlıktan keyif almak4
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler14
- erkeğin kadını benimsemiş olmasının en net kanıtı2
- günün şiiri7
- atarax2
- cemil tugay3
Geçenlerde ankara'da denk geldim bunlara. 2 tane koreli kurtuluş parkında karşıma birden çıkıp çat pat türkçeyle birşeyler sordular. Acıkmışlar meğersem bildiğin yer var mı dediler. Aldım bunları çiğ köfteciye götürdüm ve birer dürüm ısmarladım , konu konuyu açtı ve lafı jesus'a getirdiler. ilk başta işkillenmedim bende islamdan söz ettim. 5 vakit namaz kılmamız gerektiğini söyleyince vauuvv oooo tepkileri müthiş. Ayrılırken başınıza birşey gelirse ya da yardıma ihtiyacınız olursa diye telefonumu vermiştim. Ayrıldıktan 2 gün sonra bir telefon geldi, bu sefer konuşan koreli bir hanım kızımız , yardım ettiğim arkadaşların bana minnettar olduğunu ve ankara'dan ayrılmadan önce benimle son kez görüşmek istediklerini söyledi. Ben de hala bir artniyet aramadan olur diyerek kabul ettim. Buluşma yeri bir oteldi ama nasıl bir otel 5 yıldızlı , benim yurtdışına gittiğimde kalamayacağım türde bir otel. Otelin konferans salonu bunlara tahsis edilmiş. içeri girdiğimde gayet sıcak karşıladılar. Yaklaşık 10-15 koreli, 3 avustralyalı, 1 amerikalı, 1 çinli, 1 afrikalıdan oluşan bu cemaatin %90'ı pro düzeyinde türkçe biliyordu. Anaokulu çocuklarına oyun oynatan öğretmen masumiyetinde herkes, teletabiler gibi öyle bir ortam var. Duvara'da türkçe tanrı sevgidir yazmışlar,heralde din kültürü ve ahlak bilgisi kolu yaptı bu çalışmayı dedim ve sonra içeride benim gibi 8-9 tane türk'ün olduğunu farkettim.Bir ara bu görüntüden ürktüm çünkü türk dediklerimle göz göze geliyordum lakin iletişime geçmiyorduk, yabancılarla daha iyi iletişim kuruyorduk,bu kumpasın içinde gidip türklerle konuşayım, kulaklarına su kaçırayım dedim ama onlarda teletabi modunda; misyoner mi acaba lan bunlar dedim fısıldayarak, bir tanesinin cevabı; yok ya gayet iyi niyetli bunlar bak yemek var çay var ister misin...
Ya hepsi beynini aldırmış ya da numara yapıyorlar dedim kendi kendime. Neyse sonra ibadet etmeye başladılar. unutmadan yuhanna inciline inanıyorlarmış. ibadet dedimse de bize çok komik gelebilir 3 tane koreli çıktı sahneye ellerinde gitar , incil ayetlerini mırıldanmaya. Sonra bir tanesi rap müziğe çevirdi. Hani ibadetleri birşey demedim son derece soğukkanlı bir şekilde izliyorum. Bu arada ayetleri türkçeleştirmişler , bize nasıl sevimli görünebilir resmen onun üzerine çalışmışlar,fikir güzel mekan güzel ama yemezler, zaman zaman bizi ne kadar iyi tanıdıklarını zayıf yönlerimizi çok iyi bildiklerini düşünüp korkuya kapıldım. Bir ara bir tanesi sende eşlik et bizle şarkı söyle dedi, sanki düğünde halaya çağırıyor pezevenk. Neyse danslı müzikli ibadetleri bittikten sonra bu yemek ısmarladığım çocuklar geldi. Nasıl iyi miydi, kafanda birşeyler değişti mi, senin için dua ediyimi ister misin demeye başladılar. O dakikadan sonra benim şalter attı başladım bunlara kendi dinimi daha ayrıntılı anlatmaya; isa peygambere bende inanıyorum,incile bende inanıyorum bu dinimizin bir gereği lakin siz bozulmuş ve insan eliyle yazılan şeylere inanıp ibadet ediyorsunuz. Bütün sevdiklerimi öldürseniz,ülkemi yakıp yıksanız ben yine de yolumdan dönmem haberiniz olsun dedim. Normalde ön yargılı değilimdir ama bu gibi bir durumla karşılaşınca ister istemez yabancı görünce ajan olduğunu,misyoner olduğunu düşünmeden edemem artık,bu benim suçum değil. Bu konuşmadan sonra yemek ısmarladığım çocuklardan biri elinde çayla gelip bizi yanlış anladın vs. anlatmaya başladı. En son ikimizde aynı şeye inanıyoruz senin yolun bu benim yolum bu dedim ama kontra atak yapmaya niyetliydi. 25 aralıktaki toplantımıza da gelir misin o gün jesus'un doğum günü dedi ve sabrımı sınamaya devam etti. Bende 1 defaya mahsus geldiğimi bir daha gelemeyeceğimi anlattım. Sonuç olarak farklı bir dine mensup insanların ibadet edişlerini gördüm, benden daha iyi türkçe konuştuklarını gördüm, uzun bir aradan sonra ingilizce pratik yapma şansım oldu. Bu da misyonerlerle ilgili böyle bir anımdı işte, anlatayım dedim.
Ya hepsi beynini aldırmış ya da numara yapıyorlar dedim kendi kendime. Neyse sonra ibadet etmeye başladılar. unutmadan yuhanna inciline inanıyorlarmış. ibadet dedimse de bize çok komik gelebilir 3 tane koreli çıktı sahneye ellerinde gitar , incil ayetlerini mırıldanmaya. Sonra bir tanesi rap müziğe çevirdi. Hani ibadetleri birşey demedim son derece soğukkanlı bir şekilde izliyorum. Bu arada ayetleri türkçeleştirmişler , bize nasıl sevimli görünebilir resmen onun üzerine çalışmışlar,fikir güzel mekan güzel ama yemezler, zaman zaman bizi ne kadar iyi tanıdıklarını zayıf yönlerimizi çok iyi bildiklerini düşünüp korkuya kapıldım. Bir ara bir tanesi sende eşlik et bizle şarkı söyle dedi, sanki düğünde halaya çağırıyor pezevenk. Neyse danslı müzikli ibadetleri bittikten sonra bu yemek ısmarladığım çocuklar geldi. Nasıl iyi miydi, kafanda birşeyler değişti mi, senin için dua ediyimi ister misin demeye başladılar. O dakikadan sonra benim şalter attı başladım bunlara kendi dinimi daha ayrıntılı anlatmaya; isa peygambere bende inanıyorum,incile bende inanıyorum bu dinimizin bir gereği lakin siz bozulmuş ve insan eliyle yazılan şeylere inanıp ibadet ediyorsunuz. Bütün sevdiklerimi öldürseniz,ülkemi yakıp yıksanız ben yine de yolumdan dönmem haberiniz olsun dedim. Normalde ön yargılı değilimdir ama bu gibi bir durumla karşılaşınca ister istemez yabancı görünce ajan olduğunu,misyoner olduğunu düşünmeden edemem artık,bu benim suçum değil. Bu konuşmadan sonra yemek ısmarladığım çocuklardan biri elinde çayla gelip bizi yanlış anladın vs. anlatmaya başladı. En son ikimizde aynı şeye inanıyoruz senin yolun bu benim yolum bu dedim ama kontra atak yapmaya niyetliydi. 25 aralıktaki toplantımıza da gelir misin o gün jesus'un doğum günü dedi ve sabrımı sınamaya devam etti. Bende 1 defaya mahsus geldiğimi bir daha gelemeyeceğimi anlattım. Sonuç olarak farklı bir dine mensup insanların ibadet edişlerini gördüm, benden daha iyi türkçe konuştuklarını gördüm, uzun bir aradan sonra ingilizce pratik yapma şansım oldu. Bu da misyonerlerle ilgili böyle bir anımdı işte, anlatayım dedim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar