bugün
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- rafine zevkleri olan erkek12
- cengiz kurtoğlu şarkılarından bir söz bırak4
- salon erkeği10
- ekşi sözlük9
- giysi fiyatlarının uçması7
- insan aklıyla açıklanamayan konular4
- lüks araba istemeyen erkek9
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı7
- gece 23 de demlenen çay2
- ters takılmış tuvalet kağıdı7
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum7
- üniversiteli kızlar6
- mesajlaşırken noktalama işareti kullanmak4
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı2
- emeviler3
- ilker başbuğ6
- erecto tehafütüt tehafüt'ü okudu mu sorunsalı2
- sözlükte kız olduğunu sanan mal5
- 2008 ekonomik krizi7
- bir kıza saklama kabı hediye etmek5
- beyaz pasta7
- ruffles ketçaplı7
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- yeter be yeter ulan3
- müslüm gürses şarkılarındaki felsefi sözler2
- anın fotoğrafı3
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- bir kadın tarafından domine edilmek5
- anın görüntüsü10
- ilişkide lider olmayı seven kadın5
- izlenmiş bir filmi tekrar izlemek6
- sıcak su torbası getirecek beyler4
- miss universe 20262
- çok iyi dans eden erkek2
- kuki gel oğlum3
- jeffrey epstein2
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- geceleri şam tatlısı diye ağlayan pezevenk4
- ne yesek2
- giresunlu olmanın zorlukları9
- lüks araba isteyen türk kızları4
- orta sınıfın yok olduğu an3
- amedspor9
- yallah arabistan a diyen tip11
- hayattaki en kötü duygu4
- trabzonspor17
- ölmeden önce son isteğiniz sorulsa4
- şeker hastalığı3
General Augusto Pinochet, 1973 yılında kanlı bir darbeyle iktidara gelmiş ve 17 yıl boyunca Şili'yi yönetmişti.
Pinochet dönemindeki siyasî şiddet olaylarında yaklaşık üç bin kişi öldü, işkence gördü ya da sürgüne gönderildi.
* * *
Victor Jara da işkence edilerek öldürülen o 3 bin kişiden biri.
Bir farkla...
Jara, ölümüyle Pinochet Hükümeti'ne direnişin uluslararası simgesi haline geldi.
Askeri cuntanın 11 Eylül 1973'te Allende'yi devirmesinden sonra tutuklanan Jara, toplama kampı olarak kullanılan bir stada getirilmişti.
Jara'ya işkence edilmiş, gitar çalmaması için elleri tüfek dipçikleriyle ezilmiş, ardından da vurularak öldürülmüştü.
Jara'nın sesi ve hazin hikayesi hiçbir zaman unutulmadı.
Sesi, hep yankılanıp durdu:
"Şefkatli bir güvercin
gibi uçar gitarımın sesi...'
* * *
Tarihler öldürülüş anını şöyle resmeder:
"Jara daha sonra partisinin marşı Venceremos'u söylemeye başladı.
Korkak, titrek değildi sesi, kendinden emindi. Katillere boyun eğmeyeceğini haykırır gibiydi.
Askerler -ki ellerinde silahları, dışarıda tankları ve bombardıman uçakları vardı- Jara'nın güvercin gibi uçan türkülerinden korktular.
Bir asker tüfeğinin kabzasını kaldırdı. Onu susturmak ve öbürlerine ibret olması için Jara'nın parmaklarını kırdı.
Kırık parmakları gitarın tellerine vuramıyordu. O da marşı var gücüyle söylemeye başladı.
Üstelik şimdi stadyumdakiler de ona katılmışlardı.
Şili'nin dört bir yanından bu stadyuma getirilen binlerce kişi faşizmin karşısında; işkence göreceklerini, öldürüleceklerini bildikleri halde, katillerin suratına 'Venceremos!' (Kazanacağız!) diye haykırıyorlardı.
"Venceremos venceremos
Kıralım zincirlerimizi
Venceremos venceremos
Zulme ve yoksulluğa paydos!'
Jara'nın istediği de buydu...
Victor Jara'nın ölü bedeni dört gün sonra bir sokakta bulundu. Ağır işkencelerden geçirilmiş ve vücudu kurşunlarla delik deşik edilmişti.'
Victor Jara yoksul köylerdenbirinde ve yoksul bir köy çocuğu olarak dünyaya geldi.
Babası çobandı.
Annesi düğünlerde, törenlerde gitar çalıyordu. Jara okuma-yazmayı ve müziğin büyüsünü cantador' olan annesinden öğrendi. Annem çalarken o tahta kutudan çıkan ezgiler içime işlerdi. Anımsıyorum, o çalarken olduğum yerde taş kesilir, kendimden geçerdim. Sonra, en büyük zevklerimden biri de gitara dokunmak, yavaş yavaş okşamaktı.Ne hayaller kurardım o zamanlar... Uçsuz bucaksız bir hayal denizine dalar giderdim...'
Şili türküleri dinleyerek geçen çocukluğunun ardından 15 yaşına geldiğinde annesi öldü. Bu ölümailenin dağılmasına, Jara'nın da okulunu bırakmasına neden oldu. Kilise okuluna gitmeye karar verdi. Müzik bilgisinin temelleri de burada atıldı. Okul bittikten sonra rahiplik yapmadı.
* * *
Jara, çeşitli işlerde kısa süreli çalıştı ve sonunda Şili Üniversitesi korosuna girdi. ilk bestelerini burada yaptı. Burada Yeni Şarkı' akımının kurucusu olan Violet Parra ile tanıştı ve onunla çalışmaya başladı.
Parra, inka ve Aztek kültürlerini, Akdeniz ve Afrika kültürleriyle kaynaştırarak 'Yeni Şarkı'yı oluşturdu. Jara da Yeni Şarkı çalışmalarını sürdürdü. Latin Amerika'nın geleneksel müziğiyle folklorik öğelerini aldı ve bunları çoksesli bir hale getirdi.
Yeni Şarkı, kısa zamanda emperyalizmin ve sömürgeciliğin karşısında bir sembol haline geldi. Artık Jara'nın şarkıları fabrikalarda, okullarda, sokaklardaydı. O, elinde gitarıyla her grevde, her öğrenci eyleminde direniş şarkılarını söylüyordu. Sesi çoktan Şili sınırlarını aşarak dünyanın dört bir yanına ulaşmıştı.
Pinochet Faşizmi, Victor Jara'yı katlettiğinde ben 20 yaşındaydım.
Öldürülüş biçimi Şili stadyumundan çıktı, dalga dalga yayıldı ve bizlere ulaştı... Bizi içine aldı ve biz bunu hiç unutmadık.
Bizler de 12 Mart 1971 faşizminin esaretinden kurtulmaya çalışıyorduk.
Öldürülüş biçimini hiç unutmadığım bu efsanevi şarkıcıdan yıllar sonra yeniden söz etmemin bir nedeni var.
Victor Jara'nın ölümünden 31 yıl sonra yargıç Juan Carlos Urrutia, 9 Aralık 2004'de emekli subay Mario Manr¡quez Bravo'ya dava açtı.
Bravo, Jara öldürüldüğü sırada Şili stadyumundan sorumlu en üst rütbedeki subaydı.
Ölümlerden o sorumlu tutulmaktaydı.
2004'te başlayan bu dava geçenlerde sonuçlandı ve albay Mario Manriquez suçlu bulundu.
* * *
Jara'nın ölümünden 35 yıl sonraki bu gelişme beni 12 Mart'a ve o sürece eşlik eden Pinochet Dönemi'ne geri götürdü.
Şefkatli bir güvercin
gibi uçar gitarımın sesi...'
Bu şarkıyı söyleyen birinin parmaklarını kıran, bileklerini ezen, onu kurşunlayan bir vahşeti, siz de bilin ve bunu unutmayın diye de bu yazıyı yazdım. *
Pinochet dönemindeki siyasî şiddet olaylarında yaklaşık üç bin kişi öldü, işkence gördü ya da sürgüne gönderildi.
* * *
Victor Jara da işkence edilerek öldürülen o 3 bin kişiden biri.
Bir farkla...
Jara, ölümüyle Pinochet Hükümeti'ne direnişin uluslararası simgesi haline geldi.
Askeri cuntanın 11 Eylül 1973'te Allende'yi devirmesinden sonra tutuklanan Jara, toplama kampı olarak kullanılan bir stada getirilmişti.
Jara'ya işkence edilmiş, gitar çalmaması için elleri tüfek dipçikleriyle ezilmiş, ardından da vurularak öldürülmüştü.
Jara'nın sesi ve hazin hikayesi hiçbir zaman unutulmadı.
Sesi, hep yankılanıp durdu:
"Şefkatli bir güvercin
gibi uçar gitarımın sesi...'
* * *
Tarihler öldürülüş anını şöyle resmeder:
"Jara daha sonra partisinin marşı Venceremos'u söylemeye başladı.
Korkak, titrek değildi sesi, kendinden emindi. Katillere boyun eğmeyeceğini haykırır gibiydi.
Askerler -ki ellerinde silahları, dışarıda tankları ve bombardıman uçakları vardı- Jara'nın güvercin gibi uçan türkülerinden korktular.
Bir asker tüfeğinin kabzasını kaldırdı. Onu susturmak ve öbürlerine ibret olması için Jara'nın parmaklarını kırdı.
Kırık parmakları gitarın tellerine vuramıyordu. O da marşı var gücüyle söylemeye başladı.
Üstelik şimdi stadyumdakiler de ona katılmışlardı.
Şili'nin dört bir yanından bu stadyuma getirilen binlerce kişi faşizmin karşısında; işkence göreceklerini, öldürüleceklerini bildikleri halde, katillerin suratına 'Venceremos!' (Kazanacağız!) diye haykırıyorlardı.
"Venceremos venceremos
Kıralım zincirlerimizi
Venceremos venceremos
Zulme ve yoksulluğa paydos!'
Jara'nın istediği de buydu...
Victor Jara'nın ölü bedeni dört gün sonra bir sokakta bulundu. Ağır işkencelerden geçirilmiş ve vücudu kurşunlarla delik deşik edilmişti.'
Victor Jara yoksul köylerdenbirinde ve yoksul bir köy çocuğu olarak dünyaya geldi.
Babası çobandı.
Annesi düğünlerde, törenlerde gitar çalıyordu. Jara okuma-yazmayı ve müziğin büyüsünü cantador' olan annesinden öğrendi. Annem çalarken o tahta kutudan çıkan ezgiler içime işlerdi. Anımsıyorum, o çalarken olduğum yerde taş kesilir, kendimden geçerdim. Sonra, en büyük zevklerimden biri de gitara dokunmak, yavaş yavaş okşamaktı.Ne hayaller kurardım o zamanlar... Uçsuz bucaksız bir hayal denizine dalar giderdim...'
Şili türküleri dinleyerek geçen çocukluğunun ardından 15 yaşına geldiğinde annesi öldü. Bu ölümailenin dağılmasına, Jara'nın da okulunu bırakmasına neden oldu. Kilise okuluna gitmeye karar verdi. Müzik bilgisinin temelleri de burada atıldı. Okul bittikten sonra rahiplik yapmadı.
* * *
Jara, çeşitli işlerde kısa süreli çalıştı ve sonunda Şili Üniversitesi korosuna girdi. ilk bestelerini burada yaptı. Burada Yeni Şarkı' akımının kurucusu olan Violet Parra ile tanıştı ve onunla çalışmaya başladı.
Parra, inka ve Aztek kültürlerini, Akdeniz ve Afrika kültürleriyle kaynaştırarak 'Yeni Şarkı'yı oluşturdu. Jara da Yeni Şarkı çalışmalarını sürdürdü. Latin Amerika'nın geleneksel müziğiyle folklorik öğelerini aldı ve bunları çoksesli bir hale getirdi.
Yeni Şarkı, kısa zamanda emperyalizmin ve sömürgeciliğin karşısında bir sembol haline geldi. Artık Jara'nın şarkıları fabrikalarda, okullarda, sokaklardaydı. O, elinde gitarıyla her grevde, her öğrenci eyleminde direniş şarkılarını söylüyordu. Sesi çoktan Şili sınırlarını aşarak dünyanın dört bir yanına ulaşmıştı.
Pinochet Faşizmi, Victor Jara'yı katlettiğinde ben 20 yaşındaydım.
Öldürülüş biçimi Şili stadyumundan çıktı, dalga dalga yayıldı ve bizlere ulaştı... Bizi içine aldı ve biz bunu hiç unutmadık.
Bizler de 12 Mart 1971 faşizminin esaretinden kurtulmaya çalışıyorduk.
Öldürülüş biçimini hiç unutmadığım bu efsanevi şarkıcıdan yıllar sonra yeniden söz etmemin bir nedeni var.
Victor Jara'nın ölümünden 31 yıl sonra yargıç Juan Carlos Urrutia, 9 Aralık 2004'de emekli subay Mario Manr¡quez Bravo'ya dava açtı.
Bravo, Jara öldürüldüğü sırada Şili stadyumundan sorumlu en üst rütbedeki subaydı.
Ölümlerden o sorumlu tutulmaktaydı.
2004'te başlayan bu dava geçenlerde sonuçlandı ve albay Mario Manriquez suçlu bulundu.
* * *
Jara'nın ölümünden 35 yıl sonraki bu gelişme beni 12 Mart'a ve o sürece eşlik eden Pinochet Dönemi'ne geri götürdü.
Şefkatli bir güvercin
gibi uçar gitarımın sesi...'
Bu şarkıyı söyleyen birinin parmaklarını kıran, bileklerini ezen, onu kurşunlayan bir vahşeti, siz de bilin ve bunu unutmayın diye de bu yazıyı yazdım. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar