bugün
- habire1215
- sözlükteki sinsi köpekler7
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi12
- hesap ödemeyi teklif dahi etmeyen kız4
- çaylak olmadan önceki son kahve4
- habire'nin fendi kadını yendi3
- sıfır atık vakfı11
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi14
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması8
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- evrene enerji gönderen müslüman9
- yahudi kürt ailenin çocuğu olmak4
- cop318
- ilk buluşmada evden kek getiren kız5
- uluslararası ilişkiler bölümünün özeti3
- sözlük erkeklerinin omuzları2
- bilerek ponziye dahil olmak6
- aslan dövmenin aslında zor olmaması5
- ilk buluşmada erkek sevgiliyi evden tofaşla almak2
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı35
- arap gel oğlum kuçu kuçu2
- karı koca sözlükte takılan yazarlar4
- sözlükteki arap döven kızlar2
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- samed ağırbaş7
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- 1000 mbps internet3
- fusya semsiyeli yabanci25
- yoldan geçerken taciz eden yaşlı hanımefendi2
- pikapta müzik dinlemek2
- günbatımında eski dostunla konuşmak2
- ceketimizi koysak kazanırız zaten7
- sözlükteki gay araplar2
- illüminati filmleri3
- yapay zeka ile resim video içerik üretmek4
- tr dışında neden hiçbir devlet kktc'yi tanımıyor4
- 0 0 714
- soğan çuvalını sırtlarken sevgiliye yakalanmak4
- aleksey batrakov3
- saddam hüseyin ve ibrahim tatlıses benzerliği3
- alternatif türkçe rock müziğin iyice kaybolması3
- saddam hüseyin12
- amedspor'un süper ligin lideri olması7
- yazarların pazar günü planları5
- trakya'dan slovakya'ya gitmek6
- yeğen2
- lan sen kime ters ters bakıyorsun3
- hayatın çok sıkıcı olması5
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı8
- türk düşmanı piçler6
bir antipsikotik yüzünden bünyemde ortaya çıkan ve günlerdir başıma büyük belalar açan beter rahatsızlık. ilacı kullanan çoğu insanda ortaya çıkmazken bir grup insanda bu yan etkinin neden ortaya çıktığını doktorlar daha iyi bilir ama huzursuz bacak sendromunuz varsa antipsikotik almadan önce iki kere düşünün. çünkü bu rahatsızlık somatik sinir sistemiyle alakalı bir olaymış ve antipsikotik tetikliyormuş anladığım kadarıyla. eğer ilacı aldıysanız ve akatizi başladıysa da endişe etmeyin, ve direkt doktorunuza gidin.
hala tamamen iyi hissetmesem de yerimde durabiliyorum artık, tüm bunların altında psikolojik sebepler de yattığından biraz rahatlamamı sağlar diye kendimi zorlayarak başıma gelenleri yazacağım. belki yaşayanlara da faydası olur. başlayabilirsem yazı uzun olacak gibime geliyor.
geçtiğimiz haftalardan birinde bir gün kronik iç sıkıntılarımdan biri bastırdı, yine hayat çok anlamsız gelmeye başladı. hayatımda da her şey ters düz olduğundan ve ben toparlayacak gücü bulamadığımdan artık devlet hastanesinde bir psikiyatriste görüneyim dedim. ilaç yazıp yolluyor biliyorum ama ilaca bile razıydım. bir hafta sonra gittim. şaşırtmadı ve ilaç yazdı. abizol ve lustral. aldım ve kullanmaya başladım.
iki gün sonra bana bir şeyler olmaya başladı. yerimde duramıyorum. sürekli hareket etme ihtiyacı duyuyorum. huzursuz bacak sendromunda bir türlü rahat edemezsiniz ya onun on kat daha beter hali. koltukta oturuyorum, bir dakika içinde onlarca kez pozisyon değiştiriyorum. sabit durduğumda kafayı yiyecek gibi oluyorum. böyle anlatınca komik dursa da oldukça dayanılmaz. sebebi abizolmüş ve bu yaşadıklarıma akatizi deniyormuş.
lanet olsun ki haftasonuydu. cumartesi başladı bu durum. pazar sabahına kadar dayandım. pazar sabahı kpss ye girecektim, ilk doksan dakika çıkmak yasakmış. beni oraya çivileseler 90 dakika o sırada sabit duramayacağımdan sınava gitmeme rağmen, başlamasına on beş dakika kala sınıftan çıkıp eve geldim bu yüzden, girmedim. sonra çantamı kapıp acilde soluğu aldım. tabi bu sırada yolda geçirdiğim minibüs yolculukları bile benim canıma okuyordu, sürekli kıpırdanıp duruyordum. bir tek hareket halindeyken rahat edebiliyordum biraz olsun. acildeki doktor bana o ilacı hemen kes dedi, başka da bir şey yapmadı. ben de o akşam içmedim, aynı günün sabahı korkudan lustrali de almadım hatta. ama o gün akşam olana kadar öldüm. vücudumun kaybettiğim kontrolüyle birlikte beynimin kontrolünü de kaybetmeye başladım. ölüm düşünceleri bastırmaya başladı acaba lustrali almadığımdan mı oldu bu bilmiyorum ama içimde biriktirdiğim tüm korkular beynimi ele geçirmeye başladı, ölücem, kontrolümü kaybedip kendimi öldürücem sandım. kalbim son hız atmaya, sıkışmaya başladı, kalp krizi geçirmekten korktum. nasıl savuşturdum, nasıl sağ çıktım bilmiyorum o an ama anladığım şey bunun gelmek üzere olan panik atak krizi olduğuydu. kafamı dağıtmaya zorladım kendimi devasa bir güç harcayarak ve aylar önce gittiğim ama maddi sebeplerle devam edemediğim, çok güvendiğim psikiyatristimi aradım ağlayarak. bana ertesi gün için randevu verdi sabaha. gittim ama yine metroda kriz geliyordu, sakin ol son üç durak, son iki durak diye diye kendimi rahatlatmaya çalıştım. gittim ve 2 saati aşkın konuştuk, çok rahatlattı sağolsun. o daha çok psikolojik olduğuna inandığından ve ilaçsız baş etmemi istediğinden bir şey olursa saat kaç olursa olsun aramamı söyledi ve ilaç vermedi. geldim eve. panik atak krizleri uzaklaşsa da akatizi hala devam ediyordu.
babamlarla konuştum, babam halimi duyar duymaz o akşam soluğu yanımda aldı. ertesi gün bana bu ilacı veren doktora gittik. bazı hastalarda yarımla başlanılsa bile böyle yan etkiler yaptığını söyledi, akatizinin geçmesi için dideral verdi, başka antipsikotik ve antidepresan yazacaktı istemedim. ilaç almadan terapi düşündüğümü söyledim. o da kesinlikle terapi almam gerektiğini söyledi, aynı zamanda psikiyatrist olan bir terapistten. ve eve döndük.
bugünse hala geçmiş sayılmaz fakat akatizim az kaldı ve kafam rahatladı, panik atak belirtileri yok oldu. şu an vitamin ve pasiflora kullandığımdan mahalledeki eczacıya danıştım birlikte kullanıldığında dideralle etkileşir mi diye o da pasiflora ile dideralin ağır gelebileceğini söyledi ve akatizinin tamamen geçmesi için ilk olarak kafamı boşaltmamı, içime attıklarımı akıtmamı söyledi. hatta arada sıkıldığımda oraya gelebileceğimi, oradaki ablayla ve kendisiyle konuşabileceğimi söyledi. çok tatlı bir amcaydı. bugün heykele, setbaşına yürüyerek gidip geldiğini, yeni geldiğini söyledi ve bana da çıkıp bolca yürümemi önerdi. yaklaşık bir yıl önce yine oradaki abladan, iflasın eşiğinde olduğunu duymuştum bu eczacı amcanın, gittiğim o gün üzüldüğünü ve yine kafa dağıtmak için yürüyüşe gittiğini duymuştum unutmuyorum. bugün tanışmak nasip oldu, bundan sonra diğer iki eczaneye hiç gitmeyeceğim.
canıma okuyan bu olaydan iki ders çıkardım. hayat rutini içinde unutsak da hiçbir şey sağlıktan önemli değil bu bir! bir de öyle her doktorun yazdığı ilacı (hele ki ilaç ağırsa) çerez niyetine kullanmadan önce iki kere düşünmek gerek! artık sorunlarımla antidepresan kullanmadan baş etmeye çalışacağım bir de.
hala tamamen iyi hissetmesem de yerimde durabiliyorum artık, tüm bunların altında psikolojik sebepler de yattığından biraz rahatlamamı sağlar diye kendimi zorlayarak başıma gelenleri yazacağım. belki yaşayanlara da faydası olur. başlayabilirsem yazı uzun olacak gibime geliyor.
geçtiğimiz haftalardan birinde bir gün kronik iç sıkıntılarımdan biri bastırdı, yine hayat çok anlamsız gelmeye başladı. hayatımda da her şey ters düz olduğundan ve ben toparlayacak gücü bulamadığımdan artık devlet hastanesinde bir psikiyatriste görüneyim dedim. ilaç yazıp yolluyor biliyorum ama ilaca bile razıydım. bir hafta sonra gittim. şaşırtmadı ve ilaç yazdı. abizol ve lustral. aldım ve kullanmaya başladım.
iki gün sonra bana bir şeyler olmaya başladı. yerimde duramıyorum. sürekli hareket etme ihtiyacı duyuyorum. huzursuz bacak sendromunda bir türlü rahat edemezsiniz ya onun on kat daha beter hali. koltukta oturuyorum, bir dakika içinde onlarca kez pozisyon değiştiriyorum. sabit durduğumda kafayı yiyecek gibi oluyorum. böyle anlatınca komik dursa da oldukça dayanılmaz. sebebi abizolmüş ve bu yaşadıklarıma akatizi deniyormuş.
lanet olsun ki haftasonuydu. cumartesi başladı bu durum. pazar sabahına kadar dayandım. pazar sabahı kpss ye girecektim, ilk doksan dakika çıkmak yasakmış. beni oraya çivileseler 90 dakika o sırada sabit duramayacağımdan sınava gitmeme rağmen, başlamasına on beş dakika kala sınıftan çıkıp eve geldim bu yüzden, girmedim. sonra çantamı kapıp acilde soluğu aldım. tabi bu sırada yolda geçirdiğim minibüs yolculukları bile benim canıma okuyordu, sürekli kıpırdanıp duruyordum. bir tek hareket halindeyken rahat edebiliyordum biraz olsun. acildeki doktor bana o ilacı hemen kes dedi, başka da bir şey yapmadı. ben de o akşam içmedim, aynı günün sabahı korkudan lustrali de almadım hatta. ama o gün akşam olana kadar öldüm. vücudumun kaybettiğim kontrolüyle birlikte beynimin kontrolünü de kaybetmeye başladım. ölüm düşünceleri bastırmaya başladı acaba lustrali almadığımdan mı oldu bu bilmiyorum ama içimde biriktirdiğim tüm korkular beynimi ele geçirmeye başladı, ölücem, kontrolümü kaybedip kendimi öldürücem sandım. kalbim son hız atmaya, sıkışmaya başladı, kalp krizi geçirmekten korktum. nasıl savuşturdum, nasıl sağ çıktım bilmiyorum o an ama anladığım şey bunun gelmek üzere olan panik atak krizi olduğuydu. kafamı dağıtmaya zorladım kendimi devasa bir güç harcayarak ve aylar önce gittiğim ama maddi sebeplerle devam edemediğim, çok güvendiğim psikiyatristimi aradım ağlayarak. bana ertesi gün için randevu verdi sabaha. gittim ama yine metroda kriz geliyordu, sakin ol son üç durak, son iki durak diye diye kendimi rahatlatmaya çalıştım. gittim ve 2 saati aşkın konuştuk, çok rahatlattı sağolsun. o daha çok psikolojik olduğuna inandığından ve ilaçsız baş etmemi istediğinden bir şey olursa saat kaç olursa olsun aramamı söyledi ve ilaç vermedi. geldim eve. panik atak krizleri uzaklaşsa da akatizi hala devam ediyordu.
babamlarla konuştum, babam halimi duyar duymaz o akşam soluğu yanımda aldı. ertesi gün bana bu ilacı veren doktora gittik. bazı hastalarda yarımla başlanılsa bile böyle yan etkiler yaptığını söyledi, akatizinin geçmesi için dideral verdi, başka antipsikotik ve antidepresan yazacaktı istemedim. ilaç almadan terapi düşündüğümü söyledim. o da kesinlikle terapi almam gerektiğini söyledi, aynı zamanda psikiyatrist olan bir terapistten. ve eve döndük.
bugünse hala geçmiş sayılmaz fakat akatizim az kaldı ve kafam rahatladı, panik atak belirtileri yok oldu. şu an vitamin ve pasiflora kullandığımdan mahalledeki eczacıya danıştım birlikte kullanıldığında dideralle etkileşir mi diye o da pasiflora ile dideralin ağır gelebileceğini söyledi ve akatizinin tamamen geçmesi için ilk olarak kafamı boşaltmamı, içime attıklarımı akıtmamı söyledi. hatta arada sıkıldığımda oraya gelebileceğimi, oradaki ablayla ve kendisiyle konuşabileceğimi söyledi. çok tatlı bir amcaydı. bugün heykele, setbaşına yürüyerek gidip geldiğini, yeni geldiğini söyledi ve bana da çıkıp bolca yürümemi önerdi. yaklaşık bir yıl önce yine oradaki abladan, iflasın eşiğinde olduğunu duymuştum bu eczacı amcanın, gittiğim o gün üzüldüğünü ve yine kafa dağıtmak için yürüyüşe gittiğini duymuştum unutmuyorum. bugün tanışmak nasip oldu, bundan sonra diğer iki eczaneye hiç gitmeyeceğim.
canıma okuyan bu olaydan iki ders çıkardım. hayat rutini içinde unutsak da hiçbir şey sağlıktan önemli değil bu bir! bir de öyle her doktorun yazdığı ilacı (hele ki ilaç ağırsa) çerez niyetine kullanmadan önce iki kere düşünmek gerek! artık sorunlarımla antidepresan kullanmadan baş etmeye çalışacağım bir de.
Gündemdeki Haberler