bugün
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- iltica27
- saraca096
- uzaylılar selam verir mi4
- cam açık ve çıplak uyumak7
- saraca09'a yapılan haksızlık3
- kadınların yedekte erkek tutması6
- kolye142
- ofis pornosu13
- uzaylılar kovalasın seni3
- uzaylılar da tarım yapıyorlar mı2
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- 5 bin kişinin katıldığı konserde ölüm2
- asansörde konuşmama kuralı9
- ilişkiye ara vermek10
- marka giyinmek9
- flört etmeyen insanın ilkeli duruşu2
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- uzaylılar elbise giyer mi2
- arda güler3
- uzaylıların amınakoyim2
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- bu saatte yemek yemek8
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- ölümün çözüm olduğunu düşünmek4
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri4
- pazartesilerden nefret etmek2
- filistin eğitim bakanlığı ndan koruma çağrısı2
- siyah saçlı beyaz tenli kız7
- sevgiliden ayrılamama nedenleri2
- migren4
- sevgiliden ayrilamayip onun terk etmesini beklemek2
- nervionun mavi gözleri11
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- hayatın acı gerçekleri6
- gerçekten iğrenç bir hayat2
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- bik bik'in hacker'a yemek yapması18
- şargoz2
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- gecelerin kötü olması2
- cep telefonu22
- kaybolan çorabın teki3
- ona bir şey söyle13
- nokia20
- 186 boyundaki erkek7
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
--spoiler--
Abdullah Gül’den AB üyeliği ve müzakere süreci ile ilgili açıklamalar
11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, AB üyelik müzakereleri sürecinde son dönemde yaşananları sağlıklı bulmadığını belirtti. "AB üyeliği müzakereleri başlatan bir kişiyim"diyen Gül, "Burada mantaliteyi iyi koymamız gerekir. Bu süreç bizim işimize yarıyor mu yaramıyor mu. Sürekli işimize yaramıştır, ekonomik olarak da siyasi olarak da yaramıştır. Nitekim en büyük ekonomik büyümeleri o dönemde gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı.
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye Kalite Derneği(KalDer) tarafından düzenlenen 25. Kalite Kongresi’nin açılış konuşmasını yaptı. Açılış konuşmalarının ardından Abdullah Gül ile bir söyleşi gerçekleştirildi. Burada, 11. Cumhurbaşkanı Gül’e Avrupa Birliği (AB) üyeliği müzakere sürecinde son dönemde yaşananlarla ilgili düşünceleri ve bu sürecin nasıl doğru yönetilebileceğine dair düşünceleri soruldu.
“SÜRECi SAĞLIKLI BULMUYORUM”
Yaşanan süreci sağlıklı bulmadığını belirten Gül, “Bunlara kendi çıkarımız açısından bakıyorum. AB üyeliğini Cumhurbaşkanı olduğumda muhatabım Cumhurbaşkanlarına gerek ikili gerekse açık toplantılarda çok söylemişimdir. Esas hedef, AB’nin 2728 üye ülkesinden biri olmak değildir; mesele o seviyede bir ülke olmaktır. Bunu Avrupa’yı tatmin etmek, Avrupa’ya taviz vermek anlamında görürseniz yanılırsınız” diye konuştu.
“TÜRKiYE BU SÜREÇTE GÜÇLÜ MÜ ZAYIF MI HALE GELDi”
Türkiye’nin bu süreçte güçlü mü zayıf mı hale geldiğinin dikkate alınmasını gerektiğini belirten Abdullah Gül şunları söyledi:
“Bu süreçte Türkiye güçlü hale mi geldi zayıf bir hale mi Bakıldığında, reform sürecinde gerek siyasi gerek ekonomi gerek ‘Maastricht’ kriterleri dediğimiz onun temeli çalışan, işleyen fonksiyonel serbest bir piyasa ekonomisini sağlamaktır. Bunu sağlamak için biz, bazı kuralları, kanunları değiştirdiysek, bazı düzenlemeleri yaptıysak bu Türkiye’nin aleyhine olduysa zaten yapmamamız lazım. O zaman suçlu oluruz. Ama Türkiye’ye fayda getirdiyse o zaman AB’den faydalanıyorsunuz demektir. Nihayetinde bu süreç içerisinde Türkiye’ye en büyük yabancı sermaye böyle geldi. 2002’den önce Türkiye’ye yıllık 1 milyar dolar yabancı sermaye ancak gelirdi. Öyle yıllar oldu ki biz bu reform sürecine başladık, bütün kurallarımızı ‘upgrate’ ettiğimizde Türkiye’ye yıllık 25 milyar dolar hatta 28 milyar dolara kadar sermaye geldi. Zaten tasarrufu olmayan bir ülkeyiz, tasarruf olmayınca nasıl yatırım yapacaksın, nasıl büyüyeceksin O zaman başkasının tasarrufunu alıp getireceksin kendi ülkenin çıkarı için kullanacaksın.”
“EN BÜYÜK EKONOMiK BÜYÜMELERi O DÖNEMDE GERÇEKLEŞTiRDiK”
Abdullah Gül, AB üyeliği müzakerelerinin siyasi sürecine de değindi. Sürecin Türkiye’ye hem ekonomik hem de siyasi olarak yaradığını kaydeden Gül, “Temel hak ve özgürlükler konusunda standartlarımız daha yüksek değilse bu Avrupalıya verilen bir hak mı yoksa Türkiye halkına verilen bir hak mı Türk halkını temel hak ve özgürlük standartlarını yükselttiysek bu kendi halkımız adına onur duymamız gerekir. Burada mantaliteyi iyi koymamız gerekir. Bu süreç bizim işimize yarıyor mu yaramıyor mu Sürekli işimize yaramıştır, ekonomik olarak da siyasi olarak da yaramıştır. Nitekim en büyük ekonomik büyümeleri o dönemde gerçekleştirdik” dedi.
“AB ÜYELiĞi MÜZAKERELERiNi BAŞLATAN KiŞiYiM”
“AB üyeliği müzakereleri başlatan bir kişiyim” diyen Abdullah Gül, “Başladıktan sonra da katılım sürecini yaptık. Bu süreçte AB’nin de çok büyük hataları oldu” ifadelerini kullandı. Gül, Türkiye’nin hak ve özgürlükler alanında kendi standartlarını yükseltmesine vurgu yaptı. Modarötürün bazı fasılların açılmamasına ve açılanların da kapatılamaması üzerine bir sorusu da Gül, “Kapanamamasının sebebi Avrupalıların öngörüsüzlüğü ve vizyonsuzluğudur. Yani bunlar çok küçük hesaplar” şeklinde yanıtladı.
--spoiler--
Abdullah Gül’den AB üyeliği ve müzakere süreci ile ilgili açıklamalar
11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, AB üyelik müzakereleri sürecinde son dönemde yaşananları sağlıklı bulmadığını belirtti. "AB üyeliği müzakereleri başlatan bir kişiyim"diyen Gül, "Burada mantaliteyi iyi koymamız gerekir. Bu süreç bizim işimize yarıyor mu yaramıyor mu. Sürekli işimize yaramıştır, ekonomik olarak da siyasi olarak da yaramıştır. Nitekim en büyük ekonomik büyümeleri o dönemde gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı.
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye Kalite Derneği(KalDer) tarafından düzenlenen 25. Kalite Kongresi’nin açılış konuşmasını yaptı. Açılış konuşmalarının ardından Abdullah Gül ile bir söyleşi gerçekleştirildi. Burada, 11. Cumhurbaşkanı Gül’e Avrupa Birliği (AB) üyeliği müzakere sürecinde son dönemde yaşananlarla ilgili düşünceleri ve bu sürecin nasıl doğru yönetilebileceğine dair düşünceleri soruldu.
“SÜRECi SAĞLIKLI BULMUYORUM”
Yaşanan süreci sağlıklı bulmadığını belirten Gül, “Bunlara kendi çıkarımız açısından bakıyorum. AB üyeliğini Cumhurbaşkanı olduğumda muhatabım Cumhurbaşkanlarına gerek ikili gerekse açık toplantılarda çok söylemişimdir. Esas hedef, AB’nin 2728 üye ülkesinden biri olmak değildir; mesele o seviyede bir ülke olmaktır. Bunu Avrupa’yı tatmin etmek, Avrupa’ya taviz vermek anlamında görürseniz yanılırsınız” diye konuştu.
“TÜRKiYE BU SÜREÇTE GÜÇLÜ MÜ ZAYIF MI HALE GELDi”
Türkiye’nin bu süreçte güçlü mü zayıf mı hale geldiğinin dikkate alınmasını gerektiğini belirten Abdullah Gül şunları söyledi:
“Bu süreçte Türkiye güçlü hale mi geldi zayıf bir hale mi Bakıldığında, reform sürecinde gerek siyasi gerek ekonomi gerek ‘Maastricht’ kriterleri dediğimiz onun temeli çalışan, işleyen fonksiyonel serbest bir piyasa ekonomisini sağlamaktır. Bunu sağlamak için biz, bazı kuralları, kanunları değiştirdiysek, bazı düzenlemeleri yaptıysak bu Türkiye’nin aleyhine olduysa zaten yapmamamız lazım. O zaman suçlu oluruz. Ama Türkiye’ye fayda getirdiyse o zaman AB’den faydalanıyorsunuz demektir. Nihayetinde bu süreç içerisinde Türkiye’ye en büyük yabancı sermaye böyle geldi. 2002’den önce Türkiye’ye yıllık 1 milyar dolar yabancı sermaye ancak gelirdi. Öyle yıllar oldu ki biz bu reform sürecine başladık, bütün kurallarımızı ‘upgrate’ ettiğimizde Türkiye’ye yıllık 25 milyar dolar hatta 28 milyar dolara kadar sermaye geldi. Zaten tasarrufu olmayan bir ülkeyiz, tasarruf olmayınca nasıl yatırım yapacaksın, nasıl büyüyeceksin O zaman başkasının tasarrufunu alıp getireceksin kendi ülkenin çıkarı için kullanacaksın.”
“EN BÜYÜK EKONOMiK BÜYÜMELERi O DÖNEMDE GERÇEKLEŞTiRDiK”
Abdullah Gül, AB üyeliği müzakerelerinin siyasi sürecine de değindi. Sürecin Türkiye’ye hem ekonomik hem de siyasi olarak yaradığını kaydeden Gül, “Temel hak ve özgürlükler konusunda standartlarımız daha yüksek değilse bu Avrupalıya verilen bir hak mı yoksa Türkiye halkına verilen bir hak mı Türk halkını temel hak ve özgürlük standartlarını yükselttiysek bu kendi halkımız adına onur duymamız gerekir. Burada mantaliteyi iyi koymamız gerekir. Bu süreç bizim işimize yarıyor mu yaramıyor mu Sürekli işimize yaramıştır, ekonomik olarak da siyasi olarak da yaramıştır. Nitekim en büyük ekonomik büyümeleri o dönemde gerçekleştirdik” dedi.
“AB ÜYELiĞi MÜZAKERELERiNi BAŞLATAN KiŞiYiM”
“AB üyeliği müzakereleri başlatan bir kişiyim” diyen Abdullah Gül, “Başladıktan sonra da katılım sürecini yaptık. Bu süreçte AB’nin de çok büyük hataları oldu” ifadelerini kullandı. Gül, Türkiye’nin hak ve özgürlükler alanında kendi standartlarını yükseltmesine vurgu yaptı. Modarötürün bazı fasılların açılmamasına ve açılanların da kapatılamaması üzerine bir sorusu da Gül, “Kapanamamasının sebebi Avrupalıların öngörüsüzlüğü ve vizyonsuzluğudur. Yani bunlar çok küçük hesaplar” şeklinde yanıtladı.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar