bugün
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler8
- sinek as'ın sözlüğe vedası9
- yaşlıların folklifte portif demesi7
- sizin seksten başka derdiniz yok mu aq4
- ulus3
- balık yanına en yakışan çorba9
- bik bik'in mutfağına konuk olmak5
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek6
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek2
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın16
- süleyman soylu3
- salçalı makarna2
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak20
- 40 yaşında halen sürpriz yumurta alan insan5
- kaçak çay19
- devletin galatasaray a stad yapması2
- 3000 yıldır uyuyan mumyayı uyandırmak3
- arkadaşlar öldünüz mü10
- müslüm gürses'i herkesin sevmesi6
- arkadaşlar ben tekele gidiyorum bir şey lazım mı2
- anal ilişki yaparsak hemoroid olur muyuz10
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri15
- ismail kartal vs okan buruk2
- askerde özlenen şeyler11
- electronic arts2
- nemlendirici krem20
- kedi eti3
- ekonomi5
- nev19
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın6
- 43 bin yaşlının ölümünde ağır ihmal4
- mustafa sarıgül'ün babanızla arkadaş olması3
- pazardan ananas aldırdım deyip gülen mal nesil2
- beslenme2
- şaka maka bir ayda kilo vermek2
- gocu nerede gocu9
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek12
- keşke atatürk hiç doğmasaydı diye düşünen yobaz4
- atatürk'ün en büyük düşmanı2
- atatürk'ün islam ile değil emevi diniyle savaşması4
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum7
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- anın görüntüsü19
- nissan micra kullanan erkek11
- yapay zekayı destekleyen mallar4
- fenerbahçe medyası2
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- clio klitorisin kısaltılmışıdır5
- kobra takibi3
- telefonlardaki görüntüler porno sitelere satılıyor3
bütün bunları anlatmak için ayda 400 TL psikologa en az bir o kadar da biraya para veriyorum. en az 10 adet arkadaşımla ara ara görüşüyorum ve kafalarını ütülüyorum.
kesmedi.
bundan 6 yıl önce, dünyanın neresinde, hangi koşullarda, hangi kimlikte görürsem göreyim aşık olacağımdan emin olduğum insanla karşılaştım.
6 yıl boyunca onu her gördüğümde kalbim yerinden oynadı, dünya üzerinde daha güzel bir yüz olacağına inanmadım-hala inanmıyorum-, daha güzel bir ses duyamayacağıma eminim, bir insanın gülüşünün bir diğerinin hayatını nasıl ters yüz edebileceğini bilmezdim, sayesinde öğrendim.
tabi hayat bu kadar romantik değil. hayat avam. hayatta parasızlık var. kaynana fişteklemesi dediğimiz olaylar var. üremeyi ebeveynlik sanan insanlar var. ego savaşı var. "benim dediğim " "hayır benim dediğim" var. en çok kim emek verdi sidik yarışı var. kıskançlık var. hayat boktandı, benim zihnimin bir köşesi hala dokunulmaz idi. ama o zihnindekileri dahi açmayan bir yabancıydı. güzel gözleri bana bakıyor ama ne düşünüyor belli değildi.
6 yıl birlikte geçirdikten, evi barkı çeyizi dizdikten, nişan yaptıktan, hayatımızı bilikte geçireceğimize dair ilanı bir tek donald trump duymamışken-o zaman çok da gündemimizde değildi, şimdi olsa eminim ona da bizimle ilgili ölümcül fikirlerini sorardık- yollarımız ayrıldı. "sen öyle dedin" "sen böyle yaptın" diyerek ayrıldık. trump'a gerek kalmadı. anası yeterliydi.
sonra ne oldu?
klasik Türk filmi devam etti. pusuya yatmış yakın arkadaş ufak ufak hayata sızar, ellerinden tutar, "neden istenmedim, neden, onsuz da yaşarım ne olacak" diye düşünen kadın karakter gelen bu şefkatli çağrıya kendini kaptırır, "hayat böyle de güzel, beklemeyeceğim artık yeter" der.... fakat nafile.
aşk hayatta bir kez başa gelir. hissedilen diğer her şey mutluluk, huzur, tutku, şefkat, sevgidir belki. güzeldir hepsi. ama aşk tek seferliktir. hayat psikologla geçirilen mantık yürütme seanslarının gazına ve içilen galonlarca içkinin ayyaşlığında bok püsür geçer.
geri de dönemezsin. bir başkasının ellerinden tutmuş olmanın getirdiği utanç ile "istemiyorum seni" demek zorunda kalırsın. böylece bir sıradan hayat daha boktan sebepler uğruna boktan bir süreçle nihayet bulur.
hayat garip, boklar falan.
kesmedi.
bundan 6 yıl önce, dünyanın neresinde, hangi koşullarda, hangi kimlikte görürsem göreyim aşık olacağımdan emin olduğum insanla karşılaştım.
6 yıl boyunca onu her gördüğümde kalbim yerinden oynadı, dünya üzerinde daha güzel bir yüz olacağına inanmadım-hala inanmıyorum-, daha güzel bir ses duyamayacağıma eminim, bir insanın gülüşünün bir diğerinin hayatını nasıl ters yüz edebileceğini bilmezdim, sayesinde öğrendim.
tabi hayat bu kadar romantik değil. hayat avam. hayatta parasızlık var. kaynana fişteklemesi dediğimiz olaylar var. üremeyi ebeveynlik sanan insanlar var. ego savaşı var. "benim dediğim " "hayır benim dediğim" var. en çok kim emek verdi sidik yarışı var. kıskançlık var. hayat boktandı, benim zihnimin bir köşesi hala dokunulmaz idi. ama o zihnindekileri dahi açmayan bir yabancıydı. güzel gözleri bana bakıyor ama ne düşünüyor belli değildi.
6 yıl birlikte geçirdikten, evi barkı çeyizi dizdikten, nişan yaptıktan, hayatımızı bilikte geçireceğimize dair ilanı bir tek donald trump duymamışken-o zaman çok da gündemimizde değildi, şimdi olsa eminim ona da bizimle ilgili ölümcül fikirlerini sorardık- yollarımız ayrıldı. "sen öyle dedin" "sen böyle yaptın" diyerek ayrıldık. trump'a gerek kalmadı. anası yeterliydi.
sonra ne oldu?
klasik Türk filmi devam etti. pusuya yatmış yakın arkadaş ufak ufak hayata sızar, ellerinden tutar, "neden istenmedim, neden, onsuz da yaşarım ne olacak" diye düşünen kadın karakter gelen bu şefkatli çağrıya kendini kaptırır, "hayat böyle de güzel, beklemeyeceğim artık yeter" der.... fakat nafile.
aşk hayatta bir kez başa gelir. hissedilen diğer her şey mutluluk, huzur, tutku, şefkat, sevgidir belki. güzeldir hepsi. ama aşk tek seferliktir. hayat psikologla geçirilen mantık yürütme seanslarının gazına ve içilen galonlarca içkinin ayyaşlığında bok püsür geçer.
geri de dönemezsin. bir başkasının ellerinden tutmuş olmanın getirdiği utanç ile "istemiyorum seni" demek zorunda kalırsın. böylece bir sıradan hayat daha boktan sebepler uğruna boktan bir süreçle nihayet bulur.
hayat garip, boklar falan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar