bugün
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak7
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- allah varsa beni milli yapsın4
- gocu nerede4
- 6 eylül fenerbahçe beşiktaş maçı4
- çeşme de beach çalışanlarının vatandaşa saldırması3
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları34
- türklerin başarıları2
- surströmming2
- berra ahsen uslu2
- ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu3
- allah varsa afrika daki çocuklar niye aç2
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak5
- ruhi çenet2
- memecoin2
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi5
- tron coin2
- haluk levent bahis yazışmaları3
- ezgi dalgıç2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı3
- fenerbahçeye 500 lira basmak2
- bir kadının en güzel bölgesi11
- pelin karahan2
- regl dönemi dengesizlikleri4
- rojin kabaiş2
- dünya fenerbahçeliler günü3
- jhon lucumi2
- 2000 tl ile yapılabilecekler3
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- ekrem imamoğlu3
- masaj bekleyen yazarlar3
- ona bir şey söyle13
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- ayakkabıya sinen ayak kokusu3
- vantilatörü kendine çevirmek10
- türklerin ileri olduğu konular21
- dünyanın en güzel tatlısı11
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak3
- iphone 17 pro max2
- eksileyen yazar ezikliği2
- seni seviyordum ama sen beni anlamadın3
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- pazar günü mesai yapmak3
- 17 yaşındaki kızı sevene pedofili demek2
- michael olise3
- ingiltere8
- fransa7
- badem dolgulu kruvasan3
evden taşınmama sebep olan talihsiz kaza.
kız arkadaşım yasemin ne zamandır nasıl bir evde yaşadığımı, ne yediğimi vs. merak eder ve bir geceliğine de olsa bende kalmak isterdi. ancak oldukça tutucu bir aile apartmanında yaşadığım için bu isteği her defasında reddediyor ve oldukça samimi bir şekilde nedenleri açıklıyordum. son zamanlarda sürekli "yahu 1 saatliğine geleyim aşkım bari." şeklindeki tekliflerden bunalarak geçen hafta eve çağırdım ki çağırmaz olaydım.
apartmanın hiçbir şeyi duymadığı sabaha karşı saatlerde -ki 4.30 suları- yasemin eve geldi ve sanki kendi eviymişçesine içeri daldı. sürekli babet giydiği için ayaklarının damar içinde olduğunu sürekli görüp irkiliyordum ancak o ayaklar babetten çıkınca leş kokuyla da yüzleşmiş oldum. kendisini çok sevdiğim için yüzüne vurmadım bu rezilliği ama salona gittiğinde sokak kapısını kapatmayıp içeriyi havalandırmaktan da vazgeçmedim.
yasemin elinde migros poşetiyle gelmişti ve içinde sadece pijama vardı. pijamalarını giyinmek üzere bana yatakodasının yerini sordu:
-aşkım pijamalarımı giyeceğim de yatak odası nerede?
+neden pijama giyiyorsun ki yasemin?
-tatlım gece uyumadım sana gelmek için, burda uyuyacağım. *
+ha tamam. koridorun sonunda canım.
yasemin 5 dakika sonra pijamalarını giymiş şekilde geldi ve nerede uyuyacağını sordu:
-aşkım senin yatağın tekli, oraya sığmayız. koltuğu aç da beraber yatalım. ;))
+beraber olmaz yasemin, utanırım ben.
-ya neyden utanıyorsun, alt tarafı yanıma yatacaksın. <3
+olmaz yasemin ya, geç benim yatağımda yat; ben yatarım burda.
-aşkım korkarım şimdi ben gece ama. :(
+tamam yasemin, koltuğu aç sen; tuvaletimi yapıp geliyorum. istersen yatmadan sen de yap da geceleyin beni uyandırma, çişin mişin gelir.
-yok şekerim, ben gelmeden yaptım. ;))
mecburen yasemin'le aynı koltuğa yatacaktım ve oldukça gergindim. tuvaletimi yaptıktan sonra salona geldim ve yasemin'in yanına uzandım:
-yasemin arkamdan sarılma yalnız, çok rahatsız oluyorum.
+aşkım öbür tarafıma dönersem kafamı duvara vururum ama.
-tamam da resmen bacağına oturtturdun beni. sırtını dön lütfen.
+aman tamam, döneriz.
yasemin sırtını döndükten 10 dakika sonra uyumuştu ama ben sabah geç kalktığım için bir türlü uyuyamadım. hemen yanımda duran telefonumdan biraz internete bakmaya karar verdim ve sözlüğü okumaya başladım. yarım saatlik entry okuma faslından sonra lob bölgemde sıcak bir şeylerin aktığını hissettim.
neler olduğuna anlam verememiştim. bir an "terledik mi yahu." diye düşündükten sonra burnuma hayatımda duyduğum en kötü bok kokusu geldi ve olayın şokuyla koltuktan aşağıya düştüm. telefonun ışığını açarak ne olduğuna baktım ve yasemin'in koltuğa öbek halinde sıçtığını gördüm. hızlı bir şekilde yasemin'i uyandırdım:
-yasemin kalk çabuk kalk. öff...
+aşkım nold...
-sana tuvaletini yap demiştim, sıçmışsın koltuğa. ulan hadi bir iki parmak sıçılır, insanlık halidir, anlarım da kiloyla yığmışsın be. nasıl temizleyeceğim ben bunu?
+aşkım iğreniyor musun benden?
-yasemin az aşağıya kaymış olsam ağzıma girecekti, bu ne küstahlık ya?
+tamam volkan, gidiyorum ben. verdiğim rahatsızlıktan ötürü özür dilerim.
-özür dilesen ne olacak? gelmenle evi ayak kokuttun, beni yatağımdan ettin, üstüne kanepeye sıçtın ya. ben yanında osursam olay çıkarırsın.
+...
yasemin koltuktan kalktığında etrafa pislik bulaştırmaması için kolundan tutup banyoya soktum ve duşu açtım:
-aşkım banyoda ne yapacağız ya? ;)))
+taharetleneceksin yasemin, leş gibi kokuyorsun.
-tek mi yapacağım? ;))
+yasemin yıka şu pisliğini!
yasemin'i taharetlenmesi üzere yalnız bıraktıktan sonra ben de tuvalete geçip loblarımdaki pisliği temizledim ve yasemin'i beklemek üzere salona geçtim. 30 dk. sonra yasemin geldi ve mis gibi kokuyordu:
-sen güzel kokuyorsun ama bok kokun duvarlara, perdelere sinmiş hep. taşınmam gerek burdan. mutlu musun?
+gel bende kal aşkım. <3
-tek kuruş para ödemem ama, haberin olsun.
+sen yeter ki gel aşkitom, hiç sorun değil. <3
o günden beri yasemin'de kalıyorum ve yaptığı şeyi anlaması için çamaşır makinesinin içine bile sıçtım. ama ne yaparsam yapayım kızmıyor, aksine beni daha da teşvik ediyor başka yerlere pislemem için. umarım ilişkimiz bu mutlulukla devam eder.
kız arkadaşım yasemin ne zamandır nasıl bir evde yaşadığımı, ne yediğimi vs. merak eder ve bir geceliğine de olsa bende kalmak isterdi. ancak oldukça tutucu bir aile apartmanında yaşadığım için bu isteği her defasında reddediyor ve oldukça samimi bir şekilde nedenleri açıklıyordum. son zamanlarda sürekli "yahu 1 saatliğine geleyim aşkım bari." şeklindeki tekliflerden bunalarak geçen hafta eve çağırdım ki çağırmaz olaydım.
apartmanın hiçbir şeyi duymadığı sabaha karşı saatlerde -ki 4.30 suları- yasemin eve geldi ve sanki kendi eviymişçesine içeri daldı. sürekli babet giydiği için ayaklarının damar içinde olduğunu sürekli görüp irkiliyordum ancak o ayaklar babetten çıkınca leş kokuyla da yüzleşmiş oldum. kendisini çok sevdiğim için yüzüne vurmadım bu rezilliği ama salona gittiğinde sokak kapısını kapatmayıp içeriyi havalandırmaktan da vazgeçmedim.
yasemin elinde migros poşetiyle gelmişti ve içinde sadece pijama vardı. pijamalarını giyinmek üzere bana yatakodasının yerini sordu:
-aşkım pijamalarımı giyeceğim de yatak odası nerede?
+neden pijama giyiyorsun ki yasemin?
-tatlım gece uyumadım sana gelmek için, burda uyuyacağım. *
+ha tamam. koridorun sonunda canım.
yasemin 5 dakika sonra pijamalarını giymiş şekilde geldi ve nerede uyuyacağını sordu:
-aşkım senin yatağın tekli, oraya sığmayız. koltuğu aç da beraber yatalım. ;))
+beraber olmaz yasemin, utanırım ben.
-ya neyden utanıyorsun, alt tarafı yanıma yatacaksın. <3
+olmaz yasemin ya, geç benim yatağımda yat; ben yatarım burda.
-aşkım korkarım şimdi ben gece ama. :(
+tamam yasemin, koltuğu aç sen; tuvaletimi yapıp geliyorum. istersen yatmadan sen de yap da geceleyin beni uyandırma, çişin mişin gelir.
-yok şekerim, ben gelmeden yaptım. ;))
mecburen yasemin'le aynı koltuğa yatacaktım ve oldukça gergindim. tuvaletimi yaptıktan sonra salona geldim ve yasemin'in yanına uzandım:
-yasemin arkamdan sarılma yalnız, çok rahatsız oluyorum.
+aşkım öbür tarafıma dönersem kafamı duvara vururum ama.
-tamam da resmen bacağına oturtturdun beni. sırtını dön lütfen.
+aman tamam, döneriz.
yasemin sırtını döndükten 10 dakika sonra uyumuştu ama ben sabah geç kalktığım için bir türlü uyuyamadım. hemen yanımda duran telefonumdan biraz internete bakmaya karar verdim ve sözlüğü okumaya başladım. yarım saatlik entry okuma faslından sonra lob bölgemde sıcak bir şeylerin aktığını hissettim.
neler olduğuna anlam verememiştim. bir an "terledik mi yahu." diye düşündükten sonra burnuma hayatımda duyduğum en kötü bok kokusu geldi ve olayın şokuyla koltuktan aşağıya düştüm. telefonun ışığını açarak ne olduğuna baktım ve yasemin'in koltuğa öbek halinde sıçtığını gördüm. hızlı bir şekilde yasemin'i uyandırdım:
-yasemin kalk çabuk kalk. öff...
+aşkım nold...
-sana tuvaletini yap demiştim, sıçmışsın koltuğa. ulan hadi bir iki parmak sıçılır, insanlık halidir, anlarım da kiloyla yığmışsın be. nasıl temizleyeceğim ben bunu?
+aşkım iğreniyor musun benden?
-yasemin az aşağıya kaymış olsam ağzıma girecekti, bu ne küstahlık ya?
+tamam volkan, gidiyorum ben. verdiğim rahatsızlıktan ötürü özür dilerim.
-özür dilesen ne olacak? gelmenle evi ayak kokuttun, beni yatağımdan ettin, üstüne kanepeye sıçtın ya. ben yanında osursam olay çıkarırsın.
+...
yasemin koltuktan kalktığında etrafa pislik bulaştırmaması için kolundan tutup banyoya soktum ve duşu açtım:
-aşkım banyoda ne yapacağız ya? ;)))
+taharetleneceksin yasemin, leş gibi kokuyorsun.
-tek mi yapacağım? ;))
+yasemin yıka şu pisliğini!
yasemin'i taharetlenmesi üzere yalnız bıraktıktan sonra ben de tuvalete geçip loblarımdaki pisliği temizledim ve yasemin'i beklemek üzere salona geçtim. 30 dk. sonra yasemin geldi ve mis gibi kokuyordu:
-sen güzel kokuyorsun ama bok kokun duvarlara, perdelere sinmiş hep. taşınmam gerek burdan. mutlu musun?
+gel bende kal aşkım. <3
-tek kuruş para ödemem ama, haberin olsun.
+sen yeter ki gel aşkitom, hiç sorun değil. <3
o günden beri yasemin'de kalıyorum ve yaptığı şeyi anlaması için çamaşır makinesinin içine bile sıçtım. ama ne yaparsam yapayım kızmıyor, aksine beni daha da teşvik ediyor başka yerlere pislemem için. umarım ilişkimiz bu mutlulukla devam eder.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar