bugün
- kolye54
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı16
- evi ev yapan şeyler10
- bileklik19
- galatasaray19
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip6
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı6
- beşiktaş17
- kedi9
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
- fenerbahçe16
- kadınların çalışması2
- benim de devletim olsun diyen kürt11
- mabel matiz2
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- ataerkillikten tiksinmek2
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u8
- jeffrey epstein2
- anadolu çomarları3
- gençlerbirliği 0 galatasaray 14
- kim kimi neden sevmiyor14
- tır şoförü olmayı istemek12
- yogartiksen40
- saat4
- beko2
- timsah7
- türkiye17
- zebra4
- irfan can eğribayat2
- sevgiliye cartier hediye etmek6
- papağan4
- 6 ayda bir yıkanmak5
- mustafa kemal atatürk2
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- her şeye neden diye sormanın yan etkileri3
- ismet gürbüz3
- ölen kediyi çöpe atmak vs gömmek4
- ona bir şey söyle7
- fuhuş yaparken yakalanan sözlük yazarı2
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- fuhuş yaparken yakalanan travesti polis memuru2
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- azerilerce tokatlanan akpli8
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- osmanlı6
- güneşli sıcıcık bir edirne günü6
- nervio adlı yazara uyarı11
- queen ravenna büyücülük okulu20
- 17 ekim 2026 erzurumspor eyüpspor maçı5
evden taşınmama sebep olan talihsiz kaza.
kız arkadaşım yasemin ne zamandır nasıl bir evde yaşadığımı, ne yediğimi vs. merak eder ve bir geceliğine de olsa bende kalmak isterdi. ancak oldukça tutucu bir aile apartmanında yaşadığım için bu isteği her defasında reddediyor ve oldukça samimi bir şekilde nedenleri açıklıyordum. son zamanlarda sürekli "yahu 1 saatliğine geleyim aşkım bari." şeklindeki tekliflerden bunalarak geçen hafta eve çağırdım ki çağırmaz olaydım.
apartmanın hiçbir şeyi duymadığı sabaha karşı saatlerde -ki 4.30 suları- yasemin eve geldi ve sanki kendi eviymişçesine içeri daldı. sürekli babet giydiği için ayaklarının damar içinde olduğunu sürekli görüp irkiliyordum ancak o ayaklar babetten çıkınca leş kokuyla da yüzleşmiş oldum. kendisini çok sevdiğim için yüzüne vurmadım bu rezilliği ama salona gittiğinde sokak kapısını kapatmayıp içeriyi havalandırmaktan da vazgeçmedim.
yasemin elinde migros poşetiyle gelmişti ve içinde sadece pijama vardı. pijamalarını giyinmek üzere bana yatakodasının yerini sordu:
-aşkım pijamalarımı giyeceğim de yatak odası nerede?
+neden pijama giyiyorsun ki yasemin?
-tatlım gece uyumadım sana gelmek için, burda uyuyacağım. *
+ha tamam. koridorun sonunda canım.
yasemin 5 dakika sonra pijamalarını giymiş şekilde geldi ve nerede uyuyacağını sordu:
-aşkım senin yatağın tekli, oraya sığmayız. koltuğu aç da beraber yatalım. ;))
+beraber olmaz yasemin, utanırım ben.
-ya neyden utanıyorsun, alt tarafı yanıma yatacaksın. <3
+olmaz yasemin ya, geç benim yatağımda yat; ben yatarım burda.
-aşkım korkarım şimdi ben gece ama. :(
+tamam yasemin, koltuğu aç sen; tuvaletimi yapıp geliyorum. istersen yatmadan sen de yap da geceleyin beni uyandırma, çişin mişin gelir.
-yok şekerim, ben gelmeden yaptım. ;))
mecburen yasemin'le aynı koltuğa yatacaktım ve oldukça gergindim. tuvaletimi yaptıktan sonra salona geldim ve yasemin'in yanına uzandım:
-yasemin arkamdan sarılma yalnız, çok rahatsız oluyorum.
+aşkım öbür tarafıma dönersem kafamı duvara vururum ama.
-tamam da resmen bacağına oturtturdun beni. sırtını dön lütfen.
+aman tamam, döneriz.
yasemin sırtını döndükten 10 dakika sonra uyumuştu ama ben sabah geç kalktığım için bir türlü uyuyamadım. hemen yanımda duran telefonumdan biraz internete bakmaya karar verdim ve sözlüğü okumaya başladım. yarım saatlik entry okuma faslından sonra lob bölgemde sıcak bir şeylerin aktığını hissettim.
neler olduğuna anlam verememiştim. bir an "terledik mi yahu." diye düşündükten sonra burnuma hayatımda duyduğum en kötü bok kokusu geldi ve olayın şokuyla koltuktan aşağıya düştüm. telefonun ışığını açarak ne olduğuna baktım ve yasemin'in koltuğa öbek halinde sıçtığını gördüm. hızlı bir şekilde yasemin'i uyandırdım:
-yasemin kalk çabuk kalk. öff...
+aşkım nold...
-sana tuvaletini yap demiştim, sıçmışsın koltuğa. ulan hadi bir iki parmak sıçılır, insanlık halidir, anlarım da kiloyla yığmışsın be. nasıl temizleyeceğim ben bunu?
+aşkım iğreniyor musun benden?
-yasemin az aşağıya kaymış olsam ağzıma girecekti, bu ne küstahlık ya?
+tamam volkan, gidiyorum ben. verdiğim rahatsızlıktan ötürü özür dilerim.
-özür dilesen ne olacak? gelmenle evi ayak kokuttun, beni yatağımdan ettin, üstüne kanepeye sıçtın ya. ben yanında osursam olay çıkarırsın.
+...
yasemin koltuktan kalktığında etrafa pislik bulaştırmaması için kolundan tutup banyoya soktum ve duşu açtım:
-aşkım banyoda ne yapacağız ya? ;)))
+taharetleneceksin yasemin, leş gibi kokuyorsun.
-tek mi yapacağım? ;))
+yasemin yıka şu pisliğini!
yasemin'i taharetlenmesi üzere yalnız bıraktıktan sonra ben de tuvalete geçip loblarımdaki pisliği temizledim ve yasemin'i beklemek üzere salona geçtim. 30 dk. sonra yasemin geldi ve mis gibi kokuyordu:
-sen güzel kokuyorsun ama bok kokun duvarlara, perdelere sinmiş hep. taşınmam gerek burdan. mutlu musun?
+gel bende kal aşkım. <3
-tek kuruş para ödemem ama, haberin olsun.
+sen yeter ki gel aşkitom, hiç sorun değil. <3
o günden beri yasemin'de kalıyorum ve yaptığı şeyi anlaması için çamaşır makinesinin içine bile sıçtım. ama ne yaparsam yapayım kızmıyor, aksine beni daha da teşvik ediyor başka yerlere pislemem için. umarım ilişkimiz bu mutlulukla devam eder.
kız arkadaşım yasemin ne zamandır nasıl bir evde yaşadığımı, ne yediğimi vs. merak eder ve bir geceliğine de olsa bende kalmak isterdi. ancak oldukça tutucu bir aile apartmanında yaşadığım için bu isteği her defasında reddediyor ve oldukça samimi bir şekilde nedenleri açıklıyordum. son zamanlarda sürekli "yahu 1 saatliğine geleyim aşkım bari." şeklindeki tekliflerden bunalarak geçen hafta eve çağırdım ki çağırmaz olaydım.
apartmanın hiçbir şeyi duymadığı sabaha karşı saatlerde -ki 4.30 suları- yasemin eve geldi ve sanki kendi eviymişçesine içeri daldı. sürekli babet giydiği için ayaklarının damar içinde olduğunu sürekli görüp irkiliyordum ancak o ayaklar babetten çıkınca leş kokuyla da yüzleşmiş oldum. kendisini çok sevdiğim için yüzüne vurmadım bu rezilliği ama salona gittiğinde sokak kapısını kapatmayıp içeriyi havalandırmaktan da vazgeçmedim.
yasemin elinde migros poşetiyle gelmişti ve içinde sadece pijama vardı. pijamalarını giyinmek üzere bana yatakodasının yerini sordu:
-aşkım pijamalarımı giyeceğim de yatak odası nerede?
+neden pijama giyiyorsun ki yasemin?
-tatlım gece uyumadım sana gelmek için, burda uyuyacağım. *
+ha tamam. koridorun sonunda canım.
yasemin 5 dakika sonra pijamalarını giymiş şekilde geldi ve nerede uyuyacağını sordu:
-aşkım senin yatağın tekli, oraya sığmayız. koltuğu aç da beraber yatalım. ;))
+beraber olmaz yasemin, utanırım ben.
-ya neyden utanıyorsun, alt tarafı yanıma yatacaksın. <3
+olmaz yasemin ya, geç benim yatağımda yat; ben yatarım burda.
-aşkım korkarım şimdi ben gece ama. :(
+tamam yasemin, koltuğu aç sen; tuvaletimi yapıp geliyorum. istersen yatmadan sen de yap da geceleyin beni uyandırma, çişin mişin gelir.
-yok şekerim, ben gelmeden yaptım. ;))
mecburen yasemin'le aynı koltuğa yatacaktım ve oldukça gergindim. tuvaletimi yaptıktan sonra salona geldim ve yasemin'in yanına uzandım:
-yasemin arkamdan sarılma yalnız, çok rahatsız oluyorum.
+aşkım öbür tarafıma dönersem kafamı duvara vururum ama.
-tamam da resmen bacağına oturtturdun beni. sırtını dön lütfen.
+aman tamam, döneriz.
yasemin sırtını döndükten 10 dakika sonra uyumuştu ama ben sabah geç kalktığım için bir türlü uyuyamadım. hemen yanımda duran telefonumdan biraz internete bakmaya karar verdim ve sözlüğü okumaya başladım. yarım saatlik entry okuma faslından sonra lob bölgemde sıcak bir şeylerin aktığını hissettim.
neler olduğuna anlam verememiştim. bir an "terledik mi yahu." diye düşündükten sonra burnuma hayatımda duyduğum en kötü bok kokusu geldi ve olayın şokuyla koltuktan aşağıya düştüm. telefonun ışığını açarak ne olduğuna baktım ve yasemin'in koltuğa öbek halinde sıçtığını gördüm. hızlı bir şekilde yasemin'i uyandırdım:
-yasemin kalk çabuk kalk. öff...
+aşkım nold...
-sana tuvaletini yap demiştim, sıçmışsın koltuğa. ulan hadi bir iki parmak sıçılır, insanlık halidir, anlarım da kiloyla yığmışsın be. nasıl temizleyeceğim ben bunu?
+aşkım iğreniyor musun benden?
-yasemin az aşağıya kaymış olsam ağzıma girecekti, bu ne küstahlık ya?
+tamam volkan, gidiyorum ben. verdiğim rahatsızlıktan ötürü özür dilerim.
-özür dilesen ne olacak? gelmenle evi ayak kokuttun, beni yatağımdan ettin, üstüne kanepeye sıçtın ya. ben yanında osursam olay çıkarırsın.
+...
yasemin koltuktan kalktığında etrafa pislik bulaştırmaması için kolundan tutup banyoya soktum ve duşu açtım:
-aşkım banyoda ne yapacağız ya? ;)))
+taharetleneceksin yasemin, leş gibi kokuyorsun.
-tek mi yapacağım? ;))
+yasemin yıka şu pisliğini!
yasemin'i taharetlenmesi üzere yalnız bıraktıktan sonra ben de tuvalete geçip loblarımdaki pisliği temizledim ve yasemin'i beklemek üzere salona geçtim. 30 dk. sonra yasemin geldi ve mis gibi kokuyordu:
-sen güzel kokuyorsun ama bok kokun duvarlara, perdelere sinmiş hep. taşınmam gerek burdan. mutlu musun?
+gel bende kal aşkım. <3
-tek kuruş para ödemem ama, haberin olsun.
+sen yeter ki gel aşkitom, hiç sorun değil. <3
o günden beri yasemin'de kalıyorum ve yaptığı şeyi anlaması için çamaşır makinesinin içine bile sıçtım. ama ne yaparsam yapayım kızmıyor, aksine beni daha da teşvik ediyor başka yerlere pislemem için. umarım ilişkimiz bu mutlulukla devam eder.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar