bugün

15 ekim 2016 musul operasyonu

Türkiye'nin Başika'da eğittiği 1500 Iraklının da katıldığı operasyon.

Şunu söylemek lazım, Türkiye vatan hainlerinin, milli duygulardan yoksun benliksiz insanların gördüğü ve söylediği gibi basiretsiz, güçsüz değildir. Türkiye bu musul operasyonunun tamamen dışında da kalabilirdi, eğittiği ve operasyona katılan 1500 askerde dışarıda bırakılabilirdi veya başka sorunlarda olabilirdi. Ancak bu durum Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hiçbir şekilde o topraklardaki gücünü uzun vadede zayıflatmazdı. Şu anki hükümete muhalif olabilirsiniz ki tamamen haklı da olabilirsiniz ama 10 dönem daha bu hükumet olsa bu durum değişmez.

Bunları neye göre söylüyorum? Tabi ki geçmişe bakarak. Kıbrıs Barış Harekatını düşünün. Adada Türklere yapılan baskı, yıldırma, taciz ve tecavüzler harekatın yıllarca öncesinden başladı. Neden Türkiye anında Kıbrıs'a asker yollayıp müdahale etmedi de yıllarca bekledi? Köklü ve geleneği olan devletler ani refleksler göstermez. Sahaya indiğinde ise bu fark edilir. Türkiye o zamanın koşullarına göre şu anki durumundan askeri ve ekonomik olarak daha zayıftı. Ayrıca harekatın karşılığı olarak çok büyük ambargo uygulandı. Buna rağmen o operasyon başarıyla gerçekleştirildi.

Şimdi dönelim bugüne... Türkiye gerek içindeki adına "fetö" dediğimiz ve ülke bürokrasisinin ve askeriyesinin önemli kısmını ele geçirmiş yabancı istihbaratlar yüzünden, gerek sınırlarımız içerisinde ve dışarısında büyüyen terör olayları yüzünden, gerekse beceriksiz idarecileri yüzünden yanlış ve eksik hamleler yapmış olabilir. Ne var ki bu devletin gücünü asla uzun vadede zayıflatmaz. Türkiye Suriye gibi, Irak gibi masa başında kurulan devlet değildir. Kıbrıs sorununda olduğu gibi sabreder, uygun zamanı bekler ve o zaman geldiğinde gereğini yapar. Bunu da süper güç deyip af edersiniz içimizdeki hainlerin kıçlarını yaladığı devletlere rağmen yapar.

Ömrümüz olursa görürüz.

görsel
görsel
görsel
© copyright 2005 - 2026