bugün
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri6
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- ısmet gurbuz parise gitti mi sorunsalı4
- kadın yazar nickleri4
- kolye142
- ismet gurbuz'un zorla tırnaklarını kesmek4
- ayağı olan kadının amacı4
- bir sigaradan çıkan siyah pislik4
- ayak fetişizmini kötü bir şey sanmak3
- fransa11
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- hayrına karpuz dağıtmak3
- doğu türkistan4
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- bik bik'in kraliçe olması10
- sarı tekerin yazar olamaması9
- erkek aslan3
- usualsuspects'in ayağı6
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- 18 ekim 2026 uludağ sözlük resim problemi3
- misafir gelince odaya kacmak4
- karton toplayan çocuğun aslında zengin olması3
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi7
- türk esnafı3
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- columbia3
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- 1 yıl sonraki kendine not2
- ford mondeo vs volkswagen passat3
- usualsuspects aslan parçası4
- cep telefonu22
- akdeniz akşamları gitaristi2
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- futbol20
- peynir dolgulu jalapeno5
- hacker saldırısı gazileri8
- nokia20
- arkadaşınızın sizi övmesi4
- hoşlanılan kızın annesi ile muhabbet etmek2
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- süper lig9
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- kostas mitroglou nun akhisarspor a attığı gol2
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- samsunspor4
- 18 ekim 2026 ktc plakalı araç görmem2
Bu şarkının benim için anlamı büyüktür.
Yıl iki bin bilmem kaç... Tam ergenlik zamanlarım. 10 Mor Ve Ötesi dinleyen kızdan üçü gibi Harun Tekin'e inanılmaz aşığım. Gerçi hala öyle.
Bu şarkının adını duyduğum fakat daha hiç dinleyemediğim gün yatağıma yattığımda gördüğüm rüya şu şekildeydi;
Harun Tekin bir koltukta oturuyor. Ben neredeyim göremiyorum, görüyorum da tanıyamıyorum. Kaynağını göremediğim mavi ve sarı bir ışık var fakat çok cılız. Duvarlar simsiyah. Vokalistin oturduğu koltuk siyah, tekli bir koltuk. Yanında sehpa gibi bir şey var. Adamın elinde bir kadeh, içerisinde sarı bir içki. Öylece bana bakıyor. Normalde rüyamda da görsem yanına koşacağım adamdan tırsıyorum birazcık. Çekiniyorum, garip hissediyorum biraz. Sanki bir çıkmaza girmiş gibiyim. Harun Tekin'de inadına yapıyormuş gibi bana bakıyor dik dik. Aniden bir müzik başlıyor arkadan, irkiliyorum hafifçe, etrafıma bakınıyorum bir kaynak arıyorum yok. Bulanık bir takım kelimeler duyuyorum, anlamıyorum. Beynimde bir uğultuya dönüşüyor şarkı, etrafımızdaki simsiyah duvarlardan rengarenk, parlak boyalar akıyor. Bembeyaz oluyor duvar. Aklımda çarklar dönüyor, bir şeyler karman çorman oluyor. Akrepler, yelkovanlar dönüyor, saatler geçiyor. Yıllar akıyor sanki etrafımdan. Ve ben öylece duruyorum, hiptonize olmuş gibiyim, gözlerimi kaçıramıyorum ondan kilitlendim. Üzerinde beyaz gömlek, siyah takım elbise ince bir de kravat var. O kadar donuk ve ifadesiz ki ondan korkuyor oturduğum yerden kalkmaya çalışıyorum. Kalkamıyorum, o da bana "şanssızsın." Diyor. Tekrardan ona bakıyorum. "Şanssızlığında boğulacaksın. Kilitli kaldığını düşünme ve umudunu sakın kaybetme. Çıkış yolu her zaman vardır. Bunu da unutma." diyor. O sırada kalkabiliyorum. Ayaktayım artık. Tam arkamı dönecekken bir camın kırılma sesi geliyor, bir el elimden tutuyor. Elleri buz gibi soğuk. Ona dönüyorum, elinde bir silah bana gülümsüyor. Ve silahın patlama sesiyle beraber yerdeyim, acı hissetmiyorum. Tek duyduğum şey "son deneme- saat kaç, saat kaç ki?" Oluyor. Uyanınca hatırlamıyorum tabi rüyayı. Ertesi gün ödev yaparken ilk kez bu şarkıyı dinleyişimde küçük bir kalp kriziyle hatırladım rüyayı. Daha da unutmam hiçbir ayrıntısını. Bir yerlerden duymuşum demek ki şarkıyı. Ondan tuhaf bir bağım var bu parçayla. Her dinlediğimde dünya dışındaymışım, o odada elinde içkisiyle bana bakan Harun Tekin'le yalnızmışım gibi hissediyorum.
Ayriyeten çok müthiş parça ya. inanılmaz seviyorum. Efsane albüm Dünya Yalan Söylüyor'dan.
işte sözleri;
Gel sen de kopar bir parça
Tozum bile kalmasın
Elimde boş bir tabanca
Dua et ki patlasın, kör bahtıma
Gelecekse, ne gelecekse gelsin
Gel sen de kopar bir parça
Tozum bile kalmasın
Elimde boş bir tabanca
Dua et ki patlasın, patlasın yine
Hayalet kurşunlar
Maskeler, alaylar
Gelecekse, ne gelecekse gelsin
Son deneme - saat kaç saat kaç ki?
Seni buldum - sesi gür yüzü eski
Artık bir şey yapamam, yapamam ki.
Yıl iki bin bilmem kaç... Tam ergenlik zamanlarım. 10 Mor Ve Ötesi dinleyen kızdan üçü gibi Harun Tekin'e inanılmaz aşığım. Gerçi hala öyle.
Bu şarkının adını duyduğum fakat daha hiç dinleyemediğim gün yatağıma yattığımda gördüğüm rüya şu şekildeydi;
Harun Tekin bir koltukta oturuyor. Ben neredeyim göremiyorum, görüyorum da tanıyamıyorum. Kaynağını göremediğim mavi ve sarı bir ışık var fakat çok cılız. Duvarlar simsiyah. Vokalistin oturduğu koltuk siyah, tekli bir koltuk. Yanında sehpa gibi bir şey var. Adamın elinde bir kadeh, içerisinde sarı bir içki. Öylece bana bakıyor. Normalde rüyamda da görsem yanına koşacağım adamdan tırsıyorum birazcık. Çekiniyorum, garip hissediyorum biraz. Sanki bir çıkmaza girmiş gibiyim. Harun Tekin'de inadına yapıyormuş gibi bana bakıyor dik dik. Aniden bir müzik başlıyor arkadan, irkiliyorum hafifçe, etrafıma bakınıyorum bir kaynak arıyorum yok. Bulanık bir takım kelimeler duyuyorum, anlamıyorum. Beynimde bir uğultuya dönüşüyor şarkı, etrafımızdaki simsiyah duvarlardan rengarenk, parlak boyalar akıyor. Bembeyaz oluyor duvar. Aklımda çarklar dönüyor, bir şeyler karman çorman oluyor. Akrepler, yelkovanlar dönüyor, saatler geçiyor. Yıllar akıyor sanki etrafımdan. Ve ben öylece duruyorum, hiptonize olmuş gibiyim, gözlerimi kaçıramıyorum ondan kilitlendim. Üzerinde beyaz gömlek, siyah takım elbise ince bir de kravat var. O kadar donuk ve ifadesiz ki ondan korkuyor oturduğum yerden kalkmaya çalışıyorum. Kalkamıyorum, o da bana "şanssızsın." Diyor. Tekrardan ona bakıyorum. "Şanssızlığında boğulacaksın. Kilitli kaldığını düşünme ve umudunu sakın kaybetme. Çıkış yolu her zaman vardır. Bunu da unutma." diyor. O sırada kalkabiliyorum. Ayaktayım artık. Tam arkamı dönecekken bir camın kırılma sesi geliyor, bir el elimden tutuyor. Elleri buz gibi soğuk. Ona dönüyorum, elinde bir silah bana gülümsüyor. Ve silahın patlama sesiyle beraber yerdeyim, acı hissetmiyorum. Tek duyduğum şey "son deneme- saat kaç, saat kaç ki?" Oluyor. Uyanınca hatırlamıyorum tabi rüyayı. Ertesi gün ödev yaparken ilk kez bu şarkıyı dinleyişimde küçük bir kalp kriziyle hatırladım rüyayı. Daha da unutmam hiçbir ayrıntısını. Bir yerlerden duymuşum demek ki şarkıyı. Ondan tuhaf bir bağım var bu parçayla. Her dinlediğimde dünya dışındaymışım, o odada elinde içkisiyle bana bakan Harun Tekin'le yalnızmışım gibi hissediyorum.
Ayriyeten çok müthiş parça ya. inanılmaz seviyorum. Efsane albüm Dünya Yalan Söylüyor'dan.
işte sözleri;
Gel sen de kopar bir parça
Tozum bile kalmasın
Elimde boş bir tabanca
Dua et ki patlasın, kör bahtıma
Gelecekse, ne gelecekse gelsin
Gel sen de kopar bir parça
Tozum bile kalmasın
Elimde boş bir tabanca
Dua et ki patlasın, patlasın yine
Hayalet kurşunlar
Maskeler, alaylar
Gelecekse, ne gelecekse gelsin
Son deneme - saat kaç saat kaç ki?
Seni buldum - sesi gür yüzü eski
Artık bir şey yapamam, yapamam ki.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar