bugün
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması17
- şükürcülük4
- eli olmayanlar nasıl 31 çekiyor4
- kızlar naber10
- öğrencilik halleri3
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- gece gece bana bi çakmak lazım diyen kız7
- çok sıcak olması4
- manifest5
- mürted öldürmek2
- asgari ücretle çalışan yazarlar4
- komşuya kahveye gitmek8
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- hamama gitmek4
- erdal beşikçioğlu16
- yağmurcu neden akpli8
- parmak kılları4
- arkadaşlar kahve içiyorum5
- g3 ile intihar etmek2
- en tehlikeli insan tipleri6
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- tüik'in temmuz enflasyonu6
- ömer çelik'in ertuğrul özkök'e franco tepkisi4
- pazartesi diyete başlamak2
- nervio hamferdi10
- bacınızı üniversiteye gönderir miydiniz2
- askeri ücretle evlenebilir mi12
- yar2
- rak2
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- 3 ağustos 20263
- aile hekimi2
- çay içen kız13
- trivagoya bakmadın mı2
- mod geldi mod geldi4
- iş ilanı2
- sinem dedetaş10
- smallville'deki konuk oyuncular6
- galatasaray10
- yanlış ata oynamak3
- arıların biraz mallaşmış olması4
- yeğen2
- bacanak3
- ütü13
- gammazların göze batması2
- sözlükler arası savaş çıksa11
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık15
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri4
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı2
- borsa4
Bazen insanlar bir kalabalık içinde kendilerini kaybederler ve yalnızken olabileceğinden daha farklı davranırlar.
Böylesi kalabalık davranışlarını nasıl açıklayabiliriz? 19.yüzyıl Fransız sosyoloğu Gustave Le Bon, kalabalıklar içinde bir kişinin heyecan ve coşkularının gruba yayıldığına işaret etti. Bir kişi bir şey yaptığında herkes aynısını yapmak eğilimindedir. Yapılan şey diğerlerinin büyük çoğunluğu için kabul edilemez bile olsa bu böyledir.
Le Bon (1896) buna toplumsal bulaşma adını verdi. Kalabalık davranışı 1. sınıftaki çocuklara bulaşan grip salgını gibi bulaşıcıdır. Le Bon toplumsal bulaşmayı normal kontrol mekanizmalarının bozulmasıyla açıklıyordu.
Davranışlarımız genellikle büyürken öğrendiğimiz değerler, ahlaksal ve toplumsal kurallar tarafından kontrol edilir. Ancak kalabalık durumlarında bazen davranışlarımız için sorumluluk duygusunu kaybederiz, kendi kontrol sistemimiz zayıflar. Sosyal psikologlar bireysellik yitimi adı verdikleri bu olguyu araştırmışlardır.
Bireysellik yitimi etkisinin doğalcı bir gösterimi evlerden şeker toplayan çocuklar üzerinde olmuştur. Çocukların yaşadıkları semtlerdeki evlerde konumlandırılan araştırmacılar çocuklar kapıya geldiklerinde evdeki yetişkinler tarafından bazılarının adları soruldu bazılarınınki sorulmadı. Sonra bütün çocuklara evde yetişkin yokken fazladan şeker çalma fırsatı verildi. Bütün durumlarda yakalanma olasılığının sıfır olmasına karşın adı sorulan çocuklarda çalma eğilimi daha düşüktü.
Bir başka deney bireysellik yitimini laboratuvarda göstermiştir. (Zimbardo 1974) Genç kadınlardan oluşan gruplar yabancılara empatik tepkiler veren bir sözde çalışmaya katılacaklardır. Bir koşulda katılımcılar isimleri söylenerek karşılandılar. isim kartları taşıdılar ve hepsi kolayca kimliklenebiliyorlardı. Diğer bir koşulda denekler kendilerine büyük gelen beyaz laboratuvar önlükleri ve şapkaları giyiyorlardı. Hiçbir zaman adlarıyla çağırmadılar ve kimliklenebilmeleri zordu. Bütün gruplarda ki bireylere gruptaki birisine elektrik şoku verme fırsatı tanındı. (Gerçekte şoklar sadece görünüşte şoktu ve kurban bir yalancı değnekti) Kimliklenebilmeleri zor olan denekler diğerlerinin yaklaşık iki katı daha fazla şok veriyorlardı.
Böylesi kalabalık davranışlarını nasıl açıklayabiliriz? 19.yüzyıl Fransız sosyoloğu Gustave Le Bon, kalabalıklar içinde bir kişinin heyecan ve coşkularının gruba yayıldığına işaret etti. Bir kişi bir şey yaptığında herkes aynısını yapmak eğilimindedir. Yapılan şey diğerlerinin büyük çoğunluğu için kabul edilemez bile olsa bu böyledir.
Le Bon (1896) buna toplumsal bulaşma adını verdi. Kalabalık davranışı 1. sınıftaki çocuklara bulaşan grip salgını gibi bulaşıcıdır. Le Bon toplumsal bulaşmayı normal kontrol mekanizmalarının bozulmasıyla açıklıyordu.
Davranışlarımız genellikle büyürken öğrendiğimiz değerler, ahlaksal ve toplumsal kurallar tarafından kontrol edilir. Ancak kalabalık durumlarında bazen davranışlarımız için sorumluluk duygusunu kaybederiz, kendi kontrol sistemimiz zayıflar. Sosyal psikologlar bireysellik yitimi adı verdikleri bu olguyu araştırmışlardır.
Bireysellik yitimi etkisinin doğalcı bir gösterimi evlerden şeker toplayan çocuklar üzerinde olmuştur. Çocukların yaşadıkları semtlerdeki evlerde konumlandırılan araştırmacılar çocuklar kapıya geldiklerinde evdeki yetişkinler tarafından bazılarının adları soruldu bazılarınınki sorulmadı. Sonra bütün çocuklara evde yetişkin yokken fazladan şeker çalma fırsatı verildi. Bütün durumlarda yakalanma olasılığının sıfır olmasına karşın adı sorulan çocuklarda çalma eğilimi daha düşüktü.
Bir başka deney bireysellik yitimini laboratuvarda göstermiştir. (Zimbardo 1974) Genç kadınlardan oluşan gruplar yabancılara empatik tepkiler veren bir sözde çalışmaya katılacaklardır. Bir koşulda katılımcılar isimleri söylenerek karşılandılar. isim kartları taşıdılar ve hepsi kolayca kimliklenebiliyorlardı. Diğer bir koşulda denekler kendilerine büyük gelen beyaz laboratuvar önlükleri ve şapkaları giyiyorlardı. Hiçbir zaman adlarıyla çağırmadılar ve kimliklenebilmeleri zordu. Bütün gruplarda ki bireylere gruptaki birisine elektrik şoku verme fırsatı tanındı. (Gerçekte şoklar sadece görünüşte şoktu ve kurban bir yalancı değnekti) Kimliklenebilmeleri zor olan denekler diğerlerinin yaklaşık iki katı daha fazla şok veriyorlardı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar