bugün
- ak partililerin apoya villa yaptırması13
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası19
- günün sorusu7
- eksi almak icin girdi yazmak6
- kolları damarlı erkek11
- sabahları nefret edilen şeyler10
- günün şarkısı7
- bu işin içinde bir iş var4
- çeçenistan danışmanının cübbeli ahmet'i ziyareti7
- hamferdi yazarlar6
- kendi cenazene erken gelmek5
- dönerciye gidip beni şaşırt demek6
- teknorot2
- suriye de mahsur kalmış yobaz bacılar4
- perde asmak4
- sol frame de entry girebilecek başlık bulamamak4
- yılbaşı gecesinin diğer gecelerden farkı olmaması7
- dövmesiz bir kızı gelin getirmek6
- kafasına güneş gözlüğü takan erkek4
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı28
- poğaça kokusuna direnmek3
- 12 eylül 2026 konyaspor trabzonspor maçı6
- gazze de enkazdan 17 yeni ceset çıkarılması3
- ericsson jb9882
- kadınların güçlü erkek tercihi19
- tolkien4
- anın fotoğrafı20
- iğrenç başlığa verilen iğrenç yanıtların silinmesi2
- sözlük yazarlarının kombinleri14
- para tip fizik olmadan bir kız nasıl etkilenir11
- tulumba tatlısı6
- kinci sözlük2
- sarapci koala hatayi13
- menemene soğan koyup ülkeyi ikiye bölmek2
- sözlükte eğlence arayan yazarlar10
- yazarların en sevdiği şeyler15
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz40
- üzülünce halıya uzanmak10
- çok iyi birisin diyen ama ayrılan kız9
- sözlük erkeklerinin kol kasları8
- telegram kullanan erkek8
- uludağ itiraf10
- islamda namaz yoktur21
- basketbol2
- fantastik sinemanın sıkıcılığı5
- kuş pisliği diye soyada sahip olmak4
- aşk nedir8
- silvermist'in mutfağına konuk olmak26
- taxi driver filmindeki pezevenk2
- sanatımı ekşi sözlükte icra etmeye karar vermem7
evde internet kullanmayı geçtim. inteRnet cafeleRe biLe damsız giRilemeyen zamanlaRdı. ne google ne youtube vaRdı. exploReRı açtığımızda yazacak adRes bulmak için, inteRnet cafeleRdeki sehpalaRın üzeRine atılmış bilgisayaR deRgilerinin içlerine bakardık. çok net anımsıyoRum. kadıköy uğuR dershanesinin karşındaki inteRnet cafeyi . elbette ozamanlaR inteRnet cafe diye bir kavRam yoktu. cafeleR vaRdı. içleRine inteRnete bağlı 2 yada 3 bilgisayaR konmuş, gayet ciks cafeleR. inteRnet amaç, yada aRaç değiL, tam anlamıyla lükstü.
evdeki bilgisayaRımda daha dünyaya açılmamış olmanın veRdiği huzuRla format atmadan seneleRce "idaRe" edeRdi. sonRa heRşey çok hızlı değişti. aRadaki "an"larım donuk donuk resimleRden ibaRet. süRecin başını hatırlıyoRum sadece. ama hitman 'in hikayeye nezaman dahil olduğunu çıkaRamadım. tek hatıRladığım bugünlerdeki lost u bekleme hissiyatımla paralel biR sabıR eşiğim olduğu. hayatımda kendimi bileRek oynadığım ilk first peRson shooteR oyundu belkide. ( diablo 'yu ayRı tutuyorum) elime silah almanın müthiş egosunu tattığım, ilkkez biRileRini öldürmekten keyif aldığımı anladığım oyun ! tek cdye sığıyor olmasına rağmen dönemin gRafik teknolojisi düşünülüğünde hiçte yabana atılır biR oyun değildi. sanıRım beni en çok oynaRken, bir stRateji beliRlemek zorunda olmam etkilemişti. (faR cRy kadar olmasada) geRçi abartmayalım , beynim atıpta sıfıR strateji ve planla binaya dalıp içerdeki adamı yangından mal kaçırıR gibi kurtaRdığımda olmuştuR.
uzatmayalım. oyunun hastasıydım işte. o yüzden sinema filminin çekileceğini öğrendiğimde fena heyecanlanmıştım. kendi kendime agent 47 yi kimin oynayabileceğinin değeRlendiRmesini yapıyoRdum. doğrusunu söylemek geekiRse ben bu göRevi -Rolü- nicholas cage - 'e uygun bulmuştum. kafasında barkod dövmesiyle bu rolün hakkından geleceğini zaten ıspatlamıştı face offtaki rolüyle.ancak elbette holıvuud üzeRinde bir yaptıRum gücüm yoktu ve yönetmen Xavier Gens cage'in yeRine timothy olyphant 'ı seçmişti hiTman olaRak. eh dedik. die haRd 4.0 de sevmiştim agayı kötü adam olaRak. neden o olmasındı ki ..
kafamdaki senaRyoda da uçmuştum Resmen. sene 2007 ve sinema teknolojiside aşikar olunca inanılmaz biR oyun-film show hayal etmiştim. en azından mission: Impossible deki ethan hunt'tandaha bir atRak daha bir karizma olmalıydı. çünkü o benim hayatımda efsane ajandı. işte bu yüzden yanlışlıkla ispanyolca hitman'i indiRdiğimde filmi rezil etmiyim diye izlemedim bile. siLdim hemen. iki gün sonRa ingilizcesini buldum (tanRı biR kez daha toRRenti korusun) cep telefonumun sesini kısdım ve kuruldum bilgisayaRımın başına. (nedense önemli filmleRi bilgisayaRda izleme gibi biR huyum vaR) ışıkları kapattım ve belki biRşey olur die bekledim duRdum filmin sonuna kadaR.
ı ıh. olmamıştı. beklentimin yarısın bile karşılıyamamıştı film. tamam. en sevmediğim huyumdu büyük beklenti ile cd playıRa filmi itmek ama yinede biRaz daha iyi biR hiTman'i hak edecek kadar çok biTiRmiştim oyunu. timothy olyphant'a b.k atmıyoRum. yada olgaKurylenko'ya. (elbette daha güzeLLeRi var dünya üzeRinde ama film için yeteRli bi hatundu) yoksa (bkz: kate beckinsale)
nede çok heyecanlanmıştım biRde filmin bazı sahneleRinin istanbulda çekildiğini öğRendiğimde. hatta kapalı çaRşıda geçen bölümleRi izleRken hafif ezik guRuRuda yaşamadım deiL. ama türkiye hala james bond 'un tüRkiyesi holıvud gözünde(neyse bu apayRı bir konu) yanlız ajanımız kızcağızı galata kulesinin yanında o kumaş parçasıyla yanlız başına bıRakınca -aha- dedim. kız gitti elden. lan o kız iç çamaşıRsız o sokakta bıRakılıRmı. neyseki setten en az 150 kişi vardıda kızı tüRkiyeden sağ salim çıkaRabilmişleR
efenim sonuçta büyük beklentim yüzünden heba olan filmler listesine aldım hiTman'ı. en kRal ajanımız halen the Bourne Supremacy deki Jason Bourne roluyle Matt Damon ...
evdeki bilgisayaRımda daha dünyaya açılmamış olmanın veRdiği huzuRla format atmadan seneleRce "idaRe" edeRdi. sonRa heRşey çok hızlı değişti. aRadaki "an"larım donuk donuk resimleRden ibaRet. süRecin başını hatırlıyoRum sadece. ama hitman 'in hikayeye nezaman dahil olduğunu çıkaRamadım. tek hatıRladığım bugünlerdeki lost u bekleme hissiyatımla paralel biR sabıR eşiğim olduğu. hayatımda kendimi bileRek oynadığım ilk first peRson shooteR oyundu belkide. ( diablo 'yu ayRı tutuyorum) elime silah almanın müthiş egosunu tattığım, ilkkez biRileRini öldürmekten keyif aldığımı anladığım oyun ! tek cdye sığıyor olmasına rağmen dönemin gRafik teknolojisi düşünülüğünde hiçte yabana atılır biR oyun değildi. sanıRım beni en çok oynaRken, bir stRateji beliRlemek zorunda olmam etkilemişti. (faR cRy kadar olmasada) geRçi abartmayalım , beynim atıpta sıfıR strateji ve planla binaya dalıp içerdeki adamı yangından mal kaçırıR gibi kurtaRdığımda olmuştuR.
uzatmayalım. oyunun hastasıydım işte. o yüzden sinema filminin çekileceğini öğrendiğimde fena heyecanlanmıştım. kendi kendime agent 47 yi kimin oynayabileceğinin değeRlendiRmesini yapıyoRdum. doğrusunu söylemek geekiRse ben bu göRevi -Rolü- nicholas cage - 'e uygun bulmuştum. kafasında barkod dövmesiyle bu rolün hakkından geleceğini zaten ıspatlamıştı face offtaki rolüyle.ancak elbette holıvuud üzeRinde bir yaptıRum gücüm yoktu ve yönetmen Xavier Gens cage'in yeRine timothy olyphant 'ı seçmişti hiTman olaRak. eh dedik. die haRd 4.0 de sevmiştim agayı kötü adam olaRak. neden o olmasındı ki ..
kafamdaki senaRyoda da uçmuştum Resmen. sene 2007 ve sinema teknolojiside aşikar olunca inanılmaz biR oyun-film show hayal etmiştim. en azından mission: Impossible deki ethan hunt'tandaha bir atRak daha bir karizma olmalıydı. çünkü o benim hayatımda efsane ajandı. işte bu yüzden yanlışlıkla ispanyolca hitman'i indiRdiğimde filmi rezil etmiyim diye izlemedim bile. siLdim hemen. iki gün sonRa ingilizcesini buldum (tanRı biR kez daha toRRenti korusun) cep telefonumun sesini kısdım ve kuruldum bilgisayaRımın başına. (nedense önemli filmleRi bilgisayaRda izleme gibi biR huyum vaR) ışıkları kapattım ve belki biRşey olur die bekledim duRdum filmin sonuna kadaR.
ı ıh. olmamıştı. beklentimin yarısın bile karşılıyamamıştı film. tamam. en sevmediğim huyumdu büyük beklenti ile cd playıRa filmi itmek ama yinede biRaz daha iyi biR hiTman'i hak edecek kadar çok biTiRmiştim oyunu. timothy olyphant'a b.k atmıyoRum. yada olgaKurylenko'ya. (elbette daha güzeLLeRi var dünya üzeRinde ama film için yeteRli bi hatundu) yoksa (bkz: kate beckinsale)
nede çok heyecanlanmıştım biRde filmin bazı sahneleRinin istanbulda çekildiğini öğRendiğimde. hatta kapalı çaRşıda geçen bölümleRi izleRken hafif ezik guRuRuda yaşamadım deiL. ama türkiye hala james bond 'un tüRkiyesi holıvud gözünde(neyse bu apayRı bir konu) yanlız ajanımız kızcağızı galata kulesinin yanında o kumaş parçasıyla yanlız başına bıRakınca -aha- dedim. kız gitti elden. lan o kız iç çamaşıRsız o sokakta bıRakılıRmı. neyseki setten en az 150 kişi vardıda kızı tüRkiyeden sağ salim çıkaRabilmişleR
efenim sonuçta büyük beklentim yüzünden heba olan filmler listesine aldım hiTman'ı. en kRal ajanımız halen the Bourne Supremacy deki Jason Bourne roluyle Matt Damon ...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar