bugün
- erdal beşikçioğlu13
- taşaklardan birinin kayıp olması9
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- çay içen kız13
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek7
- iş hayatı4
- ali vefa10
- smallville'deki konuk oyuncular4
- bacanak2
- yazıp yazıp silmek2
- arıların biraz mallaşmış olması2
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri3
- galatasaray9
- isana2
- en tehlikeli insan tipleri3
- bir şeyler söyle5
- sözlükler arası savaş çıksa11
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- doruklara sevdalanmak2
- ütü13
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum3
- anın fotoğrafı14
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- uludağ sözlük çeteleri9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- duyulan en ilginç isim5
- dönmek istenilen yıl2
- oralet içen erkek5
- en boktan on yıl7
- çaya şeker atan erkek5
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- kalem4
- yunanistan29
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- hırvatistan14
- mutsuz olmak3
- yıkık yazarlar4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- gocu bak bi5
- latte içen erkek4
- ona bir şey söyle13
- patates kızartması4
- borç ve kira olupta iyi olan para7
insanların yumurtalarını çalarak neslini tükettiği bir kuş.
linkte boyutlandırması var.
https://en.wikipedia.org/...media/File:Giantbirds.png
Bilimsel adı……
Aepyornis maximus.
*
Yaşayan en büyük kuştu.
Paleolitik döneme aitti.
Boyu üç metre……
Ağırlığı yarım ton'du.
*
Hem devasa cüssesi nedeniyle, hem de pençeleriyle filleri bile kapıp götürdüğü varsayıldığı için “fil kuşu” deniyordu.
*
Yumurtlayarak çoğalıyordu.
Yumurtaları da dev'di.
10 kilogramdı.
25 santim çapında……
35 santim boyundaydı.
Gözünüzle kıyaslayın, tavuk yumurtasının 150 katı büyüklüğündeydi.
Kabuk kalınlığı bile yarım santimdi.
*
Fil kuşu'nu paleolitik döneme ait diğer canlı türlerinden ayıran, çok çok önemli bir özellik vardı. Evrimleşmişti. Dinozor tabir ettiğimiz türevler birer birer yok olurken, fil kuşu hayatta kalmayı başarmıştı.
*
Hatta… Normalde, milattan önce 10 binli yıllarda filan yok olmaları gerekirken, radyokarbon analizlerine göre, Madagaskar'da, 1200'lü yıllara kadar hâlâ yaşadıkları tespit edilmişti. O tarihlerde adaya gelen Avrupalı denizcilerin seyir defterlerinde “dev kuş”ların varlığından sözediliyordu. Marco Polo bile, doğuya yaptığı yolculuk sırasında, yerlilerden dev kuş öyküleri dinlediğini anlatıyordu.
*
Peki ne oldu, nasıl oldu da, doğaya, dünyaya adapte olan fil kuşunun nesli tükendi?
*
işte bu sorunun cevabını da, fil kuşlarının en son yaşadığı coğrafyalarda araştırmalar yapan bilimadamları buldu. Fil kuşları, ne yırtıcı düşmanları tarafından yokedilmişti, ne de iklim tarafından…
*
Fil kuşları, yumurtalarını yiyen şuursuz insanlar tarafından yokedildi!
*
Evet… Devasa pençelere sahip fil kuşlarını avlamaktansa, riske girmektense, 10'ar kiloluk yumurtaları yuvalarından araklayıp, yemek, çok daha kolay, çok daha tehlikesiz geliyordu.
*
Fil kuşları zamana, doğaya, düşmanlara direniyordu ama, yumurtaları yok edildiği için, çaresiz kalıyor, neslinin devamını sağlayamıyordu.
*
Nesli tükenmemişti yani…
Nesli kurutulmuştu.
*
Fil kuşlarından insanoğlunun elinde kala kala, sadece fosil yumurtaları kaldı. Fosil yumurtalardan da, tüm dünyada sadece 15 tane kaldı. ABD'de, ingiltere'de doğa tarihi müzelerinde sergileniyor. Hatta bir tanesi 2013'te Londra'da müzayedede satıldı.
*
Ve… Bu fil kuşu yumurtalarından biri nerede biliyor musunuz?
*
Kuleli'de!
*
Kuleli Askeri Lisesi'nin müzesinde sergileniyor… Fotoğrafını gördüğünüz bu yumurtayı Kuleli'ye kim hediye etmiş? Bilinmiyor. Ne zamandan beri Kuleli'de? Bilinmiyor. Üzerinde Osmanlıca etiket var, Türkçe mealinde “paleolitik devirdeki piyurniş kuşuna ait yumurta” yazıyor. Fil kuşu'na neden piyurniş kuşu demişler? Bilinmiyor.
*
Bildiğimiz şu… 19'uncu yüzyılın imparatorluk orduları tarihten silindi, işgal orduları geldikleri gibi gitti, Nazi orduları yok oldu, Sovyet orduları dayanamadı… Kuleli orada dimdik duruyordu.
*
Düşmana, zamana direnmişti ama… Yok edici tehdit hiç beklemediği yerden, hiç ummadığı yerden geldi.
*
Şuursuz insanların önüne attılar… Balyoz, Ergenekon, Casusluk yalanlarıyla, bağrından çıkan evlatlarını tek tek yediler!
*
Bu netice kaçınılmazdı tabii.
*
Nesli tükenmeyince…
Nesli kurutulan, fil kuşudur Kuleli. yılmaz özdil
linkte boyutlandırması var.
https://en.wikipedia.org/...media/File:Giantbirds.png
Bilimsel adı……
Aepyornis maximus.
*
Yaşayan en büyük kuştu.
Paleolitik döneme aitti.
Boyu üç metre……
Ağırlığı yarım ton'du.
*
Hem devasa cüssesi nedeniyle, hem de pençeleriyle filleri bile kapıp götürdüğü varsayıldığı için “fil kuşu” deniyordu.
*
Yumurtlayarak çoğalıyordu.
Yumurtaları da dev'di.
10 kilogramdı.
25 santim çapında……
35 santim boyundaydı.
Gözünüzle kıyaslayın, tavuk yumurtasının 150 katı büyüklüğündeydi.
Kabuk kalınlığı bile yarım santimdi.
*
Fil kuşu'nu paleolitik döneme ait diğer canlı türlerinden ayıran, çok çok önemli bir özellik vardı. Evrimleşmişti. Dinozor tabir ettiğimiz türevler birer birer yok olurken, fil kuşu hayatta kalmayı başarmıştı.
*
Hatta… Normalde, milattan önce 10 binli yıllarda filan yok olmaları gerekirken, radyokarbon analizlerine göre, Madagaskar'da, 1200'lü yıllara kadar hâlâ yaşadıkları tespit edilmişti. O tarihlerde adaya gelen Avrupalı denizcilerin seyir defterlerinde “dev kuş”ların varlığından sözediliyordu. Marco Polo bile, doğuya yaptığı yolculuk sırasında, yerlilerden dev kuş öyküleri dinlediğini anlatıyordu.
*
Peki ne oldu, nasıl oldu da, doğaya, dünyaya adapte olan fil kuşunun nesli tükendi?
*
işte bu sorunun cevabını da, fil kuşlarının en son yaşadığı coğrafyalarda araştırmalar yapan bilimadamları buldu. Fil kuşları, ne yırtıcı düşmanları tarafından yokedilmişti, ne de iklim tarafından…
*
Fil kuşları, yumurtalarını yiyen şuursuz insanlar tarafından yokedildi!
*
Evet… Devasa pençelere sahip fil kuşlarını avlamaktansa, riske girmektense, 10'ar kiloluk yumurtaları yuvalarından araklayıp, yemek, çok daha kolay, çok daha tehlikesiz geliyordu.
*
Fil kuşları zamana, doğaya, düşmanlara direniyordu ama, yumurtaları yok edildiği için, çaresiz kalıyor, neslinin devamını sağlayamıyordu.
*
Nesli tükenmemişti yani…
Nesli kurutulmuştu.
*
Fil kuşlarından insanoğlunun elinde kala kala, sadece fosil yumurtaları kaldı. Fosil yumurtalardan da, tüm dünyada sadece 15 tane kaldı. ABD'de, ingiltere'de doğa tarihi müzelerinde sergileniyor. Hatta bir tanesi 2013'te Londra'da müzayedede satıldı.
*
Ve… Bu fil kuşu yumurtalarından biri nerede biliyor musunuz?
*
Kuleli'de!
*
Kuleli Askeri Lisesi'nin müzesinde sergileniyor… Fotoğrafını gördüğünüz bu yumurtayı Kuleli'ye kim hediye etmiş? Bilinmiyor. Ne zamandan beri Kuleli'de? Bilinmiyor. Üzerinde Osmanlıca etiket var, Türkçe mealinde “paleolitik devirdeki piyurniş kuşuna ait yumurta” yazıyor. Fil kuşu'na neden piyurniş kuşu demişler? Bilinmiyor.
*
Bildiğimiz şu… 19'uncu yüzyılın imparatorluk orduları tarihten silindi, işgal orduları geldikleri gibi gitti, Nazi orduları yok oldu, Sovyet orduları dayanamadı… Kuleli orada dimdik duruyordu.
*
Düşmana, zamana direnmişti ama… Yok edici tehdit hiç beklemediği yerden, hiç ummadığı yerden geldi.
*
Şuursuz insanların önüne attılar… Balyoz, Ergenekon, Casusluk yalanlarıyla, bağrından çıkan evlatlarını tek tek yediler!
*
Bu netice kaçınılmazdı tabii.
*
Nesli tükenmeyince…
Nesli kurutulan, fil kuşudur Kuleli. yılmaz özdil
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar