bugün
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı20
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi21
- damarsız tüysüz manisa yaprağı26
- ona bir şey söyle3
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorum fk maçı6
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler24
- tayt giyen kevaşeyi götten sikmek8
- dusan vlahovic9
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi15
- lamba2
- zallın 1 aylık kazancını yazarlarına dağıtma planı5
- iremga32
- hazırız ve kararlıyız hedef 20712
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- mehdi saçmalığı ile kandırılan milyonlar9
- monica bellucci bakışı4
- distopik film önerisi6
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- mehdi nereye inecek sorunsalı10
- aşkım sakso ne demek diye soran kız4
- umreye gidene ve gelene ne denir7
- velvet15
- galatasaray12
- beni biraz da şu tarafa doğru sev3
- anın görüntüsü31
- victor osimhen14
- sözlükte marka olmak11
- sözlükte iki gündür dönen erkek memesi muhabbeti8
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- kedi tekmelemek11
- yağmur yağdıktan sonra oluşan koku6
- sebahattin şirin21
- ishal olmak5
- discordçu iki arkadaşa rastlamak3
- uludağ sözlük evreni9
- galatahahahahahaha3
- bir bela geliyor8
- z kuşağı3
- haftanın gammazları listesi25
- yandım çavuş ayranı3
- biranın üstüne rakı içmek2
- süleymancılar14
- sözlük erkeklerinin göğüsleri19
- uludağ sözlük hacc organizasyonu5
- yemek yapmayı bilmeyen kadın17
- dursun özbek3
- alevi kızların alev alev yanması7
- doruk madencilik işçilerinin direnişi5
- yakışıklı seri katil4
- faiz yer misiniz ya da yiyor musunuz6
sevgilinin, dil yarasıyla yüreğinize açtığı yarayla yaşanabilir.
" istediğim kadar mutlu değilim, nasıl olacağımın yarısını biliyorum diğer yarısını bilen kişi ile henüz tanışmadım mı acaba? "
şimdiye kadar bana ettiği en ağır laflardan biriydi. ilk okuduğumda nutkum tutuldu. ilerleyen saatlerde kafamı yastığa koyduğumda yine hatırladım. canım yandı. gözlerimden süzelen damlalarla ıslanmış yastığı çevirdim. alev topuna dönmüş yüzüm, yastığın soğuk yüzüyle rahatladı. ama içimdeki ateş hala yanıyordu....
hayatına giren kadınlardan farklı olduğumu düşünüyordum. onu en çok seven, gözlerinin içine bakarak mutluluğu için çabalayan, çırpınan en çok ben değil miydim. bunu bu kadar yürekten istediğim için belkide bir farkım olması gerektiğini düşünüyordum. anladım ki bir ben düşünüyormuşum.
kalbimdeki yeriyle yüreğimi büyüten, o büyüklükle yaptığım bütün emek ve sevgi ona yetmemişti. belki de bunu hiç görememişti. oysa yıllarca görmesi için onu, ne kadar zorlamıştım.
kendimi onun yanında düşünmüşüm. meğer ruhum hep onunlaymış. şimdi ise esen bir fırtına, onun yanından beni uzaklara savurmuş. bilmediğim bir yere düşmüşüm. her yanım toz duman, kolum kanadım kalkmaz olmuş. ıssızlıkta ıssız kalmışım. haddimi bilmişim.
şimdi ruhumu onun yanına tekrar götürmeye ne gücüm, ne de bunu istediğine inandığım birisi kalmış.
" keşke onu ben mutlu edebilseydim " demek şu saatte ne kadar anlamsız ve acı. oysa sırf bu keşkeleri dememek için uğraşmamışmıydım.
sevgi emekti. o, benim emeğimdi. meğer bir benim bildiğim, ona ise yetmemiş bir emekmiş. şimdi ise daha fazlasını yapmaya, ne yürek, ne fırsat, ne de gücüm var.
ona karşı içten gülümsememi görmeden benimle tanışmıştı. şimdi hangi söz, hangi cümle o ana dönüp, o gülümsememi ona gösterebilirdi.
zaman geçmişti. ben bana verdiği zamanda sevdiğim adamı mutlu etmeyi yine, başaramamıştım.
onun varlığı dahi beni güçlü, mutlu ederken ben ona bu duyguyu yaşatamamışım. canım öyle yanıyor ki.
o bana bu lafı etmiş. belli ki ben bu lafı hak etmişim. peki hak edecek ne yapmıştım.
önümde iki seçenek kaldı. onun benimle mutlu olmadığını bildiğim halde kendi mutluluğum için onu zorlayarak devam edeceğim, ya da anlamsızlığımı, haddimi bilerek, kendimi hatırlatmaktan vazgeçeceğim. benim için sanırım ikincisi daha gururlu bir seçim olmuştu.
" istediğim kadar mutlu değilim, nasıl olacağımın yarısını biliyorum diğer yarısını bilen kişi ile henüz tanışmadım mı acaba? "
şimdiye kadar bana ettiği en ağır laflardan biriydi. ilk okuduğumda nutkum tutuldu. ilerleyen saatlerde kafamı yastığa koyduğumda yine hatırladım. canım yandı. gözlerimden süzelen damlalarla ıslanmış yastığı çevirdim. alev topuna dönmüş yüzüm, yastığın soğuk yüzüyle rahatladı. ama içimdeki ateş hala yanıyordu....
hayatına giren kadınlardan farklı olduğumu düşünüyordum. onu en çok seven, gözlerinin içine bakarak mutluluğu için çabalayan, çırpınan en çok ben değil miydim. bunu bu kadar yürekten istediğim için belkide bir farkım olması gerektiğini düşünüyordum. anladım ki bir ben düşünüyormuşum.
kalbimdeki yeriyle yüreğimi büyüten, o büyüklükle yaptığım bütün emek ve sevgi ona yetmemişti. belki de bunu hiç görememişti. oysa yıllarca görmesi için onu, ne kadar zorlamıştım.
kendimi onun yanında düşünmüşüm. meğer ruhum hep onunlaymış. şimdi ise esen bir fırtına, onun yanından beni uzaklara savurmuş. bilmediğim bir yere düşmüşüm. her yanım toz duman, kolum kanadım kalkmaz olmuş. ıssızlıkta ıssız kalmışım. haddimi bilmişim.
şimdi ruhumu onun yanına tekrar götürmeye ne gücüm, ne de bunu istediğine inandığım birisi kalmış.
" keşke onu ben mutlu edebilseydim " demek şu saatte ne kadar anlamsız ve acı. oysa sırf bu keşkeleri dememek için uğraşmamışmıydım.
sevgi emekti. o, benim emeğimdi. meğer bir benim bildiğim, ona ise yetmemiş bir emekmiş. şimdi ise daha fazlasını yapmaya, ne yürek, ne fırsat, ne de gücüm var.
ona karşı içten gülümsememi görmeden benimle tanışmıştı. şimdi hangi söz, hangi cümle o ana dönüp, o gülümsememi ona gösterebilirdi.
zaman geçmişti. ben bana verdiği zamanda sevdiğim adamı mutlu etmeyi yine, başaramamıştım.
onun varlığı dahi beni güçlü, mutlu ederken ben ona bu duyguyu yaşatamamışım. canım öyle yanıyor ki.
o bana bu lafı etmiş. belli ki ben bu lafı hak etmişim. peki hak edecek ne yapmıştım.
önümde iki seçenek kaldı. onun benimle mutlu olmadığını bildiğim halde kendi mutluluğum için onu zorlayarak devam edeceğim, ya da anlamsızlığımı, haddimi bilerek, kendimi hatırlatmaktan vazgeçeceğim. benim için sanırım ikincisi daha gururlu bir seçim olmuştu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar