bugün
- osuruktan şiirler22
- sarı torba8
- bebek katili öcalan5
- nasıl birisiniz6
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı10
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- bir yazarı savunmak7
- israil'in lübnan da çatışmalara hazırlanması2
- velvet27
- alttaki yazara motto ver4
- hayatın kuralları11
- amedspor7
- arkadaşlar biraz beşiktaş'ı övebilir misiniz5
- sözlüğe her yeni gelen erko yazara yürümek6
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- saygıyı mı yoksa sevgiyi mi istersin6
- çalışmadan para kazanmak5
- üsteki yazar ne düşünüyor tahmin et4
- mutlu ama uzak olsun5
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım9
- özlediniz mi beni6
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- geceye bir şarkı bırak11
- devletin eğitim tekelinin meşruiyeti2
- serfoş yuzır3
- sözlüğün bozulmamış hali2
- 16 ağustos 2026 amedspor erzurumspor maçı6
- bazı olaylarda zall'ın sözlüğe intikal etmesi5
- karı kıza para yedirir misiniz5
- seri gizli artı oy veren melek7
- sözlükte kavga oldu hissi5
- evliliğin anlamı13
- mor semsiyeli yabanci8
- anın görüntüsü34
- nasıl zengin olunur3
- ye yağlıyı iç suyu dondurursa dondursun5
- bir odanın düşündürdükleri2
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- ağzı sarımsak kokan biriyle öpüşmek5
- erkeklerin gözdesi olan erkek3
- kürtsüz türkiye11
- as maca'nın kızların gözdesi olması3
- porno entelektüelliği2
- yazarlarda bana laf sokuldu mu paranoyası3
- o kızdan uzak dur diyen erkek4
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı19
- fenerbahçe15
- yoğurt mayalamasını bilen erkek6
- türklere vize serbestisi4
Evet beyler, herkesin merak ettiği konuya gelelim. Kukla neden bu kadar her şeyde mizah arayan, herkesi güldürmek için uğraşan bir adam olduğunu şimdi size anlatıcam. anlatmadan öncede kukladan izin istedim. peki anlat kardeşim dedi.
Kukla ergenlik yıllarını denizlinin dış mahallerinden birinde normal bir şekilde geçirdi. orta sınıf derler ya alım gücü herşeye yeter ama biriktirmeye gelince bir kuruş artmaz işte öyle bir aile. lise 2'ye kadar öyleydi en azından, lise 2'den itibaren abisi ve arkadaşlarıyla takıldığı için kukla dayak yemez. korunur kollanır bir çocuk olaraktan asabi, sinirli istediğini indirir bir çocuğa dönüşüyor. kendisi de cahiliye dönemi diye bahsetmişti bana zaten o yıllarından.
işte olayda tam burada başlıyor. gram şaka yapmaz, yan bakanın üstüne atlar. yoktan kavga çıkarır, küfür üstüne küfür ederdi. gel zaman git zaman derken lise 4 sıraları kukla'nın sevdiği bir kız var, adını vermek yakışık almaz adı mualla olsun o yüzden. Mualla çok güzel bir kız, bizim kukide adeta lise'nin ocak başkanı vari ol dediği olan istediğini alan bir tip. Fakat mualla defalarca reddediyor. bir türlü kıza kendini sevdirtemiyor.
düşünüyor kafasınca ne yaparım ne ederim diye, bir gün plan yapıyor abisinin arkadaşının 98 model bi polosu var, onu alıyor ve kızı giderken atıyor arabaya.
ilk anın verdiği heyecanla kız bağıracak gibi oluyor fakat sonra vazgeçiyor. denizli'de şehrin dışına doğru bir baraj var. oraya kadar gidiyorlar fakat 20-30 dakika boyunca ses seda yok ne kızda ne kendinde. kendi kendine meraklanıyor tabi kuki, düşünsenize bir kızı alıyorsunuz, kaçırıyorsunuz fakat kızda gram tepki yok. öyle sakince sanki belediye otobüsüne binmişcesine sizinle birlikte gram zorluk çıkarmadan geliyor fakat sesi de çıkmıyor hiç.
neyse agresif bir tonla kuki
- merak etmiyor musun seni niye buraya getirdiğimi? diye bir soru yöneltme cesaretini kendinde bulabiliyor. sessizlik bozulmuyor tabi. kız inatçı ne konuşuyor nede bir tepki veriyor.
-heY! sana diyorum.
kız sonunda cevap veriyor
- senin gibi bir zorba ile konuşacak bir şeyim yok benim.
kukla bu zamana kadar yer yer arka çıkılmayla, yer yer bilek gücü ile hep istediği şeyi almıştı fakat iş gönül işine geldiğinde ne kadar kükrerse kükresin, karşı tarafta esamesi okumuyordu.
- kızım neyin inadı ya bu, 1 yıldır peşindeyim. senin için yapamayacağım şey yok. buna rağmen beni 4 kez reddettin. ben hayatım boyunca bir kere bile reddedilmedim.'' diyerek cevap verdi
kızda sinirlenmişti şimdi. ses tonunu yükseltti ve dedi ki.
- senve senin gibi herşeyi elde edeceğini sanan insanlardan tiksinti duyuyorum. ben birlikte olduğum kişiyle eğlenmeyi gülmeyi ve mütevazı bir yaşam sürmeyi tercih ederim. sende bu saydıklarımın hiç biri yok.
kukla biraz durdu ve düşünmeye başladı. gerçekten de haklıydı. en son ne zaman güldüğünü düşünmeye çalıştı. o anda aklına belirli bir anı gelmedi. baya uzun zaman olmuştu belli ki. sevdiği kız karşısındaydı ve ona yöneltilen ihtamlara ne zorbalıkla nede sözle karşı cevap veremiyordu.
- ben komik değilim öyle mi? dedi ve çıkardı cebinden kelebeği ve başladığı yüzünde gülücük oluşacak şekilde yüzünü kesmeye ve o zamana kadar hiç gülmediği kadar gülmeye başladı. kız dehşey içindeydi. ya beni de keserse diye düşünmeye başladı ve kendini baraj gölünün içine attı. bir kaç çırpınma, yüzme denemesi de sonuç vermedi. kız ölmüştü. kukla kızın cansız bedeni gölün dibine doğru sürüklenirken daha da bir yüksek tonda gülmeye başladı.
biliyordu artık eskisi gibi olamazdı. her şeyde bir komiklik görüyordu artık, en çokda yüzüne yaptığı o kesikte. onu çok güldürüyordu. eve dönemezdi artık, ülkede de kalamazdı. köşede birikmiş parası ile en yakın thy yolları acentesinden ''gotham''a bir bilet kesti ve denizli'den sessizce ayrıldı.
artık o ''kukla''ydı. her şeye gülen ve her şeyde komiklik bulan adamdı. gülüyordu ve güldürüyordu...
the end.
Kukla ergenlik yıllarını denizlinin dış mahallerinden birinde normal bir şekilde geçirdi. orta sınıf derler ya alım gücü herşeye yeter ama biriktirmeye gelince bir kuruş artmaz işte öyle bir aile. lise 2'ye kadar öyleydi en azından, lise 2'den itibaren abisi ve arkadaşlarıyla takıldığı için kukla dayak yemez. korunur kollanır bir çocuk olaraktan asabi, sinirli istediğini indirir bir çocuğa dönüşüyor. kendisi de cahiliye dönemi diye bahsetmişti bana zaten o yıllarından.
işte olayda tam burada başlıyor. gram şaka yapmaz, yan bakanın üstüne atlar. yoktan kavga çıkarır, küfür üstüne küfür ederdi. gel zaman git zaman derken lise 4 sıraları kukla'nın sevdiği bir kız var, adını vermek yakışık almaz adı mualla olsun o yüzden. Mualla çok güzel bir kız, bizim kukide adeta lise'nin ocak başkanı vari ol dediği olan istediğini alan bir tip. Fakat mualla defalarca reddediyor. bir türlü kıza kendini sevdirtemiyor.
düşünüyor kafasınca ne yaparım ne ederim diye, bir gün plan yapıyor abisinin arkadaşının 98 model bi polosu var, onu alıyor ve kızı giderken atıyor arabaya.
ilk anın verdiği heyecanla kız bağıracak gibi oluyor fakat sonra vazgeçiyor. denizli'de şehrin dışına doğru bir baraj var. oraya kadar gidiyorlar fakat 20-30 dakika boyunca ses seda yok ne kızda ne kendinde. kendi kendine meraklanıyor tabi kuki, düşünsenize bir kızı alıyorsunuz, kaçırıyorsunuz fakat kızda gram tepki yok. öyle sakince sanki belediye otobüsüne binmişcesine sizinle birlikte gram zorluk çıkarmadan geliyor fakat sesi de çıkmıyor hiç.
neyse agresif bir tonla kuki
- merak etmiyor musun seni niye buraya getirdiğimi? diye bir soru yöneltme cesaretini kendinde bulabiliyor. sessizlik bozulmuyor tabi. kız inatçı ne konuşuyor nede bir tepki veriyor.
-heY! sana diyorum.
kız sonunda cevap veriyor
- senin gibi bir zorba ile konuşacak bir şeyim yok benim.
kukla bu zamana kadar yer yer arka çıkılmayla, yer yer bilek gücü ile hep istediği şeyi almıştı fakat iş gönül işine geldiğinde ne kadar kükrerse kükresin, karşı tarafta esamesi okumuyordu.
- kızım neyin inadı ya bu, 1 yıldır peşindeyim. senin için yapamayacağım şey yok. buna rağmen beni 4 kez reddettin. ben hayatım boyunca bir kere bile reddedilmedim.'' diyerek cevap verdi
kızda sinirlenmişti şimdi. ses tonunu yükseltti ve dedi ki.
- senve senin gibi herşeyi elde edeceğini sanan insanlardan tiksinti duyuyorum. ben birlikte olduğum kişiyle eğlenmeyi gülmeyi ve mütevazı bir yaşam sürmeyi tercih ederim. sende bu saydıklarımın hiç biri yok.
kukla biraz durdu ve düşünmeye başladı. gerçekten de haklıydı. en son ne zaman güldüğünü düşünmeye çalıştı. o anda aklına belirli bir anı gelmedi. baya uzun zaman olmuştu belli ki. sevdiği kız karşısındaydı ve ona yöneltilen ihtamlara ne zorbalıkla nede sözle karşı cevap veremiyordu.
- ben komik değilim öyle mi? dedi ve çıkardı cebinden kelebeği ve başladığı yüzünde gülücük oluşacak şekilde yüzünü kesmeye ve o zamana kadar hiç gülmediği kadar gülmeye başladı. kız dehşey içindeydi. ya beni de keserse diye düşünmeye başladı ve kendini baraj gölünün içine attı. bir kaç çırpınma, yüzme denemesi de sonuç vermedi. kız ölmüştü. kukla kızın cansız bedeni gölün dibine doğru sürüklenirken daha da bir yüksek tonda gülmeye başladı.
biliyordu artık eskisi gibi olamazdı. her şeyde bir komiklik görüyordu artık, en çokda yüzüne yaptığı o kesikte. onu çok güldürüyordu. eve dönemezdi artık, ülkede de kalamazdı. köşede birikmiş parası ile en yakın thy yolları acentesinden ''gotham''a bir bilet kesti ve denizli'den sessizce ayrıldı.
artık o ''kukla''ydı. her şeye gülen ve her şeyde komiklik bulan adamdı. gülüyordu ve güldürüyordu...
the end.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar