bugün
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir7
- 08 eylül 2026 üsküdar da başkan vekili seçimi4
- s'i l v'e r m'i s t28
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür8
- afd'nin saksonya anhalt'ı kazanması3
- yörük kızı15
- uludağ itiraf11
- kız düşürmenin kısa yolu15
- zorunlu eğitim11
- uludağ sözlük size ne kattı24
- command and generals2
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- mercimek çorbası içen kadın14
- devlet bahçeli9
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- sözlüğün en masum yazarları16
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- fusya semsiyeli yabanci26
- pankek mi pişi mi10
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi6
- sarapci koala43
- pum pum çorbası6
- arkadaşlar larissa kim12
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- reenkarnasyon2
- nervio21
- sarımsak yiyen kız6
- yemeğe bulyon koyan insan7
- zuhal olcay'a aşık olmak7
- sikişirken sigara içen kadın5
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- mesleki yaşama merkezi denetleme2
- pandela 38
- serhat kılıç22
- seks yapmanın aslında çok iğrenç bir eylem olması6
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- ismail kartal12
- türkiye13
- tavuk budu2
- saraca098
- bir kızın aşkı size naptırabilir9
- pizza6
- tai lung45
- hoşçakal uludağ sözlük7
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
- hamarat kadın5
- koca sözlüğün fusya'ya yenilmesi8
- şarapçının birden tayyipçi olması10
iğne ucu ile eleştirilmek yerine cuvaldızı kendisine batırması gereken halk kahramanı.
bazı yazarlar tarafından gerçekten aldığımız türkçe eğitiminin farklı olduğunu da göstermiş vekil. hemde aynı hocalardan almış olmamıza rağmen.
türkçe ile bir kavgam olmadığı türkçe yazmamdan aşikar.
zira ben kelimelerin sadece kelime anlamlarına değil ifade ettikleri anlamlara da dikkat etmekteyim. ancak yazar kişisi zat ı şahane nin nerede kullanıldığını bilmeden ufuk uras için bile kullanarak türkçe den anladıklarımızı ortaya koymuştur.
ancak aksi fikir belirtmek isteyenler yazdıklarımın devamını okumadan günümüz medyasının basiretsiz tavırları gibi içinden cımbızlayarak bir şeyler almışlardır.
ayrıca yılmaz erdoğan gibi duruşunu açıkça ifade edebilen birisi okumak sadece kelime oyunları öğrenilmesine sağlamaz aynı zamanda asıl kardeşlikten kasıt nedir onun anlaşıldığını da gösterir. kendisi her ne kadar fikirlerini çok tasvip etmediğim birisi olsa da niyetini açıkça söyleyebilen, sosyalizm kisvesi altında bölücülük yapmayan bir sanat insanıdır ve türk şiirini sevdirmek açısından iyi şeyler yapmıştır.
keşke kimi yazarlarda ufuk uras söylemlerine kanıp herbiri pkk sayesinde mecliste olan vekillere oy vermek yerine kürt sorununa yılmaz erdoğan okuyarak yaklaşsalar. daha iç açıcı bir yaklaşım olur.
http://www.internethaber....news_detail.php?id=110567
kimse birileri ile aynı fikirde oldukları için kimseyi eleştirmez.
söylediğim şey muhalefet olmanız gerekirken aynı tarafta aynı metinden parçalar okuyor olması ve hatta hükümetin istediği gibi açıklamalar yaparak bir şekilde hükümet sözcülüğü yapmışlardır. bu bir oyundur ve bu oyuna bilgisayar başından kalkmadan dizi arşivi yapan ve medyatava takip eden birisinin düşmesi normalken ufuk uras gibi bir parti başkanının düşmesi, ne kadar yüzeysel kaldığını göstermektedir.
derin devlet zırvasının istikrar üzerindeki etkisine gelince 18 milyar dolardan bahsediyorum. şemdinli olayı, cumhuriyet gazetesine atılan bombalar, danıştay saldırısı sadece iç huzursuzluğa yönelik tasvip etmediğimiz hadiselerdir. ancak burada ikinci defa tek başına iktidarda olan ve yaptıklarını çok beğenmesekte avrupanın ve amerikanın desteği arkasında olan hükümet partisinin kapatılması ve siyasi liderinin yasaklanması söz konusu. işte bu gibi bir kaos ortamını varsa eğer derin devlet istemez.
ayrıa şöyle de bir şey varki akp son dönemde seçim öncesi seçmenlerine söz verdiği uç noktadaki eylemleri hayata geçirmeye başlamıştı. askerle ya da başkaları ile başı bir şekilde derde gireceği aşikardı ve başına ne gelirse gelsin bakın ergenokon yüzünden böyle oluyor diyeceği de varsayımdı. kapatma davası açılır açılmazda varsayımlar akp li milletvekilleri ve bakanlar tarafından dillendirilmeye başlandı. çok enteresan.
http://www.hurriyet.com.t...2&gid=61&sz=69602
tc cumhuriyeti anayasası: *
MADDE 138.: Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.
bazı yazarlar tarafından gerçekten aldığımız türkçe eğitiminin farklı olduğunu da göstermiş vekil. hemde aynı hocalardan almış olmamıza rağmen.
türkçe ile bir kavgam olmadığı türkçe yazmamdan aşikar.
zira ben kelimelerin sadece kelime anlamlarına değil ifade ettikleri anlamlara da dikkat etmekteyim. ancak yazar kişisi zat ı şahane nin nerede kullanıldığını bilmeden ufuk uras için bile kullanarak türkçe den anladıklarımızı ortaya koymuştur.
ancak aksi fikir belirtmek isteyenler yazdıklarımın devamını okumadan günümüz medyasının basiretsiz tavırları gibi içinden cımbızlayarak bir şeyler almışlardır.
ayrıca yılmaz erdoğan gibi duruşunu açıkça ifade edebilen birisi okumak sadece kelime oyunları öğrenilmesine sağlamaz aynı zamanda asıl kardeşlikten kasıt nedir onun anlaşıldığını da gösterir. kendisi her ne kadar fikirlerini çok tasvip etmediğim birisi olsa da niyetini açıkça söyleyebilen, sosyalizm kisvesi altında bölücülük yapmayan bir sanat insanıdır ve türk şiirini sevdirmek açısından iyi şeyler yapmıştır.
keşke kimi yazarlarda ufuk uras söylemlerine kanıp herbiri pkk sayesinde mecliste olan vekillere oy vermek yerine kürt sorununa yılmaz erdoğan okuyarak yaklaşsalar. daha iç açıcı bir yaklaşım olur.
http://www.internethaber....news_detail.php?id=110567
kimse birileri ile aynı fikirde oldukları için kimseyi eleştirmez.
söylediğim şey muhalefet olmanız gerekirken aynı tarafta aynı metinden parçalar okuyor olması ve hatta hükümetin istediği gibi açıklamalar yaparak bir şekilde hükümet sözcülüğü yapmışlardır. bu bir oyundur ve bu oyuna bilgisayar başından kalkmadan dizi arşivi yapan ve medyatava takip eden birisinin düşmesi normalken ufuk uras gibi bir parti başkanının düşmesi, ne kadar yüzeysel kaldığını göstermektedir.
derin devlet zırvasının istikrar üzerindeki etkisine gelince 18 milyar dolardan bahsediyorum. şemdinli olayı, cumhuriyet gazetesine atılan bombalar, danıştay saldırısı sadece iç huzursuzluğa yönelik tasvip etmediğimiz hadiselerdir. ancak burada ikinci defa tek başına iktidarda olan ve yaptıklarını çok beğenmesekte avrupanın ve amerikanın desteği arkasında olan hükümet partisinin kapatılması ve siyasi liderinin yasaklanması söz konusu. işte bu gibi bir kaos ortamını varsa eğer derin devlet istemez.
ayrıa şöyle de bir şey varki akp son dönemde seçim öncesi seçmenlerine söz verdiği uç noktadaki eylemleri hayata geçirmeye başlamıştı. askerle ya da başkaları ile başı bir şekilde derde gireceği aşikardı ve başına ne gelirse gelsin bakın ergenokon yüzünden böyle oluyor diyeceği de varsayımdı. kapatma davası açılır açılmazda varsayımlar akp li milletvekilleri ve bakanlar tarafından dillendirilmeye başlandı. çok enteresan.
http://www.hurriyet.com.t...2&gid=61&sz=69602
tc cumhuriyeti anayasası: *
MADDE 138.: Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar