bugün
- kendin hakkında bir entry bırak8
- apo'nun villası11
- 195 kaslı pilot10
- 0 0 7 için nasihat yazısı4
- mesih inananları kurtarmaya gelecek3
- sinek as'a parfüm önerileri5
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- rtük ün evlendirme programlarını yasaklaması4
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- diablo 56
- hoşgeldin kocacığım7
- date'e çıkmak isteyen burnunu yaptırmış kız3
- erkekler neden evlenmek ister15
- hasan atilla uğur11
- tom barrack7
- gs sarısı ile gs kırmızısını karıştırmak3
- arwen4
- yazarların ruh hali2
- para yok huzur var11
- müslüman bir millet olmamız2
- anadoludaki belediyeye dönmüş üniversiteler2
- silvermist yazare2
- rad suresi 26 ayet4
- adananın görseli2
- dede tavsiyeleri6
- tokmakçının anlamını bilmeyen kız5
- hangi sözlük kızısın10
- kürdü sevin21
- kore savaşı2
- çomartokrasi4
- günlük 200 liraya çalışmak2
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya12
- spor yaparken tayt giymenin asıl amacı5
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez9
- regl olan kadına söylenmemesi gerekenler7
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı18
- rock grubu kurmak için köyden beyoğluna gelmek6
- saddam hüseyin9
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- günün sözü11
- seninle şöyle olabildik6
- gregor samsa3
- sizi bütün milletlere üstün kıldığımı hatırlayın5
- erkek aşagı erkek yukarı6
- araba alınca yapılacak şımarıklıklar8
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- olympique marseille4
- yusuf suresi 39 ayet2
- güne almanca bir cümle bırak11
- sözlük erkeklerini annelerine şikayet etmek3
hep kazandığı topraklarla övündük.
peki kazandıktan sonra ne yaptı?
aşağıdaki örnek 1603 yılında. kanuni öleli 40 sene bile olmamış. Osmanlı'nın en büyük topraklara ulaştığı zamanlar.
dün 2. abdülhamit hakkında bir anekdotu paylaşmıştım.
(bkz: ikinci abdülhamid/#32457942)
işte yönetici - yönetilen ilişkisi padişah - kul olarak görüldüğünde olabileceklere bir örnek daha.
--- alıntı ---
Elimizdeki kaynaklar 16.yy'da Osmanlı topraklarında, Anadolu'nun göbeğinde Sivas ve civarında yaşanan vahim bir yamyamlık olayına işaret etmektedir. ilk olarak bu iddia ile Erdoğan Aydın'ın "Osmanlı Gerçeği" adlı eserinin 10. Baskı, s.219'da karşılaştım, toprak reformu yapamayan ve bir yandan da Celali isyanları ile boğuşan Osmanlı'da 1603 yılında Anadolu halkı açlıktan ve sefaletten kırılacak noktaya varmış, 2/3'ü yaşadıkları yerlerden ayrılarak kaçmak zorunda kalmışlardır. Anlatılanlar bu kaçıp gidenlerin yerine geride kalanlar ile ilgilidir.
Zeki Coşkun'un "Öteki Sivas" adlı eserine de giren bu konudaki gerçek alıntı Şemseddin Sivasi'nin "Necmü'l hüdâ fî menâkib iş-şeyh şems-id-dîn eb-is-senâ" adlı eserinde, yani o dönem kaleme alınmış bir kaynakta geçtiği için iddianın ciddiyeti daha da artmaktadır.
Sivasi eserinde aynen şöyle aktarıyor;
"Arazi baştan başa sahipsiz, boş ve muattal kaldığından açlık baş gösterdi. Fukara halk ot yapraklarını, ağaç köklerini ve kabuklarını, daha sonra çöplük ve yollarda buldukları cifeleri yediler ve kurtlar gibi köpek ve kedileri avladılar. Bu feci durum devam etti. 1012 tarihinde kaht-ü gala son haddine varmıştı. Kedi ve köpek de kalmayınca hayvan kanlarını ve leşlerini ve daha sonra da çocuklarını boğazlayıp yemeye başlamışlardı. Hatta bir gün bir tencerede pişirilmiş çocuk eti bulundu. Boğazlayanı ateşe atmaya hükmettiler. Bu adam yanarken etrafını çeviren aç insanlar ateşin alevi hafifleyince bunun büryan gibi kızarmış etini de yemek için kapıştılar. Bu hadiseden sonra artık bu feci hal men edilemez de oldu. Fakirlik, açlık, insanları böyle ne kadar fena akıbetlere sevk ediyor. Bu, çok azim bir müspet idi."
--- alıntı ---
http://odatv.com/anadolud...var-miydi-1405161200.html
peki kazandıktan sonra ne yaptı?
aşağıdaki örnek 1603 yılında. kanuni öleli 40 sene bile olmamış. Osmanlı'nın en büyük topraklara ulaştığı zamanlar.
dün 2. abdülhamit hakkında bir anekdotu paylaşmıştım.
(bkz: ikinci abdülhamid/#32457942)
işte yönetici - yönetilen ilişkisi padişah - kul olarak görüldüğünde olabileceklere bir örnek daha.
--- alıntı ---
Elimizdeki kaynaklar 16.yy'da Osmanlı topraklarında, Anadolu'nun göbeğinde Sivas ve civarında yaşanan vahim bir yamyamlık olayına işaret etmektedir. ilk olarak bu iddia ile Erdoğan Aydın'ın "Osmanlı Gerçeği" adlı eserinin 10. Baskı, s.219'da karşılaştım, toprak reformu yapamayan ve bir yandan da Celali isyanları ile boğuşan Osmanlı'da 1603 yılında Anadolu halkı açlıktan ve sefaletten kırılacak noktaya varmış, 2/3'ü yaşadıkları yerlerden ayrılarak kaçmak zorunda kalmışlardır. Anlatılanlar bu kaçıp gidenlerin yerine geride kalanlar ile ilgilidir.
Zeki Coşkun'un "Öteki Sivas" adlı eserine de giren bu konudaki gerçek alıntı Şemseddin Sivasi'nin "Necmü'l hüdâ fî menâkib iş-şeyh şems-id-dîn eb-is-senâ" adlı eserinde, yani o dönem kaleme alınmış bir kaynakta geçtiği için iddianın ciddiyeti daha da artmaktadır.
Sivasi eserinde aynen şöyle aktarıyor;
"Arazi baştan başa sahipsiz, boş ve muattal kaldığından açlık baş gösterdi. Fukara halk ot yapraklarını, ağaç köklerini ve kabuklarını, daha sonra çöplük ve yollarda buldukları cifeleri yediler ve kurtlar gibi köpek ve kedileri avladılar. Bu feci durum devam etti. 1012 tarihinde kaht-ü gala son haddine varmıştı. Kedi ve köpek de kalmayınca hayvan kanlarını ve leşlerini ve daha sonra da çocuklarını boğazlayıp yemeye başlamışlardı. Hatta bir gün bir tencerede pişirilmiş çocuk eti bulundu. Boğazlayanı ateşe atmaya hükmettiler. Bu adam yanarken etrafını çeviren aç insanlar ateşin alevi hafifleyince bunun büryan gibi kızarmış etini de yemek için kapıştılar. Bu hadiseden sonra artık bu feci hal men edilemez de oldu. Fakirlik, açlık, insanları böyle ne kadar fena akıbetlere sevk ediyor. Bu, çok azim bir müspet idi."
--- alıntı ---
http://odatv.com/anadolud...var-miydi-1405161200.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar