bugün
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı27
- milli maçı izlemeyen erkek3
- zall yüzünden gol yememiz2
- avustralyalıların iri yarı olması2
- uludagsözlük ilk yapay zeka moderasyon başarısı9
- bulgar uzunhavası2
- milli futbolcuların sigara içtikleri iddaası2
- avustralya 0 türkiye 72
- adhdli amelia2
- nervio adlı yazarın dillere destan güzelliği9
- mutlu bir ilişkinin anahtarı8
- kola bağımlılığı2
- sözlük yazarlarının ruh hali9
- chp'nin hali ne olacak58
- en iyi antidepresan17
- durduk yere instagramda takipten çıkan arkadaş9
- şirinler köyüne yeni şirin13
- 9 haziran 2026 belfast olayları2
- her şey olabilecekken hiçbir bok olamamak11
- sözlükte yazmanın faydaları8
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı18
- 14 onlyfansçinin mallarına el konulması8
- başkanlık sisteminden beri her şeyin kötü gitmesi16
- bir şeyler söyle8
- evlilik vs bekarlık7
- rakı içen kadınlara hiçbir erkeğin aşık olmaması3
- yakışıklı erkek gören türk kızının tepkisi9
- ayran ve şalgam suyunu karıştırıp içmek9
- uysaljakoben12
- nataşalara para yedirmek9
- diyanetin abd'deki villaları16
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn13
- arkadaşlar bakar mısınız14
- evrim teorisine göre ilk canlı hemen türedi mi7
- izmir de giyimiyle başkaldıran erkek9
- kötü biri olduğunu bilmek10
- saraca finch house6
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması5
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek16
- gazze de can kaybı 72 bin 993'e yükseldi9
- true denilen yazar16
- kemal kılıçdaroğlu13
- aşk5
- kedi9
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor22
- naber lan it diye mesaj atan sevgili9
- kötülük yapan kişiye verilecek en güzel cevap7
- kale3112 nickli sözlük yazarı7
- karun kadar malın olsa ne fayda4
- ilişki mi yaşıyoruz satranç mı oynuyoruz amk4
"Din afyondur" tâbiri komunistler tarafından uydurulmuştur. Türkiyede'ki komunistler bunu "islam" için kullanırlar. Onun için bende burada "islâm"ın afyon değil bilâkis hareketliliği ve dinamizmi emreden bir din olduğundan bahsedeceğim.
islâm, tembelliğin, uyuşukluğun o derece de karşısındadır ki, her ferde gördüğü bir yanlışlığı eliyle veya diliyle, yani nasıl mümkünse o sûrette düzeltmeyi emreder. Bu emir, vâki olana, hak ve adli korumak adına bir müdâhale demektir. Modern rejimlerde olduğu gibi bu müdahâleyi bununla vazifeli bir zümreye, meselâ polise mahsus kılmayıp umûma yaymıştır. Sonra da sözle ve fiille hiç bir şey yapma imkânı yoksa "kalben buğz"u emretmiştir. Tâ ki, ferdin müşahede ettiği fâsid söz veya hareket, kendisi için zamanla tabiîleşip de muhalefet hissi zâil olmasın. Üstelik bu sonuncu hâli, yani kalben buğz edilmesi ile iktifa edilmesini, imânın en zayıf bir derecesinin icâbı olarak ilân etmektedir.
Bu da demektir ki, yanlışa müdâhale, iman îcabı bir tavırdır. Ancak unutmamak gerektir ki, bu müdâhaleci tavır sadece yanlışa karşı değildir. Aynı zamanda doğruyu emretmek hususundadır ki, bunun şer'i adı: "emr-i bi'l-ma'ruf nehy-i ani'l münker"dir ki, bu ibâre, "doğruyu emretmek, yanlışı men etmek" demektir.
Nitekim Âl-i imran Sûresi'nin 110.ayetinden "siz insanlar içinden çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz. iyiliği emreder, kötülükleri men edersiniz." Anlaşılacağı üzere iyiliği emredip kötülükten nehyetmek ilâhi bir emirdir. Bu da her müslümanı islâm'ın bir nevi polisi yapar.
Ayrıca yine bir hâdis-i şerifte buyurulan "hepiniz çobansınız ve çobanlığınızdan mesulsünüz" başka bir hadis-i şerifte ise "hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, hemen ölecekmiş gibi de âhiret için çalışmayı emreden" bir dinin özü dinamizm değilmidir ? Buna afyon demek ne derece mantıklıdır.
Ayrıca islâmda toplum, idâre edenlere karşı mutlak bir itaatle mükellef değildir. Bu itâat, adâletle kâimdir. Adaletten ayrılan hüküm sâhiplerine itâat değil, isyan vacip olur. Bunun şer'i adı ise, "huruç ale's sulta" yâni otoriteye baş kaldırmaktır. Bu da islâmda ki dinamizmin bir tezâhürüdür.
Diğer taraftan zamanla ortaya çıkacak yeni yeni meselelerin islâmın kıymet hükümleriyle te'lif edilebilmesi için, ehline, "içtihat kapısı" kıyamete kadar açık bırakılmıştır. Sistemin, bilhassa sosyal hükümleri itibarıyla durağanlaşmasını önlemek üzere, samimi islâm âlimlerine tanınan bu salahiyete ilaveten bir de her yüzyılda bir "müceddid" yani yenileyicinin zuhûru müjdelenmiştir.
Hulâsa edersek, bu derecede dinamik olan bir dine komunistlerin afyon demesi onların islâmdan bi-haber olduklarının göstergesidir.
islâm, tembelliğin, uyuşukluğun o derece de karşısındadır ki, her ferde gördüğü bir yanlışlığı eliyle veya diliyle, yani nasıl mümkünse o sûrette düzeltmeyi emreder. Bu emir, vâki olana, hak ve adli korumak adına bir müdâhale demektir. Modern rejimlerde olduğu gibi bu müdahâleyi bununla vazifeli bir zümreye, meselâ polise mahsus kılmayıp umûma yaymıştır. Sonra da sözle ve fiille hiç bir şey yapma imkânı yoksa "kalben buğz"u emretmiştir. Tâ ki, ferdin müşahede ettiği fâsid söz veya hareket, kendisi için zamanla tabiîleşip de muhalefet hissi zâil olmasın. Üstelik bu sonuncu hâli, yani kalben buğz edilmesi ile iktifa edilmesini, imânın en zayıf bir derecesinin icâbı olarak ilân etmektedir.
Bu da demektir ki, yanlışa müdâhale, iman îcabı bir tavırdır. Ancak unutmamak gerektir ki, bu müdâhaleci tavır sadece yanlışa karşı değildir. Aynı zamanda doğruyu emretmek hususundadır ki, bunun şer'i adı: "emr-i bi'l-ma'ruf nehy-i ani'l münker"dir ki, bu ibâre, "doğruyu emretmek, yanlışı men etmek" demektir.
Nitekim Âl-i imran Sûresi'nin 110.ayetinden "siz insanlar içinden çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz. iyiliği emreder, kötülükleri men edersiniz." Anlaşılacağı üzere iyiliği emredip kötülükten nehyetmek ilâhi bir emirdir. Bu da her müslümanı islâm'ın bir nevi polisi yapar.
Ayrıca yine bir hâdis-i şerifte buyurulan "hepiniz çobansınız ve çobanlığınızdan mesulsünüz" başka bir hadis-i şerifte ise "hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, hemen ölecekmiş gibi de âhiret için çalışmayı emreden" bir dinin özü dinamizm değilmidir ? Buna afyon demek ne derece mantıklıdır.
Ayrıca islâmda toplum, idâre edenlere karşı mutlak bir itaatle mükellef değildir. Bu itâat, adâletle kâimdir. Adaletten ayrılan hüküm sâhiplerine itâat değil, isyan vacip olur. Bunun şer'i adı ise, "huruç ale's sulta" yâni otoriteye baş kaldırmaktır. Bu da islâmda ki dinamizmin bir tezâhürüdür.
Diğer taraftan zamanla ortaya çıkacak yeni yeni meselelerin islâmın kıymet hükümleriyle te'lif edilebilmesi için, ehline, "içtihat kapısı" kıyamete kadar açık bırakılmıştır. Sistemin, bilhassa sosyal hükümleri itibarıyla durağanlaşmasını önlemek üzere, samimi islâm âlimlerine tanınan bu salahiyete ilaveten bir de her yüzyılda bir "müceddid" yani yenileyicinin zuhûru müjdelenmiştir.
Hulâsa edersek, bu derecede dinamik olan bir dine komunistlerin afyon demesi onların islâmdan bi-haber olduklarının göstergesidir.
Gündemdeki Haberler