bugün
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter8
- eskortluk yapan sözlük yazarı30
- fatma betül sayan kaya6
- türk esnafı10
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu5
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- çakarlı araçlara yol vermiyoruz kampanyası2
- türküm doğruyum çalışkanım11
- kolye142
- iltica27
- 19 ekim 20262
- aykolik efendi6
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı6
- fon vurgunu29
- ben bir yahudiyim4
- keşke nickim şu yazarınki olsaydı denen nickler4
- kadınların yedekte erkek tutması7
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi4
- eski sevgilinin muhtarlar gününü kutlamak2
- ofis pornosu13
- cam açık ve çıplak uyumak7
- sabahın 3 ünde gecelikle sarma getiren komşu kızı3
- humboldt caddesi esperanza apartmanı2
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- andımız3
- ilişkiye ara vermek10
- saraca096
- opera tarayıcı4
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- uzaylılar selam verir mi4
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri5
- sabah elinde bavulla kapıya dayanan bugs bunny2
- marka giyinmek9
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- güne bir şiir dizesi bırak2
- asansörde konuşmama kuralı9
- sabahın 4 ünde ayakta olan 420 yazar2
- 5 bin kişinin katıldığı konserde ölüm3
- çoktan hareket etmiş trene el sallamak2
- saraca09'a yapılan haksızlık3
- öyle koşup varmak ki sen sonra gelmek2
- düşün ki o bunu okuyor3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- koro halinde ulumak2
- uzaylılar kovalasın seni3
- tertemiz delirmek2
- platon un mağara alegorisi8
- bu saatte yemek yemek7
"Din afyondur" tâbiri komunistler tarafından uydurulmuştur. Türkiyede'ki komunistler bunu "islam" için kullanırlar. Onun için bende burada "islâm"ın afyon değil bilâkis hareketliliği ve dinamizmi emreden bir din olduğundan bahsedeceğim.
islâm, tembelliğin, uyuşukluğun o derece de karşısındadır ki, her ferde gördüğü bir yanlışlığı eliyle veya diliyle, yani nasıl mümkünse o sûrette düzeltmeyi emreder. Bu emir, vâki olana, hak ve adli korumak adına bir müdâhale demektir. Modern rejimlerde olduğu gibi bu müdahâleyi bununla vazifeli bir zümreye, meselâ polise mahsus kılmayıp umûma yaymıştır. Sonra da sözle ve fiille hiç bir şey yapma imkânı yoksa "kalben buğz"u emretmiştir. Tâ ki, ferdin müşahede ettiği fâsid söz veya hareket, kendisi için zamanla tabiîleşip de muhalefet hissi zâil olmasın. Üstelik bu sonuncu hâli, yani kalben buğz edilmesi ile iktifa edilmesini, imânın en zayıf bir derecesinin icâbı olarak ilân etmektedir.
Bu da demektir ki, yanlışa müdâhale, iman îcabı bir tavırdır. Ancak unutmamak gerektir ki, bu müdâhaleci tavır sadece yanlışa karşı değildir. Aynı zamanda doğruyu emretmek hususundadır ki, bunun şer'i adı: "emr-i bi'l-ma'ruf nehy-i ani'l münker"dir ki, bu ibâre, "doğruyu emretmek, yanlışı men etmek" demektir.
Nitekim Âl-i imran Sûresi'nin 110.ayetinden "siz insanlar içinden çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz. iyiliği emreder, kötülükleri men edersiniz." Anlaşılacağı üzere iyiliği emredip kötülükten nehyetmek ilâhi bir emirdir. Bu da her müslümanı islâm'ın bir nevi polisi yapar.
Ayrıca yine bir hâdis-i şerifte buyurulan "hepiniz çobansınız ve çobanlığınızdan mesulsünüz" başka bir hadis-i şerifte ise "hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, hemen ölecekmiş gibi de âhiret için çalışmayı emreden" bir dinin özü dinamizm değilmidir ? Buna afyon demek ne derece mantıklıdır.
Ayrıca islâmda toplum, idâre edenlere karşı mutlak bir itaatle mükellef değildir. Bu itâat, adâletle kâimdir. Adaletten ayrılan hüküm sâhiplerine itâat değil, isyan vacip olur. Bunun şer'i adı ise, "huruç ale's sulta" yâni otoriteye baş kaldırmaktır. Bu da islâmda ki dinamizmin bir tezâhürüdür.
Diğer taraftan zamanla ortaya çıkacak yeni yeni meselelerin islâmın kıymet hükümleriyle te'lif edilebilmesi için, ehline, "içtihat kapısı" kıyamete kadar açık bırakılmıştır. Sistemin, bilhassa sosyal hükümleri itibarıyla durağanlaşmasını önlemek üzere, samimi islâm âlimlerine tanınan bu salahiyete ilaveten bir de her yüzyılda bir "müceddid" yani yenileyicinin zuhûru müjdelenmiştir.
Hulâsa edersek, bu derecede dinamik olan bir dine komunistlerin afyon demesi onların islâmdan bi-haber olduklarının göstergesidir.
islâm, tembelliğin, uyuşukluğun o derece de karşısındadır ki, her ferde gördüğü bir yanlışlığı eliyle veya diliyle, yani nasıl mümkünse o sûrette düzeltmeyi emreder. Bu emir, vâki olana, hak ve adli korumak adına bir müdâhale demektir. Modern rejimlerde olduğu gibi bu müdahâleyi bununla vazifeli bir zümreye, meselâ polise mahsus kılmayıp umûma yaymıştır. Sonra da sözle ve fiille hiç bir şey yapma imkânı yoksa "kalben buğz"u emretmiştir. Tâ ki, ferdin müşahede ettiği fâsid söz veya hareket, kendisi için zamanla tabiîleşip de muhalefet hissi zâil olmasın. Üstelik bu sonuncu hâli, yani kalben buğz edilmesi ile iktifa edilmesini, imânın en zayıf bir derecesinin icâbı olarak ilân etmektedir.
Bu da demektir ki, yanlışa müdâhale, iman îcabı bir tavırdır. Ancak unutmamak gerektir ki, bu müdâhaleci tavır sadece yanlışa karşı değildir. Aynı zamanda doğruyu emretmek hususundadır ki, bunun şer'i adı: "emr-i bi'l-ma'ruf nehy-i ani'l münker"dir ki, bu ibâre, "doğruyu emretmek, yanlışı men etmek" demektir.
Nitekim Âl-i imran Sûresi'nin 110.ayetinden "siz insanlar içinden çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz. iyiliği emreder, kötülükleri men edersiniz." Anlaşılacağı üzere iyiliği emredip kötülükten nehyetmek ilâhi bir emirdir. Bu da her müslümanı islâm'ın bir nevi polisi yapar.
Ayrıca yine bir hâdis-i şerifte buyurulan "hepiniz çobansınız ve çobanlığınızdan mesulsünüz" başka bir hadis-i şerifte ise "hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, hemen ölecekmiş gibi de âhiret için çalışmayı emreden" bir dinin özü dinamizm değilmidir ? Buna afyon demek ne derece mantıklıdır.
Ayrıca islâmda toplum, idâre edenlere karşı mutlak bir itaatle mükellef değildir. Bu itâat, adâletle kâimdir. Adaletten ayrılan hüküm sâhiplerine itâat değil, isyan vacip olur. Bunun şer'i adı ise, "huruç ale's sulta" yâni otoriteye baş kaldırmaktır. Bu da islâmda ki dinamizmin bir tezâhürüdür.
Diğer taraftan zamanla ortaya çıkacak yeni yeni meselelerin islâmın kıymet hükümleriyle te'lif edilebilmesi için, ehline, "içtihat kapısı" kıyamete kadar açık bırakılmıştır. Sistemin, bilhassa sosyal hükümleri itibarıyla durağanlaşmasını önlemek üzere, samimi islâm âlimlerine tanınan bu salahiyete ilaveten bir de her yüzyılda bir "müceddid" yani yenileyicinin zuhûru müjdelenmiştir.
Hulâsa edersek, bu derecede dinamik olan bir dine komunistlerin afyon demesi onların islâmdan bi-haber olduklarının göstergesidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar