bugün
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak24
- bir bela geliyor9
- fransa6
- fransada büyük iç savaş çıkarsa olacaklar5
- denize düşsen nervio'ya mı sarılırsın bik bik'e mi8
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri17
- izmir'in mis gibi kokması10
- eski sevgilisine dönenlerden tavsiyeler9
- dudak dolgusu yaptıran kadınların ördeğe dönüşmesi10
- müslüman ülkelerde ahlaksızlık neden yaygın5
- aslan burcu erkeği aslan burcu kadını ilişkisi6
- özelden alet fotosu atan erkek yazar7
- yüksek enflasyon3
- salat namaz değildir12
- eski sevgiliye dönmek mantıklı mı sorunsalı4
- fall 22
- kaslı erkeklerin çükü kısa olur4
- arkadaşlar çüş6
- tombik döner dünyanın en iyi sandviçi5
- sabahları sevilen şeyler7
- meksika açmazı macerası15
- the odyssey2
- okul saldırısı7
- cemil tugay7
- izmir in fethi3
- bir gün herkes ak partili olacak14
- enayimiknatisi9
- kuran allah kelamı olarak ezeli mi5
- tekrar izlenebilecek diziler4
- anın görüntüsü31
- bu durumda ne yapardınız9
- izmire ilk hizmetin 30 sene sonra ulaşması9
- fon vurgunu akpli seçmene nasıl anlatılıyor5
- mezut barzani nin yahudi olması18
- izmir lağım gibi kokuyor diyen muhalif3
- iş yerinde sadece işle meşgul olup defolup gitmek6
- beni parayla değil ama kadınla kandırabilirsiniz2
- iranlı kızlar4
- arkadaşlar aranızda zengin varsa bana yazsın3
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı14
- ebgh'a hakaret edenler3
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok11
- 40 yaşında bekar erkek5
- silkmeye çalışan erkek ilgisi3
- televole kültürünün dilimize kazandırdığı terimler9
- çağatay güç2
- game of thrones taki kerhaneci24
- çocuğa israil diye isim koymak17
- akp'nin izmire yatırım yapmaması2
- demokrasi3
Hayır, hiç kanamadım.
Oturdum önce bir taşın üzerine, denizin dalga dalga sesi çınladı kulaklarımda. Çınnn, çııınnn; işte böyle ahestelice...
Sonra bir derin nefes aldım, çektim onu ciğerlerime. Hmmm, ohhh; ihtiyacım varmış buna çokça.
Yemin olsun çok acımadı içim. Kemanın yayı koparken çıkardığı hüzzam name var ya, işte o tatdaydı bu da bana. Yanık bir çikolata kokusuydu burnuma çalınan, o koku insanın iştahını kabartan; benim de canımı yakan, böyle bir ilişki sarmalıydı en çok ruhuma kalan. Ama hepsi bu kadar olan, bununla kalan. Sonrası olmayan, sonrasını anlamayan ve gönüllü beklemeyen...
Iıh ııhhh, çok ağlamadım aslında. Hem neden ağlayacaktım ki sonra? Yaşanmayana yakılır mıydı ağıt can damarlardan?
Peki peki, yalan söyledim size; biliyorum, en çok da kendime.
Çok içim yandı, çok ağladım kaderime, kederime.
Çok istedim o aşkı yaşamayı, ellerimle dokunmayı, ruhumla okşamayı, bedenimle bütünleşmeyi... Çok istedim kendimi artık aldatmayı kesmeyi... Bir kere de akışına kapılmayı, sularında boğularak canfeza duygularla ölmeyi. Her ölümde yeniden dirilmeyi, dirilmelerde yeniden doğmayı.
Her hislenişte bin kere yok olmayı, aşka bir defa daha kanmayı ve kanışlarda boyun eğmeyi; kendim olmaktan çıkıp, yeni bir bende keşiflerde, ilahinaye kutsallıkta kaybolmayı istedim.
Ben ne mi yaptım?
Peşinen kabul ettim üzülmeyi. Peşinden ağıt tadında kelimelerle cümleler doğurmayı, sancılarımdan bellekler ve benlikler türetmeyi...
Şerefine ey kaçan aşk,
Yitik aşk.
Oturdum önce bir taşın üzerine, denizin dalga dalga sesi çınladı kulaklarımda. Çınnn, çııınnn; işte böyle ahestelice...
Sonra bir derin nefes aldım, çektim onu ciğerlerime. Hmmm, ohhh; ihtiyacım varmış buna çokça.
Yemin olsun çok acımadı içim. Kemanın yayı koparken çıkardığı hüzzam name var ya, işte o tatdaydı bu da bana. Yanık bir çikolata kokusuydu burnuma çalınan, o koku insanın iştahını kabartan; benim de canımı yakan, böyle bir ilişki sarmalıydı en çok ruhuma kalan. Ama hepsi bu kadar olan, bununla kalan. Sonrası olmayan, sonrasını anlamayan ve gönüllü beklemeyen...
Iıh ııhhh, çok ağlamadım aslında. Hem neden ağlayacaktım ki sonra? Yaşanmayana yakılır mıydı ağıt can damarlardan?
Peki peki, yalan söyledim size; biliyorum, en çok da kendime.
Çok içim yandı, çok ağladım kaderime, kederime.
Çok istedim o aşkı yaşamayı, ellerimle dokunmayı, ruhumla okşamayı, bedenimle bütünleşmeyi... Çok istedim kendimi artık aldatmayı kesmeyi... Bir kere de akışına kapılmayı, sularında boğularak canfeza duygularla ölmeyi. Her ölümde yeniden dirilmeyi, dirilmelerde yeniden doğmayı.
Her hislenişte bin kere yok olmayı, aşka bir defa daha kanmayı ve kanışlarda boyun eğmeyi; kendim olmaktan çıkıp, yeni bir bende keşiflerde, ilahinaye kutsallıkta kaybolmayı istedim.
Ben ne mi yaptım?
Peşinen kabul ettim üzülmeyi. Peşinden ağıt tadında kelimelerle cümleler doğurmayı, sancılarımdan bellekler ve benlikler türetmeyi...
Şerefine ey kaçan aşk,
Yitik aşk.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar