bugün
- tanrı yok14
- ateistlerin nursuz olması23
- ota boka devşirme diyen hırto27
- sabah nasıl uyanıyorsunuz14
- nervio bugün ne giydi acabası12
- 2026 yılında hala sigara içen kişi9
- şaka maka ups boobbs'un da yaşlanmış olması12
- bana kimse eksi oy atamaz9
- sözlüğün tanrıçası olmak12
- gocu nickli lavuğun neden kaşınması13
- sözlük kızlarının ateşli olduğu gerçeği13
- iyi sevişen erkeğe aşık olunur mu18
- çırılçıplak sözlüğe entry girmek7
- sözlüğün fingirdekleri10
- true nickli namussuz yazar15
- sözlüğün en götü güzel kızı8
- özgür özel vs kemal kılıçdaroğlu4
- mason greenwood57
- seçimde kime oy vereceğiz8
- sürekli yeme isteği8
- yurtdışında hintli misin diye sorulması11
- atatürk ün ateist olması8
- üstteki yazara bir hayat tavsiyesi bırak16
- canımın waffle çekmesi5
- 15 temmuz 2026 ingiltere arjantin maçı37
- başkasının ısırdığı yemeği yer misiniz8
- hoşlanılan kızın onlyfans hesabı olması5
- belinde kelebek dövmesi olan yazarlar14
- yunanlıların yağlı güreşi çalmaları11
- bir insana akpliliği üzerinden saldırmak31
- köylü olan ailemden utanıyorum12
- fetö nün siyasi ayağı19
- arkadaşlar bu çanta nasıl5
- sözlüğün yılanı8
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız40
- uysaljakoben19
- velvet'in silver'a benzemesi15
- geceye bir şarkı bırak23
- birini hep düşünüyorsan o da seni düşünüyor mudur3
- bir sarma yapmışım9
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı12
- atatürkçü sanatçı azlığı2
- kürtlerin tekelinde olan meslekler13
- the merich5
- antropomorfizm3
- sözlüğün 500 cc memelisi6
- etin üzerine tereyağı dökmek7
- ahbap18
- türk halkının kerem kınık'a özür borçlu olması13
- yurtdışında arap mısın diye sorulması11
100bin yıl öncesine ait kimsenin bilmediği bir bilgiyi, 30 kişinin olduğu bir salonda kulaktan kulağa oynayacak şekilde biriyle paylaşıp diğerlerine yaymaya çalışsak ne olur tahmin edebiliyorsunuz değil mi.
sağır duymaz uydurur diye komik bir laf var ya hani..
kalem yok, marketten alınan fiş yok, ki adam arkasına yazsın atlantis şuradaydı, mu buydu, agarta şuydu diye aktarsın 8 kuşak sonraki torununa.
yazının olmamasından daha kötüsü varsa o da yazının çok kısıtlı olmasıdır herhalde. tablete yazılmış, birileri okumuş etmiş aktarmış ama ya okuyamayan? önce ezberleyen, sonra unutan, unuttuğu yeri uyduran kimler kimler olmuştur tarih boyunca. aynı gerçek, kulaktan kulağa misali kim bilir kaç farklı dala ayrılmıştır..
atlantis muhtemelen buz devrinde yaşamış insanları anlatan bir konu. şuanda ortaya çıkarılmış insana ait izlerin elle tutulur kısmı, yerleşkeler, ürünler son buzul çağının bitimiyle başlıyor 10 bin yıl kadar önce. göbekli tepe'nin ortaya çıkarılmasıyla bu tarih biraz geri attı kendini ama ortada şöyle bir durum var,
insanlar organize.. evet, plan program, iş gücü gerektiren yapılar inşa etmişler.
mağaradan çıkan, taş alet kullanan, hadi küçük çaplı köy-şehir hayatı yaşadığını varsaydığımız insanların böyle organizasyonları yapabiliyor olması demek, buzul çağı sırasında da insanların organize bir hayat sürdüklerine işaret ediyor.
peki, bu insanlar dondurucu şartlarda nerede yaşıyorlar? en olası ihtimal.. yeraltında yaşıyorlar.
o şatlarda bir medeniyet kurulur mu, ne yerler ne içerler, tarım yapmadıklarını, avcı toplayıcı olduklarını kabul ettiğimiz bu insanlar nasıl hayatta kalır bunlar araştırmacıların konuları. fakat, insana yön veren bir hayvan varsa o da keçi ve öküzdür arkadaşlar ki bunlar eski insanların çizimlerinde tanrı olarak da resmedilir. insan bu hayvanın yediğini yer, yemediğini yemez. bunu hala yaşatan yerler var. o yüzden tarımcılık, bahçecilik, meyve sebze yetiştiriciliği bana çok aman aman şeyler gibi gelmiyor ki, bu atlantiste, cennette falan bahçeler bolca geçer.
ardından bu uygarlıkların yok oluşu, su altında kalışı veya nuh tufanı dediğimiz olay var. bu da herhalde buzulların erimesine tekabül eder tarihte. yer altındaki ya da yere yakın yerdeki yaşamı, eriyen suların basması ya da şiddetli kasırgalar, yıkıcı yağmurlar.. medeniyetin yok oluşu.
ama net bir şey varsa o da şudur, bugün insanlığın kabul ettiği uygarlık tarihi başlangıcından çok daha öncelerinde de insanlar organize bir yaşam sürmüşlerdir. bir takım kazanımları felaketlerle yok olmuş olsa da tekrar yer yüzündeki hayatı organize ettiklerini ve gittikleri yerlerdeki insan topluluklarını yönettiklerini, onlara bir şeyler öğrettiklerini düşünüyorum.
sağır duymaz uydurur diye komik bir laf var ya hani..
kalem yok, marketten alınan fiş yok, ki adam arkasına yazsın atlantis şuradaydı, mu buydu, agarta şuydu diye aktarsın 8 kuşak sonraki torununa.
yazının olmamasından daha kötüsü varsa o da yazının çok kısıtlı olmasıdır herhalde. tablete yazılmış, birileri okumuş etmiş aktarmış ama ya okuyamayan? önce ezberleyen, sonra unutan, unuttuğu yeri uyduran kimler kimler olmuştur tarih boyunca. aynı gerçek, kulaktan kulağa misali kim bilir kaç farklı dala ayrılmıştır..
atlantis muhtemelen buz devrinde yaşamış insanları anlatan bir konu. şuanda ortaya çıkarılmış insana ait izlerin elle tutulur kısmı, yerleşkeler, ürünler son buzul çağının bitimiyle başlıyor 10 bin yıl kadar önce. göbekli tepe'nin ortaya çıkarılmasıyla bu tarih biraz geri attı kendini ama ortada şöyle bir durum var,
insanlar organize.. evet, plan program, iş gücü gerektiren yapılar inşa etmişler.
mağaradan çıkan, taş alet kullanan, hadi küçük çaplı köy-şehir hayatı yaşadığını varsaydığımız insanların böyle organizasyonları yapabiliyor olması demek, buzul çağı sırasında da insanların organize bir hayat sürdüklerine işaret ediyor.
peki, bu insanlar dondurucu şartlarda nerede yaşıyorlar? en olası ihtimal.. yeraltında yaşıyorlar.
o şatlarda bir medeniyet kurulur mu, ne yerler ne içerler, tarım yapmadıklarını, avcı toplayıcı olduklarını kabul ettiğimiz bu insanlar nasıl hayatta kalır bunlar araştırmacıların konuları. fakat, insana yön veren bir hayvan varsa o da keçi ve öküzdür arkadaşlar ki bunlar eski insanların çizimlerinde tanrı olarak da resmedilir. insan bu hayvanın yediğini yer, yemediğini yemez. bunu hala yaşatan yerler var. o yüzden tarımcılık, bahçecilik, meyve sebze yetiştiriciliği bana çok aman aman şeyler gibi gelmiyor ki, bu atlantiste, cennette falan bahçeler bolca geçer.
ardından bu uygarlıkların yok oluşu, su altında kalışı veya nuh tufanı dediğimiz olay var. bu da herhalde buzulların erimesine tekabül eder tarihte. yer altındaki ya da yere yakın yerdeki yaşamı, eriyen suların basması ya da şiddetli kasırgalar, yıkıcı yağmurlar.. medeniyetin yok oluşu.
ama net bir şey varsa o da şudur, bugün insanlığın kabul ettiği uygarlık tarihi başlangıcından çok daha öncelerinde de insanlar organize bir yaşam sürmüşlerdir. bir takım kazanımları felaketlerle yok olmuş olsa da tekrar yer yüzündeki hayatı organize ettiklerini ve gittikleri yerlerdeki insan topluluklarını yönettiklerini, onlara bir şeyler öğrettiklerini düşünüyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar