bugün
- nervio'ya evlenme teklif etmek12
- nervio abla13
- nervio tarzı entry girmek24
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum12
- son buluşmada hesabı kim öder5
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı6
- french kiss yapamayan erkek5
- ayağa boşmalmak9
- ümit kocasakal20
- ayakçı ve patici yazarlar derneği6
- çiftleşen yazarlar bana mesaj atsın3
- ayak sevecek kadar abaza olmak6
- kuru amlı7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı74
- instagram da artan erotizm sebebi3
- seri oylayınca hoşlanıyor sanan tipler6
- öksürmekten uyuyamamak5
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları8
- fabrikator saim bey3
- kızıl kmerler4
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması18
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır5
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- baş ayakçı4
- kadın dediğin şakk diye masaya ayağını vuracak4
- mersin7
- yağmur yağarken 1 60 lık kucaklayıp koşmak4
- sarı gelinin nenesi neden ölüyor sorunsalı3
- yanında lipstick taşımayan yollu erkek6
- kamos3
- ayak seven dayak da sever3
- from gold from dust35
- ayak fetişleri için ayak fotoğrafını paylaşan kız3
- neden sürekli gülümsüyorum4
- doğu akdeniz de libya mutabakatı tartışması3
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak15
- sözlük ayağa düştü2
- güney kore34
- gammazlar göreve2
- fast food2
- drama köprüsü ndeki hasan olmak3
- motorcuların trafikte terör yaratması8
- beyler sakin2
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar12
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi6
- ismail kartal20
- 4 tabak makarna yemek3
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor8
- adana4
- kimsenin sizi sevmemesi12
100bin yıl öncesine ait kimsenin bilmediği bir bilgiyi, 30 kişinin olduğu bir salonda kulaktan kulağa oynayacak şekilde biriyle paylaşıp diğerlerine yaymaya çalışsak ne olur tahmin edebiliyorsunuz değil mi.
sağır duymaz uydurur diye komik bir laf var ya hani..
kalem yok, marketten alınan fiş yok, ki adam arkasına yazsın atlantis şuradaydı, mu buydu, agarta şuydu diye aktarsın 8 kuşak sonraki torununa.
yazının olmamasından daha kötüsü varsa o da yazının çok kısıtlı olmasıdır herhalde. tablete yazılmış, birileri okumuş etmiş aktarmış ama ya okuyamayan? önce ezberleyen, sonra unutan, unuttuğu yeri uyduran kimler kimler olmuştur tarih boyunca. aynı gerçek, kulaktan kulağa misali kim bilir kaç farklı dala ayrılmıştır..
atlantis muhtemelen buz devrinde yaşamış insanları anlatan bir konu. şuanda ortaya çıkarılmış insana ait izlerin elle tutulur kısmı, yerleşkeler, ürünler son buzul çağının bitimiyle başlıyor 10 bin yıl kadar önce. göbekli tepe'nin ortaya çıkarılmasıyla bu tarih biraz geri attı kendini ama ortada şöyle bir durum var,
insanlar organize.. evet, plan program, iş gücü gerektiren yapılar inşa etmişler.
mağaradan çıkan, taş alet kullanan, hadi küçük çaplı köy-şehir hayatı yaşadığını varsaydığımız insanların böyle organizasyonları yapabiliyor olması demek, buzul çağı sırasında da insanların organize bir hayat sürdüklerine işaret ediyor.
peki, bu insanlar dondurucu şartlarda nerede yaşıyorlar? en olası ihtimal.. yeraltında yaşıyorlar.
o şatlarda bir medeniyet kurulur mu, ne yerler ne içerler, tarım yapmadıklarını, avcı toplayıcı olduklarını kabul ettiğimiz bu insanlar nasıl hayatta kalır bunlar araştırmacıların konuları. fakat, insana yön veren bir hayvan varsa o da keçi ve öküzdür arkadaşlar ki bunlar eski insanların çizimlerinde tanrı olarak da resmedilir. insan bu hayvanın yediğini yer, yemediğini yemez. bunu hala yaşatan yerler var. o yüzden tarımcılık, bahçecilik, meyve sebze yetiştiriciliği bana çok aman aman şeyler gibi gelmiyor ki, bu atlantiste, cennette falan bahçeler bolca geçer.
ardından bu uygarlıkların yok oluşu, su altında kalışı veya nuh tufanı dediğimiz olay var. bu da herhalde buzulların erimesine tekabül eder tarihte. yer altındaki ya da yere yakın yerdeki yaşamı, eriyen suların basması ya da şiddetli kasırgalar, yıkıcı yağmurlar.. medeniyetin yok oluşu.
ama net bir şey varsa o da şudur, bugün insanlığın kabul ettiği uygarlık tarihi başlangıcından çok daha öncelerinde de insanlar organize bir yaşam sürmüşlerdir. bir takım kazanımları felaketlerle yok olmuş olsa da tekrar yer yüzündeki hayatı organize ettiklerini ve gittikleri yerlerdeki insan topluluklarını yönettiklerini, onlara bir şeyler öğrettiklerini düşünüyorum.
sağır duymaz uydurur diye komik bir laf var ya hani..
kalem yok, marketten alınan fiş yok, ki adam arkasına yazsın atlantis şuradaydı, mu buydu, agarta şuydu diye aktarsın 8 kuşak sonraki torununa.
yazının olmamasından daha kötüsü varsa o da yazının çok kısıtlı olmasıdır herhalde. tablete yazılmış, birileri okumuş etmiş aktarmış ama ya okuyamayan? önce ezberleyen, sonra unutan, unuttuğu yeri uyduran kimler kimler olmuştur tarih boyunca. aynı gerçek, kulaktan kulağa misali kim bilir kaç farklı dala ayrılmıştır..
atlantis muhtemelen buz devrinde yaşamış insanları anlatan bir konu. şuanda ortaya çıkarılmış insana ait izlerin elle tutulur kısmı, yerleşkeler, ürünler son buzul çağının bitimiyle başlıyor 10 bin yıl kadar önce. göbekli tepe'nin ortaya çıkarılmasıyla bu tarih biraz geri attı kendini ama ortada şöyle bir durum var,
insanlar organize.. evet, plan program, iş gücü gerektiren yapılar inşa etmişler.
mağaradan çıkan, taş alet kullanan, hadi küçük çaplı köy-şehir hayatı yaşadığını varsaydığımız insanların böyle organizasyonları yapabiliyor olması demek, buzul çağı sırasında da insanların organize bir hayat sürdüklerine işaret ediyor.
peki, bu insanlar dondurucu şartlarda nerede yaşıyorlar? en olası ihtimal.. yeraltında yaşıyorlar.
o şatlarda bir medeniyet kurulur mu, ne yerler ne içerler, tarım yapmadıklarını, avcı toplayıcı olduklarını kabul ettiğimiz bu insanlar nasıl hayatta kalır bunlar araştırmacıların konuları. fakat, insana yön veren bir hayvan varsa o da keçi ve öküzdür arkadaşlar ki bunlar eski insanların çizimlerinde tanrı olarak da resmedilir. insan bu hayvanın yediğini yer, yemediğini yemez. bunu hala yaşatan yerler var. o yüzden tarımcılık, bahçecilik, meyve sebze yetiştiriciliği bana çok aman aman şeyler gibi gelmiyor ki, bu atlantiste, cennette falan bahçeler bolca geçer.
ardından bu uygarlıkların yok oluşu, su altında kalışı veya nuh tufanı dediğimiz olay var. bu da herhalde buzulların erimesine tekabül eder tarihte. yer altındaki ya da yere yakın yerdeki yaşamı, eriyen suların basması ya da şiddetli kasırgalar, yıkıcı yağmurlar.. medeniyetin yok oluşu.
ama net bir şey varsa o da şudur, bugün insanlığın kabul ettiği uygarlık tarihi başlangıcından çok daha öncelerinde de insanlar organize bir yaşam sürmüşlerdir. bir takım kazanımları felaketlerle yok olmuş olsa da tekrar yer yüzündeki hayatı organize ettiklerini ve gittikleri yerlerdeki insan topluluklarını yönettiklerini, onlara bir şeyler öğrettiklerini düşünüyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar