bugün
- nervio'ya evlenme teklif etmek28
- en son ne aldınız13
- instagram da artan erotizm sebebi10
- ayak sevecek kadar abaza olmak11
- sinemada yiyişen sevgililer9
- insan olmaya ceyrek kala5
- nervio abla13
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum13
- seri oylayınca hoşlanıyor sanan tipler8
- kuru amlı10
- galatasaray'ın fenere koyması normalleşmesi6
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı8
- ayağa boşmalmak10
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları12
- kitapçıda dakikalarca vakit geçiren dallama3
- vajinaya dil atmak10
- ümit kocasakal20
- ayakçı ve patici yazarlar derneği7
- nişanlının annesine anne diyememe sorunsalı5
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- belediyeler2
- nervio tarzı entry girmek24
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması19
- sözlük kızlarının çorapları2
- hoppidi hoppidi zıplayan ayak gifleri veritabanı4
- fb'nin rams park ta kendini çok geliştirmesi2
- pforzheim şu an güneşli 16 derece2
- kars 36 spor2
- barış manço cem karaca erkin koray2
- vazallı sözlük yazarları3
- bik bik'e evlenme teklifi yapmak2
- beyler sakin3
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği3
- okan buruk11
- kadın gibi tırmalıyorlar ve saç çekiyorlar4
- son buluşmada hesabı kim öder5
- french kiss yapamayan erkek5
- hobbit ayaklı kız sevgili3
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- at suratlı kadın4
- güney kore34
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- başlayabilmek3
- kamos4
- mersin7
- uyuyan çocuğu uyandırmak2
- 27 ekim 2026 israil seçimleri2
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması8
- çetik örebilen sözlük kızı3
- yanında lipstick taşımayan yollu erkek6
100bin yıl öncesine ait kimsenin bilmediği bir bilgiyi, 30 kişinin olduğu bir salonda kulaktan kulağa oynayacak şekilde biriyle paylaşıp diğerlerine yaymaya çalışsak ne olur tahmin edebiliyorsunuz değil mi.
sağır duymaz uydurur diye komik bir laf var ya hani..
kalem yok, marketten alınan fiş yok, ki adam arkasına yazsın atlantis şuradaydı, mu buydu, agarta şuydu diye aktarsın 8 kuşak sonraki torununa.
yazının olmamasından daha kötüsü varsa o da yazının çok kısıtlı olmasıdır herhalde. tablete yazılmış, birileri okumuş etmiş aktarmış ama ya okuyamayan? önce ezberleyen, sonra unutan, unuttuğu yeri uyduran kimler kimler olmuştur tarih boyunca. aynı gerçek, kulaktan kulağa misali kim bilir kaç farklı dala ayrılmıştır..
atlantis muhtemelen buz devrinde yaşamış insanları anlatan bir konu. şuanda ortaya çıkarılmış insana ait izlerin elle tutulur kısmı, yerleşkeler, ürünler son buzul çağının bitimiyle başlıyor 10 bin yıl kadar önce. göbekli tepe'nin ortaya çıkarılmasıyla bu tarih biraz geri attı kendini ama ortada şöyle bir durum var,
insanlar organize.. evet, plan program, iş gücü gerektiren yapılar inşa etmişler.
mağaradan çıkan, taş alet kullanan, hadi küçük çaplı köy-şehir hayatı yaşadığını varsaydığımız insanların böyle organizasyonları yapabiliyor olması demek, buzul çağı sırasında da insanların organize bir hayat sürdüklerine işaret ediyor.
peki, bu insanlar dondurucu şartlarda nerede yaşıyorlar? en olası ihtimal.. yeraltında yaşıyorlar.
o şatlarda bir medeniyet kurulur mu, ne yerler ne içerler, tarım yapmadıklarını, avcı toplayıcı olduklarını kabul ettiğimiz bu insanlar nasıl hayatta kalır bunlar araştırmacıların konuları. fakat, insana yön veren bir hayvan varsa o da keçi ve öküzdür arkadaşlar ki bunlar eski insanların çizimlerinde tanrı olarak da resmedilir. insan bu hayvanın yediğini yer, yemediğini yemez. bunu hala yaşatan yerler var. o yüzden tarımcılık, bahçecilik, meyve sebze yetiştiriciliği bana çok aman aman şeyler gibi gelmiyor ki, bu atlantiste, cennette falan bahçeler bolca geçer.
ardından bu uygarlıkların yok oluşu, su altında kalışı veya nuh tufanı dediğimiz olay var. bu da herhalde buzulların erimesine tekabül eder tarihte. yer altındaki ya da yere yakın yerdeki yaşamı, eriyen suların basması ya da şiddetli kasırgalar, yıkıcı yağmurlar.. medeniyetin yok oluşu.
ama net bir şey varsa o da şudur, bugün insanlığın kabul ettiği uygarlık tarihi başlangıcından çok daha öncelerinde de insanlar organize bir yaşam sürmüşlerdir. bir takım kazanımları felaketlerle yok olmuş olsa da tekrar yer yüzündeki hayatı organize ettiklerini ve gittikleri yerlerdeki insan topluluklarını yönettiklerini, onlara bir şeyler öğrettiklerini düşünüyorum.
sağır duymaz uydurur diye komik bir laf var ya hani..
kalem yok, marketten alınan fiş yok, ki adam arkasına yazsın atlantis şuradaydı, mu buydu, agarta şuydu diye aktarsın 8 kuşak sonraki torununa.
yazının olmamasından daha kötüsü varsa o da yazının çok kısıtlı olmasıdır herhalde. tablete yazılmış, birileri okumuş etmiş aktarmış ama ya okuyamayan? önce ezberleyen, sonra unutan, unuttuğu yeri uyduran kimler kimler olmuştur tarih boyunca. aynı gerçek, kulaktan kulağa misali kim bilir kaç farklı dala ayrılmıştır..
atlantis muhtemelen buz devrinde yaşamış insanları anlatan bir konu. şuanda ortaya çıkarılmış insana ait izlerin elle tutulur kısmı, yerleşkeler, ürünler son buzul çağının bitimiyle başlıyor 10 bin yıl kadar önce. göbekli tepe'nin ortaya çıkarılmasıyla bu tarih biraz geri attı kendini ama ortada şöyle bir durum var,
insanlar organize.. evet, plan program, iş gücü gerektiren yapılar inşa etmişler.
mağaradan çıkan, taş alet kullanan, hadi küçük çaplı köy-şehir hayatı yaşadığını varsaydığımız insanların böyle organizasyonları yapabiliyor olması demek, buzul çağı sırasında da insanların organize bir hayat sürdüklerine işaret ediyor.
peki, bu insanlar dondurucu şartlarda nerede yaşıyorlar? en olası ihtimal.. yeraltında yaşıyorlar.
o şatlarda bir medeniyet kurulur mu, ne yerler ne içerler, tarım yapmadıklarını, avcı toplayıcı olduklarını kabul ettiğimiz bu insanlar nasıl hayatta kalır bunlar araştırmacıların konuları. fakat, insana yön veren bir hayvan varsa o da keçi ve öküzdür arkadaşlar ki bunlar eski insanların çizimlerinde tanrı olarak da resmedilir. insan bu hayvanın yediğini yer, yemediğini yemez. bunu hala yaşatan yerler var. o yüzden tarımcılık, bahçecilik, meyve sebze yetiştiriciliği bana çok aman aman şeyler gibi gelmiyor ki, bu atlantiste, cennette falan bahçeler bolca geçer.
ardından bu uygarlıkların yok oluşu, su altında kalışı veya nuh tufanı dediğimiz olay var. bu da herhalde buzulların erimesine tekabül eder tarihte. yer altındaki ya da yere yakın yerdeki yaşamı, eriyen suların basması ya da şiddetli kasırgalar, yıkıcı yağmurlar.. medeniyetin yok oluşu.
ama net bir şey varsa o da şudur, bugün insanlığın kabul ettiği uygarlık tarihi başlangıcından çok daha öncelerinde de insanlar organize bir yaşam sürmüşlerdir. bir takım kazanımları felaketlerle yok olmuş olsa da tekrar yer yüzündeki hayatı organize ettiklerini ve gittikleri yerlerdeki insan topluluklarını yönettiklerini, onlara bir şeyler öğrettiklerini düşünüyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar