bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu32
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam24
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı87
- galatasaraylıya sormuşlar3
- gülşen in memeleri14
- toplumsal çürüme4
- kızıl saçlılar5
- mika raun vardı nerede şimdi7
- tuborg ice4
- gençlere tavsiyeler3
- angel bhathal2
- yeşil göz4
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi3
- ese dezze13
- isabel mbomio2
- yol vermek2
- diziler toplumu etkiliyor2
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- hamas denince akla gelenler11
- jason voorhees vs michael myers2
- iyi parti2
- sarı çıyan denince akla gelenler2
- günah şehrine giderken dinlenecek şarkılar2
- caitlin worthington3
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- kuzey tekinoğlu2
- örümcek adam2
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- michael myers in kız kardeşi2
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- fatma betül sayan kaya'nın 25 bin liralık gözlüğü4
- fie rose lindegaard2
- hızlı ve çok okumak4
- müslüman5
- keçi sakallı ispanyol asilzadesini oynamak4
- almanyada gaz çıkarmanın serbest olması2
- ağlayarak muhallebi yemek3
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- ben geldim naneler5
- 27 ocak 2027 atletico madrid fenerbahçe maçı4
- tuborg içen erkek2
- fon soruşturmasında fatma betül sayan kaya3
- verzeihung2
- orealia thomas2
- olga lombardo2
- entschuldigung2
- erlik5
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- nar taneleyen gelin adayı2
bir şeyi; değeri net olmayan fazlalıkta sevmek bağlı olmak.
burada en önemli kriter; "neyi?" sorusudur.
eyer; bir elmayı çok severseniz... şize geçmiş olsun çünkü; inanın bana o elma sizn için hiç bir şey hissetmeyecektir.
eyer; bir hayvanı severseniz... aranızda bir bağ kurulur illaki ama bu o "hayvan"'ın türüne ve cinsine göre ciddi farklılıklar gösterecektir. mesela: kedi'leri sevmek, balık'ları sevmek, ayı'ları sevmek, öküzleri sevmek....v. s. bir öküz'den bir kedi'şin sevgisini alamazsınız !!!
eyer: bir insan evladını çok sevdiyseniz (aşık olduysanız)...
ve sevginize karşılık olarak çok sevildiyseniz. mutluluklar dolu bir ömür sizindir. ve hayata hafifçe tebessüm ederek bakarsınız. her şey ikinizden daha kısadır artık ve sizi hiç bir şey yıkamaz. siz "superman" sınızdır ve o sizin "uyuz keçi"niz, siz de onun "-sensin uyuz keçi"si olursunuz. birlikte duşa girersiniz, durup dururken birbirinize "seviyorum lan ben seni deli manyak" desiniz. ona sarılıp bi öpücük kondurursunuz, o da sizi on defa öper (yanaktan, dudaktan, buyundan, gözlerden, çene altından...v. s.). her şey "şahane" dir. daha iyisi ancca cennete dir. hakkaten de öyledir...
fakat!!!
eyer: o insan evladı önce sevip, sizi kendisine aşık edip sonrada hiç sevmediyse... hele bide bir başkasını sevdiğini ve onunla evleneneceğini ve yetmezmiş gibi bu şehirden de taşınacağını derse...
//off... hay a. ına koyim yaaa... bir düşüneyim azıcık...//.
ş. çtığınığzın resmiyet kazanmış hali dir. (üzgünüm. gerçekler...). yalvarırsınız sizi anlaması, sevmesi ve gitmemesi için ama nafile dir. tüm zırhlarınızı çıkartıp önüne atıp (gurur, kibir, onur, şeref...v. s.) testlim olsanız, diz çöküp ağlasanız (bunu ister istemez yaparsınız zaten) bile... o sizi yine de sevmez... "içinde tomurcuk olmayan ağaç odundur" der size... sizin için hiç bir şey hissetmediğini söyler ama aklınız ruhunuzla başa çıkabilecek kadar kendinde değildir artık... ölüm'e en yakın olduğunuz ve ölmekten en korkmadığınız an dır. hani Azrail gelse kafa atarsınız. ölümüm çabuk olsun diye... allaha isyan edersiniz "suçum neydi Allahım, al şu salağın canını" diye ama malesef bu acıyı çekmek için yaşarsınız. ve içinizde:
o çok sevdiğinizin "kanlı elleri", param parça eder her şeyi, bi de fırtınalar çıkarki her şey her yere savrulur karmakarışık olur, yetmezmiş gibi bir de yangınlar çıkar ardı ardına ve aylar yıllar sonra her taraf kül, fakat sönmek bilmez bir türlü, ömür boyu hep tüter... sen se ağlarsın sadece, o göz yaşların yüreğindeki külleri tekrar yeşertebilirmi bilinmez ama ağlarsın... hem içinden , hem dişindan... hiç durmadan bol bol ağlarsın ve yine ağlarsın. her duşa girdiğinde yağmur gibi ağlarsın. çaresizlikten bi yerlere gizlenip ağlarsın, ve yine ağlarsın... ve sonra bir gün gz pınarların kuruyup bittiğinde de; akan göz yaşlarının yerine o "çok sevdiğin"i koyarsın. ve nereye baksan onu görürsün. "seni seviyorum varmı diyeceğin. hem sana ne" dersin içinden. geceleri saatlerce yürürsün, hep o vardır kafanda sense yürürsün. durmdan gülüşü yankılanır kulaklarında. müslüm'n sıçık şarkılarındaki manaları çözmeye başlarsın. hata'yı nerde yaptığını aramaya başlarsın ama bulamazsın, bi büyük rakı kesmez olur insanı. onu uzaktan sarmaş dolaş görmek. senin hayallerini başkası ile yaptığını bilmek... kahrediverir. her gece parmağın teiğe gider ama bir umut o tetiği sıktırmaz sana. belki bir gün çıkar gelir diye yarını yaşamaya karar verirsin. ve yarın geceye kadar onun yokluğundan defalarca ölürsun ama yine de sıkamazsın o mermiyi kafana. hala "çok sevmek"lerdesin çünkü.
işte bu "çok sevmek"tir.
burada en önemli kriter; "neyi?" sorusudur.
eyer; bir elmayı çok severseniz... şize geçmiş olsun çünkü; inanın bana o elma sizn için hiç bir şey hissetmeyecektir.
eyer; bir hayvanı severseniz... aranızda bir bağ kurulur illaki ama bu o "hayvan"'ın türüne ve cinsine göre ciddi farklılıklar gösterecektir. mesela: kedi'leri sevmek, balık'ları sevmek, ayı'ları sevmek, öküzleri sevmek....v. s. bir öküz'den bir kedi'şin sevgisini alamazsınız !!!
eyer: bir insan evladını çok sevdiyseniz (aşık olduysanız)...
ve sevginize karşılık olarak çok sevildiyseniz. mutluluklar dolu bir ömür sizindir. ve hayata hafifçe tebessüm ederek bakarsınız. her şey ikinizden daha kısadır artık ve sizi hiç bir şey yıkamaz. siz "superman" sınızdır ve o sizin "uyuz keçi"niz, siz de onun "-sensin uyuz keçi"si olursunuz. birlikte duşa girersiniz, durup dururken birbirinize "seviyorum lan ben seni deli manyak" desiniz. ona sarılıp bi öpücük kondurursunuz, o da sizi on defa öper (yanaktan, dudaktan, buyundan, gözlerden, çene altından...v. s.). her şey "şahane" dir. daha iyisi ancca cennete dir. hakkaten de öyledir...
fakat!!!
eyer: o insan evladı önce sevip, sizi kendisine aşık edip sonrada hiç sevmediyse... hele bide bir başkasını sevdiğini ve onunla evleneneceğini ve yetmezmiş gibi bu şehirden de taşınacağını derse...
//off... hay a. ına koyim yaaa... bir düşüneyim azıcık...//.
ş. çtığınığzın resmiyet kazanmış hali dir. (üzgünüm. gerçekler...). yalvarırsınız sizi anlaması, sevmesi ve gitmemesi için ama nafile dir. tüm zırhlarınızı çıkartıp önüne atıp (gurur, kibir, onur, şeref...v. s.) testlim olsanız, diz çöküp ağlasanız (bunu ister istemez yaparsınız zaten) bile... o sizi yine de sevmez... "içinde tomurcuk olmayan ağaç odundur" der size... sizin için hiç bir şey hissetmediğini söyler ama aklınız ruhunuzla başa çıkabilecek kadar kendinde değildir artık... ölüm'e en yakın olduğunuz ve ölmekten en korkmadığınız an dır. hani Azrail gelse kafa atarsınız. ölümüm çabuk olsun diye... allaha isyan edersiniz "suçum neydi Allahım, al şu salağın canını" diye ama malesef bu acıyı çekmek için yaşarsınız. ve içinizde:
o çok sevdiğinizin "kanlı elleri", param parça eder her şeyi, bi de fırtınalar çıkarki her şey her yere savrulur karmakarışık olur, yetmezmiş gibi bir de yangınlar çıkar ardı ardına ve aylar yıllar sonra her taraf kül, fakat sönmek bilmez bir türlü, ömür boyu hep tüter... sen se ağlarsın sadece, o göz yaşların yüreğindeki külleri tekrar yeşertebilirmi bilinmez ama ağlarsın... hem içinden , hem dişindan... hiç durmadan bol bol ağlarsın ve yine ağlarsın. her duşa girdiğinde yağmur gibi ağlarsın. çaresizlikten bi yerlere gizlenip ağlarsın, ve yine ağlarsın... ve sonra bir gün gz pınarların kuruyup bittiğinde de; akan göz yaşlarının yerine o "çok sevdiğin"i koyarsın. ve nereye baksan onu görürsün. "seni seviyorum varmı diyeceğin. hem sana ne" dersin içinden. geceleri saatlerce yürürsün, hep o vardır kafanda sense yürürsün. durmdan gülüşü yankılanır kulaklarında. müslüm'n sıçık şarkılarındaki manaları çözmeye başlarsın. hata'yı nerde yaptığını aramaya başlarsın ama bulamazsın, bi büyük rakı kesmez olur insanı. onu uzaktan sarmaş dolaş görmek. senin hayallerini başkası ile yaptığını bilmek... kahrediverir. her gece parmağın teiğe gider ama bir umut o tetiği sıktırmaz sana. belki bir gün çıkar gelir diye yarını yaşamaya karar verirsin. ve yarın geceye kadar onun yokluğundan defalarca ölürsun ama yine de sıkamazsın o mermiyi kafana. hala "çok sevmek"lerdesin çünkü.
işte bu "çok sevmek"tir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar