bugün
- nebiye salat ve resule itaat4
- en son aldığınız iltifat11
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı6
- bir ayın daha bitmesi3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin21
- dekolteye bakar mısınız15
- cem küçük9
- sevişirken video çekmek5
- yunanistan24
- yeğenin başa kalması2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- adalet ve kalkınma partisi4
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- bütün gün topladığın gazı gece yatakta çıkarmak3
- irmik helvası vs un helvası18
- salat vakitleri2
- arkadaşlar burada ne yazıyor2
- hayvan gibi acı salça yemek5
- fake hesap kullanan yazarlar uçurulsun5
- ben uyuyorum ulan var mı2
- daş göprü sarmsağ geldih4
- evli bir kadın neden süslenir3
- japonya23
- aşka düşmek4
- üşüyen erkek12
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- meme çapını ölçmek3
- mazot2
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- 80 dogumlu olmak2
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- sifonu çekince gitmeyen bok3
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor6
- başkalarına haset etmeye başlamanın dönüşü yok2
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi12
- gocu12
- hayat her şeye rağmen güzel insanı4
- istanbul da tutuklu chp'li başkan sayısı 162
- gays for gaza2
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- zenginlik hayatı3
- gotcu jeans2
- adanalı ateist10
- fırın poşetinde tavuk patates4
- ketçap aromalı ruffles10
- gürcistan26
- memati baş2
- gelecek partisi'nin kapanması12
Toplama kamplarında eşcinsellik olayları artınca (faşistler sevmezler) Himmler emir vermiş: Bazı kamplarda genelev açılacak! Orkestra bile var ya, bu niçin olmasın?
Bir tane de Auschwitz'e açmışlar, kapıya yakın, bugün arşiv binası olarak kullanılan 24 numaralı blok.
(Yahudiler'i anadan doğma soydukları, saç ve 'etek tıraşı' yaptıkları, sol kollarına dövmeyle numara vurdukları blokta ben öğle yemeği yedim: Müzenin kafeteryası olmuştu! Lokmalar boğazıma dizildi.)
Kadınlar, direnmek bir yana, genelevde çalışmak için kuyruğa girmişler çünkü orada da iyi yemek veriliyor, 'Alman tayını'... iskelet gibi kadınla kim yatar, azıcık et tutmaları gerekiyor. Onun dışında, günde bir tas yavan çorba, bir dilim kara ekmek, 187 kalori. Evet, günlük normal istihkak, 187 kalori.
Para geçmiyor, sıkı çalışırsan blok sorumlusu 'Kapo' sana ödül olarak genelev kuponu veriyor, bununla giriyorsun.
Genelev açılmış ama Yahudi de giremiyor, ancak 'Ari ırktan' mahkumlara serbest, siyasi tutuklulara ve adi suçlulara, bu bir, ikincisi de, kuralları çok katı.
Kadınlarla konuşmak yasak! Hiçbir insancıl ilişki istenmiyor.
Kapılara delikler yapmışlar, tıpkı gaz odalarında olduğu gibi, arada bir gelip bir SS dikizliyor...
Çünkü, 'misyoner pozisyonunun' dışında bir pozisyon da yasak!
Sonra yorulan ve yıpranan kadınları gazlıyorlar (argo kullanmıyorum, gerçek anlamda gaz verip öldürüyorlar), yerlerine daha tazeleri gönderiliyor.
Size şaka gibi gelebilir ama bütün bunlar gerçektir.
Sayın faşistler, kızmayınız, malumatfuruşluk etmiyorum. Konu günceldir, 'haber ayağı' vardır. Bugünlerde Auschwitz ismini çok duyacaksınız.
Çünkü önümüzdeki 27 Ocak günü, Auschwitz'in Kızılordu tarafından kurtarılışının tam altmışıncı yıldönümü kutlanacak.
Bir de Prens Harry meselesi var tabii. Prens Charles'ın oğlu Prens Harry bir kıyafet balosuna kolunda gamalı haçlı pazıbentle gidince ortalık karıştı ya, Charles oğlana 'Auschwitz'e gidip gezmesini ve neyin ne olduğunu öğrenmesini' öğütlemiş.
Ancak eklemesi gerekirdi: 'Amerikalı öğrencilerin yaptıkları gibi kampın ortasında kız arkadaşınla yiyişme, ayıptır!'
Ben de size hararetle tavsiye ediyorum: Auschwitz'e mutlaka siz de gidiniz!
Krakow'a altmış kilometre uzaklıktadır. Otobüs ya da trenle bir saat kadar çeker. Krakow da çok güzel bir şehirdir. 'Kültür turizmi' yapmış olacaksınız. Ünlü Schindler'in ünlü fabrikası bile dimdik ayakta, onu da göreceksiniz... Ayrıca merak etmeyin, orada da alışveriş imkanı var, kumar da var, isteyene kadın da satıyorlar. Türk turistinin bütün ihtiyaçları karşılanıyor. Hem de, tsunami tehlikesi yok! Kaçamak sırasında boğulma sorunu yaşamayacaksınız.
Ancak, kapısında 'Arbeit macht frei' yazan asıl Auschwitz kampıyla, hani filmlerde gördüğünüz, altından tren geçen ünlü nizamiye kapısının olduğu kampı, yani Birkenau'yu karıştırmayın. Bunların da aralarında üç kilometre kadar uzaklık vardır. Çok kişi birinciyi gezip ikinciyi görmeden döner. Ben cıcığını çıkardım, ikisinin de altını üstüne getirdim.
Doktor Mengele'nin kadın ve çocuk doğradığı 10 numaralı bloku, işkence merkezi 11 numaralı bloku siz de bir görün.
Tabutluklara girin, bakın bakalım bizim Sansaryan Hanı'nı andırıyor mu?
Üstüste yığılı binlerce ayakkabıyı, çantayı, gözlük çerçevesini görün. insan derisinden gece lambasına da bir bakın, insan yağından sabun kalıplarını da bir görün bakalım.
Fırınları görün, gaz odasına bir girin bakalım, neler hissedeceksiniz?
Ben Varşova'dan taksi tutup günübirlik gittim geldim, daha doğrusu kaldığım Bristol Oteli'nin düzenlediği özel bir tur yaptım. Dedikodu seven Internet siteleri için açıklayayım: 350 dolar verdim.
Hadi şimdi yazsınlar: Engin Ardıç denen herif, Varşova SS komutanı Oberstgruppenführer Jürgen Stroop'un kaldığı kral dairesinin üst katında kaldığı yetmiyormuş gibi, emekçi arkadaşlarının maaşlarına yapılacak zamlardan arakladığı paralarla toplama kampı geziyor...
Ama Prens Harry gibi siz de bir görün oraları...
engin ardic
Bir tane de Auschwitz'e açmışlar, kapıya yakın, bugün arşiv binası olarak kullanılan 24 numaralı blok.
(Yahudiler'i anadan doğma soydukları, saç ve 'etek tıraşı' yaptıkları, sol kollarına dövmeyle numara vurdukları blokta ben öğle yemeği yedim: Müzenin kafeteryası olmuştu! Lokmalar boğazıma dizildi.)
Kadınlar, direnmek bir yana, genelevde çalışmak için kuyruğa girmişler çünkü orada da iyi yemek veriliyor, 'Alman tayını'... iskelet gibi kadınla kim yatar, azıcık et tutmaları gerekiyor. Onun dışında, günde bir tas yavan çorba, bir dilim kara ekmek, 187 kalori. Evet, günlük normal istihkak, 187 kalori.
Para geçmiyor, sıkı çalışırsan blok sorumlusu 'Kapo' sana ödül olarak genelev kuponu veriyor, bununla giriyorsun.
Genelev açılmış ama Yahudi de giremiyor, ancak 'Ari ırktan' mahkumlara serbest, siyasi tutuklulara ve adi suçlulara, bu bir, ikincisi de, kuralları çok katı.
Kadınlarla konuşmak yasak! Hiçbir insancıl ilişki istenmiyor.
Kapılara delikler yapmışlar, tıpkı gaz odalarında olduğu gibi, arada bir gelip bir SS dikizliyor...
Çünkü, 'misyoner pozisyonunun' dışında bir pozisyon da yasak!
Sonra yorulan ve yıpranan kadınları gazlıyorlar (argo kullanmıyorum, gerçek anlamda gaz verip öldürüyorlar), yerlerine daha tazeleri gönderiliyor.
Size şaka gibi gelebilir ama bütün bunlar gerçektir.
Sayın faşistler, kızmayınız, malumatfuruşluk etmiyorum. Konu günceldir, 'haber ayağı' vardır. Bugünlerde Auschwitz ismini çok duyacaksınız.
Çünkü önümüzdeki 27 Ocak günü, Auschwitz'in Kızılordu tarafından kurtarılışının tam altmışıncı yıldönümü kutlanacak.
Bir de Prens Harry meselesi var tabii. Prens Charles'ın oğlu Prens Harry bir kıyafet balosuna kolunda gamalı haçlı pazıbentle gidince ortalık karıştı ya, Charles oğlana 'Auschwitz'e gidip gezmesini ve neyin ne olduğunu öğrenmesini' öğütlemiş.
Ancak eklemesi gerekirdi: 'Amerikalı öğrencilerin yaptıkları gibi kampın ortasında kız arkadaşınla yiyişme, ayıptır!'
Ben de size hararetle tavsiye ediyorum: Auschwitz'e mutlaka siz de gidiniz!
Krakow'a altmış kilometre uzaklıktadır. Otobüs ya da trenle bir saat kadar çeker. Krakow da çok güzel bir şehirdir. 'Kültür turizmi' yapmış olacaksınız. Ünlü Schindler'in ünlü fabrikası bile dimdik ayakta, onu da göreceksiniz... Ayrıca merak etmeyin, orada da alışveriş imkanı var, kumar da var, isteyene kadın da satıyorlar. Türk turistinin bütün ihtiyaçları karşılanıyor. Hem de, tsunami tehlikesi yok! Kaçamak sırasında boğulma sorunu yaşamayacaksınız.
Ancak, kapısında 'Arbeit macht frei' yazan asıl Auschwitz kampıyla, hani filmlerde gördüğünüz, altından tren geçen ünlü nizamiye kapısının olduğu kampı, yani Birkenau'yu karıştırmayın. Bunların da aralarında üç kilometre kadar uzaklık vardır. Çok kişi birinciyi gezip ikinciyi görmeden döner. Ben cıcığını çıkardım, ikisinin de altını üstüne getirdim.
Doktor Mengele'nin kadın ve çocuk doğradığı 10 numaralı bloku, işkence merkezi 11 numaralı bloku siz de bir görün.
Tabutluklara girin, bakın bakalım bizim Sansaryan Hanı'nı andırıyor mu?
Üstüste yığılı binlerce ayakkabıyı, çantayı, gözlük çerçevesini görün. insan derisinden gece lambasına da bir bakın, insan yağından sabun kalıplarını da bir görün bakalım.
Fırınları görün, gaz odasına bir girin bakalım, neler hissedeceksiniz?
Ben Varşova'dan taksi tutup günübirlik gittim geldim, daha doğrusu kaldığım Bristol Oteli'nin düzenlediği özel bir tur yaptım. Dedikodu seven Internet siteleri için açıklayayım: 350 dolar verdim.
Hadi şimdi yazsınlar: Engin Ardıç denen herif, Varşova SS komutanı Oberstgruppenführer Jürgen Stroop'un kaldığı kral dairesinin üst katında kaldığı yetmiyormuş gibi, emekçi arkadaşlarının maaşlarına yapılacak zamlardan arakladığı paralarla toplama kampı geziyor...
Ama Prens Harry gibi siz de bir görün oraları...
engin ardic
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar