bugün
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları23
- hayatın boka sarmaya başladığı yaş5
- kürdistancıların vatandaşlıktan çıkarılması5
- antipanik sizce biraz antipatik mi12
- şeftali7
- islamda namaz yoktur34
- ilk buluşmaya başka bir ilk buluşmadan gelen kız8
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı15
- imparator neron555
- sözlük yazarlarının ortaokul anıları3
- sözlüğün reisi kim anketi19
- doğru karpuz seçemeyen erkek12
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi13
- bir erkeğe iltifat etmek7
- asgari ücretle kaç litre akaryakıt alınıyor7
- sevilen kıza cv yollamak5
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması12
- gerçekliği bükmek2
- borsa5
- pestil3
- kurtlar vadisi pusu3
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- sözlükteki kaliteli yazarlar5
- sözlükteki her kızı öven tipler11
- sözlük erkekleri adet oluyor mu sorunsalı3
- yazarların akşama dair planları6
- öcalan bahçeli birlikteliği4
- anın görüntüsü21
- fransa da aşırı sıcaklardan 8 bin ek ölüm2
- sözlüğün reisi kim14
- imralı ülkü ocakları2
- sözlüğün kırbacı5
- hikayenin devamını getir8
- her telefona milyarlığ diyen çomar türü2
- uludağ sözlük kızları telegram grubu3
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- g i l d e d l i l y15
- sözlükteki fetocular6
- farklı bir nick görünce feyk sanmak4
- market poşetlerini tekte taşıyamayan erkek5
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- bir sözlük erkegine merhaba adın ney diye sormak2
- şeytanın bile israil'e karşı olması4
- bir insanı tanımanın en iyi yolu7
- yılan dövmeli insanların garip olması5
- popülist lavuk4
- erzurum hdp mitingi6
- tas kafa traşlı hırt sorunu5
- bu yıl sevdam kim olsun2
Toplama kamplarında eşcinsellik olayları artınca (faşistler sevmezler) Himmler emir vermiş: Bazı kamplarda genelev açılacak! Orkestra bile var ya, bu niçin olmasın?
Bir tane de Auschwitz'e açmışlar, kapıya yakın, bugün arşiv binası olarak kullanılan 24 numaralı blok.
(Yahudiler'i anadan doğma soydukları, saç ve 'etek tıraşı' yaptıkları, sol kollarına dövmeyle numara vurdukları blokta ben öğle yemeği yedim: Müzenin kafeteryası olmuştu! Lokmalar boğazıma dizildi.)
Kadınlar, direnmek bir yana, genelevde çalışmak için kuyruğa girmişler çünkü orada da iyi yemek veriliyor, 'Alman tayını'... iskelet gibi kadınla kim yatar, azıcık et tutmaları gerekiyor. Onun dışında, günde bir tas yavan çorba, bir dilim kara ekmek, 187 kalori. Evet, günlük normal istihkak, 187 kalori.
Para geçmiyor, sıkı çalışırsan blok sorumlusu 'Kapo' sana ödül olarak genelev kuponu veriyor, bununla giriyorsun.
Genelev açılmış ama Yahudi de giremiyor, ancak 'Ari ırktan' mahkumlara serbest, siyasi tutuklulara ve adi suçlulara, bu bir, ikincisi de, kuralları çok katı.
Kadınlarla konuşmak yasak! Hiçbir insancıl ilişki istenmiyor.
Kapılara delikler yapmışlar, tıpkı gaz odalarında olduğu gibi, arada bir gelip bir SS dikizliyor...
Çünkü, 'misyoner pozisyonunun' dışında bir pozisyon da yasak!
Sonra yorulan ve yıpranan kadınları gazlıyorlar (argo kullanmıyorum, gerçek anlamda gaz verip öldürüyorlar), yerlerine daha tazeleri gönderiliyor.
Size şaka gibi gelebilir ama bütün bunlar gerçektir.
Sayın faşistler, kızmayınız, malumatfuruşluk etmiyorum. Konu günceldir, 'haber ayağı' vardır. Bugünlerde Auschwitz ismini çok duyacaksınız.
Çünkü önümüzdeki 27 Ocak günü, Auschwitz'in Kızılordu tarafından kurtarılışının tam altmışıncı yıldönümü kutlanacak.
Bir de Prens Harry meselesi var tabii. Prens Charles'ın oğlu Prens Harry bir kıyafet balosuna kolunda gamalı haçlı pazıbentle gidince ortalık karıştı ya, Charles oğlana 'Auschwitz'e gidip gezmesini ve neyin ne olduğunu öğrenmesini' öğütlemiş.
Ancak eklemesi gerekirdi: 'Amerikalı öğrencilerin yaptıkları gibi kampın ortasında kız arkadaşınla yiyişme, ayıptır!'
Ben de size hararetle tavsiye ediyorum: Auschwitz'e mutlaka siz de gidiniz!
Krakow'a altmış kilometre uzaklıktadır. Otobüs ya da trenle bir saat kadar çeker. Krakow da çok güzel bir şehirdir. 'Kültür turizmi' yapmış olacaksınız. Ünlü Schindler'in ünlü fabrikası bile dimdik ayakta, onu da göreceksiniz... Ayrıca merak etmeyin, orada da alışveriş imkanı var, kumar da var, isteyene kadın da satıyorlar. Türk turistinin bütün ihtiyaçları karşılanıyor. Hem de, tsunami tehlikesi yok! Kaçamak sırasında boğulma sorunu yaşamayacaksınız.
Ancak, kapısında 'Arbeit macht frei' yazan asıl Auschwitz kampıyla, hani filmlerde gördüğünüz, altından tren geçen ünlü nizamiye kapısının olduğu kampı, yani Birkenau'yu karıştırmayın. Bunların da aralarında üç kilometre kadar uzaklık vardır. Çok kişi birinciyi gezip ikinciyi görmeden döner. Ben cıcığını çıkardım, ikisinin de altını üstüne getirdim.
Doktor Mengele'nin kadın ve çocuk doğradığı 10 numaralı bloku, işkence merkezi 11 numaralı bloku siz de bir görün.
Tabutluklara girin, bakın bakalım bizim Sansaryan Hanı'nı andırıyor mu?
Üstüste yığılı binlerce ayakkabıyı, çantayı, gözlük çerçevesini görün. insan derisinden gece lambasına da bir bakın, insan yağından sabun kalıplarını da bir görün bakalım.
Fırınları görün, gaz odasına bir girin bakalım, neler hissedeceksiniz?
Ben Varşova'dan taksi tutup günübirlik gittim geldim, daha doğrusu kaldığım Bristol Oteli'nin düzenlediği özel bir tur yaptım. Dedikodu seven Internet siteleri için açıklayayım: 350 dolar verdim.
Hadi şimdi yazsınlar: Engin Ardıç denen herif, Varşova SS komutanı Oberstgruppenführer Jürgen Stroop'un kaldığı kral dairesinin üst katında kaldığı yetmiyormuş gibi, emekçi arkadaşlarının maaşlarına yapılacak zamlardan arakladığı paralarla toplama kampı geziyor...
Ama Prens Harry gibi siz de bir görün oraları...
engin ardic
Bir tane de Auschwitz'e açmışlar, kapıya yakın, bugün arşiv binası olarak kullanılan 24 numaralı blok.
(Yahudiler'i anadan doğma soydukları, saç ve 'etek tıraşı' yaptıkları, sol kollarına dövmeyle numara vurdukları blokta ben öğle yemeği yedim: Müzenin kafeteryası olmuştu! Lokmalar boğazıma dizildi.)
Kadınlar, direnmek bir yana, genelevde çalışmak için kuyruğa girmişler çünkü orada da iyi yemek veriliyor, 'Alman tayını'... iskelet gibi kadınla kim yatar, azıcık et tutmaları gerekiyor. Onun dışında, günde bir tas yavan çorba, bir dilim kara ekmek, 187 kalori. Evet, günlük normal istihkak, 187 kalori.
Para geçmiyor, sıkı çalışırsan blok sorumlusu 'Kapo' sana ödül olarak genelev kuponu veriyor, bununla giriyorsun.
Genelev açılmış ama Yahudi de giremiyor, ancak 'Ari ırktan' mahkumlara serbest, siyasi tutuklulara ve adi suçlulara, bu bir, ikincisi de, kuralları çok katı.
Kadınlarla konuşmak yasak! Hiçbir insancıl ilişki istenmiyor.
Kapılara delikler yapmışlar, tıpkı gaz odalarında olduğu gibi, arada bir gelip bir SS dikizliyor...
Çünkü, 'misyoner pozisyonunun' dışında bir pozisyon da yasak!
Sonra yorulan ve yıpranan kadınları gazlıyorlar (argo kullanmıyorum, gerçek anlamda gaz verip öldürüyorlar), yerlerine daha tazeleri gönderiliyor.
Size şaka gibi gelebilir ama bütün bunlar gerçektir.
Sayın faşistler, kızmayınız, malumatfuruşluk etmiyorum. Konu günceldir, 'haber ayağı' vardır. Bugünlerde Auschwitz ismini çok duyacaksınız.
Çünkü önümüzdeki 27 Ocak günü, Auschwitz'in Kızılordu tarafından kurtarılışının tam altmışıncı yıldönümü kutlanacak.
Bir de Prens Harry meselesi var tabii. Prens Charles'ın oğlu Prens Harry bir kıyafet balosuna kolunda gamalı haçlı pazıbentle gidince ortalık karıştı ya, Charles oğlana 'Auschwitz'e gidip gezmesini ve neyin ne olduğunu öğrenmesini' öğütlemiş.
Ancak eklemesi gerekirdi: 'Amerikalı öğrencilerin yaptıkları gibi kampın ortasında kız arkadaşınla yiyişme, ayıptır!'
Ben de size hararetle tavsiye ediyorum: Auschwitz'e mutlaka siz de gidiniz!
Krakow'a altmış kilometre uzaklıktadır. Otobüs ya da trenle bir saat kadar çeker. Krakow da çok güzel bir şehirdir. 'Kültür turizmi' yapmış olacaksınız. Ünlü Schindler'in ünlü fabrikası bile dimdik ayakta, onu da göreceksiniz... Ayrıca merak etmeyin, orada da alışveriş imkanı var, kumar da var, isteyene kadın da satıyorlar. Türk turistinin bütün ihtiyaçları karşılanıyor. Hem de, tsunami tehlikesi yok! Kaçamak sırasında boğulma sorunu yaşamayacaksınız.
Ancak, kapısında 'Arbeit macht frei' yazan asıl Auschwitz kampıyla, hani filmlerde gördüğünüz, altından tren geçen ünlü nizamiye kapısının olduğu kampı, yani Birkenau'yu karıştırmayın. Bunların da aralarında üç kilometre kadar uzaklık vardır. Çok kişi birinciyi gezip ikinciyi görmeden döner. Ben cıcığını çıkardım, ikisinin de altını üstüne getirdim.
Doktor Mengele'nin kadın ve çocuk doğradığı 10 numaralı bloku, işkence merkezi 11 numaralı bloku siz de bir görün.
Tabutluklara girin, bakın bakalım bizim Sansaryan Hanı'nı andırıyor mu?
Üstüste yığılı binlerce ayakkabıyı, çantayı, gözlük çerçevesini görün. insan derisinden gece lambasına da bir bakın, insan yağından sabun kalıplarını da bir görün bakalım.
Fırınları görün, gaz odasına bir girin bakalım, neler hissedeceksiniz?
Ben Varşova'dan taksi tutup günübirlik gittim geldim, daha doğrusu kaldığım Bristol Oteli'nin düzenlediği özel bir tur yaptım. Dedikodu seven Internet siteleri için açıklayayım: 350 dolar verdim.
Hadi şimdi yazsınlar: Engin Ardıç denen herif, Varşova SS komutanı Oberstgruppenführer Jürgen Stroop'un kaldığı kral dairesinin üst katında kaldığı yetmiyormuş gibi, emekçi arkadaşlarının maaşlarına yapılacak zamlardan arakladığı paralarla toplama kampı geziyor...
Ama Prens Harry gibi siz de bir görün oraları...
engin ardic
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar