bugün
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı12
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- habire1218
- hiç fuhuş yaptınız mı5
- mason greenwood4
- vedat muriqi4
- true ile sevişmek5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- fatih terim vs okan buruk vs ismail kartal2
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi14
- eleştiri aldığında çirkefleşen insan2
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- sözlüğün aptal kaynaması5
- sözlükteki sinsi köpekler8
- aniden gelen istanbula gitme isteği2
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- cinayeti siz mi işlediniz4
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- türkler karşısında am ve sik demeyin gülerler2
- izmir4
- kadir inanır'ın mirası8
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- atatürk diyor ki6
- sıfır atık vakfı11
- ismail kartal9
- uludağ sözlük ölü yazarlar veritabanı2
- rakı arasında çay içmek6
- evli kadına kocan çok şanslı demek2
- ben gidiyorum arkamdan ağlayın3
- 7 yaşındaki çocuğun joker gibi olması2
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- tek başına tatil yapmak2
- 0 0 717
- kızların çok açık giyinmesi5
- ittihat ve terakki cemiyeti2
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- söylemek istedikleriniz2
- arap gel oğlum kuçu kuçu5
- game of thrones taki kerhaneci3
- sözlükteki arap döven kızlar5
- of çok sıkıcı olmanız3
- cop318
- bilerek ponziye dahil olmak7
- evrene enerji gönderen müslüman9
- türk düşmanı piçler7
- fenerbahçe 8 eyüpspor 02
- erzurumspor3
- kablolu kulaklık kullanan son insan olmak3
- yapay zeka ile resim video içerik üretmek5
- pandela4
hükümsüz bir hayat buldum; ulus ulus, şehir şehir, ilçe ilçe, cadde cadde, sokak sokak dolaştım, ara mahallelere dahi girdim; devlet adamlarına, dünyanın en zenginlerine, annelere-babalara, kardeşlere, yazarlara, orospulara, savaş kahramanlarına, dünyayı kurtaranlara, aşıklara, acı ile yoğrulan alimlere, tasavvufilere, zerdüştlere, eşcinsellere sordum ve bulamadım sahibini. onu ıssız ve kimsenin görmeyeceği bir köşeye bıraktım. ölü müydü?.. bilmiyorum ki? benim elimde kalmasın, ben de kaybolmasın da, ne olursa olsun...
***
hayatın farklı pencerelerinden bakıp, kendi kimliğine en yakın bulduğu ile beyin ve kalbini dolduranlarda mutlu mu oldu sanıyorsunuz? peki neden bedbaht öldü mevlana, şems'in dostluğu ve dahi aşkının yoluna rağmen, onca tasavvufi açılımların adamı olmasına rağmen hem de? ulus-devlet düşüncesinin ilk temsilcisi, hayata ahlaki açılarının kalıplaşmış kural ve kuramlarını kırarak tarihe damgasını vurmuş ama açlıktan hep nefesi kokmuş, hep zorluklarla savaşmak zorunda kalmış machiavelli? yakışıklılığı ile ve çok güzel karısı zelda sayre'ye sahip olan ünlü yazar fitzgerald? üstelik hayatta bütünleştiğini düşündüğü dört şeye sahipti o; paraya, yakışıklılığa, aşkına ve yazmaya. şimdilerde gençliğine lanet okumasına rağmen uluslararası sesini ve düşüncelerini duyuran, yazdıkları ile herkesi etkisi altına alan elif şafak? üstelik o anne de oldu.
yani aşkı arayan onu bulduğunda mutlu değil, yazıya tapan onu yazdığında tatmin değil, çağa damgasını vuran farklı fikirleri ya da icatları getirenler anlaşılmamanın üzüntüsünü duymakta, çok paralı ağabeylerimiz-ablalarımızda da var bir huzurluk, mutsuzluk. neden biliyor musunuz; mutluluk anlaşılamıyor.
anın içinde saklı kalanı zamanın içine yaymak istiyorduk hep; akışında yaşamayı müdahalelerle süslüyorduk çoğunlukla; var olanı çoğaltmak yerine tatminsizlikle tüketiyorduk, kavramlara hep maddi değer biçtik; iktidar olmak uğruna her şeyi umarsızca talan ettik.
yaşanılan mutsuzlukların o kadar çok sebebi vardı ki, hem de bu sebepleri mal edecek haller, sistemler, kişiler...
***
kimsenin görmeyeceği bir köşeye bıraktım onu. ölü müydü?.. bilmiyorum ki? benim elimde kalmasın, ben de kaybolmasın da, ne olursa olsun... kimse kabul etmediyse, kimse almadıysa, kimse istemediyse işe yaramazdır bu diye düşündüm. oysa ışıl ışıldı, oysa umut doluydu, anaçtı, ellerimdeyken, sahibini ararken bana nasıl da tatmin ve huzur ve ne derler ona; hani şey, hani herkesin istediği, hani herkesin muhtelif şeylerde aradığı; hahhh, mutluluk vermişti.
kimse almadıysa, kimse kabul etmediyse ben neden alayımdı ki onu, değil mi?
(bkz: bu da mutluluğun hikayesi imiş).
***
hayatın farklı pencerelerinden bakıp, kendi kimliğine en yakın bulduğu ile beyin ve kalbini dolduranlarda mutlu mu oldu sanıyorsunuz? peki neden bedbaht öldü mevlana, şems'in dostluğu ve dahi aşkının yoluna rağmen, onca tasavvufi açılımların adamı olmasına rağmen hem de? ulus-devlet düşüncesinin ilk temsilcisi, hayata ahlaki açılarının kalıplaşmış kural ve kuramlarını kırarak tarihe damgasını vurmuş ama açlıktan hep nefesi kokmuş, hep zorluklarla savaşmak zorunda kalmış machiavelli? yakışıklılığı ile ve çok güzel karısı zelda sayre'ye sahip olan ünlü yazar fitzgerald? üstelik hayatta bütünleştiğini düşündüğü dört şeye sahipti o; paraya, yakışıklılığa, aşkına ve yazmaya. şimdilerde gençliğine lanet okumasına rağmen uluslararası sesini ve düşüncelerini duyuran, yazdıkları ile herkesi etkisi altına alan elif şafak? üstelik o anne de oldu.
yani aşkı arayan onu bulduğunda mutlu değil, yazıya tapan onu yazdığında tatmin değil, çağa damgasını vuran farklı fikirleri ya da icatları getirenler anlaşılmamanın üzüntüsünü duymakta, çok paralı ağabeylerimiz-ablalarımızda da var bir huzurluk, mutsuzluk. neden biliyor musunuz; mutluluk anlaşılamıyor.
anın içinde saklı kalanı zamanın içine yaymak istiyorduk hep; akışında yaşamayı müdahalelerle süslüyorduk çoğunlukla; var olanı çoğaltmak yerine tatminsizlikle tüketiyorduk, kavramlara hep maddi değer biçtik; iktidar olmak uğruna her şeyi umarsızca talan ettik.
yaşanılan mutsuzlukların o kadar çok sebebi vardı ki, hem de bu sebepleri mal edecek haller, sistemler, kişiler...
***
kimsenin görmeyeceği bir köşeye bıraktım onu. ölü müydü?.. bilmiyorum ki? benim elimde kalmasın, ben de kaybolmasın da, ne olursa olsun... kimse kabul etmediyse, kimse almadıysa, kimse istemediyse işe yaramazdır bu diye düşündüm. oysa ışıl ışıldı, oysa umut doluydu, anaçtı, ellerimdeyken, sahibini ararken bana nasıl da tatmin ve huzur ve ne derler ona; hani şey, hani herkesin istediği, hani herkesin muhtelif şeylerde aradığı; hahhh, mutluluk vermişti.
kimse almadıysa, kimse kabul etmediyse ben neden alayımdı ki onu, değil mi?
(bkz: bu da mutluluğun hikayesi imiş).
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar