bugün
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz13
- çağla idi20
- yavaş araba kullanmanın daha tehlikeli olması9
- kadınları susturmanın en iyi yolu12
- şiir yazan erkek16
- aklıma takılıyor5
- doymuyorum diye bağıran komşu5
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz14
- yediğiniz en ağır dayak5
- aynı anda iki kişiye aşık olmak13
- sözlük kızlarının siteye fotoğraf atması17
- ne oldu bana6
- 0 0 728
- sevişmek istenen ünlüler10
- modacıyım ayağına kız tavlayan sözlük yazarı10
- özelden alet fotosu atan erkek yazar8
- kız yeğen sahibi olmak5
- çok bekar olan sözlük kızı9
- sözlükteki flört listem9
- sözlüğe mesaj yazar gibi entry giren tipler10
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri24
- beni linç ettiler abi8
- arkadaşlar özür dilerim11
- beni kimsenin gözünde canlandıramaması5
- uyumak isteyip de uyuyamak4
- sözlükten biriyle kavga etmek3
- sarapci koala hatayi28
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak9
- true neden sevilmiyor sorunsalı28
- melisa döngelin 43 torbacısı3
- köylülere hakaret eden yazarlar5
- sözlükte cilveleşen yazarlara eksi oy vermek6
- bir kızı kucakta zıplatmak2
- traveler vs iock6
- ay takvimine göre konserve yapmak10
- uyurken bir anda basan sıcak2
- neden bu kadar kişi online5
- babaların sorduğu ilginç sorular10
- karşı cinse sorulan sorular8
- bilinç açık şekilde uyumak3
- sözlük yazarlarının normal kombinleri12
- viski kola15
- fusya semsiyeli yabanci7
- kafaya sıkmak4
- 8 milyar insan aynı anda osurursa ne olur6
- beybi leydi seksiliği6
- gocu abi7
- sözlükteki linç kültürü5
- sevgi yeter mi4
- hava soğudu ulan11
üniversitelerde kültür yokki. güzel sanatlar fakültesi adı var, kendi yok. birde profesör maaş bağlanıyor. ay sonu geliyor maaşlarını alıyorlar.
bir şirkette proje 6 ay içinde sonlandı. yabancılar sayesinde. ressamlar lazım ama doğuştan perspektif yapmasını bilen bulamıyoruz. kendin oturup yapsan 3 yıl da proje sonlanır.
herneyse proje bitti. ekonomik krizler derken güzel sanatlar akademi sınavlarına girelim. hiç olmassa kültürün içinde oluruz. bölümlerde yedeklerde kaldık endüstri ürünleri tasarımı buna dahil. ama çok enteresan marmara güzel sanatlar fakültesinde iç mimarlıkta 3. oldum mülakatta 39. sıraya aldılar. aslında tavla zarı obje kullanmasaydım birinci olmuştum. 40 kişi almaları gerekirken bu sene 20 kişi alınacagı açıklandı. meger okulun böyle puştça davranışları varmış öğrenciye on üzerinden sekiz verdikten sonra rakkamı silip yedi yapıyorlarmış. sınavda mecbur gidişat öyle olduğu için tavla zarı kullanmak zorunda kaldım. başka obje kullanmak nerdeyse imkansızdı, zamanda kısıtlı idi.
güzelsanatlar fakültesi sınavlarına girmeden önce bir şirkette mobil telefonlar üzerinde çalışıyorduk. nokia markası daha ortada yok. benofon markası var. sonradan süper nokia mobil telefon oldu.
biz daha mecazi anlamda kartondan koni yapabilecek adam bulamıyorduk. bir türk mühendis yarı iletkende katman oluştururken gözlerini hesaba katmamış nerdeyse kör oluyordu. sonra o kişiyi işten çıkardılar. zaten alt seviyede mühendisti deneme yapmak istemişti. işçi mühendis.
bir mühendis vardı almanyada okumuş babası Siemenste çalışmış. o mühendis şu an ev kirasıyla yaşamını idame ediyor, evlide değil.
o zamanlar alan adı alalım dedik şirket sirkülerini istediler kanunen şirket yok dedik olmaz dediler şirket olmalı. şimdi ise sadece tc kimlik numaranla hemen alan adı alabiliyorsun.
teknoloji geliştiren insanlara kamyoncu, arabanın arka tekerleği, altı yemiş, sucugu yemiş gibi mecazi anlamda hakaretler ettiler. hele hele aselsandaki çalışanlara mobbing uyguladılar adamları öldürdüler.
http://galeri.uludagsozluk.com/r/935130/+
koreli samsung firmasını takdir ediyorum, çok küçük boyutlarda yarı iletken üretiyor.
google takdir ediyorum. çünkü mecazi anlamda süpermenden daha iyi görüyorum.
ya sosyotrend biz neler yaşadık.
akademi sınavlarında araba maketleri yapan bir arkadaş vardı. koç holding şirketi olan ford otosandaki fabrika müdürü görmüş araba maketlerini. o arkadaşı çağırmış bu maketleri yapan kim görmek istemiş. çok iyi maketler yapıyordu. fabrika müdürü ya ben seni küçük bir çocuk sanıyordum sen kocaman adamsın demiş. fabrikada çalışmak istiyorsan marmara güzel sanatlar okulunu göstermiş endüstüri ürünleri tasarımını okuman lazım demiş. o arkadaş kazana kazana türk el sanatlarını kazandı.
siz şu zamanda silikon vadisi elektrikli arabalardan bahsederken biz geçmişte yaşadığımız puştça davranışlarla karşılaştık. ford otosan fabrika müdürüne küfür eden mühendislerin sayısı çok fazla.
temel programcılığı öğretsenize. yazılım çerçevesi içersinde programcılık olurmu. sıfır ve birin anlamını öğretin sonra transistorlü hesapmakinası nasıl yapılır onu ögretin. sonra kendi dilinde program nasıl yapılır onu öğretin. almanyadaki okullarda en eski aletlerle ders veriyorlar. siz o aletleri görseniz müzedenmi getirmişler zannedersiniz.
amerikalı bir bilim adamı vardı 60 yıl önceki bir konuyu yılları tecrübe ederek daha yeni anladı.
1990 yıllarında meslek lisesi kitaplarına bakın okunacak kitaplar değil. birde 1969 yılındaki almanca elektronik kitaplarını okuyun arada dağlarca fark var.
evvel zaman içinde milli eğitim bakanlıgı işletme bilgisi kitabı çıkarmış anlayan yok bakanlıktakilerde anlamadı yıllar sonra o kitap kaldırıldı. daha doğrusu toplatıldı.
siz o toplatılan işletme bilgisi kitabını okusanıza.
yalnız kurt birşey yapamaz.
Biz hem kurtların doymasını, hem de koyunların sağ kalmasını istiyoruz.
bir şirkette proje 6 ay içinde sonlandı. yabancılar sayesinde. ressamlar lazım ama doğuştan perspektif yapmasını bilen bulamıyoruz. kendin oturup yapsan 3 yıl da proje sonlanır.
herneyse proje bitti. ekonomik krizler derken güzel sanatlar akademi sınavlarına girelim. hiç olmassa kültürün içinde oluruz. bölümlerde yedeklerde kaldık endüstri ürünleri tasarımı buna dahil. ama çok enteresan marmara güzel sanatlar fakültesinde iç mimarlıkta 3. oldum mülakatta 39. sıraya aldılar. aslında tavla zarı obje kullanmasaydım birinci olmuştum. 40 kişi almaları gerekirken bu sene 20 kişi alınacagı açıklandı. meger okulun böyle puştça davranışları varmış öğrenciye on üzerinden sekiz verdikten sonra rakkamı silip yedi yapıyorlarmış. sınavda mecbur gidişat öyle olduğu için tavla zarı kullanmak zorunda kaldım. başka obje kullanmak nerdeyse imkansızdı, zamanda kısıtlı idi.
güzelsanatlar fakültesi sınavlarına girmeden önce bir şirkette mobil telefonlar üzerinde çalışıyorduk. nokia markası daha ortada yok. benofon markası var. sonradan süper nokia mobil telefon oldu.
biz daha mecazi anlamda kartondan koni yapabilecek adam bulamıyorduk. bir türk mühendis yarı iletkende katman oluştururken gözlerini hesaba katmamış nerdeyse kör oluyordu. sonra o kişiyi işten çıkardılar. zaten alt seviyede mühendisti deneme yapmak istemişti. işçi mühendis.
bir mühendis vardı almanyada okumuş babası Siemenste çalışmış. o mühendis şu an ev kirasıyla yaşamını idame ediyor, evlide değil.
o zamanlar alan adı alalım dedik şirket sirkülerini istediler kanunen şirket yok dedik olmaz dediler şirket olmalı. şimdi ise sadece tc kimlik numaranla hemen alan adı alabiliyorsun.
teknoloji geliştiren insanlara kamyoncu, arabanın arka tekerleği, altı yemiş, sucugu yemiş gibi mecazi anlamda hakaretler ettiler. hele hele aselsandaki çalışanlara mobbing uyguladılar adamları öldürdüler.
http://galeri.uludagsozluk.com/r/935130/+
koreli samsung firmasını takdir ediyorum, çok küçük boyutlarda yarı iletken üretiyor.
google takdir ediyorum. çünkü mecazi anlamda süpermenden daha iyi görüyorum.
ya sosyotrend biz neler yaşadık.
akademi sınavlarında araba maketleri yapan bir arkadaş vardı. koç holding şirketi olan ford otosandaki fabrika müdürü görmüş araba maketlerini. o arkadaşı çağırmış bu maketleri yapan kim görmek istemiş. çok iyi maketler yapıyordu. fabrika müdürü ya ben seni küçük bir çocuk sanıyordum sen kocaman adamsın demiş. fabrikada çalışmak istiyorsan marmara güzel sanatlar okulunu göstermiş endüstüri ürünleri tasarımını okuman lazım demiş. o arkadaş kazana kazana türk el sanatlarını kazandı.
siz şu zamanda silikon vadisi elektrikli arabalardan bahsederken biz geçmişte yaşadığımız puştça davranışlarla karşılaştık. ford otosan fabrika müdürüne küfür eden mühendislerin sayısı çok fazla.
temel programcılığı öğretsenize. yazılım çerçevesi içersinde programcılık olurmu. sıfır ve birin anlamını öğretin sonra transistorlü hesapmakinası nasıl yapılır onu ögretin. sonra kendi dilinde program nasıl yapılır onu öğretin. almanyadaki okullarda en eski aletlerle ders veriyorlar. siz o aletleri görseniz müzedenmi getirmişler zannedersiniz.
amerikalı bir bilim adamı vardı 60 yıl önceki bir konuyu yılları tecrübe ederek daha yeni anladı.
1990 yıllarında meslek lisesi kitaplarına bakın okunacak kitaplar değil. birde 1969 yılındaki almanca elektronik kitaplarını okuyun arada dağlarca fark var.
evvel zaman içinde milli eğitim bakanlıgı işletme bilgisi kitabı çıkarmış anlayan yok bakanlıktakilerde anlamadı yıllar sonra o kitap kaldırıldı. daha doğrusu toplatıldı.
siz o toplatılan işletme bilgisi kitabını okusanıza.
yalnız kurt birşey yapamaz.
Biz hem kurtların doymasını, hem de koyunların sağ kalmasını istiyoruz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar