bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu32
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam25
- toplumsal çürüme6
- yol vermek4
- tuborg ice5
- gülşen in memeleri14
- galatasaraylıya sormuşlar3
- jason voorhees vs michael myers3
- kızıl saçlılar5
- mika raun vardı nerede şimdi7
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- yeşil göz4
- gençlere tavsiyeler3
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi3
- ese dezze13
- angel bhathal2
- hamas denince akla gelenler11
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- isabel mbomio2
- diziler toplumu etkiliyor2
- iyi parti2
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- caitlin worthington3
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- sosyal medya2
- sarı çıyan denince akla gelenler2
- fatma betül sayan kaya'nın 25 bin liralık gözlüğü4
- müslüman5
- hızlı ve çok okumak4
- günah şehrine giderken dinlenecek şarkılar2
- kuzey tekinoğlu2
- keçi sakallı ispanyol asilzadesini oynamak4
- örümcek adam2
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- michael myers in kız kardeşi2
- fie rose lindegaard2
- ben geldim naneler5
- ağlayarak muhallebi yemek3
- almanyada gaz çıkarmanın serbest olması2
- fon soruşturmasında fatma betül sayan kaya3
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- tuborg içen erkek2
- erlik5
- verzeihung2
- orealia thomas2
- olga lombardo2
- entschuldigung2
- tinto brass7
21.12.2015
günün ilk ışıklarıyla başladı koşturmaca. gece daha uzun fakat günler kısalmamış gibi. bütün notları toparladım dersten derse koşarken. sonra aseton döküldü üzerine. kendi üzerime de döktüm, yaktım. yandım. eski sevgilimin yeni sevgilisi türbanlı bir kızdı. sevmek ile inat arasındaki fosforlu çizgide yaptığı tangoyu izledim, son sigaramda. sonra derse koştum. hoca dahil kimse gelmemişti. derse trip attık.akşam kesin ders çalışalım diye farklı işlere yöneldik, 9da buluşmak üzere sözleşerek... saat geldiğinde garip bir konuşmamız oldu:
ben: ben galiba birinden hoşlanıyorum.
jacques: kim?
ben: nasıl dile getireceğimi bilemiyorum açıkçası vs vs bla bla bla.
jacques: isminin baş harfi ne?
ben: l.
jacques: l mi? l ile erkek ismi. hmmm...
ben: şey. ya ben de onu diyorum işte.
jacques: erkek değil mi?
ben: ımmm şey, sanırım. yani sanırım değil evet bir kız.
jacques: (önce bir kahkaha attı) yani ecem kendini aşmak için uğraşıyor musun? tam daha fazlası olamaz diyorum, daha fazlasını yapıyorsun. nasıl başarıyorsun bunu?
ben: ya bilmiyorum jacques, hoşlanmam mümkün mü ki? kız sonuçta.s ama bana o kadar güzel şeyler söylüyor ki. hayatımda duyduğum en güzel şeyleri geylerden ve lezbiyenlerden duyuyorum yeminle ya.
jacques: asdfghjgfdsdfg bu konuyu otur bir düşün bence. hoşlanmıyorsundur.
sonra yarın ders çalışacağımıza söz verip uyuduk.
22.12.2015
sabah o erken kalkıp derse gitti. ben 10da falan uyandım ancak. koşuşturma sırası ondaydı. dersten çıkınca "gel gel bak leyla diye bir şarkı indirdim" dedim. güldü bana. tamam hoşlanamasam da güzel isim leyla. ayrıca kızın üzerimdeki etkisi devasa. neyse bunu anlatmayacağım burada. aşk nedir söyleyin arkadaşlar, kayboldum.
akşam da ders çalışamadık. kelime oyunu oynadık. fajita yazmanın yasak olduğu banal bir kelime oyunu. şarkı söyledik dans ettik, Atatürk'ten bahsettik. sonra marşlara eşlik ettik. diller hakkında konuştuk, çocukluğumuzdan ve tırtıllardan bahsettik.
23.12.2015
uyandığından beri bir yurt odasında benle dedikodu yapan yazar. "bugün kesin ders çalışacağız" dedim. "son bir haftadır aynı başlıyoruz güne." dedi. bu sefer kesin-di. sular kesilmiş, güne nasıl başlayacağını bilemedi. bazıları bana su der dedim, güldü. fahriye Abla'yı dinledim. uyanmak istemedi çünkü. sular geldi, uyandı. karnı acıktı, sonra benim karnım acıktı. yemek yedik sırayla, bu sırada saat 20:33 oldu. yıl olmuş 2016, hala zamanın hızlı akışına çare bulamadılar. saatlerce kelimelik oynadık, su yazdı. aşıg oldum. ama ona değil başkasınasdfghj. kahve yaptık, sigara içtik, geldik gittik derken yine gece oldu. playlistimin adını gece koydum. hüzün kovan kuşu, yanağıma konmadı yine de. sabahları çekmecelere kaldırdığımız hüzünleri çıkarıp, yerine kişiler hukuku notları ile makaleleri koyup kilitledik.
sonuç: yine ders çalışmadık.
bunları buraya yazıyorum ki sene sonunda neden sınıfta kaldım acaba diye düşünmek yerine açıp burayı okuyayım.
24.12.2015
saat 12'yi geçince bugüne girmiş sayıldık mı? keep on loving you'yu hayatımızın baş köşesine yerleştirdik mi? benim acımı birlikte çektik mi? her şeyi mor sevdik mi? bütün sorularımın yanına onaylarcasına bir tik koyduk mu? tik.
güzel. hala batmamışız.
günün ilk ışıklarıyla başladı koşturmaca. gece daha uzun fakat günler kısalmamış gibi. bütün notları toparladım dersten derse koşarken. sonra aseton döküldü üzerine. kendi üzerime de döktüm, yaktım. yandım. eski sevgilimin yeni sevgilisi türbanlı bir kızdı. sevmek ile inat arasındaki fosforlu çizgide yaptığı tangoyu izledim, son sigaramda. sonra derse koştum. hoca dahil kimse gelmemişti. derse trip attık.akşam kesin ders çalışalım diye farklı işlere yöneldik, 9da buluşmak üzere sözleşerek... saat geldiğinde garip bir konuşmamız oldu:
ben: ben galiba birinden hoşlanıyorum.
jacques: kim?
ben: nasıl dile getireceğimi bilemiyorum açıkçası vs vs bla bla bla.
jacques: isminin baş harfi ne?
ben: l.
jacques: l mi? l ile erkek ismi. hmmm...
ben: şey. ya ben de onu diyorum işte.
jacques: erkek değil mi?
ben: ımmm şey, sanırım. yani sanırım değil evet bir kız.
jacques: (önce bir kahkaha attı) yani ecem kendini aşmak için uğraşıyor musun? tam daha fazlası olamaz diyorum, daha fazlasını yapıyorsun. nasıl başarıyorsun bunu?
ben: ya bilmiyorum jacques, hoşlanmam mümkün mü ki? kız sonuçta.s ama bana o kadar güzel şeyler söylüyor ki. hayatımda duyduğum en güzel şeyleri geylerden ve lezbiyenlerden duyuyorum yeminle ya.
jacques: asdfghjgfdsdfg bu konuyu otur bir düşün bence. hoşlanmıyorsundur.
sonra yarın ders çalışacağımıza söz verip uyuduk.
22.12.2015
sabah o erken kalkıp derse gitti. ben 10da falan uyandım ancak. koşuşturma sırası ondaydı. dersten çıkınca "gel gel bak leyla diye bir şarkı indirdim" dedim. güldü bana. tamam hoşlanamasam da güzel isim leyla. ayrıca kızın üzerimdeki etkisi devasa. neyse bunu anlatmayacağım burada. aşk nedir söyleyin arkadaşlar, kayboldum.
akşam da ders çalışamadık. kelime oyunu oynadık. fajita yazmanın yasak olduğu banal bir kelime oyunu. şarkı söyledik dans ettik, Atatürk'ten bahsettik. sonra marşlara eşlik ettik. diller hakkında konuştuk, çocukluğumuzdan ve tırtıllardan bahsettik.
23.12.2015
uyandığından beri bir yurt odasında benle dedikodu yapan yazar. "bugün kesin ders çalışacağız" dedim. "son bir haftadır aynı başlıyoruz güne." dedi. bu sefer kesin-di. sular kesilmiş, güne nasıl başlayacağını bilemedi. bazıları bana su der dedim, güldü. fahriye Abla'yı dinledim. uyanmak istemedi çünkü. sular geldi, uyandı. karnı acıktı, sonra benim karnım acıktı. yemek yedik sırayla, bu sırada saat 20:33 oldu. yıl olmuş 2016, hala zamanın hızlı akışına çare bulamadılar. saatlerce kelimelik oynadık, su yazdı. aşıg oldum. ama ona değil başkasınasdfghj. kahve yaptık, sigara içtik, geldik gittik derken yine gece oldu. playlistimin adını gece koydum. hüzün kovan kuşu, yanağıma konmadı yine de. sabahları çekmecelere kaldırdığımız hüzünleri çıkarıp, yerine kişiler hukuku notları ile makaleleri koyup kilitledik.
sonuç: yine ders çalışmadık.
bunları buraya yazıyorum ki sene sonunda neden sınıfta kaldım acaba diye düşünmek yerine açıp burayı okuyayım.
24.12.2015
saat 12'yi geçince bugüne girmiş sayıldık mı? keep on loving you'yu hayatımızın baş köşesine yerleştirdik mi? benim acımı birlikte çektik mi? her şeyi mor sevdik mi? bütün sorularımın yanına onaylarcasına bir tik koyduk mu? tik.
güzel. hala batmamışız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar