bugün
- mikrodalgaya sucuk koymak4
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı14
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması4
- sözlükte sürekli güzel kızların çaylak olması4
- mason greenwood'un galatasaray'a döşeyeceği boru5
- gecenin şiiri4
- brad pitt5
- sözlük yazarlarının tatlıları8
- çaylak olunca hissedilenler4
- mason greenwood5
- yazarların bildiği en kötü küfür4
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı7
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi23
- kezoların burada kibirlenmesi2
- tavsiye2
- tarhana içen kıroyla işim olmaz yürüü diyen kız4
- artı oy alma yolları3
- fenerbahçe'nin şampiyonlar ligi hasreti3
- fenerlilerin yine gaza gelmesi2
- yazın yorganla yatan insan2
- moderatörlere sesleniş5
- kalburunuza bastırır mısınız3
- anderson talisca3
- memduh bashgan14
- nihoşun ölümü16
- renault 9 broadway4
- ilginç rüyalar3
- güne bir türkü barcı bırak2
- aylık 440 bin lira iyi para mıdır sorunsalı4
- linux3
- arkadaşlar sizce ben ne kadar sapığım7
- gammaz çetesi çökertildi11
- tuba büyüküstün7
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- sevmediğiniz iki yazarın kavga etmesi3
- ergenlik dönemi2
- simko39
- insanlar2
- rambo ariel ortega8
- g'i l d'e d l'i l y3
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması11
- seri gizli artı oy veren melek5
- mohamed salah ghaly8
- yastığa sarılarak uyumak2
- asteğmen6
- emret komutanım ahmet başçavuş3
- gram altındaki şiddetli yükseliş3
- ev temizleyen erkek5
- fenerbahçe6
- yılmaz güney'in sömürgecilerin kucağına oturması7
21.12.2015
günün ilk ışıklarıyla başladı koşturmaca. gece daha uzun fakat günler kısalmamış gibi. bütün notları toparladım dersten derse koşarken. sonra aseton döküldü üzerine. kendi üzerime de döktüm, yaktım. yandım. eski sevgilimin yeni sevgilisi türbanlı bir kızdı. sevmek ile inat arasındaki fosforlu çizgide yaptığı tangoyu izledim, son sigaramda. sonra derse koştum. hoca dahil kimse gelmemişti. derse trip attık.akşam kesin ders çalışalım diye farklı işlere yöneldik, 9da buluşmak üzere sözleşerek... saat geldiğinde garip bir konuşmamız oldu:
ben: ben galiba birinden hoşlanıyorum.
jacques: kim?
ben: nasıl dile getireceğimi bilemiyorum açıkçası vs vs bla bla bla.
jacques: isminin baş harfi ne?
ben: l.
jacques: l mi? l ile erkek ismi. hmmm...
ben: şey. ya ben de onu diyorum işte.
jacques: erkek değil mi?
ben: ımmm şey, sanırım. yani sanırım değil evet bir kız.
jacques: (önce bir kahkaha attı) yani ecem kendini aşmak için uğraşıyor musun? tam daha fazlası olamaz diyorum, daha fazlasını yapıyorsun. nasıl başarıyorsun bunu?
ben: ya bilmiyorum jacques, hoşlanmam mümkün mü ki? kız sonuçta.s ama bana o kadar güzel şeyler söylüyor ki. hayatımda duyduğum en güzel şeyleri geylerden ve lezbiyenlerden duyuyorum yeminle ya.
jacques: asdfghjgfdsdfg bu konuyu otur bir düşün bence. hoşlanmıyorsundur.
sonra yarın ders çalışacağımıza söz verip uyuduk.
22.12.2015
sabah o erken kalkıp derse gitti. ben 10da falan uyandım ancak. koşuşturma sırası ondaydı. dersten çıkınca "gel gel bak leyla diye bir şarkı indirdim" dedim. güldü bana. tamam hoşlanamasam da güzel isim leyla. ayrıca kızın üzerimdeki etkisi devasa. neyse bunu anlatmayacağım burada. aşk nedir söyleyin arkadaşlar, kayboldum.
akşam da ders çalışamadık. kelime oyunu oynadık. fajita yazmanın yasak olduğu banal bir kelime oyunu. şarkı söyledik dans ettik, Atatürk'ten bahsettik. sonra marşlara eşlik ettik. diller hakkında konuştuk, çocukluğumuzdan ve tırtıllardan bahsettik.
23.12.2015
uyandığından beri bir yurt odasında benle dedikodu yapan yazar. "bugün kesin ders çalışacağız" dedim. "son bir haftadır aynı başlıyoruz güne." dedi. bu sefer kesin-di. sular kesilmiş, güne nasıl başlayacağını bilemedi. bazıları bana su der dedim, güldü. fahriye Abla'yı dinledim. uyanmak istemedi çünkü. sular geldi, uyandı. karnı acıktı, sonra benim karnım acıktı. yemek yedik sırayla, bu sırada saat 20:33 oldu. yıl olmuş 2016, hala zamanın hızlı akışına çare bulamadılar. saatlerce kelimelik oynadık, su yazdı. aşıg oldum. ama ona değil başkasınasdfghj. kahve yaptık, sigara içtik, geldik gittik derken yine gece oldu. playlistimin adını gece koydum. hüzün kovan kuşu, yanağıma konmadı yine de. sabahları çekmecelere kaldırdığımız hüzünleri çıkarıp, yerine kişiler hukuku notları ile makaleleri koyup kilitledik.
sonuç: yine ders çalışmadık.
bunları buraya yazıyorum ki sene sonunda neden sınıfta kaldım acaba diye düşünmek yerine açıp burayı okuyayım.
24.12.2015
saat 12'yi geçince bugüne girmiş sayıldık mı? keep on loving you'yu hayatımızın baş köşesine yerleştirdik mi? benim acımı birlikte çektik mi? her şeyi mor sevdik mi? bütün sorularımın yanına onaylarcasına bir tik koyduk mu? tik.
güzel. hala batmamışız.
günün ilk ışıklarıyla başladı koşturmaca. gece daha uzun fakat günler kısalmamış gibi. bütün notları toparladım dersten derse koşarken. sonra aseton döküldü üzerine. kendi üzerime de döktüm, yaktım. yandım. eski sevgilimin yeni sevgilisi türbanlı bir kızdı. sevmek ile inat arasındaki fosforlu çizgide yaptığı tangoyu izledim, son sigaramda. sonra derse koştum. hoca dahil kimse gelmemişti. derse trip attık.akşam kesin ders çalışalım diye farklı işlere yöneldik, 9da buluşmak üzere sözleşerek... saat geldiğinde garip bir konuşmamız oldu:
ben: ben galiba birinden hoşlanıyorum.
jacques: kim?
ben: nasıl dile getireceğimi bilemiyorum açıkçası vs vs bla bla bla.
jacques: isminin baş harfi ne?
ben: l.
jacques: l mi? l ile erkek ismi. hmmm...
ben: şey. ya ben de onu diyorum işte.
jacques: erkek değil mi?
ben: ımmm şey, sanırım. yani sanırım değil evet bir kız.
jacques: (önce bir kahkaha attı) yani ecem kendini aşmak için uğraşıyor musun? tam daha fazlası olamaz diyorum, daha fazlasını yapıyorsun. nasıl başarıyorsun bunu?
ben: ya bilmiyorum jacques, hoşlanmam mümkün mü ki? kız sonuçta.s ama bana o kadar güzel şeyler söylüyor ki. hayatımda duyduğum en güzel şeyleri geylerden ve lezbiyenlerden duyuyorum yeminle ya.
jacques: asdfghjgfdsdfg bu konuyu otur bir düşün bence. hoşlanmıyorsundur.
sonra yarın ders çalışacağımıza söz verip uyuduk.
22.12.2015
sabah o erken kalkıp derse gitti. ben 10da falan uyandım ancak. koşuşturma sırası ondaydı. dersten çıkınca "gel gel bak leyla diye bir şarkı indirdim" dedim. güldü bana. tamam hoşlanamasam da güzel isim leyla. ayrıca kızın üzerimdeki etkisi devasa. neyse bunu anlatmayacağım burada. aşk nedir söyleyin arkadaşlar, kayboldum.
akşam da ders çalışamadık. kelime oyunu oynadık. fajita yazmanın yasak olduğu banal bir kelime oyunu. şarkı söyledik dans ettik, Atatürk'ten bahsettik. sonra marşlara eşlik ettik. diller hakkında konuştuk, çocukluğumuzdan ve tırtıllardan bahsettik.
23.12.2015
uyandığından beri bir yurt odasında benle dedikodu yapan yazar. "bugün kesin ders çalışacağız" dedim. "son bir haftadır aynı başlıyoruz güne." dedi. bu sefer kesin-di. sular kesilmiş, güne nasıl başlayacağını bilemedi. bazıları bana su der dedim, güldü. fahriye Abla'yı dinledim. uyanmak istemedi çünkü. sular geldi, uyandı. karnı acıktı, sonra benim karnım acıktı. yemek yedik sırayla, bu sırada saat 20:33 oldu. yıl olmuş 2016, hala zamanın hızlı akışına çare bulamadılar. saatlerce kelimelik oynadık, su yazdı. aşıg oldum. ama ona değil başkasınasdfghj. kahve yaptık, sigara içtik, geldik gittik derken yine gece oldu. playlistimin adını gece koydum. hüzün kovan kuşu, yanağıma konmadı yine de. sabahları çekmecelere kaldırdığımız hüzünleri çıkarıp, yerine kişiler hukuku notları ile makaleleri koyup kilitledik.
sonuç: yine ders çalışmadık.
bunları buraya yazıyorum ki sene sonunda neden sınıfta kaldım acaba diye düşünmek yerine açıp burayı okuyayım.
24.12.2015
saat 12'yi geçince bugüne girmiş sayıldık mı? keep on loving you'yu hayatımızın baş köşesine yerleştirdik mi? benim acımı birlikte çektik mi? her şeyi mor sevdik mi? bütün sorularımın yanına onaylarcasına bir tik koyduk mu? tik.
güzel. hala batmamışız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar