bugün
- akepeli olmak karakter meselesidir6
- true silik olsun7
- üsküdar'a çöktükten sonra kutlama yapmak11
- karınız için market poşetlerini taşır mısınız6
- karınız için boş senete imza atar mısınız3
- seni severken valizini hazır tutan kadın3
- gammazların yetkiyi kötüye kullanması4
- rick sanchez3
- okula uyum sürecinde ebeveynlere uyarılar4
- gammaz diye diye başımızın etinin yenmesi3
- ismail kartal30
- platon un mağara alegorisi11
- haşlanmış yumurta9
- sucuk döner2
- islamda kadın6
- etli ekmek abartılmış balon bir yiyecektir2
- gocunun entry başına 1 tl para aldığı iddiaları4
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- bugün uludağ sözlük için ne yaptın2
- karınızı kucağınızda taşır mısınız15
- sözlüğün kırbacı4
- arkadaşlar öğlen ne yesem2
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
- istanbul da kiralık sosyal konut başvuruları2
- yeralti edebiyatcisi9
- çok eşlilik olsaydı3
- gocu34
- hah şöyle yola gelin3
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası18
- prometheus'un hırsız olduğu gerçeği5
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler7
- jahrein2
- mansur yavaş'ın idare'i maslahatçılığı5
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- 11 eylül saldırılarından çıkarılan dersler3
- şu an dinlenen şarkı2
- isa aras mersinli2
- aşk6
- lastik değiştirmeyi bilmeyen erkek3
- yazarların beğendiği kadın tipleri7
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız12
- 2000 yılında dünya nasıl olacak3
- güne iyi başlamak3
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- ey insan8
- ona bir şey söyle5
- kiraz cicegi kolonyasi28
- fenerbahçe19
- ilk türettigim sözcük2
- sabah alarmını ertelemenin felsefi anlamı2
Bölüm1.
Bu bir hikaye blogu değil. Size enteresan şeyler de anlatmayacağım. Size bir şey anlatmayacağım daha doğrusu. Kendime anlatacağım. Kendimi kendimle tanıştıracağım. Bazı şeyleri kendime ne kadar söylersem söyleyeyim akla uygun gelmiyor. Uygulayasım gelmiyor. Belki buraya girip ara sıra okuyunca, başkası söylemiş gibi hissederim de uygularım. Uzun zamandır da unutkanlığımı önlemek için günlük tutmak istiyordum zaten, bu gün üşengeçliği kenara bırakıp blog açtım bunun için. Teknoloji bunu gerektirir sonuçta. Kağıt kalemle istediğim şeyleri yazana kadar, bir sonraki cümlemi unutuyorum.
Sıradan bir yaşantım var. Okuyorum ve memur olmaya çalışıyorum. Lisede bölümümü aşk eseri seçtim. Sonra bölümümü seçmeme neden olan kız ilk yıl okuldan gidince, dımdızlak kaldım. Şimdi Üniversitede Mütercim Tercümanlık okuyorum.
Sahil kasabında doğdum büyüdüm. Üniversite okuduğum yer ise denize çok uzak. Gerçekten şairler denizi sevmekte haklılar, memlekete özlem duymakta haklılar. Her şeyiyle farklı bir yere geldim ve yine o hissi yaşıyorum. Okuldasınızdır, hani babanız size o gün bisiklet alacaktır ya da anneniz sevdiğiniz bir yemeği yapacaktır ve siz bunu biliyorsunuzdur. Okul bitsin de ve gideyim istersiniz. Bir sabırsızlık olur içinizde. Eve gidip istediğiniz şeye kavuşmak istersiniz. Ya da ertesi gün okul gezisine gideceksinizdir, geceden uyuyamazsınız heyecandan veya iştesinizdir ve o gün cumadır. Eve gidip televizyon karşısında en sevdiğiniz filmi açıp kanepede bir kaç bira içmek için sabırsızlanıyorsunuzdur. Eminim o his şuan içinizde canlanmıştır. O hissi yaşıyorum. Sorun ise o hissin içimden hiç gitmemesi. Sürekli bir şey için sabırsızım ama ne olduğunu bilmiyorum. Okuldayken eve gitmek evdeyken okula dönmek istiyorum. Memleketteyken üniversite şehrime gitmek, oradayken de eve dönmek istiyorum. Sanırım ne istediğimi bilmiyorum ama daha kötüsü buna neyin sebep olduğunu da bilmiyorum. Böyle bilmediğim şeyler içinde olmak da sağlıklı kararlar vermemi engelliyor. Sabit birisi olamıyorum, alabildiğine esnek. Bundan nasıl kurtulacağım ben?
Artık oturup düşünemiyorum. Boşluğa baksam bile odaklanamıyorum. Düşünecek bir şeyim olmadığından değil duygularımı kontrol edemediğimden oluyor bu sanırım çünkü çok müzik dinliyorum ve çok karışık bir çalma listem var. Sürekli başka tarzlar işin içine girince duygudan duyguya atlıyorum. Duyguları müzik ile hissetmeye o kadar alışmışım ki müzik olmadan düşünmek istediğim duyguyu toparlayamıyorum. Şunu yazarken bile kendimi toparlayamadım bir sürü konudan konuya atladım kendimi tanıtacağım diye. Aslında bunu kendimi anlatmak için açmadım. Birisi var onu anlatmak için açtım. Her günümü günlük gibi, onun ekseninde yaptıklarımı anlatarak geçirmeyi düşünüyorum. Bunun için bu kadar yeterli sanırım, görüşürüz.
http://kalbimyumrugumkadarmis.blogspot.com.tr/
Bu bir hikaye blogu değil. Size enteresan şeyler de anlatmayacağım. Size bir şey anlatmayacağım daha doğrusu. Kendime anlatacağım. Kendimi kendimle tanıştıracağım. Bazı şeyleri kendime ne kadar söylersem söyleyeyim akla uygun gelmiyor. Uygulayasım gelmiyor. Belki buraya girip ara sıra okuyunca, başkası söylemiş gibi hissederim de uygularım. Uzun zamandır da unutkanlığımı önlemek için günlük tutmak istiyordum zaten, bu gün üşengeçliği kenara bırakıp blog açtım bunun için. Teknoloji bunu gerektirir sonuçta. Kağıt kalemle istediğim şeyleri yazana kadar, bir sonraki cümlemi unutuyorum.
Sıradan bir yaşantım var. Okuyorum ve memur olmaya çalışıyorum. Lisede bölümümü aşk eseri seçtim. Sonra bölümümü seçmeme neden olan kız ilk yıl okuldan gidince, dımdızlak kaldım. Şimdi Üniversitede Mütercim Tercümanlık okuyorum.
Sahil kasabında doğdum büyüdüm. Üniversite okuduğum yer ise denize çok uzak. Gerçekten şairler denizi sevmekte haklılar, memlekete özlem duymakta haklılar. Her şeyiyle farklı bir yere geldim ve yine o hissi yaşıyorum. Okuldasınızdır, hani babanız size o gün bisiklet alacaktır ya da anneniz sevdiğiniz bir yemeği yapacaktır ve siz bunu biliyorsunuzdur. Okul bitsin de ve gideyim istersiniz. Bir sabırsızlık olur içinizde. Eve gidip istediğiniz şeye kavuşmak istersiniz. Ya da ertesi gün okul gezisine gideceksinizdir, geceden uyuyamazsınız heyecandan veya iştesinizdir ve o gün cumadır. Eve gidip televizyon karşısında en sevdiğiniz filmi açıp kanepede bir kaç bira içmek için sabırsızlanıyorsunuzdur. Eminim o his şuan içinizde canlanmıştır. O hissi yaşıyorum. Sorun ise o hissin içimden hiç gitmemesi. Sürekli bir şey için sabırsızım ama ne olduğunu bilmiyorum. Okuldayken eve gitmek evdeyken okula dönmek istiyorum. Memleketteyken üniversite şehrime gitmek, oradayken de eve dönmek istiyorum. Sanırım ne istediğimi bilmiyorum ama daha kötüsü buna neyin sebep olduğunu da bilmiyorum. Böyle bilmediğim şeyler içinde olmak da sağlıklı kararlar vermemi engelliyor. Sabit birisi olamıyorum, alabildiğine esnek. Bundan nasıl kurtulacağım ben?
Artık oturup düşünemiyorum. Boşluğa baksam bile odaklanamıyorum. Düşünecek bir şeyim olmadığından değil duygularımı kontrol edemediğimden oluyor bu sanırım çünkü çok müzik dinliyorum ve çok karışık bir çalma listem var. Sürekli başka tarzlar işin içine girince duygudan duyguya atlıyorum. Duyguları müzik ile hissetmeye o kadar alışmışım ki müzik olmadan düşünmek istediğim duyguyu toparlayamıyorum. Şunu yazarken bile kendimi toparlayamadım bir sürü konudan konuya atladım kendimi tanıtacağım diye. Aslında bunu kendimi anlatmak için açmadım. Birisi var onu anlatmak için açtım. Her günümü günlük gibi, onun ekseninde yaptıklarımı anlatarak geçirmeyi düşünüyorum. Bunun için bu kadar yeterli sanırım, görüşürüz.
http://kalbimyumrugumkadarmis.blogspot.com.tr/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar