bugün
- hikayeyi devam ettir28
- erkeklerin obur olduğu algısı10
- nickten isim tahmini yapmak59
- sözlüğün amına kim koydu5
- pizzada ince hamur tercih eden erkek8
- erector eski nesil hesapları nereden buluyor6
- uysaljakoben15
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey10
- yazarların zeka seviyeleri8
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı8
- kuşkaş4
- hasrettin hoca2
- hayattan zevk alamamak7
- sadece içmeye gidelim diye arayan arkadaş6
- kapalı maraş6
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler4
- ammına koydumun ergenleri7
- nasreddinhoca6
- mohamed salah ghaly2
- kuvvet formülünün analizi4
- bir sözlük kızıyla seks yapmak3
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi4
- güzel kızların pizza yemesi7
- kıraça3
- kurbağa öpüp prens beklemek9
- ilah5
- piramitlerin yere çakılmış küp olması5
- g'i l d'e d l'i l y sözlüğün en güzel kızıdır5
- yarrağı boka bulayıp kızartmak3
- ölüm diyeti3
- melkisedek2
- mala vurarak çoluğunu çocuğunu geçindiren baba3
- arkadaşlar şeftali yer miyiz8
- fethullah gülen in türkiye ye dönüş tarihi5
- arkadaşlar neden bu kadar sıkıcısınız7
- kendini mehdi sanmak5
- midyeci ahmet3
- sözlük erkeklerinin kadın halleri8
- başlıkların arşivlenmesi3
- kendi arasında muhabbet eden yazarlar3
- aslan akrep ikizler kadınlarının deli olmaları7
- pizza sehpası3
- sözlüğün muhasır medeniyetler seviyesinde olması4
- eğri piramit4
- doğuyu kürtlere versek ne kaybederiz2
- aşçı nüvit efendi2
- komutan logar bir cisim yaklaşıyor efendim2
- arkadaşlar ben yarım akıllı mıyım ya9
- telefon sapığı5
Bölüm1.
Bu bir hikaye blogu değil. Size enteresan şeyler de anlatmayacağım. Size bir şey anlatmayacağım daha doğrusu. Kendime anlatacağım. Kendimi kendimle tanıştıracağım. Bazı şeyleri kendime ne kadar söylersem söyleyeyim akla uygun gelmiyor. Uygulayasım gelmiyor. Belki buraya girip ara sıra okuyunca, başkası söylemiş gibi hissederim de uygularım. Uzun zamandır da unutkanlığımı önlemek için günlük tutmak istiyordum zaten, bu gün üşengeçliği kenara bırakıp blog açtım bunun için. Teknoloji bunu gerektirir sonuçta. Kağıt kalemle istediğim şeyleri yazana kadar, bir sonraki cümlemi unutuyorum.
Sıradan bir yaşantım var. Okuyorum ve memur olmaya çalışıyorum. Lisede bölümümü aşk eseri seçtim. Sonra bölümümü seçmeme neden olan kız ilk yıl okuldan gidince, dımdızlak kaldım. Şimdi Üniversitede Mütercim Tercümanlık okuyorum.
Sahil kasabında doğdum büyüdüm. Üniversite okuduğum yer ise denize çok uzak. Gerçekten şairler denizi sevmekte haklılar, memlekete özlem duymakta haklılar. Her şeyiyle farklı bir yere geldim ve yine o hissi yaşıyorum. Okuldasınızdır, hani babanız size o gün bisiklet alacaktır ya da anneniz sevdiğiniz bir yemeği yapacaktır ve siz bunu biliyorsunuzdur. Okul bitsin de ve gideyim istersiniz. Bir sabırsızlık olur içinizde. Eve gidip istediğiniz şeye kavuşmak istersiniz. Ya da ertesi gün okul gezisine gideceksinizdir, geceden uyuyamazsınız heyecandan veya iştesinizdir ve o gün cumadır. Eve gidip televizyon karşısında en sevdiğiniz filmi açıp kanepede bir kaç bira içmek için sabırsızlanıyorsunuzdur. Eminim o his şuan içinizde canlanmıştır. O hissi yaşıyorum. Sorun ise o hissin içimden hiç gitmemesi. Sürekli bir şey için sabırsızım ama ne olduğunu bilmiyorum. Okuldayken eve gitmek evdeyken okula dönmek istiyorum. Memleketteyken üniversite şehrime gitmek, oradayken de eve dönmek istiyorum. Sanırım ne istediğimi bilmiyorum ama daha kötüsü buna neyin sebep olduğunu da bilmiyorum. Böyle bilmediğim şeyler içinde olmak da sağlıklı kararlar vermemi engelliyor. Sabit birisi olamıyorum, alabildiğine esnek. Bundan nasıl kurtulacağım ben?
Artık oturup düşünemiyorum. Boşluğa baksam bile odaklanamıyorum. Düşünecek bir şeyim olmadığından değil duygularımı kontrol edemediğimden oluyor bu sanırım çünkü çok müzik dinliyorum ve çok karışık bir çalma listem var. Sürekli başka tarzlar işin içine girince duygudan duyguya atlıyorum. Duyguları müzik ile hissetmeye o kadar alışmışım ki müzik olmadan düşünmek istediğim duyguyu toparlayamıyorum. Şunu yazarken bile kendimi toparlayamadım bir sürü konudan konuya atladım kendimi tanıtacağım diye. Aslında bunu kendimi anlatmak için açmadım. Birisi var onu anlatmak için açtım. Her günümü günlük gibi, onun ekseninde yaptıklarımı anlatarak geçirmeyi düşünüyorum. Bunun için bu kadar yeterli sanırım, görüşürüz.
http://kalbimyumrugumkadarmis.blogspot.com.tr/
Bu bir hikaye blogu değil. Size enteresan şeyler de anlatmayacağım. Size bir şey anlatmayacağım daha doğrusu. Kendime anlatacağım. Kendimi kendimle tanıştıracağım. Bazı şeyleri kendime ne kadar söylersem söyleyeyim akla uygun gelmiyor. Uygulayasım gelmiyor. Belki buraya girip ara sıra okuyunca, başkası söylemiş gibi hissederim de uygularım. Uzun zamandır da unutkanlığımı önlemek için günlük tutmak istiyordum zaten, bu gün üşengeçliği kenara bırakıp blog açtım bunun için. Teknoloji bunu gerektirir sonuçta. Kağıt kalemle istediğim şeyleri yazana kadar, bir sonraki cümlemi unutuyorum.
Sıradan bir yaşantım var. Okuyorum ve memur olmaya çalışıyorum. Lisede bölümümü aşk eseri seçtim. Sonra bölümümü seçmeme neden olan kız ilk yıl okuldan gidince, dımdızlak kaldım. Şimdi Üniversitede Mütercim Tercümanlık okuyorum.
Sahil kasabında doğdum büyüdüm. Üniversite okuduğum yer ise denize çok uzak. Gerçekten şairler denizi sevmekte haklılar, memlekete özlem duymakta haklılar. Her şeyiyle farklı bir yere geldim ve yine o hissi yaşıyorum. Okuldasınızdır, hani babanız size o gün bisiklet alacaktır ya da anneniz sevdiğiniz bir yemeği yapacaktır ve siz bunu biliyorsunuzdur. Okul bitsin de ve gideyim istersiniz. Bir sabırsızlık olur içinizde. Eve gidip istediğiniz şeye kavuşmak istersiniz. Ya da ertesi gün okul gezisine gideceksinizdir, geceden uyuyamazsınız heyecandan veya iştesinizdir ve o gün cumadır. Eve gidip televizyon karşısında en sevdiğiniz filmi açıp kanepede bir kaç bira içmek için sabırsızlanıyorsunuzdur. Eminim o his şuan içinizde canlanmıştır. O hissi yaşıyorum. Sorun ise o hissin içimden hiç gitmemesi. Sürekli bir şey için sabırsızım ama ne olduğunu bilmiyorum. Okuldayken eve gitmek evdeyken okula dönmek istiyorum. Memleketteyken üniversite şehrime gitmek, oradayken de eve dönmek istiyorum. Sanırım ne istediğimi bilmiyorum ama daha kötüsü buna neyin sebep olduğunu da bilmiyorum. Böyle bilmediğim şeyler içinde olmak da sağlıklı kararlar vermemi engelliyor. Sabit birisi olamıyorum, alabildiğine esnek. Bundan nasıl kurtulacağım ben?
Artık oturup düşünemiyorum. Boşluğa baksam bile odaklanamıyorum. Düşünecek bir şeyim olmadığından değil duygularımı kontrol edemediğimden oluyor bu sanırım çünkü çok müzik dinliyorum ve çok karışık bir çalma listem var. Sürekli başka tarzlar işin içine girince duygudan duyguya atlıyorum. Duyguları müzik ile hissetmeye o kadar alışmışım ki müzik olmadan düşünmek istediğim duyguyu toparlayamıyorum. Şunu yazarken bile kendimi toparlayamadım bir sürü konudan konuya atladım kendimi tanıtacağım diye. Aslında bunu kendimi anlatmak için açmadım. Birisi var onu anlatmak için açtım. Her günümü günlük gibi, onun ekseninde yaptıklarımı anlatarak geçirmeyi düşünüyorum. Bunun için bu kadar yeterli sanırım, görüşürüz.
http://kalbimyumrugumkadarmis.blogspot.com.tr/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar