bugün
- ioçk'nın mutfağı6
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- yağmurcu neden akpli13
- radikal karar almak5
- sevdiğin bir yazarı gammazlamak3
- sözlüğe kız girince telefona bildirim gelmesi3
- sözlüğü aşevine çeviren tipler4
- tantuni4
- beni özleyenler elime mum diksin19
- şükürcülük6
- tost3
- erdal beşikçioğlu17
- mantı3
- gammazların sözlüğü bitirmiş olması3
- minnoş kızların obur takliti yapması2
- yemek paylaşımı yapan yazarlar2
- sözlüğün çok durgun olması2
- zeytinyağlı tabağı2
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- kızlar naber10
- herkese fetöcü diyenin genelde fetöcü olması4
- tai lung4
- borsa5
- call of duty black ops3
- pazartesi diyete başlamak4
- velvet hanım aşk kadınıdır3
- gece gece bana bi çakmak lazım diyen kız7
- eli olmayanlar nasıl 31 çekiyor4
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- bik bik'in mutfağına konuk olmak30
- komşuya kahveye gitmek8
- üniversitelerdeki siber güvenlik programları2
- seda akman2
- g3 ile intihar etmek3
- çok sıcak olması4
- öğrencilik halleri3
- ispanya6
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- asgari ücretle çalışan yazarlar4
- manifest5
- nervio hanım ile birlikte kahve içmek2
- yeni gelin instagramı2
- arkadaşlar kahve içiyorum5
- hamama gitmek4
- tüik'in temmuz enflasyonu6
- parmak kılları4
- en tehlikeli insan tipleri6
- aykolik bey birader2
- donald trump2
- mürted öldürmek2
yavuz bülent bakiler şiiri.
Yalın ayaklarınla koştun mu tarla tarla
Duydun mu çıplak toprağın, çıplak insanın yasını
Ağlayan kadınlarla, ihtiyarlarla
Yaşadın mı bir yağmur duasını
Bozbulanık ırmaklarda çimdin mi
Kulak verdin mi yürekten kavala, saza
Bir ipek seccade üstünde gibi, huzurla
Durdun mu toprakta namaza ?
Bilir misin köylerde akşam olunca
Çekilir el ayak ortalıktan...
Bir hüzünlü ay doğar karanlığa sapsarı.
Başlar bir ağıt gibi sulardan, kapılardan
Kurbağa feryatları, köpek ulumaları...
Geceleri süt kokan, gübre kokan evleri
Topraktır hep damları, duvarı kerpiç...
Seferberlik yıllarını dinlerken ürpererek
Tandır başlarında uyudun mu hiç?
Kış günleri trenlerle geçtin mi uzak köylerden
Gördün mü dehşetini, tipinin karın...
Çektin mi hiç acısını istasyonlarda
Tandır ekmeği satan, yumurta satan
Yarı çıplak çocukların...
Kılığın kıyafetin sarmadı beni
Söylediğin türküler bizim türkümüz değil
Başka çeşmelerden doldurmuşsun tasını
Yüreğinde nakış yok, acı yok bizden
Bulutlar rahmetini kesmeden yavaş yavaş
insanlar selâmını esirgemeden
Savuş git içimizden...
Yalın ayaklarınla koştun mu tarla tarla
Duydun mu çıplak toprağın, çıplak insanın yasını
Ağlayan kadınlarla, ihtiyarlarla
Yaşadın mı bir yağmur duasını
Bozbulanık ırmaklarda çimdin mi
Kulak verdin mi yürekten kavala, saza
Bir ipek seccade üstünde gibi, huzurla
Durdun mu toprakta namaza ?
Bilir misin köylerde akşam olunca
Çekilir el ayak ortalıktan...
Bir hüzünlü ay doğar karanlığa sapsarı.
Başlar bir ağıt gibi sulardan, kapılardan
Kurbağa feryatları, köpek ulumaları...
Geceleri süt kokan, gübre kokan evleri
Topraktır hep damları, duvarı kerpiç...
Seferberlik yıllarını dinlerken ürpererek
Tandır başlarında uyudun mu hiç?
Kış günleri trenlerle geçtin mi uzak köylerden
Gördün mü dehşetini, tipinin karın...
Çektin mi hiç acısını istasyonlarda
Tandır ekmeği satan, yumurta satan
Yarı çıplak çocukların...
Kılığın kıyafetin sarmadı beni
Söylediğin türküler bizim türkümüz değil
Başka çeşmelerden doldurmuşsun tasını
Yüreğinde nakış yok, acı yok bizden
Bulutlar rahmetini kesmeden yavaş yavaş
insanlar selâmını esirgemeden
Savuş git içimizden...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar