bugün
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın12
- friedrich hegel la bi cay icek10
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı14
- mükemmeliyete inanıyor musunuz4
- özbek kadınlar10
- asgari ücretle geçinebilmek7
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik5
- uludağ itiraf8
- slender the arrival de kurt adam olmak3
- kıyamet için tarih ver4
- dayatılmış güzellik algısı7
- sarapci koala53
- sözlük whatsapp grupları9
- kpss 20265
- internetle yapay zeka kabala büyüsüyle yaratıldı2
- başka türlü bir şey2
- şarapçının mal varlığı7
- civcivler osurur mu5
- birader bey baydır4
- 0 0 7 ağabey3
- yeni bir din kurmak5
- deccal internetten çıkacak7
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı41
- sözlük kavgası2
- rus kadınla evlenir misiniz4
- dünyaya orman denir2
- kaçak saray2
- anın görüntüsü24
- orta doğu'nun orta dünya gibi olması7
- sıcak havaların sona ermesi5
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay7
- dün gece ne oldu17
- ruhi çenet videolarına dokunmayan yahudi lobisi5
- terörsüz türkiye sürecine karşı çıkanlar3
- kendi halinde efendi insan2
- yazarların otopsileri4
- ruhi çenet8
- togg t6x6
- enayimiknatisii36
- yarın kpssye girecek yazarlar13
- yazmak isteyenin bir şekilde yazması2
- cennetin de bu hayatta olması3
- teoman'ın 26 yıl önce oynadığı reklam2
- reis3
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- ekşi sözlük11
- gocu bak bi5
- gocu51
- hangi renksiniz17
- insan olmaya ceyrek kala26
"öğreneceğin en büyük gerçek sevmek ve karşılığında sevilmektir" diye haykıran esas oğlan ve "kızların en çok sevdiği şey elmaslardır" diyerek işveli ve yakıcı gözlerle salınan esas kızın ; "artık dünyamda sen olduğun için hayat o kadar mükemmel ki" şarkısı eşliğinde başlayan aşklarını anlatan ,yönetmenliğini baz luhrmann'ın yaptığı müzikal-filmdir.yüzyıllardır anlatılan gayet bilindik bir konuyu,yer yer birçok klişeye de yer vermekten imtina etmeden anlatan ; ancak tüm bu sorunsallardan ,kurduğu muhteşem atmosfer,şarkılar ve şiirsel diliyle sıyrılan muazzam çoşkunluk şırıngası da diyebilirim.o yüzden "çok klişe,saçma sapan romantik olma çabasında ya da iç bayıcı ne o öyle herkes şarkı söylüyor" minvalindeki görüşlere katiyyetle katılmamaktayım.
nicole kidman'ın ilk göründüğü sahne yani tavandan aşağı salındığı sahneyle başlamak istiyorum. kıpkırmızı dudaklar,kızıla boyalı saçlar, bembeyaz bir ten , göğüsleri ön plana çıkaran 19.yüzyıl elbisesi ve pek tabiki bakışları...
bir kısmı için soğuk nevale olan ve yer yer parçalı bulutlu üşütmelere de sebebiyet verdiği iddia edilen bu nicole kidmandişisinin ,zembilsiz indiği o sahneyle gözsel temasta bulunup da vücut ısısının yükselmemesi mümkün mü? nitekim esas oğlanımız,ewan mcgregor da benle aynı fikirde ki, abayı yaktı satine'e..
belirterek geçeceğim; bu ve bundan sonraki bir çok sahnede kidman öyle bir performans sergiler ki,sanatsal yönden verilecek puan nasıl kesinlikle -10- ise, kusursuzluğu ve güzelliği için yapımında emeği gecen validesi ve peder beyine verilecek puan da 10'dur.
kidman izin verir de filmin diğer güzelliklerinden değinmem gerekirse; çok renkli, şaşalı,abartılı bir dünyayı başarıyla yaratmıştır yönetmen ve sanat yönetmeni.şarkı seçimleri de olağanüstü gercekten.ewan mcgregor da tutkulu aşık-yazar rolünde oldukça başarılı.daktilosunu bile sattı fakir,daha ne yapsın!
herkes; ışıkların söndürüldüğü ,kapkaranlık bir ortamda, pür konsantre bir şekilde bu büyülü dünyanın tanığı olmalı bence...ama yarenle izlenirse -ki bildiğin sap bir şekilde izledimse de öyle öngörüyorum- çifte kavrulmuş fıstık etkisi yaratıp,o fıstığı da sabaha kadar yeme arzusu bırakabilir fikrimce...
ayrıca:
bu filmi yöneten bunu da yönetti:
(bkz: romeo ve juliet)
ve bu filmi izleyen -ben- bunları da yapmak istedim:
(bkz: ayışığında sarhoş bir şiir yazmak)
ve
(bkz: neyse bu da bana özel kalsın)
nicole kidman'ın ilk göründüğü sahne yani tavandan aşağı salındığı sahneyle başlamak istiyorum. kıpkırmızı dudaklar,kızıla boyalı saçlar, bembeyaz bir ten , göğüsleri ön plana çıkaran 19.yüzyıl elbisesi ve pek tabiki bakışları...
bir kısmı için soğuk nevale olan ve yer yer parçalı bulutlu üşütmelere de sebebiyet verdiği iddia edilen bu nicole kidmandişisinin ,zembilsiz indiği o sahneyle gözsel temasta bulunup da vücut ısısının yükselmemesi mümkün mü? nitekim esas oğlanımız,ewan mcgregor da benle aynı fikirde ki, abayı yaktı satine'e..
belirterek geçeceğim; bu ve bundan sonraki bir çok sahnede kidman öyle bir performans sergiler ki,sanatsal yönden verilecek puan nasıl kesinlikle -10- ise, kusursuzluğu ve güzelliği için yapımında emeği gecen validesi ve peder beyine verilecek puan da 10'dur.
kidman izin verir de filmin diğer güzelliklerinden değinmem gerekirse; çok renkli, şaşalı,abartılı bir dünyayı başarıyla yaratmıştır yönetmen ve sanat yönetmeni.şarkı seçimleri de olağanüstü gercekten.ewan mcgregor da tutkulu aşık-yazar rolünde oldukça başarılı.daktilosunu bile sattı fakir,daha ne yapsın!
herkes; ışıkların söndürüldüğü ,kapkaranlık bir ortamda, pür konsantre bir şekilde bu büyülü dünyanın tanığı olmalı bence...ama yarenle izlenirse -ki bildiğin sap bir şekilde izledimse de öyle öngörüyorum- çifte kavrulmuş fıstık etkisi yaratıp,o fıstığı da sabaha kadar yeme arzusu bırakabilir fikrimce...
ayrıca:
bu filmi yöneten bunu da yönetti:
(bkz: romeo ve juliet)
ve bu filmi izleyen -ben- bunları da yapmak istedim:
(bkz: ayışığında sarhoş bir şiir yazmak)
ve
(bkz: neyse bu da bana özel kalsın)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar