bugün
- 2026 dünya kupası38
- velvet42
- atatürkçülük ile 2026 da ülke yönetilmez13
- göte giren şemsiye4
- deniz baykal7
- hoşlanılan kızı adamın birinin yemesi9
- atatürk'ü dava değil her devrin adamı sanmak3
- herkesle iyi anlaşan insan13
- tüm çıplaklığımla burdayım10
- demokratik kongo cumhuriyeti7
- gana3
- hırvatistan5
- kolombiya6
- portekiz7
- ingiltere3
- japonya8
- ciguli kral7
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle25
- şemso buraya bak koçum2
- cezayir4
- arjantin3
- avusturya2
- senegal3
- norveç3
- fransa5
- 28 06 2026 gazi koşusu2
- yeşil burun adaları2
- ispanya3
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı3
- mısır3
- belçika4
- özbekistan5
- atatürk yaşasaydı milliyetçi olmazdı diyen tip2
- 19 yaşında kızla yatmak14
- atatürk'e evet kemalizm'e hayır diyen tayfa2
- isveç2
- hollanda2
- nasılsınız2
- kadir inanır'ın vefatı7
- şeriatın modern dünyaya uygun olmaması2
- amerika birleşik devletleri9
- ırak3
- ekvador3
- fildişi sahili3
- çok güzel bir mercedes mi yoksa sıfır kız mı3
- suudi arabistan2
- 100 yıl önceki anlayışla atatürkçülük yapılmaz2
- almanya6
- paraguay3
- saraca finch house7
bu eylemi hayatımda birkaç kez yapmışımdır.
2010 yılıydı. bi kız arkadaşım vardı, daha doğrusu aramızda sevgililik ile arkadaşlık arasında gelip giden bir ilişki vardı. başbaşa olduğumuzda çok eğlenceli vakit geçiriyor, iki sevgilinin yapabileceği her şeyi yapıyor, birbirimizi keşfediyorduk. o sene fakülteye başlamıştım. heyecanlıydım. hedeflerime kilitlenmiş vaziyetteydim; fakat bu iş gün geçtikçe belirsizleşmeye, beni içinden çıkılamaz bir sürüncemeye doğru çekmeye başladı. daha sonra kendisi hakkında öğrendiğim gerçekler neticesinde onunla defalarca iletişimi kesmeyi denesem de başarılı olamamıştım. çünkü psikolojik bir rahatsızlığı vardı ve olumsuz herhangi bir sözümde kriz geçiriyordu. bu krizlerin şu an tamamen numara olduğunu düşünüyorum ama orası ayrı, her ne ise.
yine böyle bir gün, bu kişiyi başka birisiyle el ele gördüm. ama... daha sonra öğrendiğime göre ben aldatılan taraf değildim. yıllardır birlikte olduğu sevgilisini benimle aldatıyordu. kendimi çok kötü hissetmiştim. karşımdan geliyorlardı, kız beni görünce elini çekti ve bana bakmaya başladı, gözlerimi kaçırdım yanlarından geçip gittim. her ne olursa olsun kötü hissetmiştim. o akşam eve geldim, duramadım dışarı attım kendimi. boş sokaklarda yürüdüm. nefesim kesilene kadar yürüdüm. sonra bi apartmanın önündeki kaldırıma oturup bi sigara yaktım. o sırada ordan, şu an karşıma çıksa serseri olarak niteleyip muhatap olmak istemeyeceğim, gerekirse yönümü değiştireceğim bi eleman, ''bi sigaran var mı birader?'' diye sordu. otur, dedim. oturttum yanıma, ocak ayıydı. ankara soğuğu, buz. iki bira alıp geldim. sabaha kadar ne varsa anlattım. içtim, ağladım, küfrettim, lanet ettim.
hülasa, bu tip insanlar bazen size bi psikiyatrın veremeyeği hizmeti verebilirler. seviniz. dertliyseniz arayışta olunuz. öperim canlarım.
2010 yılıydı. bi kız arkadaşım vardı, daha doğrusu aramızda sevgililik ile arkadaşlık arasında gelip giden bir ilişki vardı. başbaşa olduğumuzda çok eğlenceli vakit geçiriyor, iki sevgilinin yapabileceği her şeyi yapıyor, birbirimizi keşfediyorduk. o sene fakülteye başlamıştım. heyecanlıydım. hedeflerime kilitlenmiş vaziyetteydim; fakat bu iş gün geçtikçe belirsizleşmeye, beni içinden çıkılamaz bir sürüncemeye doğru çekmeye başladı. daha sonra kendisi hakkında öğrendiğim gerçekler neticesinde onunla defalarca iletişimi kesmeyi denesem de başarılı olamamıştım. çünkü psikolojik bir rahatsızlığı vardı ve olumsuz herhangi bir sözümde kriz geçiriyordu. bu krizlerin şu an tamamen numara olduğunu düşünüyorum ama orası ayrı, her ne ise.
yine böyle bir gün, bu kişiyi başka birisiyle el ele gördüm. ama... daha sonra öğrendiğime göre ben aldatılan taraf değildim. yıllardır birlikte olduğu sevgilisini benimle aldatıyordu. kendimi çok kötü hissetmiştim. karşımdan geliyorlardı, kız beni görünce elini çekti ve bana bakmaya başladı, gözlerimi kaçırdım yanlarından geçip gittim. her ne olursa olsun kötü hissetmiştim. o akşam eve geldim, duramadım dışarı attım kendimi. boş sokaklarda yürüdüm. nefesim kesilene kadar yürüdüm. sonra bi apartmanın önündeki kaldırıma oturup bi sigara yaktım. o sırada ordan, şu an karşıma çıksa serseri olarak niteleyip muhatap olmak istemeyeceğim, gerekirse yönümü değiştireceğim bi eleman, ''bi sigaran var mı birader?'' diye sordu. otur, dedim. oturttum yanıma, ocak ayıydı. ankara soğuğu, buz. iki bira alıp geldim. sabaha kadar ne varsa anlattım. içtim, ağladım, küfrettim, lanet ettim.
hülasa, bu tip insanlar bazen size bi psikiyatrın veremeyeği hizmeti verebilirler. seviniz. dertliyseniz arayışta olunuz. öperim canlarım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar