bugün

sevgiliye kosarak gitmek

hani türk filmlerinde olur ya... ağırlaştırılmış bir şekilde, kollar sağa sola açılmış, ağızda bir tebessüm ile. işte öyle değil bu!

bindiğiniz ulaşım aracının ne olduğu çok önemli değildir. nihayetinde sabit beklersiniz siz, araç gider. ama içiniz içinize sığmaz ki. kuş olup uçasınız gelir diyecem o da yetmez. bir anda ışınlanmak ister gönül, göz açıp kapayıncaya kadar geçen sürede yanında olmak ister. ama olmaz. hayat filmlerden farklıdır çoğu zaman.

araçta beklemek huzursuz eder, sanki elinizden hiçbir şey gelmiyormuş gibi hissedersiniz. aslında öyledir de. sizin elinizde değildir aracın gitmesi. siz beklersiniz. ve sevgiliye giderken bir şey yapamamak, çaresizlik gibi hissedilebilir. işte o zaman istersiniz bunu...

evet araç daha hızlı gidecektir, ama koşarsanız elinizden gelen her şeyi yaptığınızı hissedersiniz. bütün gücünüzle koşmak istersiniz, ciğerleriniz çatlayana kadar, kalbiniz durana kadar...

istemiştik böyle bir şey de vakti zamanında. hemen şimdi geliyorum demiştim, koşarak geleceğim. buraya kadar varamazsın deyince; olsun demiştim olsun... varamazsam da yolunda ölürüm...

unutulmayanlara...
© copyright 2005 - 2026