bugün
- habire1215
- sözlükteki sinsi köpekler7
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi12
- habire'nin fendi kadını yendi4
- hesap ödemeyi teklif dahi etmeyen kız4
- çaylak olmadan önceki son kahve4
- yalnız yaşayan erkek özellikleri3
- 0 0 716
- sıfır atık vakfı11
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi14
- aleksey batrakov5
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması8
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- evrene enerji gönderen müslüman9
- yahudi kürt ailenin çocuğu olmak4
- cop318
- era7capone2
- ilk buluşmada evden kek getiren kız5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı35
- bilerek ponziye dahil olmak6
- aslan dövmenin aslında zor olmaması5
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- uluslararası ilişkiler bölümünün özeti3
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- samed ağırbaş7
- karı koca sözlükte takılan yazarlar4
- sözlük erkeklerinin omuzları2
- ilk buluşmada erkek sevgiliyi evden tofaşla almak2
- arap gel oğlum kuçu kuçu2
- 1000 mbps internet3
- sözlükteki arap döven kızlar2
- katlanılabilir telefon2
- fusya semsiyeli yabanci25
- yoldan geçerken taciz eden yaşlı hanımefendi2
- pikapta müzik dinlemek2
- günbatımında eski dostunla konuşmak2
- ceketimizi koysak kazanırız zaten7
- illüminati filmleri3
- sözlükteki gay araplar2
- yapay zeka ile resim video içerik üretmek4
- galatasaray'ın osimhen başvurusunun reddedilmesi2
- tr dışında neden hiçbir devlet kktc'yi tanımıyor4
- ismail kartal8
- soğan çuvalını sırtlarken sevgiliye yakalanmak4
- saddam hüseyin ve ibrahim tatlıses benzerliği3
- alternatif türkçe rock müziğin iyice kaybolması3
- amedspor'un süper ligin lideri olması7
- saddam hüseyin12
- yazarların pazar günü planları5
- trakya'dan slovakya'ya gitmek6
(#3017204)numarali entryden devam:
Abbas Halim Paşa
Aralıklarla da olsa 1908'den 1965 yılına kadar yayımlanan dinci Sebilürreşad'ın mali kaynağı Kavalalı Ailesi'ydi.
Osmanlı'nın son yıllarını okuduğunuzda karşınıza sık sık "Sadrazam Mısırlı Said Halim Paşa"; "Vezir Mısırlı Halim Paşa"; "Mısırlı Prens Abbas Halim Paşa" gibi "Mısırlı Paşalar" çıkar.
Ancak bu aile "Mısırlı" değildir!
Kavala Ailesi'nin atası ünlü Osmanlı paşası Selanik/Kavalalı Mehmed Ali Paşa'ydı.
Aile Mısır'a hákim olduktan sonra "Kavalalı" adını bırakıp "Mısırlı" adını kullanmaya başladı.
Sebilürreşad Dergisi'nin isim babası ve finansörü Abbas Halim Paşa, Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın torunu; Abdulhalim'in oğluydu.
Said Halim Paşa
Abbas Halim Paşa'nın ağabeyi ise ünlü bir isimdi: ittihat ve Terakki döneminde, dört yıl (1913-1917) sadrazamlık yapan Said Halim Paşa.
Sadrazamlıktan önceki görevi, ittihat ve Terakki Cemiyeti Genel Sekreteri'ydi; yani öyle sıradan bir ittihatçı değildi.
Kardeşi Abbas Halim Paşa ise ittihat ve Terakki döneminde önce Bursa Valisi, sonra Nafia Nazırlığı yaptı!
Ne diyor siyasal islamcılar: "ittihatçıların arkasında masonlar vardır!"
Sanki dinci Sebilürreşad'ın arkasında yoklar.
islamcı Sebilürreşad'in yazarı Sadrazam Said Halim Paşa (solda) aynı zamanda masondu! (ilhami Soysal, Türkiye'de ve Dünyada Masonlar, s. 380.)
ingiliz kaynaklara göre iki kardeş de masondu:
ingiltere'nin istanbul Büyükelçisi Sir G. Lowtherin, ingiltere Dışişleri Bakanı Sir C. Harding'e gönderdiği "gizli" mahreçli raporlarda, ittihatçı-Yahudi ve Mason ilişkisini isim isim anlatmaktadır. (Prof. Eli Kidor, "Arabic Political Memories and Other Studies" Londra 1974; Aktaran, Gündüz Gazetesi, 19.5.1998.)
Durun bitmedi. Ailece masondular!
Abbas Halim Paşa ile Said Halim Paşa'nın babaları Prens Muhammed Abdülhalim Paşa da mason idi.
Üstelik Fransız Yüksek Şûra (Büyük Doğu/Grand Orient) üyeliğine kadar yükselmiş önemli bir masondu.
Mason olmakla kalmadı; 1861'de Fransa Maşrık-ı Azam'ından patent alarak, "Şûra-yı Ál-i Osmani" adında Osmanlı locasını kurdu!..
Türkiye'deki masonlar aynı zamanda iyi bir Müslüman'dır. Ama gel gör ki dincilere bunları anlatmak zordur.
"Mısırlı" ailesinde mason çoktu:
1909'da kurulan Türkiye Büyük Locası'nın kuruluşuyla ilgilenmesi için Avrupalı "büyük üstadlar" kimi görevlendirdi dersiniz: Mısırlı Prens Aziz Hasan Paşa'yı!
Yani Abbas Halim Paşa ile Said Halim Paşa'nın amcaoğlunu...
Sadrazam Said Halim Paşa, Sebilürreşad'da bakın neler yazdı:
"Müslümanların kurtuluşu ve saadeti onların tam olarak islamlaşmalarındadır." (Aktaran Kara, cilt I s 114)
"Osmanlı siyasi birliği, Avrupa Hıristiyan hükümetlerinde olduğu gibi milliyet esasına değil, islam birliği ve kardeşliği esasına dayanmaktadır. (...) Kanun-u Esasi'mizi seçerken çok aldanmış olduğumuzu itiraf memiz lazım gelir." (ibid s. 144-145)
Sadece Sebilürreşad'ı desteklemediler.
Abbas Halim Paşa, Prof. Ömer Ferit Kam gibi "islamcı düşünürleri" eğitim öğrenim için Avrupa'ya gönderdi. Mehmet Akif Ersoy'un Mısır'daki finansörüydü.
ilginçtir: Her taşın altında mason parmağı arama paranoyaklığı Sebilürreşad ile Türk basınına girdi. Sebilürreşad hem masonlardan para aldı hem de her taşın altında mason aradı!
Dün bugünden farklı değil.
Dinci gazeteler masonları önce en yakınlarında aramalıdır! Soğuk savaş ürünü ilim Yayma Cemiyeti, Komünizmle Mücadele Derneği ve Aydınlar Ocağı kadrolarına bakmalıdırlar.
işe, ilim Yayma Cemiyeti başkanlığı yapmış, hac ticaretiyle ilgilenmiş ve bu arada 9 Kasım 1967 tarihinde Murad Locası'na kaydolmuş bir dinci kardeşleriyle başlayabilirler. Bu kesmezse, dinci önderlerinin hayatlarını incelesinler.
Hadi ikisini biz yazalım.
Mason islamcı lider
DiNCi Sebilürreşad'ın káğıdı ve parasının nereden/kimlerden geldiği ortada. Bunu öğrendik... Peki...
Bu derginin düşünce ideoloğu kimdi: Cemaleddin Efgani...
Cemaleddin Efgani
Said-i Nursi, Mehmet Akif, Eşref Edip, Şemsettin Günaltay, Said Halim Paşa gibi dergi yazarları en çok ondan etkilendi. Cemaleddin Efgani ve öğrencisi Muhammed Abduh'un makaleleri Sebilürreşad'da sık sık yer aldı. Ama nedense "Doğu'nun Çırpınan Şahini" Efgani ve öğrencisinin gizli kimlikleri bu yayınlarında pek geçmedi...
Oysa...
Cemaleddin Efgani masondu!
Kahire'deki Şarkın Yıldızı Locası'na 7 Temmuz 1868'de girmişti.
Numarası 1355 idi.
"Mısır'da kurulan mason localarının başına Cemaleddin Efgani ve ondan sonra Muhammed Abduh getirildi. Bunlar Müslümanlar arasında masonluğun yayılmasına çok yardım ettiler." (Yahudilik ve Masonluk s. 350)
Muhammed Abduh
"Efgani'nin talebesi Abduh gibilerin kimler tarafından destek gördüğüne dair zamanında ingiltere'nin Mısır sömürge Valisi Lord Cromer'in söylediği şu söz ibretliktir: Kuşkusuz islami reformist hareketin geleceği Şeyh Muhammed Abduh'un çizdiği yolda ümit vaat ediyor. Ve o yolun yolcuları Avrupa'nın her türlü yardım ve teşviklerine layıktırlar." (M. Muhammed Hüseyin, Modernizmin islam Dünyasına Girişi, s. 9192)
Mason Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi de, Abduh ile ilgili şunları söyledi: "Üstadi Efgani vasıtasıyla, masonluğu Ezher'e idhal (sokan) eden odur." (M.Sabri Efendi, Mevkıfu'l-Akl ve'l-ilm ve'l-Alem, Beyrut 1314, c. I s. 133)" (21.10.2004)
Tarihte sürpriz çok!
Cemil Meriç "Umrandan Uygarlığa" kitabında şöyle yazdı:
"Zavallı Türk intelijansiyası! Kimlerin peşinden gitmemiş. Düşmanları dost, dostları düşman olarak tanımış. Peygamber'in adını anmaya cesaret edemeyen bir Efgani'yi Peygamber kadar saygıya layık görmüş."
Bugün durum farklı mı sanki?
Daha ayrıntılı bilgi isteyenler, "Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı/Efendi 2" kitabıma bakabilirler.
Abbas Halim Paşa
Aralıklarla da olsa 1908'den 1965 yılına kadar yayımlanan dinci Sebilürreşad'ın mali kaynağı Kavalalı Ailesi'ydi.
Osmanlı'nın son yıllarını okuduğunuzda karşınıza sık sık "Sadrazam Mısırlı Said Halim Paşa"; "Vezir Mısırlı Halim Paşa"; "Mısırlı Prens Abbas Halim Paşa" gibi "Mısırlı Paşalar" çıkar.
Ancak bu aile "Mısırlı" değildir!
Kavala Ailesi'nin atası ünlü Osmanlı paşası Selanik/Kavalalı Mehmed Ali Paşa'ydı.
Aile Mısır'a hákim olduktan sonra "Kavalalı" adını bırakıp "Mısırlı" adını kullanmaya başladı.
Sebilürreşad Dergisi'nin isim babası ve finansörü Abbas Halim Paşa, Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın torunu; Abdulhalim'in oğluydu.
Said Halim Paşa
Abbas Halim Paşa'nın ağabeyi ise ünlü bir isimdi: ittihat ve Terakki döneminde, dört yıl (1913-1917) sadrazamlık yapan Said Halim Paşa.
Sadrazamlıktan önceki görevi, ittihat ve Terakki Cemiyeti Genel Sekreteri'ydi; yani öyle sıradan bir ittihatçı değildi.
Kardeşi Abbas Halim Paşa ise ittihat ve Terakki döneminde önce Bursa Valisi, sonra Nafia Nazırlığı yaptı!
Ne diyor siyasal islamcılar: "ittihatçıların arkasında masonlar vardır!"
Sanki dinci Sebilürreşad'ın arkasında yoklar.
islamcı Sebilürreşad'in yazarı Sadrazam Said Halim Paşa (solda) aynı zamanda masondu! (ilhami Soysal, Türkiye'de ve Dünyada Masonlar, s. 380.)
ingiliz kaynaklara göre iki kardeş de masondu:
ingiltere'nin istanbul Büyükelçisi Sir G. Lowtherin, ingiltere Dışişleri Bakanı Sir C. Harding'e gönderdiği "gizli" mahreçli raporlarda, ittihatçı-Yahudi ve Mason ilişkisini isim isim anlatmaktadır. (Prof. Eli Kidor, "Arabic Political Memories and Other Studies" Londra 1974; Aktaran, Gündüz Gazetesi, 19.5.1998.)
Durun bitmedi. Ailece masondular!
Abbas Halim Paşa ile Said Halim Paşa'nın babaları Prens Muhammed Abdülhalim Paşa da mason idi.
Üstelik Fransız Yüksek Şûra (Büyük Doğu/Grand Orient) üyeliğine kadar yükselmiş önemli bir masondu.
Mason olmakla kalmadı; 1861'de Fransa Maşrık-ı Azam'ından patent alarak, "Şûra-yı Ál-i Osmani" adında Osmanlı locasını kurdu!..
Türkiye'deki masonlar aynı zamanda iyi bir Müslüman'dır. Ama gel gör ki dincilere bunları anlatmak zordur.
"Mısırlı" ailesinde mason çoktu:
1909'da kurulan Türkiye Büyük Locası'nın kuruluşuyla ilgilenmesi için Avrupalı "büyük üstadlar" kimi görevlendirdi dersiniz: Mısırlı Prens Aziz Hasan Paşa'yı!
Yani Abbas Halim Paşa ile Said Halim Paşa'nın amcaoğlunu...
Sadrazam Said Halim Paşa, Sebilürreşad'da bakın neler yazdı:
"Müslümanların kurtuluşu ve saadeti onların tam olarak islamlaşmalarındadır." (Aktaran Kara, cilt I s 114)
"Osmanlı siyasi birliği, Avrupa Hıristiyan hükümetlerinde olduğu gibi milliyet esasına değil, islam birliği ve kardeşliği esasına dayanmaktadır. (...) Kanun-u Esasi'mizi seçerken çok aldanmış olduğumuzu itiraf memiz lazım gelir." (ibid s. 144-145)
Sadece Sebilürreşad'ı desteklemediler.
Abbas Halim Paşa, Prof. Ömer Ferit Kam gibi "islamcı düşünürleri" eğitim öğrenim için Avrupa'ya gönderdi. Mehmet Akif Ersoy'un Mısır'daki finansörüydü.
ilginçtir: Her taşın altında mason parmağı arama paranoyaklığı Sebilürreşad ile Türk basınına girdi. Sebilürreşad hem masonlardan para aldı hem de her taşın altında mason aradı!
Dün bugünden farklı değil.
Dinci gazeteler masonları önce en yakınlarında aramalıdır! Soğuk savaş ürünü ilim Yayma Cemiyeti, Komünizmle Mücadele Derneği ve Aydınlar Ocağı kadrolarına bakmalıdırlar.
işe, ilim Yayma Cemiyeti başkanlığı yapmış, hac ticaretiyle ilgilenmiş ve bu arada 9 Kasım 1967 tarihinde Murad Locası'na kaydolmuş bir dinci kardeşleriyle başlayabilirler. Bu kesmezse, dinci önderlerinin hayatlarını incelesinler.
Hadi ikisini biz yazalım.
Mason islamcı lider
DiNCi Sebilürreşad'ın káğıdı ve parasının nereden/kimlerden geldiği ortada. Bunu öğrendik... Peki...
Bu derginin düşünce ideoloğu kimdi: Cemaleddin Efgani...
Cemaleddin Efgani
Said-i Nursi, Mehmet Akif, Eşref Edip, Şemsettin Günaltay, Said Halim Paşa gibi dergi yazarları en çok ondan etkilendi. Cemaleddin Efgani ve öğrencisi Muhammed Abduh'un makaleleri Sebilürreşad'da sık sık yer aldı. Ama nedense "Doğu'nun Çırpınan Şahini" Efgani ve öğrencisinin gizli kimlikleri bu yayınlarında pek geçmedi...
Oysa...
Cemaleddin Efgani masondu!
Kahire'deki Şarkın Yıldızı Locası'na 7 Temmuz 1868'de girmişti.
Numarası 1355 idi.
"Mısır'da kurulan mason localarının başına Cemaleddin Efgani ve ondan sonra Muhammed Abduh getirildi. Bunlar Müslümanlar arasında masonluğun yayılmasına çok yardım ettiler." (Yahudilik ve Masonluk s. 350)
Muhammed Abduh
"Efgani'nin talebesi Abduh gibilerin kimler tarafından destek gördüğüne dair zamanında ingiltere'nin Mısır sömürge Valisi Lord Cromer'in söylediği şu söz ibretliktir: Kuşkusuz islami reformist hareketin geleceği Şeyh Muhammed Abduh'un çizdiği yolda ümit vaat ediyor. Ve o yolun yolcuları Avrupa'nın her türlü yardım ve teşviklerine layıktırlar." (M. Muhammed Hüseyin, Modernizmin islam Dünyasına Girişi, s. 9192)
Mason Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi de, Abduh ile ilgili şunları söyledi: "Üstadi Efgani vasıtasıyla, masonluğu Ezher'e idhal (sokan) eden odur." (M.Sabri Efendi, Mevkıfu'l-Akl ve'l-ilm ve'l-Alem, Beyrut 1314, c. I s. 133)" (21.10.2004)
Tarihte sürpriz çok!
Cemil Meriç "Umrandan Uygarlığa" kitabında şöyle yazdı:
"Zavallı Türk intelijansiyası! Kimlerin peşinden gitmemiş. Düşmanları dost, dostları düşman olarak tanımış. Peygamber'in adını anmaya cesaret edemeyen bir Efgani'yi Peygamber kadar saygıya layık görmüş."
Bugün durum farklı mı sanki?
Daha ayrıntılı bilgi isteyenler, "Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı/Efendi 2" kitabıma bakabilirler.
Gündemdeki Haberler