sevdiğini söyleyememek

zordur. 2009 yılı. Yıllık iznimi kullanmak için memlekete gitmiştim. dayımın oğlu ve ben, iki kafadar düştük yollara. yaklaşık on şehirlik bir planımız vardı. altımızda söylemesi ayıptır güzel bir araba, susmayan müziğimiz, paket paket sigara ve kola eşliğinde kendimizce tatil yapıyoruz. 36 saat hiç uyumadan araba kullandığımız günler oluyordu. goethe'nin o meşhur lafını vardığımız her şehirde daha iyi anlıyorduk; "mutluluk varılacak bir istasyon değil, bir yolculuk seklidir". seyehat planımızda olan rize' ye varmak üzereydik. rize'nin girişine yakın bir noktada hemen önümüzde olan otomobil sebebini bilmediğimiz bir şekilde aniden bariyerlere doğru yöneldi ve bariyerlere çarparak takla attı. benim saydığım en az beş takla vardı. daha bir kaç saniye önce önümüzde giden otomobil...şaka gibi geliyor insana. gözümüzün önünde böyle bir şey olması beni çok etkiledi. Rize' de konaklayacağımız yere geldiğimizde arabadan hemen inmedim. telefonu elime aldım ve Onu aradım. ilk defa Onu sevdiğimi söyledim. Üstelik dünyanın en karamsar insanı olmama rağmen bir kere bile sonrasını düşünmedim. sonrası olmayabilir. Zira, buna çok yakından tanık oldum. ne mi kazandım?başını omzuma koydu...Sonuç her ne olursa olsun sevdiğinizi söyleyin. hayat kısa, kuşlar uçuyor...
© copyright 2005 - 2026