bugün
- askerde sahip olunan en büyük lüks16
- habire1216
- sözlüğün aptal kaynaması5
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi14
- türk düşmanı piçler8
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- ben gidiyorum arkamdan ağlayın3
- sözlükteki sinsi köpekler8
- kadir inanır'ın mirası8
- rakı arasında çay içmek6
- cinayeti siz mi işlediniz3
- atatürk diyor ki6
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- of çok sıkıcı olmanız3
- sünni şii savaşı2
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- sıfır atık vakfı11
- kızların çok açık giyinmesi5
- true ile sevişmek2
- kablolu kulaklık kullanan son insan olmak3
- 0 0 717
- romantizm2
- arap gel oğlum kuçu kuçu5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı35
- sözlükteki arap döven kızlar5
- yapay zeka ile resim video içerik üretmek5
- islam2
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- true ile tatlı sert5
- haddini bil otur aşağıya frankyfourfingers2
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- bilerek ponziye dahil olmak7
- cop318
- evrene enerji gönderen müslüman9
- platon'un mağara alegorisi ve telefon ekranı2
- game of thrones taki kerhaneci2
- era7capone4
- amedspor'un süper ligin lideri olması8
- habire'nin fendi kadını yendi4
- jt money3
- samed ağırbaş7
- hesap ödemeyi teklif dahi etmeyen kız4
- diyanet işlerinde çalışmak2
- ilk buluşmada evden kek getiren kız5
- aslan dövmenin aslında zor olmaması5
- ceketimizi koysak kazanırız zaten7
- yahudi kürt ailenin çocuğu olmak4
- fusya semsiyeli yabanci25
- aleksey batrakov5
romandan bir bölüm...
"Aynı suda ikinci kez yıkanmak imkânsız değil, boğulmakmış"
Yalanlarınızın eline bakarken gözlerim, dürüstlüğünüzü bana gösterdiniz. Size inandım. Size hep, inanırdım! Dürüsttünüz. Ve acımasız! Öldürmeyi canıma ödül sayıp, beni kendi hatalarımla vurdunuz. Serseriliğimi, sessizliğinize dinleyici yaptınız. Sustunuz! Günlerce...Konuşmadınız! Aylarca... Daha yanacak yanımın kalmadığını anladığınız da, çıkıp geldiniz. içimin içine... Asıl yerinize, asilce oturdunuz. Gitmeleri silmiştiniz. Size inandım. Size, hep inanırdım!
"Aynı suda ikinci kez yıkanmak imkânsız değil, boğulmakmış"
Gördüğüm yüzünüze, suların durgunluğunda bakmışım meğer. ilk gel-git'te gideceğinizi bildiğim halde. Kandım gelmenize. Kopardığım ilk fırtınada gittiniz, gelen dalganın gitmesini beklemeden gittiniz! Her şeyinizi alıp da gittiniz. Hiç gelmemiş gibi, gittiniz!
"Bilmediniz"
Şüpheleriniz, beynimi kemirirken "senaryo yazıyorsun" dediniz. Şüpheleriniz, içimi çürütürken "zaman" dediniz. Şüpheleriniz, artık belimi bükerken, yüzüme kapılar çarptınız! Beni, kendi gözümden düşürdünüz. Acı çekiyordum. Ne acı ki, acı çektiğimi canınızı yaktığımda anladınız. Ve daha acı ki, sizin canınız yanınca, benim canım daha çok yandı!
Ben kelime kelime kim'lere ulaşırken, "neden" yoktu Lügatinizde. Sormadınız! Nasıl'ın açıklaması, gereksiz bir tartışmanın açılışıydı sizin için. Çelişkisiz karakterinizle, içinizin rahatladığı son'a vardık. Sonuç: Dudaklarınız arasından çıkan sonsuz suskunluk...
"Şimdi"
Bu hiddet benim! Kimse sahiplenmesin! Bütün suçlar "yine" benim! Kimse, nezaketini araya verip, suçtan pay çıkarmasın kendine! Nesnelerinizin, kelimelerinizin, zamanınızın, sevginizin ziyanlığına yanmayın! Hasarı tespit edin yeter! Bedelini, fazlasına canımı ekleyip ödeyeceğim! Sıyrılıp çekilirken aranızdan, "üstüm kalsın" diyebileceğim! Meğer siz, nasıl da yetermişsiniz size! Bilemedim... Sağ olun, sizi sevmeme izin verdiğiniz için ve beni sevdiğiniz için... Üstüm kalsın!
"Aynı suda ikinci kez yıkanmak imkânsız değil, boğulmakmış"
Yalanlarınızın eline bakarken gözlerim, dürüstlüğünüzü bana gösterdiniz. Size inandım. Size hep, inanırdım! Dürüsttünüz. Ve acımasız! Öldürmeyi canıma ödül sayıp, beni kendi hatalarımla vurdunuz. Serseriliğimi, sessizliğinize dinleyici yaptınız. Sustunuz! Günlerce...Konuşmadınız! Aylarca... Daha yanacak yanımın kalmadığını anladığınız da, çıkıp geldiniz. içimin içine... Asıl yerinize, asilce oturdunuz. Gitmeleri silmiştiniz. Size inandım. Size, hep inanırdım!
"Aynı suda ikinci kez yıkanmak imkânsız değil, boğulmakmış"
Gördüğüm yüzünüze, suların durgunluğunda bakmışım meğer. ilk gel-git'te gideceğinizi bildiğim halde. Kandım gelmenize. Kopardığım ilk fırtınada gittiniz, gelen dalganın gitmesini beklemeden gittiniz! Her şeyinizi alıp da gittiniz. Hiç gelmemiş gibi, gittiniz!
"Bilmediniz"
Şüpheleriniz, beynimi kemirirken "senaryo yazıyorsun" dediniz. Şüpheleriniz, içimi çürütürken "zaman" dediniz. Şüpheleriniz, artık belimi bükerken, yüzüme kapılar çarptınız! Beni, kendi gözümden düşürdünüz. Acı çekiyordum. Ne acı ki, acı çektiğimi canınızı yaktığımda anladınız. Ve daha acı ki, sizin canınız yanınca, benim canım daha çok yandı!
Ben kelime kelime kim'lere ulaşırken, "neden" yoktu Lügatinizde. Sormadınız! Nasıl'ın açıklaması, gereksiz bir tartışmanın açılışıydı sizin için. Çelişkisiz karakterinizle, içinizin rahatladığı son'a vardık. Sonuç: Dudaklarınız arasından çıkan sonsuz suskunluk...
"Şimdi"
Bu hiddet benim! Kimse sahiplenmesin! Bütün suçlar "yine" benim! Kimse, nezaketini araya verip, suçtan pay çıkarmasın kendine! Nesnelerinizin, kelimelerinizin, zamanınızın, sevginizin ziyanlığına yanmayın! Hasarı tespit edin yeter! Bedelini, fazlasına canımı ekleyip ödeyeceğim! Sıyrılıp çekilirken aranızdan, "üstüm kalsın" diyebileceğim! Meğer siz, nasıl da yetermişsiniz size! Bilemedim... Sağ olun, sizi sevmeme izin verdiğiniz için ve beni sevdiğiniz için... Üstüm kalsın!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar