bugün
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz7
- enayimiknatisii9
- en güzel sevişme11
- güne bir şarkı bırak11
- ibne miyim acaba diye sorgulamak7
- aylık 5 bin tl iyi para mıdır sorunsalı6
- bir kilo patatesin 50 lira olması10
- sözlükte salça olunabilecek altenatif yazarlar14
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı12
- namazında niyazında erkek10
- tai lung9
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması8
- bu koyden olsam ne olacak18
- yeni parti33
- vermio11
- nervio35
- sözlükte birbiriyle kavga eden yazarlar5
- true çaylak olsun kampanyası9
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- bir organınızdan vazgeçmeniz gerekse9
- true'yi yedirmeyiz7
- pinhani4
- sinsice kavga izleyen yazarlar9
- geceleri ne yapılır4
- ahmet sezer bey'in esprilerine gülmeyen insan6
- chp nin camileri ahır yapması6
- insan olmaya ceyrek kala19
- fuhuş yapmayan içki içmeyen kumar oynamayan insan3
- sigmund freud vs carl gustav jung2
- ben ahbap derneğine güveniyorum17
- imamların maaşı çok diyen öğretmen10
- sözlükte aşık olmam3
- boyumun kaç cm olduğunu itiraf ediyorum3
- ioçk'nın müziği4
- akciğerden gelen cikleme sesleri2
- ahmet sezer bey15
- seri gizli artı oy veren melek15
- pire için yaktığınız en büyük yorgan4
- kirazın kilosunun 150 tl olması4
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz7
- velvet53
- eyy sjsjsjsjs sen kimsin ya2
- true'yi eskorta emanet etmek10
- dikkat dikkat ismet efendi ülkeye giriş yapmıştır3
- nervionun merak ettiği yazar21
- rizeli kızlar3
- erecto birader del kopar4
- kürt feodalizmi4
- beni kim artılıyor amk5
- şeytan6
tarihimizin kara lekelerinden biri olan soykırımdır.
tabi o zamanlar panter emel'ler falan olmadığı içün pek medyanın gündemine gelmemiştir bu olay.
neyse,
sadede gelecek olursak, önce "ulan istanbul'da maymun ne alaka" diye soracak pek çoğunuz evet.
ama malum osmanlı 3 kıtada hüküm süren, akdeniz'i bir türk gölü haline getirmiş, hint okyanusunda, atlas okyanusunda, kara kıta afrika kıyılarında yelken basan korsan ve gemicilere sahip bir koca devlet idi.
maymunlar da iş bu gemilerde vazifeli birer memurdular.
adeta bir miço gibi gemilerde çalıştırılır maymun mahlukatı, gemi direklerine çok kolay tırmanmalarından ötürü de verdikleri hizmetlerde yararlı olurlar vesselam.
tabi bu gemiler zaman zaman istanbul kıyılarına gelir, beraberinde getirdiği ganimetleri satar sonra yeni maceralara yelken basarlardı.
iş bu gemilerimiz tarafından getirilen ve pek bir talep gören "mal"(!) kalemlerinden biri de maymunlardı.
bizim coğrafyamıza yabancı olan bu mahlukatlar payitahtta büyük alakaya mazhar olmuşlardı.
gemicilerin getirdiği maymunlar köle pazarlarında kapış kapış satılıyordu.
derken yıllar içinde istanbul'da maymun mahlukatının nüfusu hızla arttı. esnafa, halka zararları dokunmaya başladı. maymunlar ile ilgili şikayetler gelmeye başladı.
işte bu şikayetler üzerine dönemin rumeli kazaskeri abdülkerim efendi bir tahkikat başlattı. kendisi de bir olaydan dolayı bu maymun mahlukatından muzdarip olan abdülkerim efendi, istanbul'da maymun varlığına son vermek amacındaydı.
bu maymun mahlukatına pek alaka gösteren guruplardan biri de istanbul'un özellikle dul kadınlarıydı.
rivayet olunanlara göre istanbul'un genç ama dul dilberleri bu maymunlar ile cinsel ilişki kuruyorlardı ve bu durum halkın ağzına sakız olmuş, dilden dile dolaşmaktaydı.
maymunlardan kaynaklanan bu tip şikayetler ve ahlaka mugayir bu durum üzerine abdülkerim efendi bir cuma günü fatih camii'nde verdiği vaazda ateşli bir konuşma yapar, maymunların verdiği zararlardan bahsederek, üzerine bir de
"kadınların bu maymunları fena işlerde kullandığını" anlatarak cemaati gaza getirir.
galeyana gelen cemaati müslimin derhal azapkapı ve galata'daki maymun tüccarlarını basar ve olaylar gelişir.
takip eden günlerde rivayet odur ki, istanbul'da dalında maymun asılı olmayan tek bir ağaç kalmaz...
abdülkerim efendi maymunları bizzat kendi elleri ile asar, hatta iri olanları için istanbul'da darağaçları kurulur.
iş bu katliamdan sonra da abdülkerim efendi "maymunkeş" lakabını alarak, "maymunkeş abdülkerim efendi" adını alır.
tabi o zamanlar panter emel'ler falan olmadığı içün pek medyanın gündemine gelmemiştir bu olay.
neyse,
sadede gelecek olursak, önce "ulan istanbul'da maymun ne alaka" diye soracak pek çoğunuz evet.
ama malum osmanlı 3 kıtada hüküm süren, akdeniz'i bir türk gölü haline getirmiş, hint okyanusunda, atlas okyanusunda, kara kıta afrika kıyılarında yelken basan korsan ve gemicilere sahip bir koca devlet idi.
maymunlar da iş bu gemilerde vazifeli birer memurdular.
adeta bir miço gibi gemilerde çalıştırılır maymun mahlukatı, gemi direklerine çok kolay tırmanmalarından ötürü de verdikleri hizmetlerde yararlı olurlar vesselam.
tabi bu gemiler zaman zaman istanbul kıyılarına gelir, beraberinde getirdiği ganimetleri satar sonra yeni maceralara yelken basarlardı.
iş bu gemilerimiz tarafından getirilen ve pek bir talep gören "mal"(!) kalemlerinden biri de maymunlardı.
bizim coğrafyamıza yabancı olan bu mahlukatlar payitahtta büyük alakaya mazhar olmuşlardı.
gemicilerin getirdiği maymunlar köle pazarlarında kapış kapış satılıyordu.
derken yıllar içinde istanbul'da maymun mahlukatının nüfusu hızla arttı. esnafa, halka zararları dokunmaya başladı. maymunlar ile ilgili şikayetler gelmeye başladı.
işte bu şikayetler üzerine dönemin rumeli kazaskeri abdülkerim efendi bir tahkikat başlattı. kendisi de bir olaydan dolayı bu maymun mahlukatından muzdarip olan abdülkerim efendi, istanbul'da maymun varlığına son vermek amacındaydı.
bu maymun mahlukatına pek alaka gösteren guruplardan biri de istanbul'un özellikle dul kadınlarıydı.
rivayet olunanlara göre istanbul'un genç ama dul dilberleri bu maymunlar ile cinsel ilişki kuruyorlardı ve bu durum halkın ağzına sakız olmuş, dilden dile dolaşmaktaydı.
maymunlardan kaynaklanan bu tip şikayetler ve ahlaka mugayir bu durum üzerine abdülkerim efendi bir cuma günü fatih camii'nde verdiği vaazda ateşli bir konuşma yapar, maymunların verdiği zararlardan bahsederek, üzerine bir de
"kadınların bu maymunları fena işlerde kullandığını" anlatarak cemaati gaza getirir.
galeyana gelen cemaati müslimin derhal azapkapı ve galata'daki maymun tüccarlarını basar ve olaylar gelişir.
takip eden günlerde rivayet odur ki, istanbul'da dalında maymun asılı olmayan tek bir ağaç kalmaz...
abdülkerim efendi maymunları bizzat kendi elleri ile asar, hatta iri olanları için istanbul'da darağaçları kurulur.
iş bu katliamdan sonra da abdülkerim efendi "maymunkeş" lakabını alarak, "maymunkeş abdülkerim efendi" adını alır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar