bugün
- nervio abla11
- ayağa boşmalmak9
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum11
- nervio tarzı entry girmek22
- ümit kocasakal20
- ayakçı ve patici yazarlar derneği6
- ayak sevecek kadar abaza olmak6
- kuru amlı7
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı4
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır5
- seri oylayınca hoşlanıyor sanan tipler6
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı74
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları8
- baş ayakçı4
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması18
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- kadın dediğin şakk diye masaya ayağını vuracak4
- yağmur yağarken 1 60 lık kucaklayıp koşmak4
- sarı gelinin nenesi neden ölüyor sorunsalı3
- mersin7
- ayak seven dayak da sever3
- yanında lipstick taşımayan yollu erkek6
- doğu akdeniz de libya mutabakatı tartışması3
- ayak fetişleri için ayak fotoğrafını paylaşan kız3
- from gold from dust35
- neden sürekli gülümsüyorum4
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak15
- gammazlar göreve2
- instagram da artan erotizm sebebi2
- french kiss yapamayan erkek2
- fast food2
- kızıl kmerler3
- beyler sakin2
- güney kore34
- drama köprüsü ndeki hasan olmak3
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar12
- motorcuların trafikte terör yaratması8
- kadın gibi tırmalıyorlar ve saç çekiyorlar3
- 4 tabak makarna yemek3
- vergi dairesine gidip fiş almazsak kaça olur demek2
- adana4
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi6
- israil de erken katılım rekoru3
- uludağ yönetimi sözlük kızlarını banlama kararı5
- ismail kartal20
- cadılar bayramında kabak tatlısı yapıp getiren kız4
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor8
- victor osimhen15
- kamos2
- ayaklarını bile göstermeyen bir kızı ciddiye almak2
tarihimizin kara lekelerinden biri olan soykırımdır.
tabi o zamanlar panter emel'ler falan olmadığı içün pek medyanın gündemine gelmemiştir bu olay.
neyse,
sadede gelecek olursak, önce "ulan istanbul'da maymun ne alaka" diye soracak pek çoğunuz evet.
ama malum osmanlı 3 kıtada hüküm süren, akdeniz'i bir türk gölü haline getirmiş, hint okyanusunda, atlas okyanusunda, kara kıta afrika kıyılarında yelken basan korsan ve gemicilere sahip bir koca devlet idi.
maymunlar da iş bu gemilerde vazifeli birer memurdular.
adeta bir miço gibi gemilerde çalıştırılır maymun mahlukatı, gemi direklerine çok kolay tırmanmalarından ötürü de verdikleri hizmetlerde yararlı olurlar vesselam.
tabi bu gemiler zaman zaman istanbul kıyılarına gelir, beraberinde getirdiği ganimetleri satar sonra yeni maceralara yelken basarlardı.
iş bu gemilerimiz tarafından getirilen ve pek bir talep gören "mal"(!) kalemlerinden biri de maymunlardı.
bizim coğrafyamıza yabancı olan bu mahlukatlar payitahtta büyük alakaya mazhar olmuşlardı.
gemicilerin getirdiği maymunlar köle pazarlarında kapış kapış satılıyordu.
derken yıllar içinde istanbul'da maymun mahlukatının nüfusu hızla arttı. esnafa, halka zararları dokunmaya başladı. maymunlar ile ilgili şikayetler gelmeye başladı.
işte bu şikayetler üzerine dönemin rumeli kazaskeri abdülkerim efendi bir tahkikat başlattı. kendisi de bir olaydan dolayı bu maymun mahlukatından muzdarip olan abdülkerim efendi, istanbul'da maymun varlığına son vermek amacındaydı.
bu maymun mahlukatına pek alaka gösteren guruplardan biri de istanbul'un özellikle dul kadınlarıydı.
rivayet olunanlara göre istanbul'un genç ama dul dilberleri bu maymunlar ile cinsel ilişki kuruyorlardı ve bu durum halkın ağzına sakız olmuş, dilden dile dolaşmaktaydı.
maymunlardan kaynaklanan bu tip şikayetler ve ahlaka mugayir bu durum üzerine abdülkerim efendi bir cuma günü fatih camii'nde verdiği vaazda ateşli bir konuşma yapar, maymunların verdiği zararlardan bahsederek, üzerine bir de
"kadınların bu maymunları fena işlerde kullandığını" anlatarak cemaati gaza getirir.
galeyana gelen cemaati müslimin derhal azapkapı ve galata'daki maymun tüccarlarını basar ve olaylar gelişir.
takip eden günlerde rivayet odur ki, istanbul'da dalında maymun asılı olmayan tek bir ağaç kalmaz...
abdülkerim efendi maymunları bizzat kendi elleri ile asar, hatta iri olanları için istanbul'da darağaçları kurulur.
iş bu katliamdan sonra da abdülkerim efendi "maymunkeş" lakabını alarak, "maymunkeş abdülkerim efendi" adını alır.
tabi o zamanlar panter emel'ler falan olmadığı içün pek medyanın gündemine gelmemiştir bu olay.
neyse,
sadede gelecek olursak, önce "ulan istanbul'da maymun ne alaka" diye soracak pek çoğunuz evet.
ama malum osmanlı 3 kıtada hüküm süren, akdeniz'i bir türk gölü haline getirmiş, hint okyanusunda, atlas okyanusunda, kara kıta afrika kıyılarında yelken basan korsan ve gemicilere sahip bir koca devlet idi.
maymunlar da iş bu gemilerde vazifeli birer memurdular.
adeta bir miço gibi gemilerde çalıştırılır maymun mahlukatı, gemi direklerine çok kolay tırmanmalarından ötürü de verdikleri hizmetlerde yararlı olurlar vesselam.
tabi bu gemiler zaman zaman istanbul kıyılarına gelir, beraberinde getirdiği ganimetleri satar sonra yeni maceralara yelken basarlardı.
iş bu gemilerimiz tarafından getirilen ve pek bir talep gören "mal"(!) kalemlerinden biri de maymunlardı.
bizim coğrafyamıza yabancı olan bu mahlukatlar payitahtta büyük alakaya mazhar olmuşlardı.
gemicilerin getirdiği maymunlar köle pazarlarında kapış kapış satılıyordu.
derken yıllar içinde istanbul'da maymun mahlukatının nüfusu hızla arttı. esnafa, halka zararları dokunmaya başladı. maymunlar ile ilgili şikayetler gelmeye başladı.
işte bu şikayetler üzerine dönemin rumeli kazaskeri abdülkerim efendi bir tahkikat başlattı. kendisi de bir olaydan dolayı bu maymun mahlukatından muzdarip olan abdülkerim efendi, istanbul'da maymun varlığına son vermek amacındaydı.
bu maymun mahlukatına pek alaka gösteren guruplardan biri de istanbul'un özellikle dul kadınlarıydı.
rivayet olunanlara göre istanbul'un genç ama dul dilberleri bu maymunlar ile cinsel ilişki kuruyorlardı ve bu durum halkın ağzına sakız olmuş, dilden dile dolaşmaktaydı.
maymunlardan kaynaklanan bu tip şikayetler ve ahlaka mugayir bu durum üzerine abdülkerim efendi bir cuma günü fatih camii'nde verdiği vaazda ateşli bir konuşma yapar, maymunların verdiği zararlardan bahsederek, üzerine bir de
"kadınların bu maymunları fena işlerde kullandığını" anlatarak cemaati gaza getirir.
galeyana gelen cemaati müslimin derhal azapkapı ve galata'daki maymun tüccarlarını basar ve olaylar gelişir.
takip eden günlerde rivayet odur ki, istanbul'da dalında maymun asılı olmayan tek bir ağaç kalmaz...
abdülkerim efendi maymunları bizzat kendi elleri ile asar, hatta iri olanları için istanbul'da darağaçları kurulur.
iş bu katliamdan sonra da abdülkerim efendi "maymunkeş" lakabını alarak, "maymunkeş abdülkerim efendi" adını alır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar