bugün
- herkes yatsın iyi geceler8
- oğlum çok güzel lan6
- cips olsa da yesek7
- istanbul un çok pahalı olması12
- the merich13
- aklını yitirmek4
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- ona bir şey söyle9
- 50 tl ile rolling yapmak6
- matbaanın gecikmesine sebep5
- manifest grubu3
- sözlük kızlarının kombinleri20
- horoz hayası çorbası5
- acıktım ben3
- velvet vs nervio19
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- sevgiliyle karşılıklı bira içmek2
- sevgiliyle karşılıklı cik cik diye ötüşmek2
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- yarın iş olduğu gerçeği3
- ilginç rüyalar2
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- marc cucurella6
- velvet13
- işini kaybetmek2
- parayla dert dinlenir2
- kadim kültürler4
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- bira cips6
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- nothing more never less2
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- gemici düğümü2
- slavko vincic15
- gocusuz sözlük4
- laptop5
- okulda felsefe dersinin gereksizliği tartışması2
- insan olmaya ceyrek kala13
- nervio11
- aga be şarkılar5
- ispanya20
- erzurum hassiko halayı2
yine hiç bir sorunun cevabını vermemesine rağmen 34569 yeni soru üreten, elinde kağıt kalem teori üreten bir nesil yaratan şerefsiz dizi. bazen düşünüyorum, acaba lost'a harcadığım zaman kadar ders çalışsam einstein'a kafa tutacak newton'a nanik yapacak kadar geliştirebilir miydim kendimi diye. ya da bu kadar ali cengiz oyunu öğrendikten sonra siyasete atılsam şu ampullerle aşık atabilir, baykal'ı koltuğundan edebilir miydim? muhtemelen hepsini yapardım, tabi önce akıl sağlığımı korumak gibi bir önceliğim olurdu ki; hele hele dizinin 3 ay gösterilip 10 ay tatil yapacağı şu 3 senelik periyotta bu ihtimal pek mümkün değil gibi.
neyse, biraz irdeleyelim şu yeni bölümü.
--spoiler--
her zaman inanadığım bir şey var ki, bu adanın anahtar ismi john locke ve yaptıklarının hiçbiri bencilliği ya da gerizekalılığı yüzünden değil, ada ile kurduğu ve bizim henüz neden ve nasıl olduğunu çözemediğimiz özel bağ yüzündendir. işbu sebeple john babanın her hareketi oldukça dikkatli takip edilmelidir diye düşünüyorum. zira, hiç bir duyumu olmamasına rağmen naomi ve ekibinin adadakilerin kurtulması için değil zarar görmesi için gönderildiğini sezmiş, naomi'ye, polat alemdar'ın yediğinden hallice bir bıçak saplamış, akabinde "fix me" jack'ten bir araba sopa yemiştir. üstelik işini tamamlayıp gittikten sonra jack önderliğindeki zıbınlar topluluğu naomi'nin akıbetine hiç önem vermemiş, kadıncağızın ronaldinho ile kurduğu evlilik planlarının içine etmişlerdir. saatlerce sessiz sedasız can çekişen naomi de çareyi kendisini ormanın şifalı kollarına atmakta bulmuştur. lakin ahirete gitmekten ne yazık ki kurtulamamıştır.
dizinin diğer kareleri daha çok hurley'nin flashforwardları ile geçmiş, kafa karıştırmaktan başka bir halta yaramamıştır. zaten akıl hastası olduğunu bildiğimiz hurley, yine deliliğini konuşturmuş, allah'ın denizine elbiselerini çıkartmadan bomba çakmıştır. anasından babasında uzakta perişan olduğu yetmezmiş gibi bir de allah'ın siktir ettiği ıssız bir adada zatürre olup hepten insanları çileden çıkaracak haberi yok, hıyar.
flashforwardlar da çok iç açıcı değildi açıkçası. önce appiah'tan bile daha kara bir adam kendisini avukat olarak tanıtıp hurley'i keklemiş, akabinde tabanları yağlamış, charlie the hobbit mezar dar gelmiş olacak ki hortlamış, jack yine doktorluğa dönmüş lakin artistliğinden de bir şey kaybetmemiş.
ancak şöyle bir şey var; 3. sezonun final episodunda gösterilen zaman ile hurley'nin flashforwardları arasında ciddi bir zaman farkı vardır. hatırlarsınız ki jack damı dötü dağıtmış bir halde kate'e yalvarıyordu tekrar adaya dönebilmek için son bıraktığımızda. hurley'nin flashforwardları daha geçmiş zamandan bahsediyor olmalı ki; hurley'nin adaya geri dönmekle alakalı uyarıları karşısında jack sinirlerine hakim olamayarak hurley'i tersliyor ve asla geri dönmeyeceğinden bahsediyor. burada kafaya takılan nokta, jack ne öğreniyor da bir anda 180 derece dönüp damı dötü kaybediyor, adaya tekrar dönebilmek için kate'in ayaklarına kapanıyor?
ya da hurley neden jack'e locke'la gitmesinin büyük bir hata olduğundan bahsediyor? locke ve onu takip edenlerin akıbeti ne? açıkçası şu durumda mantıklı bir teori üretmek çok zor. jack ve ekibi bir şekilde adadan kurtulurken locke'un peşinden gidenler adada kalıyor. ancak locke ve ekibi ölmüyor ki jack yeniden adaya dönebilmek için çareler arıyor. peki ama ölmüyorlarsa sonları ne oluyor? jack'i bu kadar bunalıma sürükleyen olayın perde arkasında ne var?
bir de jack ve ekibi açıkça görüldüğü üzere 6 kişiden fazla. jack'i takip eden diğer insanların sonu ne oluyor? neden sadece 6 kişi kurtulabiliyor? bu kurtulanlar kimler?
--spoiler--
neyse, biraz irdeleyelim şu yeni bölümü.
--spoiler--
her zaman inanadığım bir şey var ki, bu adanın anahtar ismi john locke ve yaptıklarının hiçbiri bencilliği ya da gerizekalılığı yüzünden değil, ada ile kurduğu ve bizim henüz neden ve nasıl olduğunu çözemediğimiz özel bağ yüzündendir. işbu sebeple john babanın her hareketi oldukça dikkatli takip edilmelidir diye düşünüyorum. zira, hiç bir duyumu olmamasına rağmen naomi ve ekibinin adadakilerin kurtulması için değil zarar görmesi için gönderildiğini sezmiş, naomi'ye, polat alemdar'ın yediğinden hallice bir bıçak saplamış, akabinde "fix me" jack'ten bir araba sopa yemiştir. üstelik işini tamamlayıp gittikten sonra jack önderliğindeki zıbınlar topluluğu naomi'nin akıbetine hiç önem vermemiş, kadıncağızın ronaldinho ile kurduğu evlilik planlarının içine etmişlerdir. saatlerce sessiz sedasız can çekişen naomi de çareyi kendisini ormanın şifalı kollarına atmakta bulmuştur. lakin ahirete gitmekten ne yazık ki kurtulamamıştır.
dizinin diğer kareleri daha çok hurley'nin flashforwardları ile geçmiş, kafa karıştırmaktan başka bir halta yaramamıştır. zaten akıl hastası olduğunu bildiğimiz hurley, yine deliliğini konuşturmuş, allah'ın denizine elbiselerini çıkartmadan bomba çakmıştır. anasından babasında uzakta perişan olduğu yetmezmiş gibi bir de allah'ın siktir ettiği ıssız bir adada zatürre olup hepten insanları çileden çıkaracak haberi yok, hıyar.
flashforwardlar da çok iç açıcı değildi açıkçası. önce appiah'tan bile daha kara bir adam kendisini avukat olarak tanıtıp hurley'i keklemiş, akabinde tabanları yağlamış, charlie the hobbit mezar dar gelmiş olacak ki hortlamış, jack yine doktorluğa dönmüş lakin artistliğinden de bir şey kaybetmemiş.
ancak şöyle bir şey var; 3. sezonun final episodunda gösterilen zaman ile hurley'nin flashforwardları arasında ciddi bir zaman farkı vardır. hatırlarsınız ki jack damı dötü dağıtmış bir halde kate'e yalvarıyordu tekrar adaya dönebilmek için son bıraktığımızda. hurley'nin flashforwardları daha geçmiş zamandan bahsediyor olmalı ki; hurley'nin adaya geri dönmekle alakalı uyarıları karşısında jack sinirlerine hakim olamayarak hurley'i tersliyor ve asla geri dönmeyeceğinden bahsediyor. burada kafaya takılan nokta, jack ne öğreniyor da bir anda 180 derece dönüp damı dötü kaybediyor, adaya tekrar dönebilmek için kate'in ayaklarına kapanıyor?
ya da hurley neden jack'e locke'la gitmesinin büyük bir hata olduğundan bahsediyor? locke ve onu takip edenlerin akıbeti ne? açıkçası şu durumda mantıklı bir teori üretmek çok zor. jack ve ekibi bir şekilde adadan kurtulurken locke'un peşinden gidenler adada kalıyor. ancak locke ve ekibi ölmüyor ki jack yeniden adaya dönebilmek için çareler arıyor. peki ama ölmüyorlarsa sonları ne oluyor? jack'i bu kadar bunalıma sürükleyen olayın perde arkasında ne var?
bir de jack ve ekibi açıkça görüldüğü üzere 6 kişiden fazla. jack'i takip eden diğer insanların sonu ne oluyor? neden sadece 6 kişi kurtulabiliyor? bu kurtulanlar kimler?
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar