bugün
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez22
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir6
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak10
- çorumda konser için müzik grubu öner7
- manifest grubu vs tarkan16
- korkusuz korkak4
- sözlük kızlarının kekleri11
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor10
- tayyip'e oy vermeyenlerin mal mı olması2
- askeri ücretle evlenebilir mi7
- bana onu sormayin5
- korkusuz korkak filmindeki gaddar kerim3
- yeni parti50
- the odyssey4
- ona bir şey söyle8
- bik bik'in mutfağına konuk olmak12
- zevk suyu ile traş olan erkek2
- cenkiss2
- am ile pm yi karıştırmak2
- temmuz sonu olup hala tatile gidememek6
- türklerin çinli prenseslere olan düşkünlüğü4
- galataport3
- ısmet gurbuz 2024'ün havarileri4
- huzur5
- kıyafet alışverişi6
- sevgili4
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- habire1222
- özür dileyip kusura bakma diyen insan3
- hikayeyi devam ettir54
- velvet17
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak4
- kadınların kültürel muhabbetlere girmemesi5
- yine çok fena burnum kanadı3
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti6
- parcalandim toparlanamiyorum3
- gebze fm5
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak20
- 4 mevsim lastiği kullanan erkek2
- kuran da 5 vakit namaz denmemesi7
- en iyi web tarayıcısı3
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası39
- manyak olmaya karar verdim6
- nickten isim tahmini yapmak72
- çekirge istilası3
- iş yerindeki kızın resmen yavşaması6
- 13 akpli istanbul belediyesi5
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı17
- taliban vs ışid3
Bunları düşünüp 5 sene önce okudugum okulu bıraktım. şimdi başka bir okulu bitirdim. bir zaman bir yazı yazmıstım. aynen paylaşıyorum.
Nasıl ki tekstil endüstrisinin devamı için moda icat edilmişse, dünyanın hakimleri de "iş"leri, "uğraşları" icat etmişler insanları meşgul ve prodaktif tutabilmek için. Sonra evlilik icat olmuş, töreydi, toplum baskıydı, türünün devamıydı. insan ne kadar çabalasa da tüm istediklerini elde edemeyecek hiç bir zaman. Çünkü materyalist dünyada insan isteklerinin sınırı olamaz. Hatırla küçükken basmalı kalemler çıkmıştı, böyle ucunu alıyorsun önünden kalemin, arkasına koyuyorsun falan. O çıkınca diğerlerinin hiç bir önemi kalmamıştı ve sen onu istemiştin. Araban olsa üst modeli, evin olsa havuzlusu. insan egosu nasıl ehlileştirilebilinir ki? Onun için sonsuz insan isteklerinin peşinden koşmanın bir manası yok. Tüm sistem bir yarış atı gibi koşman için yaratılmış. Platon'un Philebos'ta haz duygusu ve bilgelik duygusunu karşılaştırırlar. Vardıkları sonuç bu satırlarla aynı. Yaptığın çocuk bile standarttan çıkmamak için. Çünkü yapmazsan hayatta başarısız ilan edileceksin. Kız kurusu, evde kalmış diyecekler sana. Yani asıl acı standarttan çıktıgında inkişaf edecek sana. Ya da yapamadığın ne varsa, yarış atı gibi koşup elde edemediğin ne varsa, senin bir uzvun yani sen olan cocukların elde etsin isteyeceksin. Belki de cocuklar, sadece insanın aç gözlülüğünün sonuçları. Senin yapamadığın ne varsa onun yapmasını istiyorsun ki Almanya yenilince sen de yenilmiş sayılma. Kelebek isimli romanı okuduysan bilirsin, suclu sorar hakime müebbet hapis kac yıl sizin orda diye. Bizim bu sistemdeki müebbetliğimiz, sancılarımız sadece biz miyiz sence yoksa bizden sonraki tüm nesiller de dahil mi? Ölümün tek gerçeklik olduğu bu dünyada mutlu son yok. Yaşam ise başı ve sonu olan kısacık bir orta. Zen felsefesinde derler ya, hayat otobüse binmek ve otobüsten inmektir. Sen ereğe bakma, just carpe diem, aslolan yolun kendisi. Anın tadını çıkar. Zor olanı başarıyoruz. Ama bir piyon olarak. Oysa asıl hizmet ettiğimiz olgu belli. Ve bana kalırsa insan yanımız bunları bilmeye doğru koca bir tunel açıyor. Ve insan olmanın rahatlığını yaşamak için 60 yılda boğulacağımız bu denizden kafamızı kaldırmamız gerek. Nefes almamız gerek.
Nasıl ki tekstil endüstrisinin devamı için moda icat edilmişse, dünyanın hakimleri de "iş"leri, "uğraşları" icat etmişler insanları meşgul ve prodaktif tutabilmek için. Sonra evlilik icat olmuş, töreydi, toplum baskıydı, türünün devamıydı. insan ne kadar çabalasa da tüm istediklerini elde edemeyecek hiç bir zaman. Çünkü materyalist dünyada insan isteklerinin sınırı olamaz. Hatırla küçükken basmalı kalemler çıkmıştı, böyle ucunu alıyorsun önünden kalemin, arkasına koyuyorsun falan. O çıkınca diğerlerinin hiç bir önemi kalmamıştı ve sen onu istemiştin. Araban olsa üst modeli, evin olsa havuzlusu. insan egosu nasıl ehlileştirilebilinir ki? Onun için sonsuz insan isteklerinin peşinden koşmanın bir manası yok. Tüm sistem bir yarış atı gibi koşman için yaratılmış. Platon'un Philebos'ta haz duygusu ve bilgelik duygusunu karşılaştırırlar. Vardıkları sonuç bu satırlarla aynı. Yaptığın çocuk bile standarttan çıkmamak için. Çünkü yapmazsan hayatta başarısız ilan edileceksin. Kız kurusu, evde kalmış diyecekler sana. Yani asıl acı standarttan çıktıgında inkişaf edecek sana. Ya da yapamadığın ne varsa, yarış atı gibi koşup elde edemediğin ne varsa, senin bir uzvun yani sen olan cocukların elde etsin isteyeceksin. Belki de cocuklar, sadece insanın aç gözlülüğünün sonuçları. Senin yapamadığın ne varsa onun yapmasını istiyorsun ki Almanya yenilince sen de yenilmiş sayılma. Kelebek isimli romanı okuduysan bilirsin, suclu sorar hakime müebbet hapis kac yıl sizin orda diye. Bizim bu sistemdeki müebbetliğimiz, sancılarımız sadece biz miyiz sence yoksa bizden sonraki tüm nesiller de dahil mi? Ölümün tek gerçeklik olduğu bu dünyada mutlu son yok. Yaşam ise başı ve sonu olan kısacık bir orta. Zen felsefesinde derler ya, hayat otobüse binmek ve otobüsten inmektir. Sen ereğe bakma, just carpe diem, aslolan yolun kendisi. Anın tadını çıkar. Zor olanı başarıyoruz. Ama bir piyon olarak. Oysa asıl hizmet ettiğimiz olgu belli. Ve bana kalırsa insan yanımız bunları bilmeye doğru koca bir tunel açıyor. Ve insan olmanın rahatlığını yaşamak için 60 yılda boğulacağımız bu denizden kafamızı kaldırmamız gerek. Nefes almamız gerek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar