dudu peri

durma geç dalganı bağrım yanık
Şu dönüşsüz seferden yüreğim buruk
Aldın yari elimden zalım felek
işte bu yüzden akçılım kırık..

Diyebilen sultan-uş şuara yazar.

Kendisi bin kanatlı kapının ardındaki bin kızıl nehirli vadinin ayrıldığı dağın tepesindeki gümüşten sarayında oturur.
Orada misafirlerine sinan akçıl albümleri ikram eder, gönülleri hoş karınları tok eyler.
© copyright 2005 - 2026