bugün
- nickten isim tahmini yapmak72
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- kalabalıklar içinde yalnız olmak10
- hikayeyi devam ettir30
- arkadaşlar bir bakar mısınız9
- yazarlara göre olması gereken insan ömrü süresi8
- hayattan zevk alamamak15
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- gocunun nerede olması12
- rüyamda kadın olmuştum6
- kurbağa öpüp prens beklemek14
- uyumayın konuşalım5
- pizzada ince hamur tercih eden erkek12
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor6
- temiz nevresimler içinde uyumak4
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey12
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum17
- uysaljakoben16
- yazarların öldükten sonraki planları4
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken8
- yeşilçam filmi izlemek6
- biber dolması olsa da yesek5
- türk kızlarına bir öğüt bırak4
- yazarların sözlükte bulunma amaçları4
- insana kendini güvende hissettiren şeyler4
- habire12 adamdır37
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu4
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak3
- makine mühendisliği3
- fakesi çaylak yiyen yazarın dramı4
- spora yeni başlayacaklara tavsiyeler3
- mesajlara geç cevap veren insanlar3
- yeni parti50
- sokakta kavga teknikleri3
- ailevi değerlere dil uzatan insanımsılar5
- gecenin bu saatinde acıkmak3
- sözlüğe yön veren kutup yıldızı yazarlar4
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi6
- bütün güzel kızların kapılmış olması5
- habire1259
- başlık altında laf sokmaya çalışan tipler3
- mesajlaşılan kızın silik yemesi3
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- yazarların zeka seviyeleri7
- cem küçük5
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı7
- cioran neden intihar etmedi3
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri2
- erector eski nesil hesapları nereden buluyor6
- nick vermeden bir yazara seslen16
birim zamandaki hissettiğim duygu çeşitliliğim ve zıt kutuplarda yolculuk etmekten bıkmış hormonlarımla kaçıyorum senden. günbatımına kaçıyorum ihtimallerinden ve tehditlerinden. her ertesi gün ertelemekle geçerken, beklenen günde elinde sopayla beni bekliyor olma ihtimalinle sızmayı deniyorum büyük düşüncelerin ve korkuların dibinde, titrerken.
benim babam çok iyi bir adamdır ama gel gör ki onun benim için koyduğu yaşımdan büyük kuralları var. aslında küçük ve sevimli kurallar. ama özgürlük belası sert kafatasını aşıp beynin kıvrımları arasında virüs gibi dolaşmaya başladığı anda saygıyı ve sevgiyi temellendirecek küçücük nedenlere susamış dudaklarımla küfrediyorum kutsallara, geleneklere ve aşılmaz olanlara. sen biliyorsun ki ben babamın yaşı büyük olsa da ona küfrettim.
ben sana (yoksa size mi demeliyim?) ise daha hiç küfretmedim çünkü ben age of empires oynarken haritanın en köşesinde, arkasında onlarca ateşli kulenin beklediği onlarca betondan duvar ardında beklerdim düşmanlarımı. korkardım bilirsin beni. senden de korkuyorum. intihar gibi güzel bir şeyi olasılığın uğruna feda edecek kadar önemlisin aslında benim için. peki ben senin için önemli miyim?
önemliyimdir aslında biliyorum. anlattığın gibiyse her sanatçının sanatına verdiği değer kadar değerliyimdir belki senin gözünde. ama yine de yine de zor değil mi bu işler? insanların büyük bölümü seni reddetti geriye kalanların da büyük kısmı senin adını kullanarak ve sana sığınarak karşı geldiler sana. çok azı sevebileceğin niteliklere sahip ve aslında bunun nedeni galiba senin onların içine koyduğun isyankarlık, dünya sevgisi, ego, önyargı, nefret vs vs vs evet iradeler özgür ama zor değil mi bu görev? günbatımı, güzel şiirler ve tuzlu erik bir gün düşüncenden beni saklamayı reddederse, ayağımı bastığım her toprak parçası ve geçmiş günlerin hıncı birleşip beni sana doğru iterken sanatını yırtıp atmaya kıyabilir misin gerçekten?
fazla bişey değil de şu toprak olma meselesi hani öbür dünyada isyankarların ''keşke toprak olsaydık hiç doğmasaydık'' diyecekleri o gün. o cümleyi şimdi buradayken kurma şansımız olsaydı ve son bir kez gün batımı izleseydikte gün doğumuna ayakta işemek gibi bir günah işleyen deyyusların hedefi olarak uyansaydık bir sanat eserin kaybolsaydı, ah bir kerecik hata yapsaydın keşke.
benim babam çok iyi bir adamdır ama gel gör ki onun benim için koyduğu yaşımdan büyük kuralları var. aslında küçük ve sevimli kurallar. ama özgürlük belası sert kafatasını aşıp beynin kıvrımları arasında virüs gibi dolaşmaya başladığı anda saygıyı ve sevgiyi temellendirecek küçücük nedenlere susamış dudaklarımla küfrediyorum kutsallara, geleneklere ve aşılmaz olanlara. sen biliyorsun ki ben babamın yaşı büyük olsa da ona küfrettim.
ben sana (yoksa size mi demeliyim?) ise daha hiç küfretmedim çünkü ben age of empires oynarken haritanın en köşesinde, arkasında onlarca ateşli kulenin beklediği onlarca betondan duvar ardında beklerdim düşmanlarımı. korkardım bilirsin beni. senden de korkuyorum. intihar gibi güzel bir şeyi olasılığın uğruna feda edecek kadar önemlisin aslında benim için. peki ben senin için önemli miyim?
önemliyimdir aslında biliyorum. anlattığın gibiyse her sanatçının sanatına verdiği değer kadar değerliyimdir belki senin gözünde. ama yine de yine de zor değil mi bu işler? insanların büyük bölümü seni reddetti geriye kalanların da büyük kısmı senin adını kullanarak ve sana sığınarak karşı geldiler sana. çok azı sevebileceğin niteliklere sahip ve aslında bunun nedeni galiba senin onların içine koyduğun isyankarlık, dünya sevgisi, ego, önyargı, nefret vs vs vs evet iradeler özgür ama zor değil mi bu görev? günbatımı, güzel şiirler ve tuzlu erik bir gün düşüncenden beni saklamayı reddederse, ayağımı bastığım her toprak parçası ve geçmiş günlerin hıncı birleşip beni sana doğru iterken sanatını yırtıp atmaya kıyabilir misin gerçekten?
fazla bişey değil de şu toprak olma meselesi hani öbür dünyada isyankarların ''keşke toprak olsaydık hiç doğmasaydık'' diyecekleri o gün. o cümleyi şimdi buradayken kurma şansımız olsaydı ve son bir kez gün batımı izleseydikte gün doğumuna ayakta işemek gibi bir günah işleyen deyyusların hedefi olarak uyansaydık bir sanat eserin kaybolsaydı, ah bir kerecik hata yapsaydın keşke.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar