bugün

allah

birim zamandaki hissettiğim duygu çeşitliliğim ve zıt kutuplarda yolculuk etmekten bıkmış hormonlarımla kaçıyorum senden. günbatımına kaçıyorum ihtimallerinden ve tehditlerinden. her ertesi gün ertelemekle geçerken, beklenen günde elinde sopayla beni bekliyor olma ihtimalinle sızmayı deniyorum büyük düşüncelerin ve korkuların dibinde, titrerken.

benim babam çok iyi bir adamdır ama gel gör ki onun benim için koyduğu yaşımdan büyük kuralları var. aslında küçük ve sevimli kurallar. ama özgürlük belası sert kafatasını aşıp beynin kıvrımları arasında virüs gibi dolaşmaya başladığı anda saygıyı ve sevgiyi temellendirecek küçücük nedenlere susamış dudaklarımla küfrediyorum kutsallara, geleneklere ve aşılmaz olanlara. sen biliyorsun ki ben babamın yaşı büyük olsa da ona küfrettim.
ben sana (yoksa size mi demeliyim?) ise daha hiç küfretmedim çünkü ben age of empires oynarken haritanın en köşesinde, arkasında onlarca ateşli kulenin beklediği onlarca betondan duvar ardında beklerdim düşmanlarımı. korkardım bilirsin beni. senden de korkuyorum. intihar gibi güzel bir şeyi olasılığın uğruna feda edecek kadar önemlisin aslında benim için. peki ben senin için önemli miyim?
önemliyimdir aslında biliyorum. anlattığın gibiyse her sanatçının sanatına verdiği değer kadar değerliyimdir belki senin gözünde. ama yine de yine de zor değil mi bu işler? insanların büyük bölümü seni reddetti geriye kalanların da büyük kısmı senin adını kullanarak ve sana sığınarak karşı geldiler sana. çok azı sevebileceğin niteliklere sahip ve aslında bunun nedeni galiba senin onların içine koyduğun isyankarlık, dünya sevgisi, ego, önyargı, nefret vs vs vs evet iradeler özgür ama zor değil mi bu görev? günbatımı, güzel şiirler ve tuzlu erik bir gün düşüncenden beni saklamayı reddederse, ayağımı bastığım her toprak parçası ve geçmiş günlerin hıncı birleşip beni sana doğru iterken sanatını yırtıp atmaya kıyabilir misin gerçekten?

fazla bişey değil de şu toprak olma meselesi hani öbür dünyada isyankarların ''keşke toprak olsaydık hiç doğmasaydık'' diyecekleri o gün. o cümleyi şimdi buradayken kurma şansımız olsaydı ve son bir kez gün batımı izleseydikte gün doğumuna ayakta işemek gibi bir günah işleyen deyyusların hedefi olarak uyansaydık bir sanat eserin kaybolsaydı, ah bir kerecik hata yapsaydın keşke.
© copyright 2005 - 2026