bugün
- ciddi ciddi aşure seven insan28
- pandela 319
- velvet48
- bir ilişkiyi kim yönetir13
- brokoli3
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı3
- aleyna tilki4
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar9
- kürt hareketinin devşirme olması15
- sikişirken hüzünlenmek3
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı15
- 5 temmuz 2026 paraguay fransa maçı7
- fransa maçı varken sözlükte dolanan erkek5
- ciguli kral16
- kız arkadaşla sabahlara kadar içmek3
- elektriği ödeyen adam7
- amedspor12
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- mony tontana11
- deniz göktaş'ın atatürk şakası4
- memduh bashgan9
- çağlayı tanıyan yazarlar8
- sokuk yazarlar2
- taksim delisi cenk4
- m r e r e c t o4
- scary movie 63
- bik bik kaç yaşında10
- 2026 dünya kupası33
- yürüyüş flörtü9
- ahtapot yemek9
- ismet el pedro nunez de balboa luis albertoevi3
- entry girerek kemalist devrim yapmak5
- iki ayyaş5
- birader yazarlar bey biraderlerdir3
- deniz göktaş34
- sözlükte kavga olacak hissi5
- evde kalmış kız kurusu7
- fuhuş operasyonunda veresiye defteri bulunması3
- true üniversitesi6
- kanada8
- fas7
- true'nun azılı bir muhalifken sonradan yumuşaması6
- fondöten sürmek2
- sikmek icin entry ni beğendi6
- futbol28
- denizde karı kız kesen erkek3
- samsung2
- tabaktaki son bisküviyi yiyen tip3
- yunanistan milli futbol takımı4
- paraguay milli futbol takımı4
Hakkinda çok fazla kötü şey dillendirilen sekiz maddeli kisa bir yazinin altina adini yazip kadin dusmanligiyla suclanan hatta daha kotusu islam bilgini oldugu soylenen filozoftur. Imam gazali islam bilgini degil tam bir bilgindir. Onun amaci her seyi ogrenmektir.
Ateistim. Fakat imam gazali nin bilgi arayisina hayranlik duyuyorum. Ayni zamanda buyuk bir deha oldugunu dusunuyorum.
"Gençliğimden itibaren 50 yaşımı aştığım bu ana gelinceye kadar, bu engin denizlerin derinliklerine dalmaktan hiç geri durmadım. Coşkulu denizlere çekingen korkaklar gibi değil, cesur kimselerin dalışı gibi daldım, gördüğüm her meselenin üzerine atladım. Her zorluğun içine apansız girdim. Her fırkanın inanış ve fikirlerini inceliyor, her grubun tuttuğu yolun inceliklerini ortaya çıkarmaya çalışıyordum. Araştırdığım fırkaların hak veya batıl, sünnete uygun veya bidat sahibi olmaları konusunda ayrım yapmıyordum. Bâtınîlik yolunu tutmuş her fırkanın, bu düşünceyle ne hedeflediklerini öğrenmeye çalıştım. Zâhirîlik yolunu tutmuş olanların, bununla neler elde ettiklerini ortaya çıkarmaya gayret ettim. Felsefe yolunu tutmuş olanların, sahip oldukları felsefeyi bütün esaslarıyla öğrenmeye özen gösterdim. Hiçbir kelâm âlimini dışarıda bırakmadan kelamdaki yöntemini ve mücadelesini öğrenmeye çaba gösterdim. Bütün gücümle ne kadar sufi var ise onun sufiliğindeki sırları öğrenmeye, ne kadar abid var ise bu ibadetleriyle neler kazandığını araştırmaya çalıştım. Bütün zındıkların, Allah’ın varlığını ve sıfatlarını kabul etmeyenlerin, bu inanış veya inkarlarının arkasında yatan sebepleri titizlikle araştırdım. Her şeyin hakikatini öğrenmeye karşı duyduğum susamışlık; baştan ve gençliğimden beri tuttuğum yol ve benim bir hasletim olmuştur. Bu hasletler, Allah tarafından benim yaratılışıma ve hamuruma katılmış özelliklerdir; benim seçimim ve tercihim değildir. Bunun sonucunda çocukluğumun coşkulu çağlarından itibaren taklit bağlarından sıyrıldım ve büyüklerimizden miras kalan sırf taklide dayalı inanç esaslarından koptum. Çünkü Hristiyan çocuklarının hepsi bu din üzere yetiştiklerini, Yahudi çocuklarının sürekli bu dinin esaslarına göre büyüdüklerini, Müslüman çocuklarında istisnasız islam dini üzere yetişmekte olduklarını görmekteydim. Yaratılıştan gelen asli hakikati ve ana baba ile hocalar aracılığıyla kazanılan sonraki inanç esasları ve taklit unsurlarının hakikatini öğrenme konusunda içimde büyük bir istek oluştu. Taklit, başlangıçta birtakım telkinlere dayanmaktaydı. Bunların da hangilerinin hak ve batıl olduğu konusunda görüş ayrılıkları bulunmaktaydı. Kendime şöyle dedim: Benim istediğim, her şeyin gerçek yüzünü öğrenmektir. Öyleyse önce bilginin gerçek yüzünün ne olduğunu öğrenmekle işe başlamam gerekir."
Ayni zaman gazali nin nedensellik ilkesi hakkindaki goruslerini her ateistin ve yaratiliscilarin ozellikle muslumanlaein okumasi gerekiyor diye dusunuyorum.
Bu adamin buyuk hayraniyim. Islam in altin caginda yasayan bu adamin bugun akil caginda nedensellik ilkesine farkli bakisiyla isik tutacagina inaniyorum.
Ateistim. Fakat imam gazali nin bilgi arayisina hayranlik duyuyorum. Ayni zamanda buyuk bir deha oldugunu dusunuyorum.
"Gençliğimden itibaren 50 yaşımı aştığım bu ana gelinceye kadar, bu engin denizlerin derinliklerine dalmaktan hiç geri durmadım. Coşkulu denizlere çekingen korkaklar gibi değil, cesur kimselerin dalışı gibi daldım, gördüğüm her meselenin üzerine atladım. Her zorluğun içine apansız girdim. Her fırkanın inanış ve fikirlerini inceliyor, her grubun tuttuğu yolun inceliklerini ortaya çıkarmaya çalışıyordum. Araştırdığım fırkaların hak veya batıl, sünnete uygun veya bidat sahibi olmaları konusunda ayrım yapmıyordum. Bâtınîlik yolunu tutmuş her fırkanın, bu düşünceyle ne hedeflediklerini öğrenmeye çalıştım. Zâhirîlik yolunu tutmuş olanların, bununla neler elde ettiklerini ortaya çıkarmaya gayret ettim. Felsefe yolunu tutmuş olanların, sahip oldukları felsefeyi bütün esaslarıyla öğrenmeye özen gösterdim. Hiçbir kelâm âlimini dışarıda bırakmadan kelamdaki yöntemini ve mücadelesini öğrenmeye çaba gösterdim. Bütün gücümle ne kadar sufi var ise onun sufiliğindeki sırları öğrenmeye, ne kadar abid var ise bu ibadetleriyle neler kazandığını araştırmaya çalıştım. Bütün zındıkların, Allah’ın varlığını ve sıfatlarını kabul etmeyenlerin, bu inanış veya inkarlarının arkasında yatan sebepleri titizlikle araştırdım. Her şeyin hakikatini öğrenmeye karşı duyduğum susamışlık; baştan ve gençliğimden beri tuttuğum yol ve benim bir hasletim olmuştur. Bu hasletler, Allah tarafından benim yaratılışıma ve hamuruma katılmış özelliklerdir; benim seçimim ve tercihim değildir. Bunun sonucunda çocukluğumun coşkulu çağlarından itibaren taklit bağlarından sıyrıldım ve büyüklerimizden miras kalan sırf taklide dayalı inanç esaslarından koptum. Çünkü Hristiyan çocuklarının hepsi bu din üzere yetiştiklerini, Yahudi çocuklarının sürekli bu dinin esaslarına göre büyüdüklerini, Müslüman çocuklarında istisnasız islam dini üzere yetişmekte olduklarını görmekteydim. Yaratılıştan gelen asli hakikati ve ana baba ile hocalar aracılığıyla kazanılan sonraki inanç esasları ve taklit unsurlarının hakikatini öğrenme konusunda içimde büyük bir istek oluştu. Taklit, başlangıçta birtakım telkinlere dayanmaktaydı. Bunların da hangilerinin hak ve batıl olduğu konusunda görüş ayrılıkları bulunmaktaydı. Kendime şöyle dedim: Benim istediğim, her şeyin gerçek yüzünü öğrenmektir. Öyleyse önce bilginin gerçek yüzünün ne olduğunu öğrenmekle işe başlamam gerekir."
Ayni zaman gazali nin nedensellik ilkesi hakkindaki goruslerini her ateistin ve yaratiliscilarin ozellikle muslumanlaein okumasi gerekiyor diye dusunuyorum.
Bu adamin buyuk hayraniyim. Islam in altin caginda yasayan bu adamin bugun akil caginda nedensellik ilkesine farkli bakisiyla isik tutacagina inaniyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar