bugün
- gammazlık8
- true nickli yazar16
- erdoğan giderse akepe bürokrasisi ne olacak6
- arjantin'in 90 dakikada tek şutunun olmaması4
- dhalsim9
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı55
- hiç düzgün insanla tanışmamak2
- gocu27
- devrim muhafızları abd üssü vuruldu2
- çift taraflı testis kanseri teşhisi2
- yazar kızdırmak4
- arjantin18
- trafik açılınca şoförlerin deli gibi araç sürmesi2
- sabah uyanır uyanmaz duş almak2
- entry si silinen yazarın salya sümük ağlaması3
- hazret ktc7
- true nickli namussuz yazar15
- ispanya18
- yol tarif etmek2
- 2026 dünya kupası23
- lionel messi12
- futbol13
- dünya18
- uysaljakoben15
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- haluk levent vs serdar ortaç7
- messi'ye bir teselli ballon d or'u verilsin7
- ona bir şeyler söyle2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- sütlü buz2
- korku evi2
- ispanya arjantin maçı kaç kaç biter7
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak6
- slavko vincic4
- ekonomi'nin 10 senedir berbat olması2
- resim hocaları5
- aşk hayatı4
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- le cola'nın 67 tl olması5
- türklerin ileri olduğu konular21
- en pahalı internetin türkiye de olması2
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- sözlükle olan anlaşmayı fesh ediyorum4
- türkiyede güzel içecek satılmaması3
- bir kadının en güzel bölgesi13
- sapık7
- gocu nerede8
- kemal kılıçdaroğlu7
- şehir kurma oyunları5
berbatlığını ve kötü insanları dışındaki bütün kötü özellikleriyle birlikte çoğu şeyini özleyip ardımda bırakarak terk edeceğim şehir. ama henüz bitmedi.
çakma solcularıyla ünlü karanfil ve konur sokak, sakin gecelerimi geçirdiğim küçükesat, kafamı milim farkla biber gazının sıyırdığı atatürk bulvarı'ndaki üst geçit, yine aynı bulvardaki "bu sefer sanırım ölüyoruz" dediğim ve insanlarla içeride mahsur kaldığımız starbucks, aragorn tostunu yediğim ama ortamı hiç orta dünyaya benzemeyen kafe orta dünya, bir zamanlar sevdiğim kızı tutup ortasında öptüğüm kızılay meydanı, aşık olduğum için metroya binmekten vazgeçip kulaklıklarımı takarak yağmur çamur demeden yürüdüğüm kızılay-tandoğan yolu, sevdiğim kıza açılıp da reddedildiğim o bank, gecenin bir vakti çimlerinde uzanıp kanyak içerek gökyüzünü seyrettiğim üniversitem, yeri gelip tek bir simidi paylaştığım arkadaşlarım, hayatımda hiç gitmediğim ama hep gitmek istediğim ama nedense bir türlü gidemediğim seğmenler parkı, çoğu kişinin normal olarak takım elbiseyle gidip benimse kapşonlu kıyafetle gittiğim opera, sarhoşken gecenin köründe arkadaşımın sırtına binip -ki kendisi kızdı ama iman gücü vardı- koşarak bağırdığımız o sokaklar, kanyak içip yastık adam'ına gittiğim tiyatro, kafam bozukken tek başına oturup iki tek attığım zula bar, herkes yanımda kendini kaptırmışken sıkılıp tepkisizce yarısında çıktığım gökhan türkmen konseri, kitabımı alıp gittiğim ve huzur bulduğum aylak madam, her gittiğimde küfür ettiğim aşti... ve daha aklıma gelmeyen bir sürü şey.
dediğim gibi; geri döneceğim elbet bir gün, ne zaman olur bilinmez. biliyorum ki bu şehr-i gri, terk etsem bile silinmez.
çakma solcularıyla ünlü karanfil ve konur sokak, sakin gecelerimi geçirdiğim küçükesat, kafamı milim farkla biber gazının sıyırdığı atatürk bulvarı'ndaki üst geçit, yine aynı bulvardaki "bu sefer sanırım ölüyoruz" dediğim ve insanlarla içeride mahsur kaldığımız starbucks, aragorn tostunu yediğim ama ortamı hiç orta dünyaya benzemeyen kafe orta dünya, bir zamanlar sevdiğim kızı tutup ortasında öptüğüm kızılay meydanı, aşık olduğum için metroya binmekten vazgeçip kulaklıklarımı takarak yağmur çamur demeden yürüdüğüm kızılay-tandoğan yolu, sevdiğim kıza açılıp da reddedildiğim o bank, gecenin bir vakti çimlerinde uzanıp kanyak içerek gökyüzünü seyrettiğim üniversitem, yeri gelip tek bir simidi paylaştığım arkadaşlarım, hayatımda hiç gitmediğim ama hep gitmek istediğim ama nedense bir türlü gidemediğim seğmenler parkı, çoğu kişinin normal olarak takım elbiseyle gidip benimse kapşonlu kıyafetle gittiğim opera, sarhoşken gecenin köründe arkadaşımın sırtına binip -ki kendisi kızdı ama iman gücü vardı- koşarak bağırdığımız o sokaklar, kanyak içip yastık adam'ına gittiğim tiyatro, kafam bozukken tek başına oturup iki tek attığım zula bar, herkes yanımda kendini kaptırmışken sıkılıp tepkisizce yarısında çıktığım gökhan türkmen konseri, kitabımı alıp gittiğim ve huzur bulduğum aylak madam, her gittiğimde küfür ettiğim aşti... ve daha aklıma gelmeyen bir sürü şey.
dediğim gibi; geri döneceğim elbet bir gün, ne zaman olur bilinmez. biliyorum ki bu şehr-i gri, terk etsem bile silinmez.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar